📘 İngilizce kursu: tüm üniteler

A1 · Ünite 4: Nerede? (Where is it?)

Yer edatları (in, on, under, next to) · there is / there are

Metin: Where are my keys?

Mert, İstanbul'da Amerikalı arkadaşı Daniel ile aynı evi paylaşıyor. Pazara gitmeden önce Mert anahtarlarını bulamıyor. Metinde edatların ismin önüne geldiğine ([[on the table]] = masanın üstünde) ve [[there's]] / [[there are]] kullanımına dikkat edin.

Mert: Daniel, where are my keys?
Daniel, anahtarlarım nerede?

Daniel: Are they on the table?
Masanın üstünde mi?

Mert: No, they aren't. There's a book on the table and there are two cups.
Hayır, değiller. Masada bir kitap ve iki fincan var.

Daniel: Look! Your keys are under the book.
Bak! Anahtarların kitabın altında.

Mert: Oh, thanks! And where's my phone?
Aa, sağ ol! Peki telefonum nerede?

Daniel: It's in your bag. Your bag is next to the door.
Çantanda. Çantan kapının yanında.

Mert: Great. OK, I'm ready. Let's go to the market.
Harika. Tamam, hazırım. Hadi pazara gidelim.

Daniel: Where's the market?
Pazar nerede?

Mert: It's near the park. There's a big park behind our building.
Parkın yakınında. Binamızın arkasında büyük bir park var.

Mert: There are two cafes in front of the park, and there's a bank between them.
Parkın önünde iki kafe var, aralarında da bir banka var.

Daniel: And the bus stop? Where is it?
Peki otobüs durağı? O nerede?

Mert: It's opposite the bank, on the left.
Bankanın karşısında, solda.

Daniel: OK, let's go. Wait! Where's my wallet?
Tamam, gidelim. Dur! Cüzdanım nerede?

Mert: Daniel, it's in your hand!
Daniel, elinde!

Dilbilgisi

in, on, under: içinde, üstünde, altında

Türkçede yeri isme eklenen ekle ya da isimden sonra gelen sözle söyleriz: “çantada”, “masanın üstünde”, “kitabın altında”. İngilizcede ise yer bildiren edat ismin önüne gelir ve isimden önce çoğunlukla the bulunur: in the bag, on the table, under the book.

İngilizceOkunuşTürkçeNe zaman?
in the bagin dı BEGçantada, çantanın içindebir şeyin içinde
on the tablean dı TEY-bılmasada, masanın üstündebir yüzeyin üstünde, değerek
under the bookAN-dır dı BUKkitabın altındabir şeyin altında
on the wallan dı WOLduvardaduvar da bir yüzeydir
in the roomin dı RUModadakapalı bir alanın içinde

💡 Türkçedeki tek “-de / -da” ekinin İngilizcede birden çok karşılığı vardır. Kendinize şunu sorun: içinde mi (in), yüzeyinde mi (on)? “Masada” → on the table; “çekmecede” → in the drawer; “duvarda resim” → a picture on the wall.

⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe sırayla kurmak. the table on ✗ the bag in ✗ → on the table ✓ in the bag ✓ Ayrıca “-de” görünce hep in demek: in the table ✗ (masanın içinde!) → on the table ✓; in the wall ✗ → on the wall ✓

next to, between, behind, in front of, near, opposite

Bu edatlar iki şeyin birbirine göre yerini anlatır. Türkçede “kapının yanında”, “parkın arkasında” derken iki ek kullanırız; İngilizcede ise edat + the + isim yeterlidir: next to the door, behind the park.

İngilizceOkunuşTürkçe
next to the doorNEKST tı dı DORkapının yanında
between the bank and the cafebi-TWİN dı BENK end dı ke-FEYbanka ile kafenin arasında
behind our buildingbi-HAYND AU-ır BİL-dingbinamızın arkasında
in front of the parkin FRANT ıv dı PARKparkın önünde
near the parkNİR dı PARKparkın yakınında
opposite the bankA-pı-zit dı BENKbankanın karşısında

💡 between iki şey arasında kullanılır ve aralarına and gelir: between the window and the door. Edattan sonra zamir gelirse nesne biçimi kullanılır: between them (aralarında), next to me (yanımda) — nesne zamirlerini ileride ayrıntılı göreceğiz.

⚠️ Türklerin tipik hatası: kalıpları eksik kullanmak. next the door ✗ in front the park ✗ → next to the door ✓ in front of the park ✓ Bir de neardan sonra to eklemek: near to the park konuşmada duyulsa da en doğal ve doğru biçim near the park ✓; opposite of the bank ✗ → opposite the bank ✓

Where is…? Where are…? — It's… / They're…

Bir şeyin yerini sormak için Where is…? (kısaltması Where's…?) ve çoğul için Where are…? kullanılır. Cevapta isim tekrar edilmez; tekil için It's…, çoğul için They're… denir. Kişiler için He's… / She's….

SoruCevapTürkçe
Where's my phone?It's in your bag.Telefonum nerede? — Çantanda.
Where are my keys?They're under the book.Anahtarlarım nerede? — Kitabın altında.
Where's Daniel?He's at home.Daniel nerede? — Evde.
Is the bus stop near here?Yes, it is. It's opposite the bank.Otobüs durağı yakında mı? — Evet. Bankanın karşısında.

💡 Where sorusunda da is / are öznenin önündedir: Where is the bank? Türkçe sıraya göre The bank where is? ✗ denmez.

⚠️ Türklerin tipik hatası: çoğul isimde is kullanmak. Where is my keys? ✗ Where's my keys? ✗ → Where are my keys? ✓ Cevapta da: It's on the table. ✗ (anahtarlar çoğul) → They're on the table. ✓ Bir de fiili atlamak: My phone in the bag. ✗ → My phone is in the bag. ✓

there is / there are: … var

Türkçede bir yerde bir şeyin var olduğunu “var” ile söyleriz: “Masada bir kitap var.” İngilizcede bunun kalıbı there is (tekil) ve there are (çoğul)dur. Burada there “orada” demek değildir; yalnızca cümlenin başını tutan bir sözdür.

İngilizceKısaltmaTürkçe
There is a book on the table.There's a book on the table.Masada bir kitap var.
There is a bank near the park.There's a bank near the park.Parkın yakınında bir banka var.
There are two cups on the table.—Masada iki fincan var.
There are two cafes in front of the park.—Parkın önünde iki kafe var.

Sıraya dikkat: İngilizcede önce there is / there are, sonra ne olduğu, en sonda nerede olduğu gelir. Türkçede ise yer başa gelir: “Masada bir kitap var.” → There's a book on the table.

💡 Birden fazla şey sıralanıyorsa fiili ilk isim belirler: There's a book and two cups on the table. (ilk isim tekil) / There are two cups and a book on the table. (ilk isim çoğul). there are konuşmada çoğu zaman “der-ar” diye birleşik okunur.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: “var”ı have ile çevirmek. The table has a book. ✗ (anlam kayar) Have a bank near the park. ✗ In the park has a cafe. ✗ → There's a bank near the park. ✓ There's a cafe in the park. ✓ Önceki ünitede gördüğümüz have got yalnızca sahiplik içindir (kişi + sahip olduğu şey).

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: tekil–çoğul uyumunu kaçırmak. There is two cups. ✗ There are a bank. ✗ → There are two cups. ✓ There's a bank. ✓ There's kısaltması yaygındır; There're yazıda pek kullanılmaz, there are tam yazılır.

there is mi, it is mi?

İki yapı Türkçeye bazen benzer çevrilir ama işleri farklıdır. there is / there are bir şeyi ilk kez söyler (var olduğunu bildirir); it is / they are ise zaten bilinen bir şeyden söz eder (nerede ya da nasıl olduğunu anlatır).

İngilizceİşleviTürkçe
There's a park behind our building.yeni bilgi: park varBinamızın arkasında bir park var.
It's big.bilinen park hakkında(Park) büyük.
There are two cafes near here.yeni bilgi: kafeler varBuraya yakın iki kafe var.
They're in front of the park.bilinen kafeler nerede(Onlar) parkın önünde.

Bu yüzden there is genellikle a / an ya da sayıyla gelir (There's a bank, There are two cups). Bilinen, belirli bir şeyin (the, my, your) yerini söylerken ise there is değil, doğrudan özne + is kullanılır: The bank is opposite the park. / My keys are on the table.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: var olmayı it is ile söylemek. It's a bank near here. ✗ (“Burada var olan bir banka” anlamında) → There's a bank near here. ✓ It's a bank. yalnızca “Bu bir banka.” demektir.

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: belirli şeylerin yerini there is ile söylemek. “Kitap kanepenin altında.” → There is the book under the sofa. ✗ → The book is under the sofa. ✓ “Anahtarların masada.” → Your keys are on the table. ✓ (Not: There are your keys! yalnızca bir şeyi gösterirken “İşte anahtarların!” anlamında kullanılır.)

Sık yer kalıpları: at home, on the left…

Bazı yer bildiren ifadeler kalıplaşmıştır; the almaz ya da beklenmedik bir edatla kullanılır. Bunları bütün olarak ezberleyin.

İngilizceOkunuşTürkçeNot
at homeet HOUMevde[[the]] yok
at worket WÖRKişte[[the]] yok
at schoolet SKULokulda[[the]] yok
on the left / on the rightan dı LEFT / RAYTsolda / sağda[[on]] ile
on the busan dı BASotobüstearaç içinde ama [[on]]; arabada ise [[in the car]]
in the picture / photoin dı PİK-çırresimde / fotoğrafta[[in]] ile

💡 home ile house farkı: house binadır (ev yapısı), home ise yaşadığınız, ait olduğunuz yerdir. “Evdeyim” her zaman I'm at home. ✓

⚠️ Türklerin tipik hatası: “evde, işte, okulda”yı “-de = in” diye çevirmek. I'm in home. ✗ She's in the work. ✗ → I'm at home. ✓ She's at work. ✓ Bir de “otobüste”yi in the bus demek: anlaşılır ama doğal olan on the bus ✓ (aynı şekilde on the train, on the plane).

Kelimeler

✍️ Alıştırmaları çöz ve testi geç

🕊️ Dilmaçım ile ücretsiz İngilizce öğren →