📘 İngilizce kursu: tüm üniteler

A1 · Ünite 20: A1 tekrar (A1 review)

A1 seviyesinin tüm konuları

Metin: The last lesson

Kadıköy'deki dil kursunda A1'in son günü. Öğretmen Emma küçük bir parti hazırlamış; Ali ve Zeynep (Ünite 1'den tanıyorsunuz) geçmişi, bugünü ve planlarını anlatıyor. Metinde A1'in bütün zamanları var: her replikte hangi zamanın kullanıldığını bulmaya çalışın.

Emma: Welcome to our last lesson, everyone! How are you today?
Son dersimize hoş geldiniz arkadaşlar! Bugün nasılsınız?

Ali: I'm good, thanks. But I'm a little sad. This is our last class!
İyiyim, teşekkürler. Ama biraz üzgünüm. Bu bizim son dersimiz!

Emma: I know. Look, there's a cake on the table, and there are some drinks next to it.
Biliyorum. Bakın, masada bir pasta var, yanında da biraz içecek var.

Zeynep: Thank you, Emma! Can I have some tea, please?
Teşekkürler Emma! Biraz çay alabilir miyim?

Emma: Of course. So, Ali, what did you do last weekend?
Tabii ki. Eee Ali, geçen hafta sonu ne yaptın?

Ali: I went to Bursa with my brother. We visited the old market and ate kebab.
Ağabeyimle Bursa'ya gittim. Eski çarşıyı gezdik ve kebap yedik.

Emma: Lovely! And Zeynep, what are you doing? Are you taking photos?
Ne güzel! Ya Zeynep, sen ne yapıyorsun? Fotoğraf mı çekiyorsun?

Zeynep: Yes, I am. I always take photos at parties. I love them!
Evet. Partilerde hep fotoğraf çekerim. Bayılırım!

Emma: Was English difficult for you at the beginning?
Başta İngilizce sizin için zor muydu?

Ali: Yes, it was! I didn't understand much. But now I can speak a little.
Evet, zordu! Pek bir şey anlamıyordum. Ama artık biraz konuşabiliyorum.

Zeynep: I can't speak fast, but I understand a lot. My husband doesn't speak English, so I help him.
Hızlı konuşamıyorum ama çok şey anlıyorum. Eşim İngilizce bilmiyor, o yüzden ona yardım ediyorum.

Emma: That's wonderful! So, what are you going to do next?
Bu harika! Peki, bundan sonra ne yapacaksınız?

Zeynep: We're going to start the A2 course next month. Are you going to teach it?
Gelecek ay A2 kursuna başlayacağız. Onu sen mi vereceksin?

Emma: Yes, I am! See you in September. Now, let's eat the cake!
Evet! Eylülde görüşürüz. Şimdi pastayı yiyelim!

Dilbilgisi

to be: am / is / are ve was / were

A1'in temeli to be fiilidir. Türkçede “Öğretmenim”, “Zordu” derken ek kullanırız; İngilizcede bu cümlelerde mutlaka am / is / are (şimdi) ya da was / were (geçmiş) bulunur. Olumsuzda not fiilden sonra gelir, soruda fiil öznenin önüne geçer.

ÖzneŞimdiGeçmişOlumsuz (şimdi / geçmiş)
II'm tired.I was tired.I'm not / I wasn't
you / we / theyThey're at home.They were at home.aren't / weren't
he / she / itIt's difficult.It was difficult.isn't / wasn't

💡 to be isim, sıfat ve yer bildiren sözlerin önüne gelir: I'm a teacher, I'm happy, I'm at home. Yaş da to be ile söylenir: I'm 25. (I have 25 ✗).

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: to beyi atlamak ya da fiille birlikte kullanmak. She teacher. ✗ It difficult. ✗ ama öte yandan I am agree. ✗ I'm go to school. ✗ Doğrusu: She's a teacher. ✓ It's difficult. ✓ I agree. ✓ I go to school. ✓ Kural: ya to be ya asıl fiil; ikisi birden (başka bir kalıp yoksa) olmaz.

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: geçmişte was ile Past Simple fiili birleştirmek. I was went to Bursa. ✗ She was cooked dinner. ✗ → I went to Bursa. ✓ She cooked dinner. ✓ was / were yalnızca isim, sıfat ve yerden önce: I was in Bursa. ✓

İsim grubu: a / an, çoğul, iyelik, there is / are, some / any

Türkçede “bir” çoğu zaman söylenmez, çoğul ise sayıdan sonra kullanılmaz (“iki kitap”). İngilizcede tekil sayılabilen isim yalnız kalmaz (a book, my book, the book); birden fazlası için de çoğul biçim şarttır (two books).

YapıÖrnekTürkçeÜnite
a / an + tekila cake, an applebir pasta, bir elmaA1-02
sayı + çoğul (-s / düzensiz)two books, three childreniki kitap, üç çocukA1-02, A1-05
this / these, that / thosethis photo, those cloudsbu fotoğraf, şu bulutlarA1-02
my, your, his, her, our, theirmy brother, their carağabeyim, onların arabasıA1-03
isim + 'sAli's phone, my sister's roomAli'nin telefonu, kız kardeşimin odasıA1-03
there is / there areThere's a cake. There are some drinks.Bir pasta var. Biraz içecek var.A1-04, A1-13
some (olumlu) / any (olumsuz, soru)some tea, any milkbiraz çay, hiç sütA1-10

💡 Sahiplik için iki kalıp var: “Arabam var” → I have a car. / I've got a car. Bir yerde bir şeyin bulunması → There's a car in the street. Türkçede ikisi de “var” olduğu için karışır; kişi sahipse have, yer söylüyorsanız there is.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: çoğul ve artikel. two book ✗ I'm student. ✗ There are a cake. ✗ → two books ✓ I'm a student. ✓ There's a cake. ✓ (Tekil → there is, çoğul → there are.)

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: “var” kalıplarını karıştırmak ve iyeliği Türkçe sırayla kurmak. In my room have a bed. ✗ I have got a bed in my room there is. ✗ → There's a bed in my room. ✓ Ayrıca the car of my brother ✗ yerine kişilerle my brother's car ✓ kullanılır.

Geniş zaman mı, şimdiki zaman mı?

Türkçede “Fotoğraf çekerim” (alışkanlık) ile “Fotoğraf çekiyorum” (şu an) farkını biliyoruz. İngilizcede de aynıdır, ama kurallar daha katıdır: alışkanlık, genel gerçek, rutin → Present Simple; şu an olan iş → Present Continuous.

Present SimplePresent Continuous
Ne zaman?her zaman, genellikle, her günşimdi, şu anda, bugünlerde
OlumluShe takes photos.She's taking photos.
OlumsuzShe doesn't take photos.She isn't taking photos.
SoruDoes she take photos?Is she taking photos?
Sinyal sözleralways, usually, often, never, every daynow, right now, at the moment, Look!

💡 3. tekil şahısta (he / she / it) geniş zamanın olumlu cümlesinde fiile -s gelir: she works, he watches, it goes. Olumsuz ve soruda -s yardımcı fiile geçer: does; asıl fiil yalın kalır: Does she work?

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: -s eki. He go to work. ✗ Does she likes tea? ✗ She doesn't speaks English. ✗ → He goes to work. ✓ Does she like tea? ✓ She doesn't speak English. ✓ -s cümlede yalnızca bir kez görünür.

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: iki zamanı karıştırmak. I'm usually taking photos. ✗ I am work now. ✗ I'm knowing. ✗ → I usually take photos. ✓ I'm working now. ✓ I know. ✓ (know, like, love, understand, want gibi durum fiilleri genelde -ing almaz.)

can, rica kalıpları, emir kipi ve nesne zamirleri

can (Ünite 12) yetenek ve izin bildirir; kendisi hiç değişmez, arkasından gelen fiil de yalın kalır. Kafede ve alışverişte (Ünite 10, 18) rica için Can I have…? ve I'd like…, yol tarifinde (Ünite 14) emir kipi kullanılır: fiil cümlenin başında, öznesiz.

İngilizceGörevTürkçe
I can speak a little English.yetenekBiraz İngilizce konuşabilirim.
She can't swim.yetenek (olumsuz)Yüzemez.
Can I have some tea, please?rica / izinBiraz çay alabilir miyim?
I'd like a coffee, please.kibar istekBir kahve rica ediyorum.
Turn left. Don't open the window.emir kipiSola dön. Pencereyi açma.
Help me! / Call him. / Look at them.nesne zamirleriBana yardım et! / Onu ara. / Onlara bak.

Nesne zamirleri fiilden ya da edattan sonra gelir: me, you, him, her, it, us, them. Özne zamirleri (I, he, she…) ise fiilden önce.

💡 Kibarlık İngilizcede ekle değil, kalıpla gösterilir. Give me tea. dilbilgisi açısından doğrudur ama kaba duyulur; Can I have some tea, please? ya da I'd like some tea, please. deyin.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: cani fiil gibi çekimlemek. I can to swim. ✗ She cans speak. ✗ She can speaks. ✗ Do you can help me? ✗ → I can swim. ✓ She can speak. ✓ Can you help me? ✓

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: Türkçedeki “-e, -i” eklerini edatla çevirmek ya da özne zamiri kullanmak. Help to me. ✗ Call to him. ✗ Look she! ✗ → Help me. ✓ Call him. ✓ Look at her! ✓ Ayrıca too ile veryyi karıştırmayın: too small “gereğinden küçük, olmaz” demektir.

Geçmiş zaman: was / were, -ed, düzensiz fiiller, did

Geçmiş için iki yapı öğrendik. Durum, yer, sıfat → was / were (Ünite 15). Eylem → Past Simple: düzenli fiillere -ed (visited, watched), düzensiz fiillerin ise ezberlenmesi gereken biçimi (went, ate, saw). Past Simple'ın olumsuz ve sorusu her özne için did ile yapılır ve asıl fiil yalın hâle döner.

YalınGeçmişOkunuşTürkçe
gowentWENTgitti
eatateEYTyedi
seesawSOgördü
havehadHEDvardı; yedi/içti
buyboughtBOTsatın aldı
visitvisitedVİ-zi-tidziyaret etti
watchwatchedWAÇTizledi

💡 Geçmişin sinyal sözleri: yesterday, last week / last year, two days ago, in 2020. ago sayıdan sonra gelir: three years ago (üç yıl önce). Türkçedeki sırayla aynı, ama before three years ✗ demeyin.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: didden sonra fiili yine geçmiş yapmak. Did you went? ✗ I didn't saw him. ✗ → Did you go? ✓ I didn't see him. ✓ Geçmişi did taşır; asıl fiil yalın kalır.

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: düzensiz fiillere -ed eklemek ve -edi hep “ed” diye okumak. goed ✗ eated ✗ buyed ✗ → went ✓ ate ✓ bought ✓ Okunuşta watched “WAÇT”, played “PLEYD”; yalnızca t / d ile biten fiillerde ayrı hece olur: visited “Vİ-zi-tid”.

Büyük resim: soru kurma ve zaman ifadeleri

A1'in en önemli dersi şudur: İngilizcede soru, yardımcı fiilin öznenin önüne geçmesiyle kurulur. Hangi yardımcı fiilin geleceğini zaman belirler. Soru kelimesi (what, where, when, who, how much…) varsa en başa gelir; sıra değişmez.

Zaman / yapıYardımcıSoruKısa cevap
to be (şimdi)am / is / areAre you tired?Yes, I am.
to be (geçmiş)was / wereWas it difficult?Yes, it was.
Present Simpledo / doesWhere does she work?—
Present Continuousam / is / areWhat are you doing?—
cancanCan you swim?No, I can't.
Past SimpledidWhat did you do yesterday?—
be going toam / is / areAre you going to travel?Yes, I am.

Zaman ifadeleri de doğru zamanı seçmenize yardım eder. Edat kuralı: saatle at (at 7:30), günle on (on Monday), ay, yıl ve mevsimle in (in September, in 2025, in winter). next, last, this, every, yesterday, tomorrow ile edat yok.

💡 Kendinizi sınamak için her yeni cümlede iki soru sorun: (1) Bu ne zaman oluyor: her zaman mı, şimdi mi, geçmişte mi, gelecekte mi? (2) Asıl fiil var mı, yoksa to be mi gerekiyor? Bu iki soru A1 hatalarının çoğunu önler.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: soru kelimesinden sonra düz sıra. Where you live? ✗ What you did yesterday? ✗ Where she is going to stay? ✗ → Where do you live? ✓ What did you do yesterday? ✓ Where is she going to stay? ✓

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: zaman edatları. in Monday ✗ at the morning ✗ on next week ✗ in last year ✗ → on Monday ✓ in the morning ✓ next week ✓ last year ✓ “Sabah” in the morning, ama “gece” at night: bu ikisini kalıp olarak ezberleyin.

Kelimeler

✍️ Alıştırmaları çöz ve testi geç

🕊️ Dilmaçım ile ücretsiz İngilizce öğren →