📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 1: Tanışma (Nice to meet you)
to be (am / is / are) · şahıs zamirleri · selamlaşma
Metin: The first lesson
İstanbul, Kadıköy'de bir dil kursunda ilk gün. Kanadalı öğretmen Emma derse başlıyor; öğrenciler Ali ve Zeynep kendilerini tanıtıyor. Metinde “I'm”, “is”, “are” biçimlerine ve “Are you…?” sorularına dikkat edin.
Emma: Good morning, everyone! I'm Emma, your English teacher. What's your name?
Herkese günaydın! Ben Emma, İngilizce öğretmeninizim. Senin adın ne?
Ali: Hello! My name is Ali. Nice to meet you.
Merhaba! Benim adım Ali. Tanıştığımıza memnun oldum.
Emma: Nice to meet you too, Ali. How are you today?
Ben de memnun oldum, Ali. Bugün nasılsın?
Ali: I'm good, thanks. How about you?
İyiyim, teşekkürler. Ya sen?
Emma: I'm great, thank you. Where are you from?
Çok iyiyim, teşekkür ederim. Nerelisin?
Ali: I'm from Ankara. I'm an engineer.
Ankaralıyım. Mühendisim.
Zeynep: Hi, everyone! I'm Zeynep. I'm from Izmir.
Herkese selam! Ben Zeynep. İzmirliyim.
Emma: Nice to meet you, Zeynep. Are you a student?
Memnun oldum, Zeynep. Öğrenci misin?
Zeynep: No, I'm not. I'm a nurse. And you, Emma? Are you from England?
Hayır, değilim. Hemşireyim. Ya sen, Emma? İngiltere'den misin?
Emma: No, I'm not English. I'm Canadian. I'm from Toronto.
Hayır, İngiliz değilim. Kanadalıyım. Torontoluyum.
Ali: Is Toronto cold?
Toronto soğuk mu?
Emma: Yes, it is! It's very cold in winter.
Evet, soğuk! Kışın çok soğuk.
Emma: OK, everyone, that's all for today. Goodbye! See you on Wednesday!
(Ders sonunda) Evet arkadaşlar, bugünlük bu kadar. Hoşça kalın! Çarşamba görüşürüz!
Zeynep: Bye, Emma! Have a nice day!
Hoşça kal, Emma! İyi günler!
Dilbilgisi
“Olmak” fiili: am / is / are
Türkçede “Ben öğretmenim”, “O doktor” deriz; kim olduğumuzu ya da nasıl olduğumuzu bir ekle söyleriz, hatta 3. kişide ek bile kullanmayız. İngilizcede ise bu cümlelerde mutlaka bir fiil bulunur: to be (olmak). Şimdiki zamanda üç biçimi vardır: am, is, are. Hangisinin geleceğini özne belirler.
| İngilizce | Kısaltma | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|
| I am | I'm | aym | ben …-(y)ım |
| you are | you're | yor | sen …-sın |
| he is | he's | hiz | o (erkek) … |
| she is | she's | şiz | o (kadın) … |
| it is | it's | its | o (eşya, hayvan, hava) … |
| we are | we're | wir | biz …-(y)ız |
| you are | you're | yor | siz …-sınız |
| they are | they're | der | onlar …-(lar) |
- I'm a teacher. — Ben öğretmenim.
- She's from Izmir. — O İzmirli.
- We're students. — Biz öğrenciyiz.
- It's very cold. — (Hava) çok soğuk.
💡 Konuşmada neredeyse her zaman kısaltma kullanılır: I'm, you're, she's. I am a teacher yanlış değildir ama resmî ya da vurgulu duyulur. Kesme işareti (') düşen harfin yerini tutar: I am → I'm.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: to be fiilini atlamak. Türkçede “O öğretmen” dediğimiz için She teacher. ✗ ya da He from Ankara. ✗ diye kurulur. Doğrusu: She's a teacher. ✓ He's from Ankara. ✓ İngilizce cümlede fiilsiz cümle olmaz!
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: I am agree. ✗ “Katılıyorum” Türkçede durum gibi düşünüldüğü için başına am eklenir. Oysa agree kendisi bir fiildir; yanına am gelmez: I agree. ✓ Kural: am / is / are fiilin değil, isim, sıfat ya da yer bildiren sözlerin önüne gelir (I'm happy, I'm a nurse, I'm from Izmir).
Şahıs zamirleri: I, you, he, she, it, we, they
Türkçede “Geldim”, “Öğretmenim” derken “ben” zamirini çoğu zaman söylemeyiz; kişi fiilin ekinden anlaşılır. İngilizcede ek olmadığı için özne zamiri zorunludur: cümlede kim olduğunu her seferinde söyleriz.
| İngilizce | Okunuş | Türkçe | Not |
|---|---|---|---|
| I | ay | ben | Her zaman BÜYÜK harf |
| you | yu | sen / siz | Tekil, çoğul ve kibar hitap: hepsi aynı |
| he | hi | o (erkek) | Ali, my father, the teacher (erkekse) |
| she | şi | o (kadın) | Zeynep, my mother, Emma |
| it | it | o (eşya, hayvan, yer) | the city, Toronto, the book |
| we | wi | biz | Zeynep and I = we |
| they | dey | onlar | Kişiler ve eşyalar için ortak |
- This is Ali. He's an engineer. — Bu Ali. (O) mühendis.
- Emma is from Canada. She's a teacher. — Emma Kanadalı. (O) öğretmen.
- Toronto is a big city. It's beautiful. — Toronto büyük bir şehir. (Orası) çok güzel.
💡 you Türkçedeki hem “sen” hem “siz” demektir. Saygı İngilizcede zamirle değil, sözle ve tonla gösterilir: please, thank you, Mr. Brown, Ms. Clark gibi.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçede tek bir “o” olduğu için he ile sheyi karıştırmak. Zeynep is a nurse. He's from Izmir. ✗ → She's from Izmir. ✓ Ayrıca özneyi düşürmek: Is from Ankara. ✗ → He's from Ankara. ✓ Ve i küçük harfle yazılmaz: i'm a student ✗ → I'm a student. ✓
Olumsuz cümle: not, isn't, aren't
Türkçede “değil” sözcüğü sona gelir: “Öğrenci değilim.” İngilizcede not, am / is / areden hemen sonra gelir. Konuşmada yine kısaltma kullanılır ve iki tür kısaltma vardır.
| İngilizce | Kısaltma 1 | Kısaltma 2 | Türkçe |
|---|---|---|---|
| I am not | I'm not | — | ben … değilim |
| you are not | you're not | you aren't | sen … değilsin |
| he is not | he's not | he isn't | o … değil |
| she is not | she's not | she isn't | o … değil |
| it is not | it's not | it isn't | o … değil |
| we are not | we're not | we aren't | biz … değiliz |
| they are not | they're not | they aren't | onlar … değil |
- I'm not a student. I'm a nurse. — Öğrenci değilim. Hemşireyim.
- Emma isn't English. — Emma İngiliz değil.
- We aren't from Istanbul. — Biz İstanbullu değiliz.
💡 isn't “İ-zınt”, aren't “ARNT” diye okunur. Kısaltmalı biçimlerin ikisi de doğrudur: She isn't a teacher = She's not a teacher.
⚠️ Türklerin tipik hatası: I amn't ✗ diye bir kısaltma yoktur; doğrusu I'm not ✓. Ayrıca notı fiilsiz kullanmak: She not teacher. ✗ / She no teacher. ✗ → She isn't a teacher. ✓ “Katılmıyorum” da I'm not agree ✗ değil, kalıp olarak I don't agree ✓ olur.
Soru ve kısa cevap: Are you…? — Yes, I am.
Türkçede soru “-mi” ekiyle yapılır ve kelime sırası değişmez: “Öğrenci misin?” İngilizcede soru eki yoktur; bunun yerine am / is / are öznenin önüne geçer. Yani iki sözcük yer değiştirir.
| Düz cümle | Soru | Türkçe |
|---|---|---|
| You are a student. | Are you a student? | Öğrenci misin? |
| She is from Izmir. | Is she from Izmir? | O İzmirli mi? |
| Toronto is cold. | Is Toronto cold? | Toronto soğuk mu? |
| They are teachers. | Are they teachers? | Onlar öğretmen mi? |
İngilizcede evet/hayır sorularına çoğu zaman yalnızca Yes. ya da No. demek yerine kısa cevap verilir: zamir + am / is / are. Bu, Türkçedeki “Evet, öyleyim / Hayır, değilim” gibidir.
- Are you a student? — Yes, I am. — Öğrenci misin? — Evet, öğrenciyim.
- Is she a teacher? — No, she isn't. — O öğretmen mi? — Hayır, değil.
- Are they from Ankara? — Yes, they are. — Onlar Ankaralı mı? — Evet, öyleler.
💡 Soruya karşılık vermek için And you? ya da How about you? (Ya sen?) kullanın. Diyalogda Ali de How about you? diye sordu.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: olumlu kısa cevapta kısaltma yapmak. Yes, I'm. ✗ Yes, she's. ✗ → Yes, I am. ✓ Yes, she is. ✓ (Olumsuzda kısaltma serbest: No, I'm not. ✓ No, she isn't. ✓)
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: Are you agree? ✗ Yukarıda gördük: agree bir fiildir, are ile soru yapılmaz. Doğrusu kalıp olarak Do you agree? ✓ (do ile soruyu ileride öğreneceğiz.) Bir de yalnızca tonla soru sormak: You are a student? günlük konuşmada şaşkınlık bildirir; normal soru Are you a student? ✓ olur.
Selamlaşma, hâl hatır, vedalaşma
İngilizcede selamlaşma kalıpları günün saatine ve ortamın resmiyetine göre değişir. Türkçedeki “merhaba” gibi her yerde geçen söz hello, samimi biçimi ise hidir.
| İngilizce | Ne zaman? | Türkçe |
|---|---|---|
| Good morning! | Sabahtan öğlene kadar | Günaydın! |
| Good afternoon! | Öğleden sonra (12:00–18:00) | İyi günler! / Tünaydın! |
| Good evening! | Akşam karşılaşınca | İyi akşamlar! |
| Good night! | Gece ayrılırken, yatarken | İyi geceler! |
| Goodbye! / Bye! | Ayrılırken (resmî / samimi) | Hoşça kal! / Güle güle! |
| See you (later)! | Yine görüşecekseniz | Görüşürüz! |
| Have a nice day! | Gündüz ayrılırken | İyi günler! |
Tanışırken: Nice to meet you. — Nice to meet you too. (too = de, da). Hâl hatır sorarken: How are you? — I'm good, thanks. How about you? / Fine, thanks. And you?
💡 How are you? çoğu zaman gerçek bir soru değil, bir selamdır; kısa ve olumlu cevap beklenir. Kasiyer, komşu ya da iş arkadaşı sorduğunda uzun açıklamaya gerek yoktur.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: okulda ezberlenen I'm fine, thank you. And you? cümlesini her durumda, aynı tonda tekrarlamak. Dilbilgisi olarak doğrudur ama kalıplaşmış ve robot gibi duyulur. Daha doğal: Good, thanks! How about you? / Pretty good, thanks. You? / I'm great! Ayrıca I'm fine, and you? derken thanksı atlamayın; teşekkür sözü cevabın parçasıdır.
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: Akşam bir yere girerken Good night! demek. “İyi geceler” yalnızca ayrılırken söylenir; karşılaşırken Good evening! ✓ deyin. Bir de Nice to meet youyu tanıdık birine söylemek: yeniden görüşmede Nice to see you! ✓ (Seni görmek güzel!) denir.
Nerelisin, ne iş yapıyorsun? from · a / an
Memleketi sormak ve söylemek için iki kalıbı ezberleyin: Where are you from? (Nerelisin?) — I'm from Ankara. (Ankaralıyım.) from Türkçedeki “-den, -dan” gibidir; soruda sona kalır. Milliyeti söylemek için ise milliyet sıfatı kullanılır: I'm Turkish. (Türküm.)
| Ülke / şehir | from ile | Milliyet | Türkçe |
|---|---|---|---|
| Turkey | I'm from Turkey. | I'm Turkish. | Türkiyeliyim. / Türküm. |
| Canada | She's from Canada. | She's Canadian. | Kanadalı. |
| England | He's from England. | He's English. | İngiliz. |
| Germany | They're from Germany. | They're German. | Alman. |
Meslek söylerken tekil meslek adının önüne a ya da an gelir (Türkçede karşılığı yok; kabaca “bir”). Seçimi harf değil, ilk ses belirler: ünsüzle başlayan sözden önce a, ünlüyle başlayandan önce an.
- I'm a teacher. — Ben öğretmenim.
- She's a nurse. — O hemşire.
- He's an engineer. — O mühendis.
- We're doctors. — Biz doktoruz. (çoğulda a/an yok)
💡 Birinin mesleğini sormak için kalıp: What do you do? (Ne iş yapıyorsun?) — I'm a nurse. What's your job? de doğrudur ama biraz daha doğrudan duyulur.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: meslekte a / anı atlamak. I'm teacher. ✗ She's engineer. ✗ → I'm a teacher. ✓ She's an engineer. ✓ Tek kişinin mesleğinde a / an zorunludur.
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: ülke adı ile milliyeti karıştırmak. I'm Turkey. ✗ I'm from Turkish. ✗ → I'm Turkish. ✓ ya da I'm from Turkey. ✓ Unutmayın: fromdan sonra yer adı, I'mden sonra milliyet gelir.
Kelimeler
- hello
he-LOU
merhaba - hi
HAY
selam (samimi) - good morning
gud MOR-ning
günaydın - good afternoon
gud ef-tır-NUN
tünaydın, iyi günler (öğleden sonra) - good evening
gud İV-ning
iyi akşamlar (karşılaşırken) - good night
gud NAYT
iyi geceler (ayrılırken, yatarken) - goodbye
gud-BAY
hoşça kal, güle güle - bye
BAY
hoşça kal (samimi) - See you!
Sİ yu
Görüşürüz! - Have a nice day!
hev ı nays DEY
İyi günler! (ayrılırken) - How are you?
HAU ar yu
Nasılsın? / Nasılsınız? - I'm good, thanks.
aym GUD, TENKS
İyiyim, teşekkürler. - How about you?
HAU ı-baut YU
Ya sen? / Ya siz? - thank you / thanks
TENK-yu / TENKS
teşekkür ederim / teşekkürler - Nice to meet you.
NAYS tı MİT yu
Tanıştığımıza memnun oldum. - What's your name?
wats yor NEYM
Adın ne? / Adınız ne? - My name is …
may NEYM iz
Benim adım … - Where are you from?
WER ar yu FRAM
Nerelisin? / Nerelisiniz? - I'm from …
aym frım
…lıyım, …den geliyorum - teacher
Tİ-çır
öğretmen - student
STU-dınt
öğrenci - engineer
en-ci-NİR
mühendis - nurse
NÖRS
hemşire - doctor
DAK-tır
doktor - yes
YES
evet - no
NOU
hayır - everyone
EV-ri-wan
herkes - welcome
WEL-kım
hoş geldin(iz) - Turkish
TÖR-kiş
Türk; Türkçe - English
İNG-gliş
İngiliz; İngilizce - city
Sİ-ti
şehir - cold
KOULD
soğuk - winter
WİN-tır
kış