📘 İngilizce kursu: tüm üniteler
C1 · Ünite 4: Edatlı ifadeler (In terms of)
YDS edat öbekleri: in terms of, with regard to, on behalf of, in spite of
Metin: Report on the hybrid learning pilot
Kurgusal bir üniversitenin fakültesinde bir yıl boyunca derslerin bir kısmı çevrim içi yapıldı. Aşağıda çalışma grubunun hazırladığı raporun özet, arka plan, bulgular ve öneriler bölümlerinden cümleler var (konuşmacı yerine bölüm adı yazılıdır). Her cümlede en az bir edat öbeği bulunuyor: [[in terms of]], [[with regard to]], [[on behalf of]], [[in spite of]] gibi. Öbekten sonra hep bir **isim** ya da **-ing** geldiğine dikkat edin.
Summary: This report has been prepared on behalf of the Faculty Board by the Working Group on Hybrid Learning.
Bu rapor, Hibrit Öğrenme Çalışma Grubu tarafından Fakülte Kurulu adına hazırlanmıştır.
Summary: It evaluates the pilot program in terms of student performance, staff workload and cost.
Rapor, pilot uygulamayı öğrenci başarısı, personelin iş yükü ve maliyet açısından değerlendirmektedir.
Background: Prior to the pilot, all courses at the faculty were taught entirely on campus.
Pilot uygulamadan önce fakültedeki bütün dersler tamamen kampüste yapılıyordu.
Background: In view of rising transport costs and growing demand from working students, the Board decided to test a hybrid model.
Artan ulaşım maliyetleri ve çalışan öğrencilerden gelen artan talep göz önünde bulundurularak Kurul, hibrit bir modeli denemeye karar verdi.
Background: In accordance with this decision, twelve courses were delivered partly online by means of a shared learning platform.
Bu karar uyarınca on iki ders, ortak bir öğrenme platformu aracılığıyla kısmen çevrim içi verildi.
Findings: With regard to student performance, the results were broadly positive.
Öğrenci başarısı bakımından sonuçlar genel olarak olumluydu.
Findings: In spite of some technical problems at the beginning, average exam scores rose slightly compared with the previous year.
Başlangıçtaki bazı teknik sorunlara rağmen ortalama sınav puanları bir önceki yıla göre hafifçe yükseldi.
Findings: As for attendance, online sessions held early in the morning were poorly attended, regardless of the course.
Derse katılıma gelince, sabahın erken saatlerinde yapılan çevrim içi oturumlara, ders hangisi olursa olsun, az katılım oldu.
Findings: As regards staff workload, most lecturers reported that preparing online materials took far more time than expected.
Personelin iş yüküne gelince, öğretim elemanlarının çoğu çevrim içi materyal hazırlamanın beklenenden çok daha fazla zaman aldığını bildirdi.
Findings: On account of the lack of technical support, several lecturers had to record and edit their videos on their own.
Teknik destek eksikliği yüzünden birkaç öğretim elemanı videolarını kendi başına kaydedip düzenlemek zorunda kaldı.
Findings: In addition to the extra workload, some staff members expressed concern about the quality of interaction in online classes.
Ek iş yükünün yanı sıra bazı çalışanlar çevrim içi derslerdeki etkileşimin niteliği konusunda kaygılarını dile getirdi.
Findings: In terms of cost, the pilot proved cheaper than expected, contrary to the initial estimates.
Maliyet açısından pilot uygulama, ilk tahminlerin aksine beklenenden ucuz çıktı.
Findings: Apart from a one-time investment in cameras and microphones, no additional spending was required.
Kamera ve mikrofonlara yapılan tek seferlik yatırım dışında ek harcama gerekmedi.
Recommendations: On the basis of these findings, the Working Group is in favor of continuing the hybrid model.
Bu bulgulara dayanarak Çalışma Grubu hibrit modelin sürdürülmesinden yanadır.
Recommendations: However, any extension of the program should be subject to the provision of adequate technical support.
Ancak programın genişletilmesi, yeterli teknik desteğin sağlanması şartına bağlı olmalıdır.
Recommendations: In the event of a further rise in student numbers, extra online sections could be opened instead of renting new classrooms.
Öğrenci sayısının daha da artması hâlinde yeni derslik kiralamak yerine ek çevrim içi şubeler açılabilir.
Recommendations: With respect to future research, the group recommends a detailed survey of student satisfaction.
Gelecekteki araştırmalarla ilgili olarak grup, öğrenci memnuniyetine yönelik ayrıntılı bir anket yapılmasını önermektedir.
Recommendations: Notwithstanding its limitations, the pilot has shown that hybrid teaching can work well at our faculty.
Sınırlılıklarına karşın pilot uygulama, hibrit öğretimin fakültemizde iyi işleyebileceğini göstermiştir.
Dilbilgisi
Edat öbeği nedir? Ardından ne gelir?
in terms of, on behalf of, in spite of gibi öbekler iki-üç sözcükten oluşsa da cümlede tek bir edat gibi davranır. Türkçede bunların karşılığı çoğu zaman bir son ektir ya da “açısından, adına, rağmen” gibi bir son çekim edatıdır ve ismin arkasına gelir: “maliyet açısından”. İngilizcede öbek ismin önüne gelir: in terms of cost.
En önemli kural: Edat öbeğinden sonra isim, isim öbeği, zamir ya da -ing gelir; özne ve yüklem içeren bir cümlecik gelemez. Cümlecik bağlamak istiyorsanız ya bir bağlaç kullanırsınız ya da the fact that ekleyerek cümleciği isme çevirirsiniz.
| Ardından gelen | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| isim öbeği | in spite of the rain | yağmura rağmen |
| zamir | on her behalf | onun adına |
| -ing | instead of renting new rooms | yeni oda kiralamak yerine |
| the fact that + cümlecik | in spite of the fact that it rained | yağmur yağmasına rağmen |
| soru sözcüğü + cümlecik | in terms of how it is used | nasıl kullanıldığı açısından |
- In terms of cost, the pilot was a success. — Maliyet açısından pilot uygulama başarılıydı.
- In addition to teaching, she does research. — Ders vermenin yanı sıra araştırma da yapıyor.
- Despite the fact that it was late, the meeting continued. — Saat geç olmasına rağmen toplantı devam etti.
💡 Öbeklerin sonundaki to (in addition to, prior to, with regard to, contrary to, subject to) mastar işareti değil, edattır. Bu yüzden arkasından fiilin yalın hâli değil, -ing gelir: prior to leaving, with regard to hiring new staff.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçede “yağmur yağmasına rağmen” tek kalıpta söylendiği için In spite of it rained, … ✗ ya da Despite we were tired, … ✗ kurulur. Edat öbeğinden sonra cümlecik gelmez. Doğrusu: In spite of the rain, … ✓ Despite being tired, … ✓ Although we were tired, … ✓ Despite the fact that we were tired, … ✓
Konu ve ilgi: in terms of, with regard to, as for
Raporlarda bir konudan ötekine geçerken “… açısından / … konusunda / … gelince” deriz. İngilizcede bu işi gören öbekler çoktur; anlamları yakındır ama kullanım yerleri biraz farklıdır.
| Öbek | Anlamı | Kullanım |
|---|---|---|
| in terms of | açısından, bakımından | Bir şeyi belli bir ölçüt üzerinden değerlendirir: in terms of cost / quality / time |
| with regard to / with respect to | ile ilgili olarak, konusunda | Resmî; konuyu belirler: with regard to your application |
| regarding / concerning | hakkında | Resmî yazışmada çok sık: regarding your email of 3 May |
| as regards | -e gelince, bakımından | Resmî; cümle başında |
| as for | -e gelince | Önceki konudan yenisine geçiş; biraz daha az resmî |
| in relation to | -e ilişkin; -e oranla | Bir şeyi başka bir şeyle ilişkilendirir |
- In terms of quality, the new model is much better. — Kalite açısından yeni model çok daha iyi.
- With regard to your request, we will contact you next week. — Talebinizle ilgili olarak gelecek hafta sizinle iletişime geçeceğiz.
- As for the budget, nothing has been decided yet. — Bütçeye gelince, henüz hiçbir şeye karar verilmedi.
- Prices are high in relation to average income. — Fiyatlar ortalama gelire oranla yüksek.
💡 in terms of “bir ölçüt açısından” demektir; konu belirtmek için her yerde kullanmayın. “Bu konuda konuşalım” → Let's talk about this. ✓, Let's talk in terms of this. ✗ Ölçüt (maliyet, zaman, kalite, güvenlik) yoksa regarding ya da about seçin.
⚠️ Türklerin tipik hatası: With regards to your letter ✗ ve As regard the budget ✗. Kalıplar sabittir: with regard to (-s yok) ama as regards (-s var). Ayrıca according to yalnızca bir kaynağa göre demektir: according to the report ✓; kişinin kendi görüşü için according to me ✗ yerine in my view ya da in my opinion ✓
Zıtlık ve bağımsızlık: in spite of, despite, notwithstanding, regardless of
“-e rağmen” anlamındaki öbekler beklenmedik bir sonucu bildirir: Teknik sorunlar vardı ama puanlar yükseldi. “-e bakmaksızın” anlamındakiler ise bir etkenin sonucu değiştirmediğini söyler: ders hangisi olursa olsun katılım düşüktü.
| Öbek | Anlamı | Not |
|---|---|---|
| in spite of | -e rağmen | Üç sözcük; of şart |
| despite | -e rağmen | Tek sözcük; of ALMAZ |
| notwithstanding | -e karşın | Çok resmî; ismin önüne ya da arkasına gelebilir |
| regardless of | -e bakmaksızın, ne olursa olsun | Sonucu değiştirmeyen etken |
| irrespective of | -den bağımsız olarak | regardless of ile aynı, daha resmî |
| contrary to | -in aksine | Beklenti ya da iddiayla çelişme |
| as opposed to | -in tersine, -e karşılık | İki şeyi karşılaştırır |
- Despite the heavy traffic, we arrived on time. — Yoğun trafiğe rağmen zamanında vardık.
- The rule applies to all students, regardless of age. — Kural, yaşı ne olursa olsun bütün öğrencilere uygulanır.
- Contrary to our expectations, the costs fell. — Beklentilerimizin aksine maliyetler düştü.
- The course is taught online, as opposed to on campus. — Ders kampüste değil, çevrim içi veriliyor.
💡 YDS'de in spite of / despite ile although / even though aynı soruda seçenek olarak gelir. Boşluktan sonra özne + yüklem varsa bağlaç (although), isim öbeği varsa edat öbeği (despite) doğrudur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Despite of the problems ✗. “-e rağmen”deki “-e” eki of gibi hissedildiği için despitee of eklenir. Doğrusu: despite the problems ✓ ya da in spite of the problems ✓ Ayrıca regardless tek başına zarf olarak “yine de” demektir: It was raining, but we went regardless. ✓; isimle kullanılacaksa of şarttır: regardless the cost ✗ → regardless of the cost ✓
Neden, dayanak ve uygunluk: in view of, on account of, in accordance with
due to, because of, owing to öbeklerini B2'de gördünüz. Resmî metinlerde bunlara ek olarak şu öbekler de neden, dayanak ya da kurala uygunluk bildirir.
| Öbek | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| in view of | göz önünde bulundurularak | in view of the rising costs |
| on account of | yüzünden, nedeniyle | on account of bad weather |
| as a result of | sonucunda | as a result of the new policy |
| thanks to | sayesinde (olumlu sonuç) | thanks to her help |
| on the basis of | -e dayanarak | on the basis of these findings |
| in accordance with | uyarınca, -e uygun olarak | in accordance with the regulations |
| in line with | ile uyumlu, -e paralel | in line with the plan |
| by means of / by way of | aracılığıyla, yoluyla | by means of a questionnaire |
- In view of the results, the program will continue. — Sonuçlar göz önünde bulundurularak program devam edecek.
- The flight was canceled on account of the storm. — Uçuş fırtına nedeniyle iptal edildi.
- Data were collected by means of interviews. — Veriler görüşmeler aracılığıyla toplandı.
- The decision was made in accordance with the law. — Karar yasa uyarınca alındı.
💡 thanks to genellikle olumlu sonuç içindir: Thanks to the new system, we saved time. Olumsuz bir sonuçta alaycı duyulur; tarafsız ifade için because of ya da due to seçin.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-e göre” her yerde according to ile çevrilir: in according to the rules ✗, according to the law, the decision was made (anlam kayar). Bir kurala uygun davranma in accordance with ile anlatılır: in accordance with the rules ✓ “Plana göre ilerliyoruz” → We are progressing in line with the plan. ✓ ya da according to plan ✓ (kalıp).
Ekleme, hariç tutma, yerine koyma ve temsil: in addition to, apart from, instead of, on behalf of
Bu gruptaki öbekler bir şeyi listeye ekler, listeden çıkarır, başka bir şeyin yerine koyar ya da birini temsil eder. Rapor ve resmî yazışmada çok sık geçerler.
| Öbek | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| in addition to / as well as | -in yanı sıra | in addition to the extra workload |
| apart from / aside from | dışında; -in yanı sıra | apart from a one-time investment |
| with the exception of | … hariç | with the exception of two courses |
| instead of / in place of | yerine | instead of renting classrooms |
| on behalf of | adına, namına | on behalf of the Faculty Board |
| in favor of | -den yana, lehine | in favor of continuing the model |
| prior to | -den önce | prior to the pilot |
| in the event of | … hâlinde | in the event of a further rise |
| subject to | -e bağlı, … şartıyla | subject to approval |
- I'm writing on behalf of my colleague, who is ill. — Hasta olan meslektaşım adına yazıyorum.
- Most members voted in favor of the proposal. — Üyelerin çoğu öneri lehine oy verdi.
- In the event of fire, use the stairs. — Yangın hâlinde merdivenleri kullanın.
- All prices are subject to change. — Bütün fiyatlar değişebilir (değişikliğe tabidir).
💡 on behalf of “birinin yerine ve onun adına” konuşmak ya da iş yapmaktır; in favor of ise “bir görüşü desteklemek”tir. “Öğrenciler adına konuştu” → She spoke on behalf of the students.; “Öğrencilerin lehine karar verdi” → He decided in favor of the students.
⚠️ Türklerin tipik hatası: in case of ile in casei karıştırmak. in case of fire = yangın hâlinde (resmî uyarı dili, in the event of ile aynı). Ama bağlaç olan in case “… ihtimaline karşı” demektir: Take an umbrella in case it rains. ✓ (Yağmur yağar diye şemsiye al.) Take an umbrella in case of it rains ✗ Bir de instead of to rent ✗ → instead of renting ✓
YDS stratejisi: edat mı, bağlaç mı?
YDS'nin edat ve bağlaç sorularında genellikle anlam olarak birbirine çok yakın iki seçenek bulunur: biri edat öbeği, öteki bağlaçtır. Doğru cevabı anlamdan önce dilbilgisi belirler. Üç adımlı yöntem: (1) Boşluktan sonraki bölümün yüklemi var mı, bakın. (2) Yüklem varsa bağlaçları, yoksa edat öbeklerini bırakın. (3) Kalanlar arasından iki cümle arasındaki anlam ilişkisine (zıtlık, neden, koşul, ekleme) göre seçin.
| Edat öbeği (+ isim / -ing) | Bağlaç (+ cümlecik) | Anlam |
|---|---|---|
| despite / in spite of | although / even though | -e rağmen |
| because of / due to / owing to | because / since / as | yüzünden, çünkü |
| during | while | sırasında, -ken |
| in case of / in the event of | in case / in the event that | … hâlinde; … ihtimaline karşı |
| instead of | rather than (+ yalın fiil de olur) | yerine |
| in addition to | not only … but also | -in yanı sıra |
| unlike | whereas / while | -den farklı olarak |
- Although the platform was new, most students used it easily. — Platform yeni olmasına rağmen öğrencilerin çoğu onu kolayca kullandı.
- Despite being new, the platform was easy to use. — Yeni olmasına rağmen platformun kullanımı kolaydı.
- Unlike last year, the results were positive. — Geçen yıldan farklı olarak sonuçlar olumluydu.
- Whereas last year's results were poor, this year's were positive. — Geçen yılın sonuçları kötüyken bu yılınkiler olumluydu.
💡 Boşluktan sonra -ing gelmesi sizi yanıltmasın: -ing ile başlayan öbek bir isim öbeğidir, yüklem değildir. ___ having little experience, she got the job. → Despite ✓ Although ✗ (Bağlaç kısaltmasında Although having gibi yapılar seyrek ve sınavda tercih edilmez.)
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçede hem “yağmura rağmen” hem “yağmur yağmasına rağmen” aynı “rağmen” ile kurulduğu için İngilizcede de tek bir sözcük aranır. Oysa İngilizce, arkadan geleni ayırt eder: Because of it was late ✗ → Because it was late ✓ / Because of the late hour ✓ · During we were waiting ✗ → While we were waiting ✓ / During the wait ✓
Kelimeler
- in terms of
açısından, bakımından - with regard to
ile ilgili olarak, konusunda - with respect to
bakımından, ile ilgili olarak (resmî) - regarding
…ile ilgili olarak, …konusunda - as regards
-e gelince, bakımından (resmî) - as for
-e gelince - in relation to
-e ilişkin; -e oranla - on behalf of
adına, namına; yararına - in favor of
-den yana, lehinde - in spite of
-e rağmen - despite
di-SPAYT
…e rağmen (+ isim) - notwithstanding
nat-wiz-STEN-ding
-e karşın, -e rağmen (çok resmî) - regardless of
-e bakmaksızın, ne olursa olsun - irrespective of
i-ri-SPEK-tiv ıv
-den bağımsız olarak, -e bakılmaksızın - in view of
göz önünde bulundurularak, -den dolayı - on account of
yüzünden, nedeniyle (resmî) - in accordance with
uyarınca, -e uygun olarak - in line with
-e paralel olarak, ile uyumlu - by means of
aracılığıyla, yoluyla - in addition to
-e ek olarak, -in yanı sıra - apart from
dışında; -in yanı sıra - instead of
yerine - prior to
PRAY-ır tu
-den önce (resmî) - in the event of
… hâlinde, … durumunda - subject to
-e bağlı, … şartıyla; -e tabi - contrary to
-in aksine, -e aykırı - on the basis of
-e dayanarak, temelinde - with the exception of
… hariç, … dışında - in the absence of
… olmadığında, yokluğunda