📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 16: Geçen hafta sonu (Last weekend)
Geçmiş zaman (Past Simple): düzenli fiiller -ed
Metin: How was your weekend?
Pazartesi sabahı, bir dil okulunda ders öncesi. Emre ve Amerikalı sınıf arkadaşı Lisa hafta sonlarını anlatıyor. Metinde [[-ed]] ile biten fiillere ([[played]], [[cooked]], [[stayed]], [[visited]]) ve bunların nasıl okunduğuna dikkat edin.
Lisa: Hi, Emre! How was your weekend?
Selam, Emre! Hafta sonun nasıldı?
Emre: It was great, thanks! On Saturday morning I played football with my cousins.
Harikaydı, teşekkürler! Cumartesi sabahı kuzenlerimle futbol oynadım.
Lisa: Nice! Was the weather good?
Güzel! Hava iyi miydi?
Emre: Yes, it was sunny. In the afternoon we cooked kebabs in my uncle's garden.
Evet, güneşliydi. Öğleden sonra amcamın bahçesinde kebap pişirdik.
Lisa: That sounds delicious!
Kulağa çok lezzetli geliyor!
Emre: It was! But on Sunday it rained all day, so I stayed at home.
Öyleydi! Ama pazar günü bütün gün yağmur yağdı, o yüzden evde kaldım.
Emre: I cleaned my room, watched two films and studied for my English exam.
Odamı temizledim, iki film izledim ve İngilizce sınavıma çalıştım.
Lisa: Wow, a busy Sunday!
Vay, yoğun bir pazar!
Emre: Yes! And I listened to music in the evening. What about you?
Evet! Akşam da müzik dinledim. Ya sen?
Lisa: I visited my grandparents in Boston. We walked by the river and talked for hours.
Boston'da büyükannemle büyükbabamı ziyaret ettim. Nehir kenarında yürüdük ve saatlerce konuştuk.
Lisa: My grandmother baked an apple pie, and my grandfather showed me his old photos.
Büyükannem elmalı turta yaptı, büyükbabam da bana eski fotoğraflarını gösterdi.
Emre: That's lovely! I love old photos.
Ne güzel! Eski fotoğraflara bayılırım.
Lisa: Me too. But I arrived home very late and missed my favorite TV show.
Ben de. Ama eve çok geç vardım ve en sevdiğim diziyi kaçırdım.
Emre: Oh no! Watch it online tonight!
Eyvah! Bu akşam internetten izle!
Dilbilgisi
Past Simple: düzenli fiil + -ed
Bir önceki ünitede geçmişteki durumları was / were ile anlattık (I was at home.). Geçmişte yapılan ve bitmiş eylemleri anlatmak için ise Past Simple (geçmiş zaman) kullanılır. Türkçedeki “-di” ekine karşılık gelir: “oynadım”, “izledi”, “kaldık”.
Düzenli fiillerde kural çok basittir: fiilin sonuna -ed eklenir. Üstelik bu biçim bütün şahıslarda aynıdır; Türkçedeki gibi kişi eki yoktur, 3. tekil -s de yoktur.
| İngilizce | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| I played | ay PLEYD | oynadım |
| you played | yu PLEYD | oynadın / oynadınız |
| he / she played | hi / şi PLEYD | oynadı |
| it rained | it REYND | yağmur yağdı |
| we played | wi PLEYD | oynadık |
| they played | dey PLEYD | oynadılar |
- I watched a film last night. — Dün akşam bir film izledim.
- She cleaned the kitchen. — O mutfağı temizledi.
- We walked by the river. — Nehir kenarında yürüdük.
💡 Özneyi hiçbir zaman atlamayın: Türkçede “Futbol oynadım” derken “ben” gerekmez, İngilizcede I played football. cümlesinde I zorunludur.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: was / werei -edli fiille birlikte kullanmak. “Evde kaldım” → I was stayed at home. ✗ “Film izledim” → I was watched a film. ✗ → I stayed at home. ✓ I watched a film. ✓ Geçmiş zaman bilgisi zaten -ed ekinde; ayrıca was gerekmez.
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: -edi unutmak ya da 3. tekil -s ile birleştirmek. Yesterday I watch TV. ✗ He playeds tennis. ✗ She visiteds us. ✗ → Yesterday I watched TV. ✓ He played tennis. ✓ She visited us. ✓ Geçmişte he / she için ek bir ek yoktur.
-ed ekinin yazım kuralları
Çoğu fiile doğrudan -ed eklenir (work → worked, clean → cleaned). Ancak fiilin son harflerine göre dört küçük kural vardır:
| Örnekler | Fiilin sonu | Kural | Türkçe |
|---|---|---|---|
| live → lived, bake → baked, arrive → arrived | -e ile biterse | yalnızca -d ekle | yaşadı, pişirdi, vardı |
| study → studied, try → tried, carry → carried | ünsüz + y | y düşer, -ied ekle | çalıştı, denedi, taşıdı |
| play → played, stay → stayed, enjoy → enjoyed | ünlü + y | doğrudan -ed | oynadı, kaldı, keyif aldı |
| stop → stopped, plan → planned, chat → chatted | tek heceli: ünsüz-ünlü-ünsüz | son ünsüzü çiftle | durdu, planladı, sohbet etti |
- I studied for two hours. — İki saat ders çalıştım.
- The bus stopped in front of the museum. — Otobüs müzenin önünde durdu.
- We arrived late. — Geç vardık.
💡 Çiftleme kuralında w, x, y ile biten fiiller çiftlenmez: show → showed, relax → relaxed, play → played. Vurgusu ilk hecede olan iki heceli fiiller de çiftlenmez: visit → visited, listen → listened, open → opened.
⚠️ Türklerin tipik hatası: kuralları karıştırmak. studyed ✗ playied ✗ stoped ✗ liveed ✗ visitted ✗ → studied ✓ played ✓ stopped ✓ lived ✓ visited ✓ Yazarken özellikle y ile biten fiillerde bir an durun: yden önce ünlü mü (play), ünsüz mü (study)?
-ed ekinin telaffuzu: /t/, /d/, /ıd/
-ed her zaman aynı yazılır ama üç farklı şekilde okunur. En önemli kural: -ed çoğu zaman ayrı bir hece değildir. cooked “KU-ked” değil, tek hecede “KUKT” diye okunur.
| İngilizce | Okunuş | Ne zaman? | Türkçe |
|---|---|---|---|
| cooked, watched, walked, missed, stopped | KUKT, WAÇT, WOKT, MİST, STAPT | /t/: fiil sert ünsüzle bitince (k, p, s, ç, ş, f) | pişirdi, izledi, yürüdü, kaçırdı, durdu |
| played, cleaned, stayed, arrived, listened | PLEYD, KLİND, STEYD, ı-RAYVD, Lİ-sınd | /d/: fiil ünlü ya da yumuşak ünsüzle bitince (l, m, n, v, z, r…) | oynadı, temizledi, kaldı, vardı, dinledi |
| visited, started, wanted, needed | Vİ-zı-tıd, STAR-tıd, WAN-tıd, Nİ-dıd | /ıd/: yalnızca fiil t ya da d ile bitince | ziyaret etti, başladı, istedi, ihtiyaç duydu |
- I walked to school. — Okula yürüdüm.
- She played tennis. — Tenis oynadı.
- They visited Konya. — Konya'yı ziyaret ettiler.
💡 Kendinize şu soruyu sorun: Fiil t ya da d sesiyle mi bitiyor? Evet → bir hece eklenir (“-tıd / -dıd”). Hayır → hece eklenmez, yalnızca sona hafif bir “t” ya da “d” sesi gelir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe gibi yazıldığı şekilde okumak. watched “VAÇ-ked” ✗, played “PLEY-ed” ✗, cleaned “KLİ-ned” ✗ → “WAÇT” ✓ “PLEYD” ✓ “KLİND” ✓ Bir de sondaki sesi tamamen yutmak: I walk to school yesterday gibi duyulursa dinleyen şimdiki zaman sanar; sondaki /t/ ve /d/ sesini hafifçe ama mutlaka söyleyin.
Zaman ifadeleri ve kelime sırası
Past Simple genellikle bir geçmiş zaman ifadesiyle kullanılır. Bir önceki ünitedeki ifadeler burada da geçerlidir: yesterday, last night, last weekend, two days ago. Günler ve gün bölümleri için de edatları hatırlayın.
| İngilizce | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| on Saturday | an SE-tır-dey | cumartesi (günü) |
| on Sunday morning | an SAN-dey MOR-ning | pazar sabahı |
| in the afternoon / in the evening | in dı ef-tır-NUN / in dı İV-ning | öğleden sonra / akşam |
| at night | et NAYT | gece |
| last weekend | lest WİK-end | geçen hafta sonu |
| all day / for hours | ol DEY / fır AU-ırz | bütün gün / saatlerce |
İngilizce cümlede temel sıra şudur: özne + fiil + nesne + yer + zaman. Türkçede ise fiil sondadır. Karşılaştırın: “Dün akşam evde film izledim.” → I watched a film at home last night.
- We cooked kebabs in the garden on Saturday. — Cumartesi bahçede kebap pişirdik.
- On Sunday it rained all day. — Pazar günü bütün gün yağmur yağdı.
💡 Zaman ifadesi cümlenin başına da gelebilir: On Saturday, I played football. Ama fiil hiçbir zaman Türkçedeki gibi en sona gitmez.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: Türkçe sırayla kurmak. I last night film watched. ✗ Yesterday football played we. ✗ → I watched a film last night. ✓ We played football yesterday. ✓
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: last ile edat ya da gün adlarıyla yanlış edat kullanmak. in last weekend ✗ at Saturday ✗ in Sunday morning ✗ → last weekend ✓ on Saturday ✓ on Sunday morning ✓
Hafta sonu etkinlikleri: fiil + edat kalıpları
Hafta sonunu anlatırken bazı fiiller belli edatlarla ya da edatsız kullanılır. Türkçedeki ekler (-e, -i, -de) her zaman bir İngilizce edata karşılık gelmez; bu kalıpları birlikte öğrenmek en iyisidir.
| İngilizce | Okunuş | Türkçe | Not |
|---|---|---|---|
| listen to music | Lİ-sın tı MYU-zik | müzik dinlemek | to zorunlu |
| visit my grandma | Vİ-zit may GREND-ma | nineme gitmek, ziyaret etmek | edat yok |
| play football / chess | pley FUT-bol / ÇES | futbol / satranç oynamak | the yok |
| play the guitar | pley dı gi-TAR | gitar çalmak | müzik aletinde the var |
| stay at home | stey et HOUM | evde kalmak | at home |
| talk to my friend | TOK tı may FREND | arkadaşımla konuşmak | to / with |
| watch TV | WAÇ ti-Vİ | televizyon izlemek | the yok |
- I listened to music and relaxed. — Müzik dinledim ve dinlendim.
- My sister played the piano. — Kız kardeşim piyano çaldı.
- We talked to our neighbors. — Komşularımızla konuştuk.
💡 “Eve geldim / vardım” derken home önüne edat gelmez: I arrived home late. ✓ Ama “evde” için at home denir: I stayed at home. ✓
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: edatı unutmak ya da fazladan eklemek. I listened music. ✗ I visited to my grandma. ✗ I arrived to home. ✗ → I listened to music. ✓ I visited my grandma. ✓ I arrived home. ✓
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: spor ve müzik aletlerinde theyi karıştırmak. We played the football. ✗ She played guitar. (günlük Amerikan İngilizcesinde duyulur ama standart biçim the guitardır) → We played football. ✓ She played the guitar. ✓ Ayrıca “TV izledim” için I watched the TV. değil, I watched TV. ✓
Kelimeler
- weekend
WİK-end
hafta sonu - last weekend
lest WİK-end
geçen hafta sonu - play → played
PLEY → PLEYD
oynamak → oynadı - cook → cooked
KUK → KUKT
pişirmek, yemek yapmak → pişirdi - stay → stayed
STEY → STEYD
kalmak → kaldı - clean → cleaned
KLİN → KLİND
temizlemek → temizledi - watch → watched
WAÇ → WAÇT
izlemek → izledi - study → studied
STA-di → STA-did
ders çalışmak, okumak → çalıştı - listen to → listened to
Lİ-sın tu → Lİ-sınd tu
dinlemek → dinledi - visit → visited
Vİ-zit → Vİ-zı-tıd
ziyaret etmek → ziyaret etti - walk → walked
WOK → WOKT
yürümek → yürüdü - talk → talked
TOK → TOKT
konuşmak → konuştu - bake → baked
BEYK → BEYKT
fırında pişirmek → pişirdi - show → showed
ŞOU → ŞOUD
göstermek → gösterdi - arrive → arrived
ı-RAYV → ı-RAYVD
varmak, gelmek → vardı - miss → missed
MİS → MİST
kaçırmak; özlemek → kaçırdı - rain → rained
REYN → REYND
yağmur yağmak → yağdı - relax → relaxed
ri-LEKS → ri-LEKST
dinlenmek, rahatlamak → dinlendi - start → started
START → STAR-tıd
başlamak → başladı - stop → stopped
STAP → STAPT
durmak; bırakmak → durdu - cousin
KA-zın
kuzen - grandparents
GREND-pe-rınts
büyükanne ve büyükbaba - garden
GAR-dın
bahçe - river
Rİ-vır
nehir - exam
ig-ZEM
sınav - TV show
ti-Vİ şou
televizyon programı, dizi - favorite
FEY-vı-rit
en sevilen, favori - for hours
fır AU-ırz
saatlerce - That sounds great!
det SAUNDZ GREYT
Kulağa harika geliyor! - What about you?
WAT ı-baut YU
Ya sen? / Peki sen?