📚 Tüm ileri seviye kelime desteleri

Bağlayıcılar ve metin zarfları: C1 seviyesi Rusça kelimeler

Yazılı metinde akışı kuran bağlaçlar, edatlar ve zarflar; YDS cümle tamamlama ve paragraf soruları için. 50 kelime; her birinde örnek cümle, Türkçe anlam ve sesli dinleme.

тем не ме́нее — yine de, buna rağmen

Пого́да была́ плохо́й, тем не ме́нее матч состоя́лся.
Hava kötüydü, buna rağmen maç yapıldı.

всле́дствие (чего́?) — nedeniyle, sonucunda

Рейс был отменён всле́дствие густо́го тума́на.
Uçuş yoğun sis nedeniyle iptal edildi.

вопреки́ (чему́?) — -e rağmen, -in aksine

Вопреки́ прогно́зам, эконо́мика вы́росла на три проце́нта.
Tahminlerin aksine ekonomi yüzde üç büyüdü.

отню́дь (отню́дь не + …) — hiç de, asla (değil)

Э́та зада́ча отню́дь не так проста́, как ка́жется.
Bu görev hiç de göründüğü kadar basit değil.

поско́льку — -diği için, madem ki

Поско́льку вре́мени ма́ло, начнём сра́зу с гла́вного.
Zaman az olduğundan doğrudan asıl konudan başlayalım.

в то вре́мя как — -iken; oysa

Це́ны расту́т, в то вре́мя как зарпла́ты стоя́т на ме́сте.
Fiyatlar artarken maaşlar yerinde sayıyor.

ины́ми слова́ми — başka bir deyişle

Прое́кт не оку́пится, ины́ми слова́ми, мы потеря́ем де́ньги.
Proje kendini amorti etmeyecek, başka bir deyişle para kaybedeceğiz.

в ча́стности — özellikle, bilhassa

Мы обсуди́ли ряд вопро́сов, в ча́стности бюдже́т на сле́дующий год.
Bir dizi konuyu, özellikle de gelecek yılın bütçesini görüştük.

впро́чем — gerçi, aslında; neyse

Фильм мне не понра́вился, впро́чем, кри́тики его́ хвали́ли.
Film hoşuma gitmedi; gerçi eleştirmenler övdü.

сле́довательно — dolayısıyla, demek ki

Он не отве́тил, сле́довательно, письмо́ до него́ не дошло́.
Cevap vermedi; demek ki mektup ona ulaşmamış.

благодаря́ (чему́?) — sayesinde

Благодаря́ но́вым техноло́гиям лече́ние ста́ло деше́вле.
Yeni teknolojiler sayesinde tedavi ucuzladı.

ввиду́ (чего́?) — nedeniyle, göz önünde tutularak

Ввиду́ плохо́й пого́ды экску́рсия перено́сится на за́втра.
Kötü hava nedeniyle gezi yarına erteleniyor.

наряду́ с (кем? чем?) — -in yanı sıra, ile birlikte

Наряду́ с кирги́зским языко́м в стране́ широко́ испо́льзуется ру́сский.
Ülkede Kırgızcanın yanı sıra Rusça da yaygın olarak kullanılıyor.

несмотря́ на (что?) — -e rağmen

Несмотря́ на по́здний час, в метро́ бы́ло мно́го наро́ду.
Geç saate rağmen metroda çok insan vardı.

в связи́ с (чем?) — nedeniyle; ile ilgili olarak

В связи́ с ремо́нтом музе́й закры́т до ма́рта.
Tadilat nedeniyle müze marta kadar kapalı.

по ме́ре (чего́?) — -dikçe, ölçüsünde

По ме́ре разви́тия го́рода росли́ и его́ пробле́мы.
Şehir geliştikçe sorunları da büyüdü.

в результа́те (чего́?) — sonucunda

В результа́те ава́рии пострада́ли три челове́ка.
Kaza sonucunda üç kişi yaralandı.

таки́м о́бразом — böylece, dolayısıyla

Таки́м о́бразом, на́ша гипо́теза подтверди́лась.
Böylece hipotezimiz doğrulandı.

ита́к — evet, şimdi; özetle

Ита́к, подведём ито́ги на́шей встре́чи.
Evet, şimdi toplantımızı özetleyelim.

бо́лее того́ — üstelik, dahası, hatta

Он не извини́лся, бо́лее того́, обвини́л во всём нас.
Özür dilemedi; dahası, her şey için bizi suçladı.

ме́жду тем — bu arada; oysa

Все спо́рят о пла́нах, ме́жду тем вре́мя ухо́дит.
Herkes planlar üzerine tartışıyor, oysa zaman geçiyor.

в отли́чие от (кого́? чего́?) — -den farklı olarak

В отли́чие от бра́та, она́ лю́бит матема́тику.
Erkek kardeşinden farklı olarak o matematiği sever.

по сравне́нию с (кем? чем?) — ile karşılaştırıldığında, -e kıyasla

По сравне́нию с про́шлым го́дом це́ны вы́росли вдво́е.
Geçen yıla kıyasla fiyatlar iki katına çıktı.

в це́лом — genel olarak, bütünüyle

В це́лом конфере́нция прошла́ успе́шно.
Genel olarak konferans başarılı geçti.

в су́щности — aslında, özünde

В су́щности, мы говори́м об одно́м и том же.
Aslında aynı şeyden söz ediyoruz.

и́бо — çünkü (kitabi)

Спеши́ть нельзя́, и́бо оши́бка обойдётся сли́шком до́рого.
Acele etmemek gerek, çünkü bir hata çok pahalıya patlar.

да́бы — -mek için (eskimiş, kitabi)

Он говори́л ти́хо, да́бы не разбуди́ть дете́й.
Çocukları uyandırmamak için alçak sesle konuşuyordu.

с тем что́бы — amacıyla, -mek için

Прави́тельство сни́зило нало́ги, с тем что́бы привле́чь инве́сторов.
Hükûmet yatırımcıları çekmek amacıyla vergileri düşürdü.

в це́лях (чего́?) — amacıyla

В це́лях безопа́сности вход в зда́ние закры́т.
Güvenlik amacıyla binaya giriş kapatıldı.

при усло́вии, что — şartıyla, -mesi koşuluyla

Я соглашу́сь при усло́вии, что вы сдади́те рабо́ту в срок.
İşi zamanında teslim etmeniz şartıyla kabul ederim.

зато́ — buna karşılık, ama öte yandan

Кварти́ра ма́ленькая, зато́ в це́нтре го́рода.
Daire küçük ama buna karşılık şehir merkezinde.

а и́менно — yani, şöyle ki

Нам нужны́ три ве́щи, а и́менно вре́мя, де́ньги и терпе́ние.
Bize üç şey gerekiyor, yani zaman, para ve sabır.

в ито́ге — sonunda, neticede; toplamda

Мы до́лго спо́рили, но в ито́ге пришли́ к компроми́ссу.
Uzun süre tartıştık ama sonunda bir uzlaşmaya vardık.

в конце́ концо́в — nihayetinde; ne de olsa

В конце́ концо́в, ка́ждый сам отвеча́ет за свой вы́бор.
Ne de olsa herkes kendi seçiminden kendisi sorumludur.

пре́жде всего́ — her şeyden önce

Пре́жде всего́ на́до поня́ть причи́ны кри́зиса.
Her şeyden önce krizin nedenlerini anlamak gerekir.

с друго́й стороны́ — öte yandan

Рабо́та интере́сная, с друго́й стороны́, пла́тят за неё ма́ло.
İş ilginç; öte yandan karşılığında az para veriyorlar.

в свою́ о́чередь — kendi payına, o da

Мини́стр, в свою́ о́чередь, пообеща́л вы́делить сре́дства.
Bakan da kendi payına kaynak ayırma sözü verdi.

соотве́тственно — buna bağlı olarak; sırasıyla

Спрос вы́рос, соотве́тственно, вы́росли и це́ны.
Talep arttı, buna bağlı olarak fiyatlar da yükseldi.

в соотве́тствии с (чем?) — uyarınca, -e uygun olarak

Все реше́ния принима́ются в соотве́тствии с уста́вом.
Tüm kararlar tüzüğe uygun olarak alınır.

согла́сно (чему́?) — -e göre, uyarınca

Согла́сно после́дним да́нным, безрабо́тица сни́зилась.
Son verilere göre işsizlik azaldı.

в си́лу (чего́?) — nedeniyle, gereği

В си́лу ря́да причи́н прое́кт был приостано́влен.
Çeşitli nedenlerle proje askıya alındı.

тем бо́лее — hele ki, üstelik, kaldı ki

Мне не хо́чется выходи́ть, тем бо́лее идёт дождь.
Dışarı çıkmak istemiyorum, hele ki yağmur yağıyor.

тем са́мым — böylelikle, bununla

Компа́ния сни́зила це́ны и тем са́мым привлекла́ но́вых клие́нтов.
Şirket fiyatları düşürdü ve böylelikle yeni müşteriler çekti.

в проти́вном слу́чае — aksi takdirde

Опла́тите счёт до пя́тницы, в проти́вном слу́чае до́ступ бу́дет закры́т.
Faturayı cumaya kadar ödeyin, aksi takdirde erişim kapatılacak.

напро́тив — aksine; karşısında

Он не испуга́лся, напро́тив, э́то его́ рассмеши́ло.
Korkmadı, aksine bu onu güldürdü.

причём — hem de, üstelik

Он вы́играл, причём без вся́кой подгото́вки.
Kazandı, hem de hiç hazırlık yapmadan.

невзира́я на (что?) — -e aldırmadan, -e rağmen

Невзира́я на угро́зы, журнали́ст продо́лжил рассле́дование.
Tehditlere aldırmadan gazeteci araştırmasını sürdürdü.

поми́мо (кого́? чего́?) — -in yanı sıra; dışında

Поми́мо зарпла́ты, сотру́дники получа́ют пре́мии.
Çalışanlar maaşın yanı sıra prim de alıyor.

исходя́ из (чего́?) — -den yola çıkarak

Исходя́ из э́тих да́нных, мо́жно сде́лать сле́дующий вы́вод.
Bu verilerden yola çıkarak şu sonuca varılabilir.

с учётом (чего́?) — dikkate alınarak, hesaba katılarak

Бюдже́т соста́влен с учётом инфля́ции.
Bütçe enflasyon dikkate alınarak hazırlandı.

🧠 Bu desteyi aralıklı tekrarla çalış

🕊️ Dilmaçım ile ücretsiz Rusça öğren →