📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 5: Sayılar ve fiyatlar (How much is it?)
Sayılar · How much / How many · sayılabilen-sayılamayan (giriş)
Metin: At the market
Selin, New York'ta yüksek lisans yapan bir Türk öğrenci. Cumartesi sabahı semt pazarında Mike'ın tezgâhından alışveriş yapıyor. Metinde [[How much is…?]] ve [[How much are…?]] sorularına, fiyatların nasıl okunduğuna ve [[a loaf of bread]] gibi ölçü kalıplarına dikkat edin.
Mike: Good morning! Can I help you?
Günaydın! Yardımcı olabilir miyim?
Selin: Yes, please. How much are the apples?
Evet, lütfen. Elmalar ne kadar?
Mike: They're seventy-five cents each.
Tanesi yetmiş beş sent.
Selin: OK. Six apples, please. And how much is the cheese?
Tamam. Altı elma, lütfen. Peki peynir ne kadar?
Mike: It's twelve dollars. It's very good cheese!
On iki dolar. Çok iyi bir peynir!
Selin: Hmm, that's expensive. And the bread? How much is it?
Hmm, pahalıymış. Ya ekmek? O ne kadar?
Mike: It's four fifty.
Dört elli. (4,50 dolar)
Selin: Great. A loaf of bread, please. Are there eggs today?
Harika. Bir somun ekmek, lütfen. Bugün yumurta var mı?
Mike: Yes, there are. They're very fresh.
Evet, var. Çok taze.
Selin: How many eggs are there in a box?
Bir kutuda kaç yumurta var?
Mike: There are twelve. A box is six dollars.
On iki tane. Bir kutu altı dolar.
Selin: One box, please. How much is that?
Bir kutu, lütfen. Hepsi ne kadar ediyor?
Mike: That's fifteen dollars. Here's your change: five dollars.
(Selin yirmi dolar verir.) On beş dolar ediyor. Buyurun para üstünüz: beş dolar.
Selin: Thank you! Have a nice day!
Teşekkür ederim! İyi günler!
Dilbilgisi
Sayılar 0–20
İlk on iki sayı ezberlenmesi gereken ayrı sözlerdir. 13'ten 19'a kadar ise sayılar -teen ekiyle kurulur (“tin” diye okunur) ve vurgu bu eke düşer.
| İngilizce | Okunuş | Sayı |
|---|---|---|
| zero / one / two / three | Zİ-rou / WAN / TU / TRİ | 0 / 1 / 2 / 3 |
| four / five / six / seven | FOR / FAYV / SİKS / SE-vın | 4 / 5 / 6 / 7 |
| eight / nine / ten | EYT / NAYN / TEN | 8 / 9 / 10 |
| eleven / twelve | i-LE-vın / TWELV | 11 / 12 |
| thirteen / fourteen / fifteen | tör-TİN / for-TİN / fif-TİN | 13 / 14 / 15 |
| sixteen / seventeen | siks-TİN / se-vın-TİN | 16 / 17 |
| eighteen / nineteen / twenty | ey-TİN / nayn-TİN / TWEN-ti | 18 / 19 / 20 |
💡 Yazıma dikkat: three → thirteen (ee değil i), five → fifteen (v değil f), eight → eighteen (tek t). Bunlar düzensiz yazılan üç sayıdır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: thirteen (13) ile thirty (30), fifteen (15) ile fifty (50) arasındaki farkı duyamamak ve söyleyememek. Ayrım vurgudadır: thirTEEN (tör-TİN, uzun “i”) ↔ THIRty (TÖR-ti, kısa “i”). Fiyat ya da saat söylerken bu hata pahalıya patlayabilir; emin değilseniz One-three? (bir-üç mü?) diye sorun.
Büyük sayılar: 21–1.000.000
Onlar -ty ekiyle kurulur: twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety. Ara sayılar Türkçedeki gibi “onlar + birler” sırasıyla söylenir ve yazıda araya kısa çizgi konur: twenty-one (21), forty-five (45).
| İngilizce | Okunuş | Sayı |
|---|---|---|
| forty-two | FOR-ti TU | 42 |
| a hundred / one hundred | ı HAN-drıd | 100 |
| three hundred and fifty | TRİ HAN-drıd ın FİF-ti | 350 |
| a thousand / one thousand | ı TAU-zınd | 1,000 |
| two thousand five hundred | TU TAU-zınd FAYV HAN-drıd | 2,500 |
| a million | ı MİL-yın | 1,000,000 |
💡 İngilizcede binlik ayırıcı virgül, ondalık ayırıcı noktadır: Türkçedeki 2.500 → 2,500; Türkçedeki 4,50 → 4.50. and İngiliz İngilizcesinde yüzlerden sonra hep söylenir (three hundred and fifty); Amerikan İngilizcesinde çoğu zaman düşer (three hundred fifty). İkisi de doğrudur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: hundred, thousand ve million sözlerine sayıdan sonra çoğul -s eklemek. two hundreds ✗ five thousands lira ✗ → two hundred ✓ five thousand lira ✓ Türkçedeki gibi: “iki yüz”, “beş bin” (yüzler değil). Bir de tek başına hundred ✗ demek: “yüz” için a hundred ✓ ya da one hundred ✓ denir.
Fiyat sormak ve söylemek: How much is / are …?
Fiyat sorusu Türkçedeki “Ne kadar?” gibi kalıplaşmıştır: How much is…? Tek bir şey için is, çoğul için are kullanılır; cevapta it's ya da they're gelir. Dükkânda yalnızca How much? demek de yeterlidir.
- How much is the cheese? — It's twelve dollars. — Peynir ne kadar? — On iki dolar.
- How much are the apples? — They're seventy-five cents each. — Elmalar ne kadar? — Tanesi yetmiş beş sent.
- How much is that? — That's fifteen dollars. — Hepsi ne kadar ediyor? — On beş dolar.
| Yazılışı | Günlük söyleyiş | Tam söyleyiş |
|---|---|---|
| $4.50 | four fifty | four dollars and fifty cents |
| $12.99 | twelve ninety-nine | twelve dollars and ninety-nine cents |
| £3.20 | three twenty | three pounds twenty |
| €15 | fifteen euros | fifteen euros |
| 250 TL | two hundred and fifty lira | two hundred and fifty Turkish lira |
💡 Para birimi işareti yazıda sayının önüne konur ($5, £5, €5) ama okurken sonra söylenir: five dollars. a dollar tekil, two dollars çoğuldur.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: Türkçedeki “Kaç para?” sorusunu çevirmek: How many money? ✗ How much money is it? (garip) → How much is it? ✓ Türklerin tipik hatası 2: çoğulda is kullanmak: How much is the apples? ✗ → How much are the apples? ✓ Bir de para birimini tekil bırakmak: ten dollar ✗ → ten dollars ✓
Sayılabilen ve sayılamayan isimler (giriş)
İngilizcede isimler ikiye ayrılır. Sayılabilen isimler tek tek sayılır: an apple, two apples, an egg, twelve eggs. Sayılamayan isimler ise kütle hâlinde düşünülür: bread, water, milk, cheese, money, rice. Sayılamayan isimlerin önüne a / an gelmez ve sonuna -s eklenmez.
| İngilizce | Tür | a / an? | Çoğul? |
|---|---|---|---|
| apple, egg, box, dollar | sayılabilen | an apple, a box | apples, boxes |
| bread, water, milk, rice | sayılamayan | — | — |
| money, cheese, sugar | sayılamayan | — | — |
Sayılamayan bir şeyi “saymak” için bir ölçü sözü kullanılır: a loaf of bread (bir somun ekmek), a bottle of water (bir şişe su), a glass of milk (bir bardak süt), a kilo of rice (bir kilo pirinç), two bottles of water (iki şişe su). Çoğul eki ölçü sözüne gelir.
💡 Sayılamayan isim tekil sayılır: The bread is fresh. ✓ Money is important. ✓ Fiil is olur, are değil.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçede “bir ekmek, iki su” dediğimiz için a bread ✗ two waters ✗ moneys ✗ demek. Doğrusu: a loaf of bread ✓ (some bread ✓), two bottles of water ✓, money ✓ (Kafede sipariş verirken two waters gibi kısaltmalar duyulur ama A1'de ölçü sözüyle kurmayı alışkanlık hâline getirin.) Ayrıca a money ✗ The money are on the table. ✗ → The money is on the table. ✓
How many? ve How much? (miktar)
Türkçede hepsi için “kaç” ya da “ne kadar” deriz. İngilizcede seçim ismin türüne bağlıdır: sayılabilen isimlerle How many + çoğul isim, sayılamayan isimlerle How much + tekil isim. there is / there are kalıbıyla (Ünite 4) sık birlikte kullanılır.
| İngilizce | Kural | Türkçe |
|---|---|---|
| How many eggs are there? | how many + çoğul + are | Kaç yumurta var? |
| How many students are there in the class? | how many + çoğul + are | Sınıfta kaç öğrenci var? |
| How much milk is there? | how much + tekil + is | Ne kadar süt var? |
| How much money is there? | how much + tekil + is | Ne kadar para var? |
- How many eggs are there in a box? — There are twelve. — Bir kutuda kaç yumurta var? — On iki tane.
- How much water is there? — There's a bottle. — Ne kadar su var? — Bir şişe var.
💡 How muchın iki görevi vardır: miktar (How much milk is there?) ve fiyat (How much is the milk?). Fiyat sorusunda isim isden sonra gelir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: How manyden sonra tekil isim kullanmak ya da isimleri karıştırmak. How many egg are there? ✗ → How many eggs are there? ✓ How many water is there? ✗ → How much water is there? ✓ How much apples? ✗ → How many apples? ✓
Yaş ve telefon numarası
Yaş İngilizcede to be ile söylenir, “sahip olmak” fiiliyle değil: I'm twenty-five. (25 yaşındayım.) İstenirse sonuna years old eklenir: I'm twenty-five years old. Soru: How old are you? — How old is your brother?
- How old are you? — I'm nineteen. — Kaç yaşındasın? — On dokuz.
- My grandmother is eighty years old. — Büyükannem seksen yaşında.
- What's your phone number? — It's five-five-two, three-oh-one, four-eight-six-six. — Telefon numaran ne? — 552 301 48 66.
💡 Telefon numaraları rakam rakam okunur; 0 çoğu zaman oh (ou) diye söylenir. Yan yana iki aynı rakam için İngiliz İngilizcesinde double de denir: 66 → double six.
⚠️ Türklerin tipik hatası: I have 25 years. ✗ I am 25 years. ✗ (Bazı Avrupa dillerinin etkisiyle de görülür.) Doğrusu: I'm 25. ✓ ya da I'm 25 years old. ✓ years diyorsanız oldu atlamayın. Bir de How many years are you? ✗ → How old are you? ✓
Kelimeler
- number
NAM-bır
sayı; numara - zero
Zİ-rou
sıfır - twelve
TWELV
on iki - thirteen
tör-TİN
on üç - twenty
TWEN-ti
yirmi - hundred
HAN-drıd
yüz (100) - thousand
TAU-zınd
bin (1.000) - million
MİL-yın
milyon - How much is it?
hau MAÇ iz it
Ne kadar? / Kaç para? - How many …?
hau ME-ni
Kaç (tane) …? - price
PRAYS
fiyat - money
MA-ni
para - dollar
DA-lır
dolar - cent
SENT
sent (doların yüzde biri) - lira
Lİ-rı
lira - change
ÇEYNC
para üstü; bozuk para - cheap
ÇİP
ucuz - expensive
ik-SPEN-siv
pahalı - each
İÇ
tanesi, her biri - apple
E-pıl
elma - egg
EG
yumurta - bread
BRED
ekmek - cheese
ÇİZ
peynir - water
WA-tır
su - milk
MİLK
süt - box
BAKS
kutu - bottle
BA-tıl
şişe - kilo
Kİ-lou
kilo - fresh
FREŞ
taze - How old are you?
hau OULD ar yu
Kaç yaşındasın?