📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 7: Günlük rutin (My day)
Geniş zaman (Present Simple) · 3. tekil şahıs -s
Metin: A day in Izmir
Emre, İzmir'de bir bankada çalışıyor. Bir İngilizce kurs ödevi için kendi gününü ve eşi Selin'in gününü anlatıyor. Metinde [[I work]] ile [[she works]] arasındaki farka, yani 3. tekil şahıstaki [[-s]] ekine dikkat edin.
Emre: Hi! I'm Emre. I live in Izmir with my wife, Selin.
Merhaba! Ben Emre. Eşim Selin'le birlikte İzmir'de yaşıyorum.
Emre: I get up at seven every day.
Her gün yedide kalkarım.
Emre: We have breakfast together. We drink tea and eat cheese and olives.
Kahvaltıyı birlikte yaparız. Çay içer, peynir ve zeytin yeriz.
Emre: I work at a bank. I go to work by bus.
Bir bankada çalışıyorum. İşe otobüsle giderim.
Emre: I start work at nine and finish at five.
İşe dokuzda başlar, beşte bitiririm.
Emre: Selin is a teacher. She works at a primary school.
Selin öğretmen. Bir ilkokulda çalışıyor.
Emre: She gets up at six and goes to school by car.
Altıda kalkar ve okula arabayla gider.
Emre: She teaches English to young children.
Küçük çocuklara İngilizce öğretir.
Emre: She has lunch at school with the other teachers.
Öğle yemeğini okulda diğer öğretmenlerle yer.
Emre: I go home at six. In the evening, we cook dinner together.
Altıda eve giderim. Akşamları yemeği birlikte pişiririz.
Emre: After dinner, Selin watches TV and I read a book.
Yemekten sonra Selin televizyon izler, ben de kitap okurum.
Emre: My brother Can lives in London. He studies at a university there.
Kardeşim Can Londra'da yaşıyor. Orada bir üniversitede okuyor.
Emre: He calls us every Sunday.
Bizi her pazar arar.
Emre: We go to bed at eleven. That's my day!
On birde yatarız. İşte benim günüm!
Dilbilgisi
Geniş zaman (Present Simple) ne zaman kullanılır?
Present Simple; alışkanlıkları, rutinleri, sürekli durumları ve genel gerçekleri anlatır. Türkçede bunların bir kısmını geniş zamanla (“Her gün yedide kalkarım”), bir kısmını ise şimdiki zamanla (“Bankada çalışıyorum”, “İzmir'de yaşıyorum”) söyleriz. İngilizcede ikisi de Present Simple'dır.
- I get up at seven every day. — Her gün yedide kalkarım.
- I work at a bank. — Bankada çalışıyorum. (sürekli durum, meslek)
- Selin lives in Izmir. — Selin İzmir'de yaşıyor. (sürekli durum)
- Water boils at 100 degrees. — Su 100 derecede kaynar. (genel gerçek)
💡 İpucu: cümlede every day, in the morning, on Sundays gibi bir tekrar ifadesi varsa ya da kalıcı bir durum anlatılıyorsa Present Simple kullanın. “Şu anda” yapılan iş için ayrı bir zaman vardır (Present Continuous, Ünite 11).
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-iyorum” yüzünden kalıcı durumlarda I'm working at a bank. ya da I'm living in Izmir. demek. Bu biçimler “şu sıralar, geçici olarak” anlamı verir. Kalıcı iş ve ev için: I work at a bank. ✓ I live in Izmir. ✓ Bir de to be ile fiili birleştirmek: I am work at a bank. ✗ She is teach English. ✗ → I work… ✓ She teaches… ✓
Olumlu cümle ve 3. tekil şahıs -s
Present Simple'ın olumlu biçimi çok kolaydır: fiilin yalın hâli kullanılır. Tek bir istisna vardır: özne he, she, it (ya da tek bir kişi, şey: Selin, my brother, the bus) olduğunda fiile -s eklenir. Türkçedeki kişi eklerinin (-ım, -sın, -ız) yerini İngilizcede yalnızca bu tek ek tutar.
| İngilizce | Türkçe | Not |
|---|---|---|
| I work | çalışırım / çalışıyorum | yalın |
| you work | çalışırsın | yalın |
| he works | o çalışır | + s |
| she works | o çalışır | + s |
| it works | o (makine vb.) çalışır | + s |
| we work | çalışırız | yalın |
| you work | çalışırsınız | yalın |
| they work | onlar çalışır | yalın |
- I live in Izmir. My brother lives in London. — Ben İzmir'de yaşıyorum. Kardeşim Londra'da yaşıyor.
- We drink tea. Selin drinks coffee at school. — Biz çay içeriz. Selin okulda kahve içer.
- My parents live in Ankara. — Annemle babam Ankara'da yaşıyor. (çoğul → -s yok)
💡 Hatırlatma kuralı: “Tek kişi, üçüncü kişi → -s.” İki kişi (Selin and Emre) artık they demektir; -s düşer: Selin and Emre live in Izmir.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: 3. tekilde -syi unutmak. He go to work by bus. ✗ She work at a school. ✗ → He goes… ✓ She works… ✓ Bu, ileri seviyedeki öğrencilerde bile en sık duyulan hatadır; konuşurken bilinçli olarak kontrol edin. Türklerin tipik hatası 2: -syi yanlış yere koymak: They works. ✗ I lives. ✗ She can swims. ✗ ya da çoğul özneye eklemek → They work. ✓ I live. ✓
-s eki nasıl yazılır? (-s, -es, -ies, has)
Çoğu fiile yalnızca -s eklenir. Ama bazı harflerle biten fiillerde yazım değişir. Bu kurallar isimlerin çoğul yazımıyla (Ünite 2) aynıdır.
| Kural | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| çoğu fiil + s | work → works, live → lives, read → reads | çalışır, yaşar, okur |
| -s, -ss, -sh, -ch, -x, -o + es | watch → watches, finish → finishes, go → goes | izler, bitirir, gider |
| ünsüz + y → -ies | study → studies, carry → carries | okur, taşır |
| ünlü + y → + s | play → plays, say → says | oynar, der |
| düzensiz | have → has, do → does | sahip olur / yer, yapar |
- She teaches English. — O İngilizce öğretir.
- He studies at a university. — O üniversitede okuyor.
- Selin has lunch at school. — Selin öğle yemeğini okulda yer.
- My son plays football. — Oğlum futbol oynar.
💡 has ve does ezberlenmesi gereken iki biçimdir. does “daz”, says “sez” diye okunur; yazıldığı gibi okunmaz.
⚠️ Türklerin tipik hatası: haves ✗ gos ✗ studys ✗ watchs ✗ plaies ✗ yazmak. Doğrusu: has ✓ goes ✓ studies ✓ watches ✓ plays ✓ Bir de he have ✗ → he has ✓ (Ünite 3'teki have got ile de: she has got ✓)
-s eki nasıl okunur? (s / z / ız)
Yazıda tek ek olsa da -s üç farklı biçimde okunur. Kural, fiilin son sesine bağlıdır ve isimlerin çoğul ekiyle aynıdır.
| Fiil sonu | Okunuş | Örnek | Okunuşu |
|---|---|---|---|
| p, t, k, f (sert) | /s/ | works, gets, starts | WÖRKS, GETS, STARTS |
| ünlü ve diğer yumuşak sesler | /z/ | lives, goes, plays, calls | LİVZ, GOUZ, PLEYZ, KOLZ |
| s, z, ş, ç, c sesleri | /ız/ (ek hece) | watches, teaches, finishes | WA-çız, Tİ-çız, Fİ-ni-şız |
💡 Üçüncü grup (-es) fiile yeni bir hece ekler: teach tek hecedir (TİÇ), teaches iki hecedir (Tİ-çız). Diğer gruplarda hece sayısı değişmez: work / works.
⚠️ Türklerin tipik hatası: -syi hep sert “s” ile ya da hiç söylememek; özellikle lives “LİVS”, goes “GOS” diye okunur. Kulağa -z gelen hafif titreşimi koruyun: “LİVZ”, “GOUZ”. Ayrıca watchesı “WAÇS” ✗ diye tek hecede okumak → “WA-çız” ✓
Rutin kalıpları: have, go, get
Günlük rutin anlatılırken birkaç fiil kalıp hâlinde kullanılır. Türkçeden sözcük sözcük çevirmek yerine bunları bütün olarak öğrenin.
| İngilizce | Türkçe | Dikkat |
|---|---|---|
| get up / wake up | kalkmak / uyanmak | [[She gets up]] (-s fiile) |
| have breakfast / lunch / dinner | kahvaltı / öğle / akşam yemeği yemek | [[the]] ya da [[a]] yok |
| have a shower | duş almak | [[take a shower]] da olur (ABD) |
| go to work / school / bed | işe / okula gitmek / yatmak | [[the]] yok |
| go home | eve gitmek | [[to]] yok |
| go to work by bus / by car / on foot | otobüsle / arabayla / yürüyerek işe gitmek | [[by the bus]] ✗ |
- I have a shower and have breakfast. — Duş alır, kahvaltı yaparım.
- He goes home at six. — O altıda eve gider.
- We go to bed at eleven. — On birde yatarız.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “eve gitmek”, “kahvaltı yapmak” kalıplarını sözcük sözcük çevirmek. I go to home. ✗ I make breakfast (bu “kahvaltı hazırlamak” demektir) I go to the work. ✗ I sleep at eleven (“uyurum” der; “yatarım” için) → I go home. ✓ I have breakfast. ✓ I go to work. ✓ I go to bed at eleven. ✓
Zaman ifadeleri ve kelime sırası
Türkçede fiil sonda durur: “Ben her gün çay içerim.” İngilizcede sıra sabittir: özne + fiil + nesne + yer + zaman. Fiil özneden hemen sonra gelir; nesne fiilden sonra. Zaman ifadesi genellikle cümlenin sonuna, istenirse başına konur.
| Özne | Fiil | Nesne / yer | Zaman |
|---|---|---|---|
| I | drink | tea | every morning. |
| Selin | teaches | English at a school | every day. |
| We | cook | dinner | in the evening. |
| Can | calls | us | on Sundays. |
Sık kullanılan zaman ifadeleri: every day / every morning / every Sunday, in the morning / in the afternoon / in the evening, at night, at seven (saatlerde at), on Sundays (günlerde on; Ünite 9'da ayrıntılı).
💡 Vurgu için zaman ifadesini başa alabilirsiniz; ardından virgül koymak serbesttir: In the evening, we cook dinner together. Ama özne ile fiil yine yan yana kalır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe sırayla fiili sona atmak ya da nesneyi fiilden önce koymak. I every day tea drink. ✗ Selin English teaches. ✗ → I drink tea every day. ✓ Selin teaches English. ✓ Bir de everyden sonra çoğul kullanmak: every days ✗ → every day ✓
Kelimeler
- get up
get AP
(yataktan) kalkmak - have breakfast
hev BREK-fıst
kahvaltı yapmak - have lunch
hev LANÇ
öğle yemeği yemek - have dinner
hev Dİ-nır
akşam yemeği yemek - go to work
gou tı WÖRK
işe gitmek - go to school
gou tı SKUL
okula gitmek - go home
gou HOUM
eve gitmek - go to bed
gou tı BED
yatmak - work
WÖRK
çalışmak; iş - live
LİV
yaşamak, oturmak - start
START
başlamak - finish
Fİ-niş
bitirmek, bitmek - drink
DRİNK
içmek - eat
İT
yemek - cook
KUK
(yemek) pişirmek - teach
TİÇ
öğretmek, ders vermek - study
STA-di
okumak (öğrenim görmek), ders çalışmak - watch TV
WAÇ ti-Vİ
televizyon izlemek - read
RİD
okumak (kitap, gazete) - call
KOL
aramak (telefonla) - by bus / by car
bay BAS / bay KAR
otobüsle / arabayla - every day
EV-ri DEY
her gün - in the morning
in dı MOR-ning
sabahları, sabah - in the evening
in di İV-ning
akşamları, akşam - at night
ıt NAYT
geceleri, gece - together
tı-GE-dır
birlikte - wife / husband
WAYF / HAZ-bınd
eş (kadın) / eş (erkek) - children
ÇİL-drın
çocuklar