📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 9: Saat ve günler (What time is it?)
Saat söyleme · at / on / in (zaman) · günler ve aylar
Metin: When is the party?
Elif, Bursa'da bir dil kursunda çalışıyor. Amerikalı arkadaşı Sarah'nın doğum günü yaklaşıyor; ikisi telefonda plan yapıyor. Metinde saatlerin söylenişine ve [[at]], [[on]], [[in]] edatlarına dikkat edin.
Elif: Hi, Sarah! Is your birthday on Saturday?
Selam Sarah! Doğum günün cumartesi mi?
Sarah: No, it isn't. It's on Sunday, October 12th.
Hayır, değil. Pazar günü, 12 Ekim'de.
Elif: Great! Is there a party?
Harika! Parti var mı?
Sarah: Yes, there is. It's at my apartment, in the evening.
Evet. Evimde, akşam.
Elif: What time does it start?
Saat kaçta başlıyor?
Sarah: At half past seven. Seven thirty, OK?
Yedi buçukta. 19.30, tamam mı?
Elif: OK. But I work on Sundays. My lesson ends at a quarter to seven.
Tamam. Ama pazarları çalışıyorum. Dersim yediye çeyrek kala bitiyor.
Sarah: No problem. Come at eight.
Sorun değil. Saat sekizde gel.
Elif: Perfect. By the way, what time is it now?
Mükemmel. Bu arada, şimdi saat kaç?
Sarah: It's ten past four. Why?
Dördü on geçiyor. Neden?
Elif: The shops close at six on Fridays. I want to buy your present today!
Cuma günleri dükkânlar altıda kapanıyor. Hediyeni bugün almak istiyorum!
Sarah: Oh, Elif! Thank you! My mom's birthday is in October too.
Ah, Elif! Teşekkür ederim! Annemin doğum günü de ekimde.
Elif: Really? Then October is a great month!
Gerçekten mi? O zaman ekim harika bir ay!
Dilbilgisi
Saati sormak ve tam saatler
Saati sormak için iki kalıp vardır: What time is it? ve What's the time? Cevap her zaman It's … ile başlar. Burada it bir şeyi göstermez; Türkçede karşılığı yoktur ama İngilizcede cümle öznesiz olamayacağı için kullanılır.
| İngilizce | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| It's one o'clock. | its WAN ı-KLAK | Saat bir. |
| It's five o'clock. | its FAYV ı-KLAK | Saat beş. |
| It's twelve o'clock. | its TWELV ı-KLAK | Saat on iki. |
| It's noon. / It's midnight. | its NUN / its MİD-nayt | Öğlen on iki. / Gece yarısı. |
💡 o'clock yalnızca tam saatlerde kullanılır. Dakika varsa o'clock gelmez: It's five o'clock. ✓ ama It's five ten. ✓ (beşi on geçiyor).
⚠️ Türklerin tipik hatası: iti atlamak ya da “saat” sözünü çevirmek. Is five. ✗ Clock is five. ✗ Hour is five. ✗ → It's five o'clock. ✓ Soru da What hour is it? ✗ değil, What time is it? ✓ olur. hour “saat” süresidir (two hours = iki saat), saati sormak için time kullanılır.
Dakikalar: past ve to
Türkçede “dördü on geçiyor”, “beşe çeyrek var” deriz. İngilizcede de mantık aynıdır ama sıra farklıdır: önce dakika, sonra past (geçe) ya da to (kala), en son saat. Yarım saate kadar past, yarımdan sonra to kullanılır.
| Saat | İngilizce | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 4:10 | ten past four | TEN pest FOR | dördü on geçiyor |
| 4:15 | a quarter past four | ı KWOR-tır pest FOR | dördü çeyrek geçiyor |
| 4:30 | half past four | HEF pest FOR | dört buçuk |
| 4:45 | a quarter to five | ı KWOR-tır tı FAYV | beşe çeyrek var |
| 4:50 | ten to five | TEN tı FAYV | beşe on var |
İkinci ve daha kolay yol, saati dijital gibi okumaktır: önce saat, sonra dakika. Amerikan İngilizcesinde çok yaygındır ve tren, uçak, okul saatlerinde hep bu kullanılır.
- It's four ten. — Dördü on geçiyor. (4.10)
- It's seven thirty. — Yedi buçuk. (7.30)
- It's nine forty-five. — Ona çeyrek var. (9.45)
- It's two oh five. — İkiyi beş geçiyor. (2.05)
💡 a quarter (bir çeyrek) içindeki a konuşmada sık sık düşer: quarter past four da doğrudur. halfın önüne ise a gelmez: half past four ✓
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: Türkçedeki sırayı kullanmak. “Dört buçuk” → four half ✗ / four and half ✗ → half past four ✓ ya da four thirty ✓ “Dördü on geçiyor” → four past ten ✗ (bu “onu dört geçiyor” demektir!) → ten past four ✓ Önce dakika, sonra saat!
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: İngiltere'de duyulan half four kalıbı. Bu “dörde yarım var” değil, “dört buçuk” (4.30) demektir; yani half past fourun kısaltmasıdır. Amerikan İngilizcesinde kullanılmaz; siz four thirty deyin.
a.m. ve p.m.: 24 saat yerine 12 saat
Türkiye'de “20.00”, “saat 14'te” gibi 24 saatlik sistem yaygındır. İngilizce konuşulan ülkelerin çoğunda ise günlük hayatta 12 saatlik sistem kullanılır. Sabahı akşamdan ayırmak için a.m. (gece yarısından öğlene) ve p.m. (öğleden gece yarısına) eklenir ya da in the morning, in the afternoon, in the evening, at night denir.
| İngilizce | Okunuş | 24 saat | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 7 a.m. / seven in the morning | SE-vın EY-EM | 07.00 | sabah yedi |
| 2 p.m. / two in the afternoon | TU Pİ-EM | 14.00 | öğleden sonra iki |
| 8 p.m. / eight in the evening | EYT Pİ-EM | 20.00 | akşam sekiz |
| 11 p.m. / eleven at night | i-LE-vın Pİ-EM | 23.00 | gece on bir |
💡 a.m. ve p.m. yalnızca rakamla ya da yalın saatle kullanılır: at 8 p.m. ✓ at eight p.m. ✓ Ama o'clock ile birlikte kullanılmaz.
⚠️ Türklerin tipik hatası: 24 saatlik sistemi konuşmaya taşımak. The party is at twenty o'clock. ✗ at fourteen ✗ → at 8 p.m. ✓ at eight in the evening ✓ at 2 p.m. ✓ Ayrıca 8 p.m. in the evening ✗ demeyin; ikisi aynı bilgiyi verir, birini seçin.
Günler, aylar ve mevsimler
İngilizcede günlerin ve ayların adları her zaman büyük harfle başlar; Türkçedeki “pazartesi”, “ekim” gibi küçük yazılmaz. Mevsim adları ise küçük harfle yazılır.
| İngilizce | Kısaltma | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|
| Monday | Mon. | MAN-dey | pazartesi |
| Tuesday | Tue. | TUZ-dey | salı |
| Wednesday | Wed. | WENZ-dey | çarşamba |
| Thursday | Thu. | TÖRZ-dey | perşembe |
| Friday | Fri. | FRAY-dey | cuma |
| Saturday | Sat. | SE-tır-dey | cumartesi |
| Sunday | Sun. | SAN-dey | pazar |
Aylar: January, February, March, April, May, June, July, August, September, October, November, December. Mevsimler: spring (ilkbahar), summer (yaz), fall (sonbahar; İngiliz İngilizcesinde autumn), winter (kış).
- My birthday is in July. — Doğum günüm temmuzda.
- I work on Mondays and Thursdays. — Pazartesi ve perşembe günleri çalışırım.
💡 Günün sonuna -s eklemek “her … günü” anlamı verir: on Sundays = pazarları, her pazar. Sarah'nın arkadaşı Elif de I work on Sundays diyor.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki gibi küçük harfle yazmak. on monday ✗ in october ✗ → on Monday ✓ in October ✓ Telaffuzda da dikkat: Wednesday “wed-nes-dey” ✗ değil “WENZ-dey” ✓; Tuesday ile Thursday karışmasın: “TUZ-dey” / “TÖRZ-dey”.
Zaman edatları: at, on, in
Türkçede zamanı tek bir ekle söyleriz: saat beşte, pazartesi (günü), ekimde, 2026'da. İngilizcede ise zamanın türüne göre üç farklı edat vardır. Kuralı küçükten büyüğe düşünün: kısa bir an için at, bir gün için on, daha uzun bir dönem için in.
| Edat | Ne ile? | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| at | saat, an | at 7:30 / at noon / at night | 7.30'da / öğlende / geceleyin |
| on | gün, tarih | on Monday / on October 12th / on my birthday | pazartesi / 12 Ekim'de / doğum günümde |
| in | ay, yıl, mevsim, günün bölümleri | in May / in 2026 / in summer / in the morning | mayısta / 2026'da / yazın / sabahleyin |
- The lesson starts at nine. — Ders dokuzda başlar.
- The party is on Sunday. — Parti pazar günü.
- We go to Antalya in August. — Ağustosta Antalya'ya gideriz.
- I drink coffee in the morning. — Sabahları kahve içerim.
💡 Ezberlemeniz gereken istisnalar: at night (geceleyin; in the night değil), at the weekend (İngiliz) / on the weekend (Amerikan). Günün bölümü belirli bir güne bağlanınca on olur: in the morning ama on Monday morning ✓
⚠️ Türklerin tipik hatası: her zaman ifadesine in koymak, çünkü Türkçedeki “-de” ekine en çok o benzer. in Monday ✗ in 7 o'clock ✗ at July ✗ → on Monday ✓ at 7 o'clock ✓ in July ✓ Tarihte de gün belli olduğu için on: in 12th October ✗ → on October 12th ✓
Edatsız zaman sözleri ve tarih söyleme
Bazı zaman sözlerinin önüne hiç edat gelmez: today (bugün), tomorrow (yarın), tonight (bu gece) ve this, next, last, every ile başlayanlar: this Friday, next week, every day.
- I buy the present today. — Hediyeyi bugün alıyorum.
- See you next Monday! — Gelecek pazartesi görüşürüz!
Tarihlerde gün numarası sıra sayısı gibi okunur: 1st (first), 2nd (second), 3rd (third), 4th (fourth), 12th (twelfth), 20th (twentieth), 21st (twenty-first). Amerikan İngilizcesinde önce ay söylenir: October 12th → “October twelfth”. İngiliz İngilizcesinde 12 October → “the twelfth of October”.
💡 Tarihi rakamla yazarken dikkat: Amerikan yazımında 10/12 “12 Ekim” demektir (önce ay). Türkiye'de ve İngiltere'de aynı yazım “10 Aralık” anlamına gelir. Bilet, randevu gibi işlerde ayı yazıyla yazmak en güvenlisidir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: next ve everynin önüne edat koymak. on next Monday ✗ in next week ✗ at tomorrow ✗ → next Monday ✓ next week ✓ tomorrow ✓ Tarihte sıra sayısı yerine sayma sayısı okumak da yaygındır: “October twelve” ✗ → “October twelfth” ✓
Kelimeler
- What time is it?
wat TAYM iz it
Saat kaç? - o'clock
ı-KLAK
saat … (tam) - half past
HEF pest
buçuk - a quarter past
ı KWOR-tır pest
çeyrek geçe - a quarter to
ı KWOR-tır tı
çeyrek kala - minute
Mİ-nıt
dakika - hour
AU-ır
saat (süre) - a.m. / p.m.
EY-EM / Pİ-EM
öğleden önce / öğleden sonra - noon / midnight
NUN / MİD-nayt
öğlen 12 / gece yarısı - Monday
MAN-dey
pazartesi - Tuesday
TUZ-dey
salı - Wednesday
WENZ-dey
çarşamba - Thursday
TÖRZ-dey
perşembe - Friday
FRAY-dey
cuma - Saturday
SE-tır-dey
cumartesi - Sunday
SAN-dey
pazar - weekend
WİK-end
hafta sonu - month
MANT
ay - January / February / March
CEN-yu-e-ri / FEB-ru-e-ri / MARÇ
ocak / şubat / mart - April / May / June
EY-prıl / MEY / CUN
nisan / mayıs / haziran - July / August / September
cu-LAY / O-gıst / sep-TEM-bır
temmuz / ağustos / eylül - October / November / December
ak-TOU-bır / nou-VEM-bır / di-SEM-bır
ekim / kasım / aralık - spring / summer / fall / winter
SPRİNG / SA-mır / FOL / WİN-tır
ilkbahar / yaz / sonbahar / kış - birthday
BÖRT-dey
doğum günü - start / begin
START / bi-GİN
başlamak - end / finish
END / Fİ-niş
bitmek, bitirmek - open / close
OU-pın / KLOUZ
açılmak / kapanmak - today / tomorrow
tı-DEY / tı-MA-rou
bugün / yarın - early / late
ÖR-li / LEYT
erken / geç - present
PRE-zınt
hediye