📘 İngilizce kursu: tüm üniteler

A1 · Ünite 8: Sıklık (How often?)

Present Simple soru ve olumsuz (do / does) · sıklık zarfları

Metin: A healthy life?

Ankara'da bir yazılım şirketinde öğle arası. İngiliz iş arkadaşı Tom, "sağlıklı yaşam" anketinin sorularını Selin'e soruyor. Metinde [[Do you…?]], [[Does she…?]], [[don't]] / [[doesn't]] biçimlerine ve [[always]], [[often]], [[never]] gibi sıklık zarflarının yerine dikkat edin.

Tom: Selin, can you help me? I have a short survey. It's about healthy habits.
Selin, bana yardım eder misin? Kısa bir anketim var. Sağlıklı alışkanlıklarla ilgili.

Selin: Sure. Ask me!
Tabii. Sor bakalım!

Tom: OK. Question one: do you eat breakfast every day?
Tamam. Birinci soru: Her gün kahvaltı yapar mısın?

Selin: Yes, I do. I always eat eggs and cheese in the morning.
Evet, yaparım. Sabahları her zaman yumurta ve peynir yerim.

Tom: How often do you do sports?
Ne sıklıkla spor yaparsın?

Selin: I go swimming twice a week, on Tuesdays and Fridays.
Haftada iki kez yüzmeye giderim, salı ve cuma günleri.

Tom: Great. Do you drink coffee?
Harika. Kahve içer misin?

Selin: No, I don't. I don't like coffee. I usually drink tea.
Hayır, içmem. Kahveyi sevmem. Genellikle çay içerim.

Tom: Me too! And your husband? Does he do sports?
Ben de! Ya kocan? O spor yapar mı?

Selin: No, he doesn't. Mert never does sports. He's often tired after work.
Hayır, yapmaz. Mert hiç spor yapmaz. İşten sonra sık sık yorgun olur.

Tom: Does he cook?
Yemek yapar mı?

Selin: Yes, he does! He cooks dinner every evening. He doesn't use much oil.
Evet, yapar! Her akşam akşam yemeğini o yapar. Çok yağ kullanmaz.

Tom: Last question: what time do you go to bed?
Son soru: Saat kaçta yatarsın?

Selin: I sometimes go to bed late. But I never sleep after lunch!
Bazen geç yatarım. Ama öğle yemeğinden sonra asla uyumam!

Dilbilgisi

Olumsuz cümle: don't / doesn't

Türkçede geniş zamanın olumsuzu fiile ek getirilerek yapılır: “içmem”, “çalışmaz”. İngilizcede fiile ek gelmez; fiilin önüne bir yardımcı fiil konur: do not (kısaca don't) ya da 3. tekil şahısta does not (doesn't). Fiilin kendisi hep yalın kalır.

İngilizceKısaltmaOkunuşTürkçe
I do not workI don't workay DOUNT wörkçalışmam
you do not workyou don't workyu DOUNT wörkçalışmazsın
he / she / it does not workhe doesn't workhi DA-zınt wörkçalışmaz
we do not workwe don't workwi DOUNT wörkçalışmayız
they do not workthey don't workdey DOUNT wörkçalışmazlar

💡 Konuşmada hemen her zaman kısaltma kullanılır: don't “DOUNT”, doesn't “DA-zınt” diye okunur. don'tdaki o, “do”daki gibi “u” değil, “ou” sesidir.

⚠️ Türklerin tipik hatası: 3. tekil şahısta -si iki kez kullanmak. He doesn't works. ✗ She doesn't likes tea. ✗ -s artık doesun içindedir; fiil yalın kalır: He doesn't work. ✓ She doesn't like tea. ✓ Bir de notı doğrudan fiilin önüne koymak: I not like coffee. ✗ → I don't like coffee. ✓

Evet-hayır soruları: Do you…? Does he…?

Türkçede soru “-mı, -mi” ekiyle yapılır: “Kahve içer misin?” İngilizcede soru yapmak için cümlenin başına Do ya da Does konur; sıra şöyledir: Do / Does + özne + yalın fiil + …?

SoruOlumlu kısa cevapOlumsuz kısa cevapTürkçe
Do you cook?Yes, I do.No, I don't.Yemek yapar mısın?
Does she work here?Yes, she does.No, she doesn't.Burada mı çalışır?
Do they live in Izmir?Yes, they do.No, they don't.İzmir'de mi yaşarlar?
Does it rain in summer?Yes, it does.No, it doesn't.Yazın yağmur yağar mı?

💡 Kısa cevapta asıl fiil tekrar edilmez; do / does / don't / doesn't yeterlidir. Bu, Türkçedeki “Evet, yaparım” cevabının kısa biçimi gibidir.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: soruda da -s eklemek. Does he cooks? ✗ → Does he cook? ✓ Kısa cevapta asıl fiili kullanmak: Do you like tea? — Yes, I like. ✗ → Yes, I do. ✓ (ya da tam cümle: Yes, I like tea. ✓)

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: do yerine are ile soru kurmak. Are you like coffee? ✗ Are you speak English? ✗ → Do you like coffee? ✓ Do you speak English? ✓ Asıl fiil varsa soru do / does ile yapılır.

Soru kelimeleriyle sorular: Where do you…? What does she…?

Soru kelimesi (what, where, when, what time, how often) varsa en başa o gelir, sonra evet-hayır sorusundaki düzen aynen devam eder: soru kelimesi + do / does + özne + yalın fiil + …?

Soru kelimesido / doesÖzne + fiilTürkçe
Wheredoyou live?Nerede yaşıyorsun?
Whatdoeshe do?O ne iş yapar?
What timedoyou go to bed?Saat kaçta yatarsın?
How oftendoesshe go swimming?Ne sıklıkla yüzmeye gider?
Whatdothey drink in the morning?Sabahları ne içerler?

💡 What do you do? cümlesinde iki do vardır: birincisi soru yapan yardımcı fiil, ikincisi “yapmak” anlamındaki asıl fiil. Anlamı: “Ne iş yapıyorsun?” (meslek sorusu).

⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçede kelime sırası değişmediği için do / doesı atlamak. Where you live? ✗ What time she gets up? ✗ → Where do you live? ✓ What time does she get up? ✓ Unutmayın: does gelince fiilin -si düşer (gets → get).

Sıklık zarfları: always, usually, often, sometimes, never

Bir işi ne sıklıkla yaptığımızı tek bir sözcükle söyleyebiliriz. Bu zarflar en sıktan en seyreğe şöyle sıralanır:

İngilizceOkunuşTürkçeYaklaşık
alwaysOL-weyzher zaman%100
usuallyYU-ju-ıl-igenellikle%90
oftenO-fınsık sık%70
sometimesSAM-taymzbazen%50
rarelyRER-linadiren%10
neverNE-vırasla, hiç%0

Yerleri önemlidir: sıklık zarfı asıl fiilin önüne, ama am / is / arenın arkasına gelir. Olumsuz ve soru cümlesinde ise don't / doesn't ve özneden sonra, asıl fiilden önce durur.

💡 sometimes daha serbesttir; cümlenin başına da gelebilir: Sometimes I go to bed late. ✓ Diğer zarfları (özellikle always ve never) başa koymayın.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: Türkçedeki gibi zarfı fiilin arkasına ya da cümlenin sonuna atmak. I drink always tea. ✗ I eat always eggs. ✗ → I always drink tea. ✓ I always eat eggs. ✓ am / is / are ile ters sıra: He always is late. ✗ → He's always late. ✓

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: never ile çifte olumsuz. Türkçede “Asla kahve içmem” deriz; iki olumsuz yan yanadır. İngilizcede never tek başına yeter: I never don't drink coffee. ✗ I don't never drink coffee. ✗ → I never drink coffee. ✓

How often…? every day, once a week

Daha kesin bir sıklık söylemek için kalıplar kullanılır. Bunlar genellikle cümlenin sonuna gelir (zarfların tersine).

İngilizceOkunuşTürkçe
every day / every weekEV-ri DEY / EV-ri WİKher gün / her hafta
every morning / every eveningEV-ri MOR-ning / EV-ri İV-ningher sabah / her akşam
once a weekWANS ı WİKhaftada bir
twice a monthTWAYS ı MANTayda iki kez
three times a yearTRİ TAYMZ ı YİRyılda üç kez
on Mondaysan MAN-deyzpazartesileri

💡 Bir kez once, iki kez twice; üçten itibaren three times, four times … denir. Buradaki a “her” anlamındadır: once a week = haftada bir.

⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “her günler” mantığıyla everyden sonra çoğul kullanmak ya da the eklemek. every days ✗ every the week ✗ → every day ✓ every week ✓ Ayrıca “haftada bir”i kelime kelime çevirmek: one in week ✗ one time in a week (doğal değil) → once a week ✓

Hangisi? am / is / are mı, do / does mı?

Bu ünitenin en önemli ayrımı budur. Cümlede asıl fiil (work, like, eat, go) varsa olumsuz ve soru do / does ile yapılır. Asıl fiil yoksa, yani cümle bir isim, sıfat ya da yer bildiriyorsa (öğretmen, yorgun, evde) am / is / are kullanılır ve do gelmez.

CümleOlumsuzSoruNeden?
She is tired.She isn't tired.Is she tired?Asıl fiil yok (sıfat)
She works here.She doesn't work here.Does she work here?Asıl fiil: work
They are students.They aren't students.Are they students?Asıl fiil yok (isim)
They like tea.They don't like tea.Do they like tea?Asıl fiil: like

⚠️ Türklerin tipik hatası: iki yapıyı karıştırmak. Do you tired? ✗ → Are you tired? ✓ Is he work here? ✗ → Does he work here? ✓ I'm not like coffee. ✗ → I don't like coffee. ✓ Kendinize sorun: “Cümlede bir eylem var mı?”

Kelimeler

✍️ Alıştırmaları çöz ve testi geç

🕊️ Dilmaçım ile ücretsiz İngilizce öğren →