📘 İngilizce kursu: tüm üniteler

B2 · Ünite 8: Gelecekte süreklilik (This time next year)

Future Continuous · Future Perfect

Metin: This time next year

İstanbul'da yüksek lisansını bitirmek üzere olan Ece, Toronto'da bir işe kabul edildi. Londra'da yaşayan eski ev arkadaşı Sophie ile görüntülü konuşuyor ve önündeki ayları anlatıyor. Metinde gelecekte bir anda sürecek eylemlere ([[I'll be packing]], [[I'll be working]]) ve belli bir zamana kadar bitmiş olacak işlere ([[I'll have finished]], [[I'll have submitted]]) dikkat edin.

Sophie: Ece! It's been ages. So, is it true? Are you really moving to Toronto?
Ece! Görüşmeyeli asırlar oldu. Eee, doğru mu? Gerçekten Toronto'ya mı taşınıyorsun?

Ece: Yes! I'm flying out on September fifth. This time next month, I'll be packing my whole life into two suitcases.
Evet! Beş eylülde uçuyorum. Gelecek ay bu zamanlar bütün hayatımı iki bavula sığdırıyor olacağım.

Sophie: Wow. And what will you be doing there exactly?
Vay. Peki orada tam olarak ne yapıyor olacaksın?

Ece: I'll be working as a data analyst for a healthcare company. They're going to train me for the first three months.
Bir sağlık şirketinde veri analisti olarak çalışacağım. İlk üç ay bana eğitim verecekler.

Sophie: That sounds amazing. Will you be living on your own?
Kulağa harika geliyor. Tek başına mı yaşayacaksın?

Ece: Not at first. I'll be staying with my cousin until I find an apartment.
İlk başta hayır. Bir daire bulana kadar kuzenimde kalacağım.

Sophie: Smart. And what about your thesis? Don't you still have a chapter to write?
Akıllıca. Peki ya tezin? Hâlâ yazman gereken bir bölüm yok muydu?

Ece: Don't remind me! But I've made a plan. By the end of July, I'll have finished the last chapter.
Hatırlatma! Ama bir plan yaptım. Temmuz sonuna kadar son bölümü bitirmiş olacağım.

Ece: And by the time I leave, I'll have submitted the whole thing.
Ve ayrıldığımda tezin tamamını teslim etmiş olacağım.

Sophie: You're so organized. By the time I finish anything, you'll have published three papers!
Çok düzenlisin. Ben bir şeyi bitirene kadar sen üç makale yayımlamış olursun!

Ece: Ha! Hardly. What about you? Where do you see yourself this time next year?
Ha! Ne gezer. Ya sen? Seneye bu zamanlar kendini nerede görüyorsun?

Sophie: Hopefully I'll be running my own small design studio. I think I'll have saved enough money by then.
Umarım kendi küçük tasarım stüdyomu işletiyor olurum. Sanırım o zamana kadar yeterince para biriktirmiş olacağım.

Ece: I'm sure you will. Listen, will you be using your old camera next month? I'd love to take one on the trip.
Eminim biriktirirsin. Bak, gelecek ay eski fotoğraf makineni kullanacak mısın? Yolculuğa bir tane götürmeyi çok isterim.

Sophie: No, take it. I'll be working from home all summer, so I won't use it.
Hayır, al onu. Bütün yaz evden çalışıyor olacağım, o yüzden kullanmam.

Ece: Thank you! I'll be passing through London in December anyway, so I can bring it back then.
Teşekkürler! Aralıkta zaten Londra'dan geçeceğim, o zaman geri getiririm.

Sophie: Perfect. Just think: by December, you'll have been living in Canada for three months!
Mükemmel. Bir düşünsene: aralığa kadar üç aydır Kanada'da yaşıyor olacaksın!

Ece: And I'll probably have forgotten what a mild winter feels like.
Ve muhtemelen ılık bir kışın nasıl bir şey olduğunu çoktan unutmuş olacağım.

Sophie: Definitely. Don't forget to call me when you get there, okay?
Kesinlikle. Oraya varınca beni aramayı unutma, tamam mı?

Ece: I promise. As soon as I land, I'll send you a photo.
Söz. İner inmez sana bir fotoğraf gönderirim.

Dilbilgisi

Future Continuous: will be + V-ing

Future Continuous gelecekte belli bir anda sürmekte olacak bir eylemi anlatır. Türkçedeki “-iyor olacağım” yapısına tam karşılık gelir: “Yarın bu saatte uçakta oturuyor olacağım.” Yapı: will be + fiilin -ing biçimi. Bütün öznelerde aynıdır.

İngilizceKısaltmaTürkçe
I will be workingI'll be workingçalışıyor olacağım
She will be sleepingShe'll be sleepinguyuyor olacak
We will not be waitingWe won't be waitingbekliyor olmayacağız
Will you be living…?—…yaşıyor olacak mısın?
What will they be doing?—ne yapıyor olacaklar?

💡 Zihninizde bir zaman çizgisi çizin: gelecekteki bir nokta (at eight, this time tomorrow) ve o noktayı kapsayan, ondan önce başlamış ve sonra da süren bir eylem. Bu tablo Past Continuous'un (I was working at eight) gelecekteki karşılığıdır.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: beyi ya da -ingi atlamak. I will be study. ✗ I will studying. ✗ → I will be studying. ✓ Üç parça (will + be + -ing) her zaman birlikte gelir.

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: durum fiillerini (know, believe, own, understand, belong) sürekli biçimde kullanmak. This time next year I'll be knowing English well. ✗ → This time next year I'll know English well. ✓ Durum fiilleri Present Continuous'ta olduğu gibi Future Continuous'ta da genellikle kullanılmaz.

Future Continuous: olağan akış ve kibar sorular

Future Continuous'un ikinci önemli kullanımı, zaten planlanmış ya da olağan akışında olacak eylemleri anlatmaktır. Konuşan kişi yeni bir karar vermiyor, “nasılsa olacak” bir şeyden söz ediyor: I'll be passing through London in December anyway. (Aralıkta zaten Londra'dan geçeceğim.)

Bu kullanımdan kibar soru doğar. Will you…? çoğu zaman bir rica ya da istek gibi duyulur; Will you be…-ing? ise karşınızdakinin planını baskı yapmadan öğrenmeye çalışır. Özellikle bir şey istemeden önce kullanılır.

SoruAnlamTon
Will you use the car tonight?Bu akşam arabayı kullanır mısın? (rica ya da karar sorusu)doğrudan
Will you be using the car tonight?Bu akşam arabayı kullanacak mısın? (planın ne?)kibar, nazik
Will you come to the party?Partiye gelir misin? (davet)davet
Will you be coming to the party?Partiye geliyor olacak mısın? (bilgi)bilgi sorma

💡 Havaalanı, tren ve uçak anonslarında Future Continuous çok sık duyulur: We will be landing shortly. (Kısa süre sonra iniş yapacağız.) We'll be serving drinks in a moment. Bu kullanım planlı, olağan akışı vurgular.

⚠️ Türklerin tipik hatası: kibar bilgi sorusu yerine istem gibi duyulan Will you…? ya da çok sert Are you going to use…? kullanmak. Bir iş arkadaşından toplantı odasını isterken Will you use the meeting room? biraz garip duyulur; doğal ve nazik olanı: Will you be using the meeting room this afternoon? ✓

Future Perfect: will have + V3

Future Perfect, gelecekteki belli bir zamana kadar tamamlanmış olacak eylemi anlatır. Türkçedeki “-miş olacağım” yapısına karşılık gelir: “Temmuz sonuna kadar tezimi bitirmiş olacağım.” Yapı: will have + fiilin üçüncü hâli (V3).

İngilizceKısaltmaTürkçe
I will have finishedI'll have finishedbitirmiş olacağım
He will have leftHe'll have leftgitmiş olacak
They will not have arrivedThey won't have arrivedvarmamış olacaklar
Will you have finished…?—…bitirmiş olacak mısın?
How much will we have saved?—ne kadar biriktirmiş olacağız?

💡 Future Perfect neredeyse her zaman bir son sınır ifadesiyle gelir: by Friday, by then, by the time…, before…, by the end of…. YDS'de cümlede by + gelecekteki bir zaman görürseniz önce Future Perfect seçeneğine bakın.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: V3 yerine V2 ya da yalın fiil kullanmak. I will have finish. ✗ She will have went. ✗ → I will have finished. ✓ She will have gone. ✓ Düzensiz fiillerin üçüncü hâline dikkat: go – went – gone, write – wrote – written.

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: haveı 3. tekil şahısta has yapmak. He will has finished. ✗ → He will have finished. ✓ willden sonra fiil her zaman yalın kalır; has olmaz.

by, by then, by the time, until

Bu dört ifade Future Perfect ve Future Continuous'la çok sık kullanılır ve Türkçede hepsi “-e kadar” diye çevrilebildiği için karıştırılır. Anahtar fark: by bir son tarihi (en geç), until bir eylemin o zamana kadar sürmesini anlatır.

İfadeAnlamÖrnek
by Fridayen geç cuma (cumaya kadar bitmiş)I'll have sent it by Friday.
until Fridaycumaya kadar sürecekI'll be staying here until Friday.
by theno zamana kadar (bitmiş)By then, we'll have saved enough.
by the time + şimdiki zaman-dığında (önceden bitmiş olacak)By the time you arrive, I'll have cooked dinner.
before + şimdiki zaman-meden önceI'll have left before you wake up.

💡 Akılda tutma yolu: until süre fiilleriyle (stay, wait, work, live), by tamamlanma fiilleriyle (finish, send, submit, arrive) birlikte gelir. I'll wait until five. / I'll finish by five.

⚠️ Türklerin tipik hatası 1: zaman bağlaçlarından sonra will kullanmak. Türkçede “Ben varacağım zaman” dendiği için By the time I will arrive… ✗ When I will finish… ✗ As soon as I will land… ✗ kurulur. İngilizcede when, as soon as, by the time, before, after, until gibi zaman bağlaçlarından sonra gelecek anlamı şimdiki zamanla verilir: By the time I arrive… ✓ As soon as I land, I'll send you a photo. ✓

⚠️ Türklerin tipik hatası 2: until ile byyi karıştırmak. I'll have finished the report until Friday. ✗ → by Friday ✓ Bitmiş olma anlamında until kullanılmaz.

Future Perfect Continuous: süreyi vurgulamak

Gelecekteki bir noktaya gelindiğinde bir eylemin ne kadar süredir devam ediyor olacağını söylemek için Future Perfect Continuous kullanılır. Yapı: will have been + -ing. Hemen her zaman for + süre ile birlikte gelir. Türkçede “…dır …-iyor olacağım” diye karşılanır.

ZamanYapıVurgu
Future Perfectwill have + V3sonuç: bitmiş olacak
Future Perfect Continuouswill have been + V-ingsüre: ne kadar zamandır sürüyor olacak

💡 Fark: By June, I'll have written four chapters. (Sonuç: dört bölüm yazılmış olacak.) By June, I'll have been writing this thesis for two years. (Süre: iki yıldır yazıyor olacağım.) Sayı ya da miktar varsa Future Perfect, for + süre varsa Future Perfect Continuous.

⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-dır” ekini since ya da hiç edatsız çevirmek. I'll have been working here since ten years. ✗ I'll have been working here ten years. (konuşmada duyulur ama yazıda eksik) → for ten years ✓ Süre her zaman for, başlangıç noktası since ile verilir: since 2016.

Gelecek zamanları seçmek ve YDS ipuçları

İngilizcede geleceği anlatmanın tek bir yolu yoktur; seçim, konuşanın ne gördüğüne bağlıdır: anlık karar mı, plan mı, belli bir anda süren eylem mi, bitmiş bir iş mi? Aşağıdaki tablo bu ünite ve önceki ünitelerde öğrendiklerinizi bir araya getirir.

YapıNe zaman?Tipik ipucuÖrnek
will + V1anlık karar, tahmin, sözI think, probably, I promiseI'll call you tonight.
be going to + V1önceden verilmiş karar; kanıta dayalı tahminplan, look at…I'm going to apply for the job.
Present Continuousayarlanmış randevu, kesin plantarih, saatI'm flying out on September fifth.
will be + V-inggelecekteki bir anda süren eylem; olağan akışthis time next…, at 8 tomorrowThis time tomorrow I'll be flying.
will have + V3o zamana kadar bitmiş eylemby…, by then, by the timeBy July I'll have finished.
will have been + V-ingo zamana kadar süren eylemin süresiby… for + süreBy June I'll have been living here for a year.

💡 YDS stratejisi: önce cümledeki zaman ifadesini bulun. this time next week / at this time tomorrow → Future Continuous. by the end of the year / by the time + present → Future Perfect. by… ile birlikte for + süre → Future Perfect Continuous. By the time + geçmiş zaman görürseniz ise ana cümle Past Perfect olur (By the time I arrived, they had left.); gelecek zamanla karıştırmayın.

⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki tek “-ecek” ekini her durumda will ile karşılamak. This time next year I will live in Toronto. dilbilgisi olarak mümkündür ama “o anda süren durum” anlamını kaçırır; doğal olan I'll be living in Toronto ✓. By July I will finish my thesis. ✗ (son sınırla) → By July I'll have finished my thesis. ✓

Kelimeler

✍️ Alıştırmaları çöz ve testi geç

🕊️ Dilmaçım ile ücretsiz İngilizce öğren →