📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 6: Ülkeler ve diller (Where are you from?)
Soru kelimeleri (what, where, who) · ülke-milliyet sıfatları
Metin: The summer school
Bursalı Elif, Boston'da bir yaz dil okuluna başladı. İlk gün kantinde İtalyan Marco ve Japon Yuki ile tanışıyor. Metinde [[What]], [[Where]], [[Who]] ile başlayan sorulara ve ülke, milliyet, dil adlarının farkına dikkat edin.
Marco: Hi! Are you new here? I'm Marco.
Selam! Burada yeni misin? Ben Marco.
Elif: Hi, Marco. Yes, I am. My name is Elif.
Selam, Marco. Evet, yeniyim. Benim adım Elif.
Marco: Nice to meet you, Elif. Where are you from?
Memnun oldum, Elif. Nerelisin?
Elif: I'm from Turkey. I'm from Bursa. And you? Are you Spanish?
Türkiye'denim. Bursalıyım. Ya sen? İspanyol musun?
Marco: No, I'm not. I'm Italian. I'm from Milan.
Hayır, değilim. İtalyanım. Milanoluyum.
Elif: Who's that girl? Is she your friend?
Şu kız kim? Arkadaşın mı?
Marco: Yes, that's Yuki. She's Japanese. Yuki, this is Elif. She's Turkish.
Evet, o Yuki. Japon. Yuki, bu Elif. Türk.
Yuki: Hi, Elif! Where's Bursa? Is it near Istanbul?
Selam, Elif! Bursa nerede? İstanbul'a yakın mı?
Elif: Yes, it is. It's a big city in the northwest of Turkey.
Evet, yakın. Türkiye'nin kuzeybatısında büyük bir şehir.
Yuki: What's your first language? Is it Turkish?
Ana dilin ne? Türkçe mi?
Elif: Yes, it is. And my English is OK. Who's our teacher?
Evet. İngilizcem de fena değil. Öğretmenimiz kim?
Marco: Mr. Silva. He's Brazilian, from Rio. His first language is Portuguese.
Bay Silva. Brezilyalı, Rio'dan. Ana dili Portekizce.
Elif: Great! And where's our classroom?
Harika! Peki sınıfımız nerede?
Yuki: It's next to the library. Come on, let's go!
Kütüphanenin yanında. Haydi, gidelim!
Dilbilgisi
Soru sözleri: what, where, who
Türkçede soru sözü genellikle fiilin hemen önüne gelir: “Öğretmenimiz kim?” İngilizcede soru sözü cümlenin en başına geçer, ardından am / is / are, sonra özne gelir: soru sözü + be + özne.
| İngilizce | Ne sorar? | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| what | şey, bilgi | What's your name? | Adın ne? |
| where | yer | Where's the classroom? | Sınıf nerede? |
| who | kişi | Who's your teacher? | Öğretmenin kim? |
| how | durum | How are you? | Nasılsın? |
| how old | yaş | How old is she? | O kaç yaşında? |
Konuşmada is soru sözüne yapışır: What's, Where's, Who's, How's. are ile yazıda kısaltma yapılmaz: Where are you from?
- What's your first language? — Ana dilin ne?
- Where's Bursa? — Bursa nerede?
- Who are they? — They're my friends. — Onlar kim? — Arkadaşlarım.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe sırayı korumak. Your name what? ✗ The classroom where is? ✗ Where you are from? ✗ → What's your name? ✓ Where's the classroom? ✓ Where are you from? ✓ Kural: soru sözü başa, be ikinci sıraya!
Who mu, what mı? Cevap verirken
who kişiler için, what eşyalar, bilgiler ve meslekler için kullanılır. “Kim?” sorusunun cevabı bir isimdir; “Ne?” sorusunun cevabı bir bilgi.
| Soru | Cevap | Türkçe |
|---|---|---|
| Who's that? | That's Yuki. | Şu kim? — O Yuki. |
| Who's Mr. Silva? | He's our teacher. | Bay Silva kim? — Öğretmenimiz. |
| What's that? | It's a library. | Şu ne? — Kütüphane. |
| What's his nationality? | He's Brazilian. | Uyruğu ne? — Brezilyalı. |
| What's her job? | She's a nurse. | Mesleği ne? — Hemşire. |
💡 Birini tanıtırken This is … kalıbı kullanılır: Yuki, this is Elif. (Yuki, bu Elif.) He is Elif ya da She is Elif ile tanıştırma yapılmaz. Kapı çaldığında da Who is it? (Kim o?) denir; cevap It's me. (Benim.)
⚠️ Türklerin tipik hatası: “Kim” sorusunu cevaplarken Who kalıbını tekrar etmek ya da yanlış zamiri seçmek: Who's that? — He is Yuki. ✗ (Yuki kadın) → That's Yuki. ✓ ya da It's Yuki. ✓ Ayrıca uyruk sorusunu yanlış kurmak: What nationality you are? ✗ → What nationality are you? ✓ / What's your nationality? ✓
Ülke ve milliyet sıfatları
Türkçede milliyet çoğunlukla ülke adından üretilir ya da ayrı bir sözdür (Türkiye → Türk). İngilizcede milliyet sıfatları birkaç ek grubunda toplanır; her birini ülke adıyla birlikte ezberlemek en kolay yoldur.
| Ek | Ülke → Milliyet | Türkçe |
|---|---|---|
| -ish | Turkey → Turkish, Spain → Spanish, England → English | Türk, İspanyol, İngiliz |
| -an / -ian | Italy → Italian, Brazil → Brazilian, Russia → Russian, the USA → American | İtalyan, Brezilyalı, Rus, Amerikalı |
| -ese | Japan → Japanese, China → Chinese, Portugal → Portuguese | Japon, Çinli, Portekizli |
| -i | Azerbaijan → Azerbaijani, Pakistan → Pakistani | Azerbaycanlı, Pakistanlı |
| düzensiz | France → French, Greece → Greek, the Netherlands → Dutch, Kazakhstan → Kazakh | Fransız, Yunan, Hollandalı, Kazak |
💡 Milliyet sıfattır, bu yüzden a / an almaz ve çoğul olmaz: She's Japanese. ✓ They're Italian. ✓ Kişiyi isim olarak söylemek için güvenli yol: a Japanese woman, an Italian man, Turkish people.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: milliyete a eklemek: I'm a Turkish. ✗ She's a Japanese. ✗ → I'm Turkish. ✓ She's Japanese. ✓ Ayrıca -ese ve -ish ile biten milliyetler çoğul eki almaz: They're Japaneses. ✗ → They're Japanese. ✓ Türklerin tipik hatası 2: ülke ile milliyeti karıştırmak: I'm Turkey. ✗ She's from Japanese. ✗ → I'm Turkish. ✓ She's from Japan. ✓
Dil adları ve büyük harf
Çoğu zaman dilin adı milliyet sıfatıyla aynıdır: Turkish hem “Türk” hem “Türkçe”, Japanese hem “Japon” hem “Japonca” demektir. Ama her zaman değil! Bir ülkede konuşulan dil başka bir ülkenin adını taşıyabilir.
| Ülke | Milliyet | Dil(ler) |
|---|---|---|
| Brazil | Brazilian | Portuguese |
| the USA | American | English |
| Mexico | Mexican | Spanish |
| Egypt | Egyptian | Arabic |
| Switzerland | Swiss | German, French, Italian |
Ülke, şehir, milliyet ve dil adları İngilizcede her zaman büyük harfle başlar; bu kural cümle ortasında da geçerlidir: My first language is Turkish, and I speak a little German.
💡 speak (konuşmak) fiilini şimdilik kalıp olarak kullanın: I speak Turkish and English. Geniş zamanı bir sonraki ünitede ayrıntılı göreceğiz.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: Türkçede “türkçe, ingilizce” küçük harfle de yazılabildiği için english ✗ turkish ✗ yazmak → English ✓ Turkish ✓ Türklerin tipik hatası 2: I speak English language. ✗ ya da I speak the English. ✗ → I speak English. ✓ Dil adının yanına language ya da the eklenmez (ama the English language tek başına özne olarak kullanılabilir).
Ülke adlarında the
Ülke adlarının çoğu the almaz: Turkey, Japan, Italy, Brazil. Ancak adında States, Kingdom, Republic gibi bir ortak isim geçen ya da çoğul olan ülkeler the alır.
| the ile | Neden? | Türkçe |
|---|---|---|
| the USA / the United States | States (eyaletler) — çoğul | ABD |
| the UK / the United Kingdom | Kingdom (krallık) | Birleşik Krallık |
| the Netherlands | çoğul ad | Hollanda |
| the Czech Republic | Republic (cumhuriyet) | Çek Cumhuriyeti |
| the Philippines | çoğul ad | Filipinler |
- I'm from the USA. — ABD'denim.
- She's from Japan. — O Japonya'dan.
- London is in the UK. — Londra Birleşik Krallık'ta.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “the”yi rastgele eklemek ya da atmak. I'm from the Turkey. ✗ He's from USA. ✗ → I'm from Turkey. ✓ He's from the USA. ✓ Ayrıca England ile the UK aynı şey değildir: England, Birleşik Krallık'ın bir parçasıdır (İskoçya ve Galler de öyle).
Soru sonunda kalan edat: Where are you from?
Türkçede “-den” eki ismin sonuna yapışır: “Nereden?” İngilizcede from ayrı bir sözcüktür; soru kurulurken soru sözü başa geçer, from ise cümlenin sonunda kalır. Cevapta from tekrar edilir.
- Where are you from? — I'm from Bursa. — Nerelisin? — Bursalıyım.
- Where's Marco from? — He's from Italy. — Marco nereli? — İtalya'dan.
- Where are they from? — They're from China. — Onlar nereli? — Çin'den.
💡 in ile “bulunduğu yer”, from ile “geldiği yer” anlatılır: I'm from Turkey, but I'm in Boston now. (Türkiye'denim ama şimdi Boston'dayım.) Bir yerin konumunu sormak için: Where's Bursa? — It's in Turkey.
⚠️ Türklerin tipik hatası: fromu atlamak ya da başa almak. Where are you? (Neredesin?) “Nerelisin?” demek değildir! From where are you? ✗ → Where are you from? ✓ Cevapta da I'm Bursa. ✗ → I'm from Bursa. ✓
Kelimeler
- country
KAN-tri
ülke - nationality
ne-şı-NE-lı-ti
milliyet, uyruk - language
LENG-gwic
dil (lisan) - What?
WAT
Ne? / Hangi? - Where?
WER
Nerede? - Who?
HU
Kim? - Turkey / Turkish
TÖR-ki / TÖR-kiş
Türkiye / Türk; Türkçe - England / English
İNG-glınd / İNG-gliş
İngiltere / İngiliz; İngilizce - the UK / British
dı yu-KEY / BRİ-tiş
Birleşik Krallık / Britanyalı - the USA / American
dı yu-es-EY / ı-ME-ri-kın
ABD / Amerikalı - Germany / German
CÖR-mı-ni / CÖR-mın
Almanya / Alman; Almanca - France / French
FRENS / FRENÇ
Fransa / Fransız; Fransızca - Spain / Spanish
SPEYN / SPE-niş
İspanya / İspanyol; İspanyolca - Italy / Italian
İ-tı-li / i-TEL-yın
İtalya / İtalyan; İtalyanca - Russia / Russian
RA-şı / RA-şın
Rusya / Rus; Rusça - Japan / Japanese
cı-PEN / ce-pı-NİZ
Japonya / Japon; Japonca - China / Chinese
ÇAY-nı / çay-NİZ
Çin / Çinli; Çince - Brazil / Brazilian
brı-ZİL / brı-ZİL-yın
Brezilya / Brezilyalı - Portuguese
por-çı-GİZ
Portekizli; Portekizce - Azerbaijan / Azerbaijani
e-zır-bay-CAN / e-zır-bay-CA-ni
Azerbaycan / Azerbaycanlı; Azerbaycan Türkçesi - Kazakhstan / Kazakh
ka-zak-STAN / ka-ZAK
Kazakistan / Kazak; Kazakça - Arabic
E-rı-bik
Arapça - friend
FREND
arkadaş - new
NU
yeni - near
NİR
yakınında - north / south / east / west
NORT / SAUT / İST / WEST
kuzey / güney / doğu / batı - classroom
KLES-rum
sınıf (derslik) - library
LAY-bre-ri
kütüphane