📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 17: Tatil (My holiday)
Past Simple: düzensiz fiiller · did soru ve olumsuz
Metin: Back from Fethiye
Pazartesi sabahı İstanbul'da bir ofis. Murat yaz tatilinden yeni döndü; İngiliz iş arkadaşı Emily ona tatilini soruyor. Metinde [[went]], [[ate]], [[saw]] gibi düzensiz geçmiş biçimlerine ve [[Did you…?]] / [[didn't]] yapısına dikkat edin.
Emily: Hi, Murat! Welcome back! How was your holiday?
Selam Murat! Tekrar hoş geldin! Tatilin nasıldı?
Murat: It was great, thanks! I went to Fethiye with my family.
Harikaydı, teşekkürler! Ailemle Fethiye'ye gittim.
Emily: Lovely! How did you get there? Did you fly?
Ne güzel! Oraya nasıl gittiniz? Uçakla mı gittiniz?
Murat: No, we didn't. We went by car. It was a long trip!
Hayır, uçmadık. Arabayla gittik. Uzun bir yolculuktu!
Emily: Did you stay in a hotel?
Otelde mi kaldınız?
Murat: No, we didn't. We stayed in a small house near the sea.
Hayır, kalmadık. Denize yakın küçük bir evde kaldık.
Emily: What did you do there?
Orada ne yaptınız?
Murat: We swam every day, and we ate a lot of fish. The kids loved the beach.
Her gün yüzdük ve bol bol balık yedik. Çocuklar plaja bayıldı.
Emily: Did you see the Blue Lagoon?
Ölüdeniz'i gördünüz mü?
Murat: Yes, we did! We took a boat trip, and I took a lot of photos. Look!
Evet, gördük! Tekne turuna çıktık, ben de bir sürü fotoğraf çektim. Bak!
Emily: Wow, the water is so blue! Did you have good weather?
Vay, su ne kadar mavi! Havanız güzel miydi?
Murat: Yes, it was hot and sunny. It didn't rain at all. And I bought this for you!
Evet, sıcak ve güneşliydi. Hiç yağmur yağmadı. Bir de bunu sana aldım!
Emily: Turkish delight! Thank you! I didn't go anywhere this summer. I stayed in Istanbul.
Lokum! Teşekkür ederim! Ben bu yaz hiçbir yere gitmedim. İstanbul'da kaldım.
Murat: Well, Istanbul isn't a bad place for a holiday!
Eh, İstanbul da tatil için hiç fena bir yer değil!
Dilbilgisi
Düzensiz fiiller: go → went, see → saw
Önceki ünitede düzenli fiillerin geçmiş biçimini -ed ile yaptık: stay → stayed, visit → visited. Ama İngilizcenin en sık kullanılan fiillerinin çoğu düzensizdir: geçmiş biçimleri -ed almaz, kendine özgüdür. Türkçede her fiil “-di” ekini alır (gitti, gördü, yedi); İngilizcede ise bu biçimleri tek tek ezberlemek gerekir.
| Yalın fiil | Geçmiş (V2) | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|
| go | went | WENT | gitti |
| see | saw | SO | gördü |
| eat | ate | EYT | yedi |
| have | had | HED | vardı / yedi |
| take | took | TUK | aldı / bindi |
| buy | bought | BOT | satın aldı |
| swim | swam | SWEM | yüzdü |
| get | got | GAT | aldı / vardı |
| come | came | KEYM | geldi |
| make | made | MEYD | yaptı |
| do | did | DİD | yaptı |
- I went to Fethiye. — Fethiye'ye gittim.
- We ate a lot of fish. — Bol bol balık yedik.
- She bought a hat. — (O) bir şapka aldı.
💡 Güzel haber: geçmiş biçim bütün kişilerde aynıdır. I went, you went, she went, they went. Geniş zamandaki 3. tekil -s derdi burada yok.
⚠️ Türklerin tipik hatası: düzensiz fiile de -ed eklemek. I goed to Antalya. ✗ We eated fish. ✗ He buyed a car. ✗ → I went ✓ We ate ✓ He bought ✓ İlk 15–20 düzensiz fiili kartlarla ezberleyin; günlük konuşmanın büyük kısmı bunlardır.
Olumsuz: didn't + yalın fiil
Türkçede olumsuzluk fiile “-me / -ma” ekiyle girer: gitmedi. İngilizcede geçmiş zamanın olumsuzu yardımcı fiil did ve not ile yapılır: did not → kısaca didn't. Önemli nokta: geçmiş anlamını artık didn't taşır, bu yüzden asıl fiil yalın hâline döner.
| Olumlu | Olumsuz | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|
| I went. | I didn't go. | ay DİD-nt GOU | Gitmedim. |
| She saw it. | She didn't see it. | şi DİD-nt Sİ it | Onu görmedi. |
| We stayed. | We didn't stay. | wi DİD-nt STEY | Kalmadık. |
| It rained. | It didn't rain. | it DİD-nt REYN | Yağmur yağmadı. |
- We didn't fly. We went by car. — Uçakla gitmedik. Arabayla gittik.
- I didn't go anywhere this summer. — Bu yaz hiçbir yere gitmedim.
💡 didn't düzenli ve düzensiz bütün fiillerde aynıdır; olumsuzda -ed de, went de kaybolur. Konuşmada hep didn't (DİD-nt) kullanılır; did not yazıda ve vurgulu konuşmada geçer.
⚠️ Türklerin tipik hatası: geçmişi iki kez söylemek. I didn't went. ✗ She didn't saw it. ✗ We didn't stayed. ✗ → I didn't go. ✓ She didn't see it. ✓ We didn't stay. ✓ Kural: didn'tden sonra fiil hep yalındır. Bir de I not went ✗ diye didi atlamak yanlıştır.
Soru ve kısa cevap: Did you…? — Yes, I did.
Türkçede soru “mi” ile yapılır: Gittin mi? İngilizcede geçmiş zaman sorusu için Did cümlenin başına gelir: Did + özne + yalın fiil? Yapı, Present Simple'daki Do you…? sorusunun aynısıdır; yalnızca do yerine did gelir.
| Düz cümle | Soru | Kısa cevap | Türkçe |
|---|---|---|---|
| You went to Bodrum. | Did you go to Bodrum? | Yes, I did. / No, I didn't. | Bodrum'a gittin mi? |
| She saw the castle. | Did she see the castle? | Yes, she did. / No, she didn't. | Kaleyi gördü mü? |
| They stayed in a hotel. | Did they stay in a hotel? | Yes, they did. / No, they didn't. | Otelde mi kaldılar? |
- Did you see the Blue Lagoon? — Yes, we did! — Ölüdeniz'i gördünüz mü? — Evet, gördük!
- Did you fly? — No, we didn't. — Uçakla mı gittiniz? — Hayır.
- Did it rain? — No, it didn't. — Yağmur yağdı mı? — Hayır, yağmadı.
💡 Kısa cevapta asıl fiil tekrar edilmez, yalnızca did / didn't söylenir: Yes, I did. Bu, Türkçedeki “Evet, gittim” cevabının kısa ve doğal karşılığıdır.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: soruda da fiili geçmiş yapmak. Did you went to Antalya? ✗ Did you saw it? ✗ → Did you go to Antalya? ✓ Did you see it? ✓ Geçmişi Did zaten gösteriyor.
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: kısa cevapta fiili ya da didi yanlış kullanmak. Yes, I went. kaba bir hata değildir ama kısa cevap değildir; Yes, I did go. yalnızca vurguda kullanılır. Yes, I was. ✗ ise yanlıştır: Did…? sorusunun cevabı did ile verilir → Yes, I did. ✓
Soru kelimeleriyle: Where did you go? What did you do?
Bilgi sorusu sormak için soru kelimesi başa gelir, ardından yine did + özne + yalın fiil: Soru kelimesi + did + özne + fiil? Türkçede soru kelimesi cümlenin ortasında kalabilir (“Nereye gittin?”); İngilizcede ise her zaman en başa geçer.
| Soru | Okunuş | Türkçe | Örnek cevap |
|---|---|---|---|
| Where did you go? | WER did yu GOU | Nereye gittin? | I went to Fethiye. |
| What did you do? | WAT did yu DU | Ne yaptın? | We swam every day. |
| How did you get there? | HAU did yu GET der | Oraya nasıl gittin? | By car. |
| Who did you go with? | HU did yu GOU wid | Kiminle gittin? | With my family. |
| When did you come back? | WEN did yu KAM BEK | Ne zaman döndün? | Last Sunday. |
💡 Tatil için en kullanışlı soru zinciri: How was your holiday? (was ile, çünkü holiday bir isim; ünite 15) → Where did you go? → What did you do? → Did you have a good time? (İyi vakit geçirdin mi?)
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: didi atlayıp Türkçe sırayla sormak. Where you went? ✗ What you did? ✗ → Where did you go? ✓ What did you do? ✓ What did you do? sorusunda iki “do” vardır: biri yardımcı (did), biri asıl fiil (do). İkisi de gereklidir.
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: “Kiminle?” sorusunda withi başa almak ya da atlamak. With who did you go? resmîdir, Who did you go? ✗ eksiktir. Günlük ve doğal olanı: Who did you go with? ✓ (with sona kalır, tıpkı Where are you from? gibi).
Geçmiş zaman ifadeleri: last, ago, in, yesterday
Geçmişte ne zaman olduğunu söylemek için birkaç kalıp vardır. Türkçede “geçen yaz”, “iki hafta önce”, “temmuzda” deriz; İngilizcede her birinin kendine özgü kuralı vardır.
| İngilizce | Kural | Türkçe |
|---|---|---|
| last summer / last week / last year | last + zaman (edat yok, the yok) | geçen yaz / hafta / yıl |
| two weeks ago / three days ago | süre + ago (sonda) | iki hafta önce / üç gün önce |
| in July / in 2024 | ay ve yıl: in | temmuzda / 2024'te |
| on Saturday / on May 5 | gün ve tarih: on | cumartesi / 5 Mayıs'ta |
| yesterday / yesterday morning | edat yok | dün / dün sabah |
- We went to Bodrum last summer. — Geçen yaz Bodrum'a gittik.
- I came back two days ago. — İki gün önce döndüm.
- They visited Cappadocia in May. — Mayısta Kapadokya'yı gezdiler.
💡 Zaman ifadesi genellikle cümlenin sonuna gelir: I went to Izmir last week. Başa da gelebilir: Last week, I went to Izmir. Türkçedeki gibi ortaya koymayın: I last week went ✗
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: “önce”yi Türkçe sırayla söylemek. before two weeks ✗ ago two weeks ✗ → two weeks ago ✓ Türkçedeki gibi süre önce gelir, ama söz before değil agodur.
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: last ile edat ya da the kullanmak. in last summer ✗ at last week ✗ the last year ✗ (bu “son yıl” demektir) → last summer ✓ last week ✓ last year ✓
was / were mi, did mi?
Ünite 15'te was / were ile geçmiş cümleler kurduk: It was hot. Şimdi elimizde ikinci bir sistem var: did. Hangisini seçeceğinizi cümledeki söz belirler: sıfat, isim, yer varsa was / were; başka bir fiil varsa did.
| Cümle türü | was / were (fiil yok) | did (asıl fiil var) |
|---|---|---|
| Olumlu | The hotel was nice. | We stayed in a hotel. |
| Olumsuz | It wasn't cold. | It didn't rain. |
| Soru | Was the sea warm? | Did you swim? |
| Kısa cevap | Yes, it was. | Yes, I did. |
- Was it hot? — Yes, it was. Did you swim? — Yes, we did. — Sıcak mıydı? — Evet. Yüzdünüz mü? — Evet, yüzdük.
- We were tired, but we didn't sleep. — Yorgunduk ama uyumadık.
💡 Kolay test: cümlede go, see, eat gibi bir eylem var mı? Varsa did. Yoksa (happy, tired, in Antalya, a teacher) was / were.
⚠️ Türklerin tipik hatası: iki sistemi karıştırmak. Did you tired? ✗ Was you go? ✗ I didn't was there. ✗ I was went to Bodrum. ✗ → Were you tired? ✓ Did you go? ✓ I wasn't there. ✓ I went to Bodrum. ✓ Özellikle I was went Türklerde çok sık görülür; olumlu cümlede went tek başına yeter.
Kelimeler
- holiday
HA-lı-dey
tatil - go – went
GOU – WENT
gitmek – gitti - see – saw
Sİ – SO
görmek – gördü - eat – ate
İT – EYT
yemek – yedi - drink – drank
DRİNK – DRENK
içmek – içti - swim – swam
SWİM – SWEM
yüzmek – yüzdü - take – took
TEYK – TUK
almak, götürmek – aldı - buy – bought
BAY – BOT
satın almak – aldı - have – had
HEV – HED
sahip olmak, yemek – vardı, yedi - get – got
GET – GAT
almak, varmak – aldı, vardı - come – came
KAM – KEYM
gelmek – geldi - make – made
MEYK – MEYD
yapmak – yaptı - meet – met
MİT – MET
tanışmak, buluşmak – tanıştı - sleep – slept
SLİP – SLEPT
uyumak – uyudu - fly – flew
FLAY – FLU
uçmak, uçakla gitmek – uçtu - do – did
DU – DİD
yapmak – yaptı - beach
BİÇ
plaj, kumsal - sea
Sİ
deniz - hotel
hou-TEL
otel - trip
TRİP
gezi, yolculuk - photo
FOU-tou
fotoğraf - souvenir
su-vı-NİR
hediyelik eşya, hatıra - weather
WE-dır
hava (durumu) - sunny
SA-ni
güneşli - rain
REYN
yağmur; yağmur yağmak - ago
ı-GOU
önce - last summer
LEST SA-mır
geçen yaz - family
FEM-li
aile - anywhere
EN-i-wer
(olumsuzda) hiçbir yere; (soruda) bir yere