📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
A2 · Ünite 13: İş ve meslekler (Jobs)
Present Perfect: for / since · How long…?
Metin: A job interview
Kerem, Kemer'deki küçük bir otelde resepsiyonist. Antalya'daki büyük bir otelde iş görüşmesine geldi; insan kaynakları müdürü Laura Bennett onunla konuşuyor. Metinde [[How long have you…?]] sorularına ve [[for]] ile [[since]] arasındaki farka dikkat edin.
Laura: Good morning, Kerem. Please sit down. So, you're a receptionist at the moment, right?
Günaydın Kerem. Lütfen oturun. Evet, şu anda resepsiyonistsiniz, değil mi?
Kerem: Yes, that's right. I work at a small hotel in Kemer.
Evet, doğru. Kemer'de küçük bir otelde çalışıyorum.
Laura: How long have you worked there?
Ne zamandır orada çalışıyorsunuz?
Kerem: I've worked there since 2023, so for about three years.
2023'ten beri orada çalışıyorum, yani yaklaşık üç yıldır.
Laura: And what did you do before that?
Peki ondan önce ne yaptınız?
Kerem: I worked for a travel agency in Izmir for two years. Then I moved to Antalya.
İzmir'de bir seyahat acentesinde iki yıl çalıştım. Sonra Antalya'ya taşındım.
Laura: I see. And how long have you lived in Antalya?
Anlıyorum. Peki ne zamandır Antalya'da yaşıyorsunuz?
Kerem: I've lived here since I got married. My wife is from Antalya.
Evlendiğimden beri burada yaşıyorum. Eşim Antalyalı.
Laura: Your English is very good. Do you speak any other languages?
İngilizceniz çok iyi. Başka dil konuşuyor musunuz?
Kerem: Thank you. I also speak a little German. I've had a German teacher since January.
Teşekkür ederim. Biraz da Almanca konuşuyorum. Ocaktan beri bir Almanca öğretmenim var.
Laura: Great. A lot of our guests are from Germany. Why do you want to change jobs?
Harika. Misafirlerimizin çoğu Almanya'dan. Neden iş değiştirmek istiyorsunuz?
Kerem: I've been at the same hotel for a long time, and I want a new challenge. Your hotel is bigger, and I can learn a lot here.
Uzun zamandır aynı oteldeyim ve yeni bir meydan okuma istiyorum. Sizin oteliniz daha büyük ve burada çok şey öğrenebilirim.
Laura: That makes sense. We'd like a reference from your manager. How long has she known you?
Mantıklı. Müdürünüzden bir referans istiyoruz. O sizi ne zamandır tanıyor?
Kerem: She's known me for three years, since my first day at work.
Beni üç yıldır, işteki ilk günümden beri tanıyor.
Laura: Perfect. Thank you, Kerem. We'll call you next week.
Mükemmel. Teşekkürler Kerem. Sizi gelecek hafta arayacağız.
Kerem: Thank you for your time. Have a nice day!
Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. İyi günler!
Dilbilgisi
“…dır / …den beri”: geçmişten bugüne süren durum
Türkçede “Üç yıldır burada çalışıyorum”, “2023'ten beri Antalya'da yaşıyorum” derken şimdiki zaman kullanırız: iş geçmişte başladı ve hâlâ sürüyor. İngilizcede bu anlam şimdiki zamanla değil, Present Perfect ile söylenir: have / has + V3. Present Perfect'i deneyimler (Have you ever…?) ve just / yet / already ile tanıdınız; bu, onun üçüncü önemli kullanımıdır.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| I've worked here for three years. | Üç yıldır burada çalışıyorum. |
| She's lived in Izmir since 2020. | 2020'den beri İzmir'de yaşıyor. |
| We've known each other for ages. | Yıllardır birbirimizi tanıyoruz. |
| He hasn't had a job since March. | Marttan beri işi yok. |
| They've been married for ten years. | On yıldır evliler. |
Bu cümleleri bir zaman çizgisi gibi düşünün: başlangıç geçmişte (2023), çizgi bugüne kadar uzanıyor ve büyük olasılıkla devam edecek. Present Perfect tam olarak bu “geçmiş + şimdi” bağlantısını anlatır.
- I've had this phone for two years. — İki yıldır bu telefonu kullanıyorum. (Bu telefon iki yıldır bende.)
- Laura has worked at the hotel since 2019. — Laura 2019'dan beri otelde çalışıyor.
- I haven't seen him for a long time. — Onu uzun zamandır görmedim.
💡 Olumsuz cümlede Türkçe de geçmiş zamana kayar: “Onu uzun zamandır görmedim.” İngilizcede yine Present Perfect: I haven't seen him for a long time.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki şimdiki zamanı birebir çevirmek. I work here for three years. ✗ I am working here since 2023. ✗ She lives in Izmir since 2020. ✗ → I've worked here for three years. ✓ I've worked here since 2023. ✓ She's lived in Izmir since 2020. ✓ Kural: cümlede “ne zamandan beri / ne kadar zamandır” anlamı varsa fiil Present Perfect olur.
for mu, since mi?
İki sözcük de “…dır / …den beri” anlamı verir ama farklı şeylerin önüne gelir. for bir süre bildirir (ne kadar?): Türkçedeki “-dır, -dir” ekine karşılık gelir. since bir başlangıç noktası bildirir (ne zamandan beri?): Türkçedeki “-den beri”dir.
| for + süre | since + başlangıç | Türkçe |
|---|---|---|
| for three years | since 2023 | üç yıldır / 2023'ten beri |
| for two weeks | since last Monday | iki haftadır / geçen pazartesiden beri |
| for six months | since April | altı aydır / nisandan beri |
| for an hour | since nine o'clock | bir saattir / saat dokuzdan beri |
| for a long time | since I was a child | uzun zamandır / çocukluğumdan beri |
| for ages | since my first day | yıllardır / ilk günümden beri |
- I've been here for an hour. — Bir saattir buradayım.
- I've been here since nine o'clock. — Saat dokuzdan beri buradayım.
- She's known me since my first day at work. — İşteki ilk günümden beri beni tanıyor.
💡 Pratik test: önündeki ifadeye “ne kadar?” diye sorabiliyorsanız for, “ne zamandan beri?” diye sorabiliyorsanız since. all my life (bütün hayatım boyunca) ve all day (bütün gün) ise edatsız kullanılır: I've lived here all my life.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: sincei süreyle kullanmak. I've worked here since three years. ✗ → for three years ✓ Türkçede “üç yıldır” dediğimiz her yerde for gelir; since yalnızca bir tarih, gün, saat ya da olaydan önce kullanılır.
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: “-den beri”yi from ile çevirmek. I've lived here from 2020. ✗ → since 2020 ✓ from başlangıç ve bitişi birlikte verirken kullanılır: from 2020 to 2023 (2020'den 2023'e kadar).
How long…? — Süre sormak
Bir durumun ne kadar zamandır sürdüğünü sormak için kalıp: How long + have / has + özne + V3? Cevap kısaca For… ya da Since… ile verilebilir, isterseniz tam cümle kurabilirsiniz.
| Soru | Kısa cevap | Türkçe |
|---|---|---|
| How long have you worked there? | For about three years. | Ne zamandır orada çalışıyorsun? — Yaklaşık üç yıldır. |
| How long have you lived in Antalya? | Since 2023. | Ne zamandır Antalya'da yaşıyorsun? — 2023'ten beri. |
| How long has she known you? | Since my first day. | Seni ne zamandır tanıyor? — İlk günümden beri. |
| How long have they been married? | For ten years. | Ne zamandır evliler? — On yıldır. |
- How long have you had your car? — I've had it since 2021. — Araban ne zamandır sende? — 2021'den beri bende.
- How long has Kerem been a receptionist? — For three years. — Kerem ne zamandır resepsiyonist? — Üç yıldır.
💡 been, be fiilinin üçüncü halidir (V3). “Ne zamandır buradasın / öğretmensin / evlisin?” gibi to be cümlelerinde soru How long have you been…? olur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “Ne zamandır buradasın?” sorusunu kelimesi kelimesine çevirmek. How long are you here? ✗ How long do you work here? ✗ → How long have you been here? ✓ How long have you worked here? ✓ Dikkat: How long are you here for? doğru bir cümledir ama başka bir şey sorar: “Burada ne kadar kalacaksın?” (gelecek).
Bitti mi, sürüyor mu? Past Simple ve Present Perfect
for iki zamanla da kullanılabilir; anlamı fiilin zamanı belirler. Past Simple + for: o dönem bitti, artık o durumda değilsiniz. Present Perfect + for: durum hâlâ sürüyor. Diyalogda Kerem ikisini de kullandı.
| Past Simple (bitti) | Present Perfect (sürüyor) | Fark |
|---|---|---|
| I worked in Izmir for two years. | I've worked in Kemer for three years. | İzmir'de artık yok / Kemer'de hâlâ çalışıyor |
| She lived in London for a year. | She's lived in Ankara for a year. | Londra'da artık yaşamıyor / Ankara'da yaşıyor |
| We were friends for ten years. | We've been friends for ten years. | Artık arkadaş değiller / Hâlâ arkadaşlar |
Aynı bilgi ago ile de verilebilir; ago geçmişte belirli bir anı gösterdiği için yalnızca Past Simple ile gelir: I started this job three years ago. = I've had this job for three years. Bir de sinceden sonra bir olay söylenirse o olay Past Simple'dır: since I got married, since I moved to Antalya, since I was a child.
- I moved to Antalya three years ago. — Üç yıl önce Antalya'ya taşındım.
- I've lived in Antalya for three years. — Üç yıldır Antalya'da yaşıyorum.
- I've lived in Antalya since I got married. — Evlendiğimden beri Antalya'da yaşıyorum.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: agoyu Present Perfect ile kullanmak. I've started this job three years ago. ✗ → I started this job three years ago. ✓ ago, yesterday, last year, in 2023 gibi bitmiş zaman ifadeleri Present Perfect'le gelmez.
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: sinceden sonraki olayı da Present Perfect yapmak. since I've moved here ✗ → since I moved here ✓ Ana cümle Present Perfect, sinceli bölüm Past Simple: I've lived here since I moved from Izmir.
know, be, have: “-yor” diyemediğimiz fiiller
Bazı fiiller bir eylem değil, bir durum anlatır: know (tanımak, bilmek), be (olmak), have (sahip olmak), like (sevmek). Bu fiiller -ing almaz. Süre anlatırken bunlarla mutlaka Present Perfect kullanılır: I've known her for years. I've had this car since 2020. He's been a doctor for ten years.
- I've known Laura since university. — Laura'yı üniversiteden beri tanıyorum.
- She's been a teacher for twenty years. — Yirmi yıldır öğretmen.
- We've had this house for a long time. — Bu ev uzun zamandır bizim.
- He's been ill since Monday. — Pazartesiden beri hasta.
💡 work, live, study, learn gibi eylem fiilleriyle B1'de bir yapı daha göreceksiniz: I've been working here for three years. (Present Perfect Continuous). work ve live ile iki yapı çoğu zaman aynı anlama gelir; şimdilik I've worked / I've lived yeterli ve doğrudur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “On yıldır tanıyorum”, “Beş yıldır öğretmenim” cümlelerini şimdiki ya da geniş zamanla kurmak. I know him for ten years. ✗ I'm knowing him since school. ✗ I am a teacher for five years. ✗ → I've known him for ten years. ✓ I've known him since school. ✓ I've been a teacher for five years. ✓
İş hakkında konuşmak: work as / for / in / at
Birinin mesleğini sormanın en doğal yolu What do you do? (Ne iş yapıyorsunuz?) sorusudur. Cevapta meslek I'm a… ile söylenir; nerede ve hangi görevde çalıştığınızı anlatmak için work fiilinden sonra farklı edatlar gelir.
| Kalıp | Ne gelir? | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| work as | meslek, görev | I work as a receptionist. | Resepsiyonist olarak çalışıyorum. |
| work for | şirket, kişi | She works for a travel agency. | Bir seyahat acentesinde çalışıyor. |
| work in | alan, şehir, bölüm | He works in tourism / in Antalya. | Turizmde / Antalya'da çalışıyor. |
| work at | belirli iş yeri | I work at a small hotel. | Küçük bir otelde çalışıyorum. |
- What do you do? — I'm a nurse. I work at a hospital in Bursa. — Ne iş yapıyorsun? — Hemşireyim. Bursa'da bir hastanede çalışıyorum.
- My brother is unemployed at the moment. He's applied for three jobs. — Erkek kardeşim şu anda işsiz. Üç işe başvurdu.
- My mother is retired. She worked as a teacher for thirty years. — Annem emekli. Otuz yıl öğretmen olarak çalıştı.
💡 Kalıcı iş için geniş zaman kullanılır: I work in a bank. Şimdiki zaman (I'm working in a bank) geçici bir durumu anlatır: “Şu sıralar bir bankada çalışıyorum (yaz stajı gibi).”
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: “olarak” anlamında like kullanmak. I work like a receptionist. ✗ (like = gibi: “Resepsiyonist gibi çalışıyorum”) → I work as a receptionist. ✓
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: workü sayılabilir isim gibi kullanmak. I'm looking for a work. ✗ I have two works. ✗ → I'm looking for a job. ✓ I have two jobs. ✓ work isim olarak sayılamaz: I have a lot of work today. ✓
Kelimeler
- job
CAB
iş - work
WÖRK
çalışmak; iş - receptionist
ri-SEP-şı-nist
resepsiyonist - manager
ME-nı-cır
müdür, yönetici - colleague
KA-lig
iş arkadaşı, meslektaş - company
KAM-pı-ni
şirket - office
O-fis
ofis, büro - salary
SE-lı-ri
maaş - interview
İN-tır-vyu
görüşme, mülakat - apply for
ı-PLAY fır
başvurmak - experience
ik-SPİ-ri-ıns
deneyim, tecrübe - full-time
FUL-taym
tam zamanlı - part-time
PART-taym
yarı zamanlı - unemployed
an-im-PLOYD
işsiz - retired
ri-TAYRD
emekli - career
kı-RİR
kariyer - guest
GEST
misafir, konuk - travel agency
TRE-vıl EY-cın-si
seyahat acentesi - reference
RE-fı-rıns
referans - challenge
ÇE-lınc
zorlu görev, meydan okuma - earn
ÖRN
(para) kazanmak - hire
HAYR
işe almak - quit
KWİT
(işi) bırakmak, istifa etmek - for
FOR
…dır, …dir (süre) - since
SİNS
…den beri (başlangıç) - How long…?
hau LONG
Ne kadar zamandır…? / Ne kadar süre…? - ago
ı-GOU
önce - at the moment
et dı MOU-mınt
şu anda, şu sıralar - get married
get ME-rid
evlenmek - for a long time
fır ı LONG taym
uzun zamandır, uzun süre