📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 3: Ailem (My family)
İyelik sıfatları (my, your…) · 's iyelik · have got
Metin: Family photos
Mühendis Can, Manchester'da bir şirkette çalışıyor. Öğle arasında iş arkadaşı Lucy, Can'ın telefonundaki aile fotoğraflarını görüyor. Metinde [[his]] / [[her]] seçimine, [[Deniz's]] gibi [['s]] yapısına ve [[I've got]] / [[He's got]] biçimlerine dikkat edin.
Lucy: Can, is that a photo of your family?
Can, şu ailenin fotoğrafı mı?
Can: Yes, it is. This is my family in Bursa.
Evet. Bu, Bursa'daki ailem.
Lucy: Who's this man?
Bu adam kim?
Can: That's my father. His name is Hasan. He's a doctor.
O benim babam. Adı Hasan. Doktor.
Lucy: And is this your mother?
Peki bu annen mi?
Can: Yes. Her name is Leyla. She's a teacher.
Evet. Adı Leyla. Öğretmen.
Lucy: Have you got any brothers or sisters?
Kardeşin var mı?
Can: Yes, I have. I've got a sister and a brother. My sister's name is Deniz.
Evet, var. Bir kız kardeşim ve bir erkek kardeşim var. Kız kardeşimin adı Deniz.
Lucy: Is this little girl Deniz's daughter?
Bu küçük kız Deniz'in kızı mı?
Can: Yes, she is. Her name is Ada. And this is my brother, Kerem. He's got two sons.
Evet. Adı Ada. Bu da erkek kardeşim Kerem. Onun iki oğlu var.
Lucy: Your family is big! My family is very small.
Ailen kalabalık! Benim ailem çok küçük.
Lucy: I haven't got any brothers or sisters. I'm an only child.
Hiç kardeşim yok. Tek çocuğum.
Can: Have you got a pet?
Evcil hayvanın var mı?
Lucy: Yes, I have. I've got a cat. Its name is Muffin.
Evet, var. Bir kedim var. Adı Muffin.
Can: That's a funny name!
Ne komik bir isim!
Dilbilgisi
İyelik sıfatları: my, your, his, her…
Türkçede sahiplik çoğunlukla isme gelen ekle gösterilir: “babam”, “annen”, “adı”. İngilizcede ek yoktur; bunun yerine ismin önüne bir iyelik sıfatı gelir: my father (babam), your mother (annen).
| İngilizce | Okunuş | Zamir | Türkçe |
|---|---|---|---|
| my | may | I | benim (-im) |
| your | yor | you | senin (-in) / sizin (-iniz) |
| his | hiz | he | onun (erkek) |
| her | hır | she | onun (kadın) |
| its | its | it | onun (eşya, hayvan) |
| our | AU-ır | we | bizim (-imiz) |
| their | der | they | onların (-leri) |
- My name is Can. — Adım Can.
- Our house is in Bursa. — Evimiz Bursa'da.
- Their children are students. — Çocukları öğrenci.
💡 İyelik sıfatı tekil ve çoğulda değişmez: my brother, my brothers. Türkçedeki gibi “benim” sözünü ayrıca söylemeye gerek yoktur; my hem “benim” hem “-im” demektir.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: iyelik sıfatının yanına the ya da a eklemek. the my brother ✗ a my friend ✗ → my brother ✓ a friend of mine ✓ (ikincisini kalıp olarak bilin). Bir de zamir ile iyelik sıfatını karıştırmak: I name is Can. ✗ Me name… ✗ → My name is Can. ✓
Onun: his mi, her mi, its mi?
Türkçedeki tek “onun” sözünün İngilizcede üç karşılığı vardır. Seçimi sahip olan kişi belirler, sahip olunan şey değil: sahip erkekse his, kadınsa her, eşya ya da hayvansa its.
| İngilizce | Sahip | Türkçe |
|---|---|---|
| Kerem and his wife | Kerem (erkek) | Kerem ve karısı |
| Deniz and her husband | Deniz (kadın) | Deniz ve kocası |
| Deniz and her son | Deniz (kadın) | Deniz ve oğlu |
| Hasan and his daughter | Hasan (erkek) | Hasan ve kızı |
| the cat and its name | kedi (hayvan) | kedi ve adı |
- This is Deniz. Her son is three. — Bu Deniz. Oğlu üç yaşında.
- That's my father. His car is old. — O babam. Arabası eski.
💡 its (onun) ile it's (= it is) aynı okunur ama farklı sözlerdir. Kesmeli olan her zaman “it is” demektir: It's a cat. Its name is Muffin. (Bu bir kedi. Adı Muffin.)
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçede cinsiyet ayrımı olmadığı için his / heri karıştırmak ya da sahip olunan şeye göre seçmek. Deniz and his son ✗ (Deniz kadın) → Deniz and her son ✓; Hasan and her daughter ✗ (kız olduğu için her seçilmiş) → Hasan and his daughter ✓ Yazıda da it's name ✗ → its name ✓
's ile sahiplik: Deniz's daughter
Türkçede “Deniz'in kızı” derken iki ek kullanırız: biri sahibe, biri sahip olunana. İngilizcede tek bir ek yeter: sahibin adına 's eklenir ve ardından sahip olunan şey gelir: Deniz's daughter. Sıra Türkçeyle aynıdır: önce sahip, sonra sahip olunan.
| İngilizce | Okunuş | Kural | Türkçe |
|---|---|---|---|
| Deniz's daughter | de-NİZ-ız DO-tır | tekil isim + 's | Deniz'in kızı |
| my sister's name | may SİS-tırz NEYM | tekil isim + 's | kız kardeşimin adı |
| my parents' house | may PE-rınts HAUS | -s ile biten çoğul + ' | anne babamın evi |
| the children's room | dı ÇİL-drınz RUM | düzensiz çoğul + 's | çocukların odası |
Okunuşu çoğul ekiyle aynıdır: Lucy's “LU-siz”, Kerem's “ke-REMZ”, Deniz's “de-NİZ-ız”. parents' ise parents gibi okunur; kesme yalnızca yazıda görünür.
💡 's iki anlama gelebilir: Can's brother (Can'ın kardeşi — sahiplik) ve Can's here. (= Can is here. Can burada). Arkasından isim geliyorsa sahipliktir.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: 'syi atlamak: Deniz daughter ✗ my mother name ✗ → Deniz's daughter ✓ my mother's name ✓
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: Türkçe “-nın … -sı” yapısını of ile kurmak. the daughter of Deniz dilbilgisi olarak mümkündür ama insanlar için doğal değildir; Deniz's daughter ✓ deyin. Ayrıca özel isimden önce the koymak: the Can's car ✗ → Can's car ✓
have got / has got: … var (sahiplik)
Türkçede sahip olduğumuz şeyi “var” ile söyleriz: “Bir kız kardeşim var.” İngilizcede bunun için kişi öznedir ve fiil have got kullanılır: I've got a sister. (kelimesi kelimesine: “Ben bir kız kardeşe sahibim.”) 3. tekil kişide (he, she, it) has got olur.
| İngilizce | Kısaltma | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|
| I have got | I've got | ayv GAT | benim … var |
| you have got | you've got | yuv GAT | senin … var |
| he has got | he's got | hiz GAT | onun … var |
| she has got | she's got | şiz GAT | onun … var |
| it has got | it's got | its GAT | onun … var |
| we have got | we've got | wiv GAT | bizim … var |
| they have got | they've got | deyv GAT | onların … var |
- I've got a cat. — Bir kedim var.
- Kerem has got two sons. — Kerem'in iki oğlu var.
- We've got a big family. — Kalabalık bir ailemiz var.
💡 he's iki şeyin kısaltması olabilir: he is ve he has. Arkasında got varsa has demektir: He's got a car. (Arabası var.) / He's a doctor. (O doktor.)
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: Türkçedeki “var”ı there is ya da have ile birebir çevirip özneyi kaybetmek: My sister has. ✗ There is my sister. ✗ → I've got a sister. ✓ Bir de 3. tekilde have demek: She have got a son. ✗ → She has got a son. ✓ / She's got a son. ✓
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: yaşı söylerken have kullanmak ya da oldu yarım bırakmak. İngilizcede yaş have got ile değil, to be ile söylenir: I have 30 years. ✗ I'm 30 years. ✗ → I'm 30. ✓ / I'm 30 years old. ✓
have got: olumsuz, soru ve kısa cevap
have gotda olumsuzluk ve soru, önceki ünitedeki to be gibi kurulur: olumsuzda not have / hasdan sonra gelir; soruda have / has öznenin önüne geçer, got yerinde kalır.
| İngilizce | Kısaltma / cevap | Türkçe |
|---|---|---|
| I have not got a car. | I haven't got a car. | Arabam yok. |
| She has not got a pet. | She hasn't got a pet. | Evcil hayvanı yok. |
| Have you got a sister? | Yes, I have. / No, I haven't. | Kız kardeşin var mı? — Evet, var. / Hayır, yok. |
| Has he got children? | Yes, he has. / No, he hasn't. | Çocukları var mı? — Evet, var. / Hayır, yok. |
Olumsuz ve soru cümlelerinde çoğul isimden önce sık sık any (hiç) görürsünüz: Have you got any brothers or sisters? (Hiç kardeşin var mı?) — I haven't got any brothers. Bunu şimdilik kalıp olarak öğrenin; ayrıntısı ileride.
💡 Amerikan İngilizcesinde have got yerine çoğunlukla have ve do kullanılır: Do you have a sister? — Yes, I do. / I don't have a car. İkisi de doğrudur; İngiliz İngilizcesinde have got konuşmada çok yaygındır. do ile soruyu ileride ayrıntılı göreceğiz.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: kısa cevaba got eklemek ya da kısaltma yapmak. Yes, I have got. ✗ Yes, I've. ✗ → Yes, I have. ✓ (Önceki ünitedeki Yes, I am. kuralı gibi: olumlu kısa cevapta kısaltma yok.)
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: iki yapıyı karıştırmak. Do you have got a car? ✗ I don't have got… ✗ → Have you got a car? ✓ ya da Do you have a car? ✓ got varsa do yok; do varsa got yok.
Aile sözcükleri: Türkçeden farklar
Türkçede akrabalık sözleri çok ayrıntılıdır: amca ile dayı, hala ile teyze ayrıdır. İngilizcede ise anne tarafı ile baba tarafı çoğunlukla ayrılmaz.
| İngilizce | Türkçe karşılıkları | Gerekirse ayrıntı |
|---|---|---|
| uncle | amca, dayı, enişte | my father's brother = amcam |
| aunt | hala, teyze, yenge | my mother's sister = teyzem |
| brother | erkek kardeş, ağabey | my older brother = ağabeyim |
| sister | kız kardeş, abla | my older sister = ablam |
| grandmother | babaanne, anneanne | my father's mother = babaannem |
| cousin | kuzen (kız / erkek) | — |
- My older sister is a nurse. — Ablam hemşire.
- My mother's brother is an engineer. — Dayım mühendis.
💡 Türkçedeki genel “kardeş” sözünün tek karşılığı siblingdir, ama konuşmada az kullanılır. “Kardeşin var mı?” sorusu doğal olarak Have you got any brothers or sisters? diye sorulur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “kardeş”i hep brother diye çevirmek. Kız kardeş için my brother Deniz ✗ → my sister Deniz ✓ Bir de yaş farkını big / little ile anlatmak: ağabey için my big brother konuşmada olur ama en açığı my older brother ✓; küçük kardeş için my younger brother ✓ / my little brother ✓
Kelimeler
- family
FEM-li
aile - father
FA-dır
baba - mother
MA-dır
anne - parents
PE-rınts
anne baba, ebeveyn - brother
BRA-dır
erkek kardeş; ağabey - sister
SİS-tır
kız kardeş; abla - older / younger
OUL-dır / YANG-gır
büyük / küçük (yaşça) - son
SAN
oğul - daughter
DO-tır
kız evlat - husband
HAZ-bınd
koca, eş (erkek) - wife (wives)
WAYF (WAYVZ)
karı, eş (kadın) - grandfather
GREND-fa-dır
dede, büyükbaba - grandmother
GREND-ma-dır
nine, babaanne / anneanne - grandparents
GREND-pe-rınts
büyükanne ve büyükbaba - uncle
ANG-kıl
amca; dayı; enişte - aunt
ENT
hala; teyze; yenge - cousin
KA-zın
kuzen - baby
BEY-bi
bebek - girl / boy
GÖRL / BOY
kız / oğlan, erkek çocuk - only child
OUN-li ÇAYLD
tek çocuk - married
ME-rid
evli - name
NEYM
ad, isim - photo
FOU-tou
fotoğraf - pet
PET
evcil hayvan - cat / dog
KET / DAG
kedi / köpek - house
HAUS
ev (bina) - car
KAR
araba - little
Lİ-tıl
küçük, ufak - funny
FA-ni
komik - have got / has got
HEV GAT / HEZ GAT
sahip olmak, …(s)i olmak