A2 · Ünite 12: Mektup ve mesaj (Письмо)
Bağlaçlar: потому что, поэтому, если, когда
Metin: Пое́дешь с на́ми?
Burak, Almatı'da bir Türk inşaat şirketinde mühendis olarak çalışıyor. Kazak arkadaşı Dana, onu hafta sonu Şımbulak'a, dağa davet ediyor. İkisi WhatsApp'ta yazışıyor; son iki mesaj akşam, Burak müdürüyle konuştuktan sonra geliyor.
Да́на: Бура́к, приве́т! Что ты де́лаешь в суббо́ту? Мы с друзья́ми е́дем в го́ры, на Шымбула́к. Пое́дешь с на́ми?
Burak, selam! Cumartesi ne yapıyorsun? Arkadaşlarla dağa, Şımbulak'a gidiyoruz. Bizimle gelir misin?
Бура́к: Приве́т, Да́на! Спаси́бо, о́чень хочу́! Но я ещё не зна́ю, потому́ что в суббо́ту у нас, мо́жет быть, бу́дет рабо́та.
Selam Dana! Teşekkürler, çok isterim! Ama henüz bilmiyorum, çünkü cumartesi belki iş olacak.
Да́на: Жаль! А когда́ ты узна́ешь?
Yazık! Peki ne zaman öğrenirsin?
Бура́к: Сего́дня ве́чером. Е́сли в суббо́ту я не бу́ду рабо́тать, я обяза́тельно пое́ду.
Bu akşam. Cumartesi çalışmazsam kesinlikle gelirim.
Да́на: Отли́чно! Мы выезжа́ем ра́но, в семь утра́, поэ́тому встать на́до в шесть.
Harika! Erken, sabah yedide yola çıkıyoruz, bu yüzden altıda kalkmak gerek.
Бура́к: В шесть?! Ну ла́дно. А почему́ так ра́но?
Altıda mı?! Peki, tamam. Ama neden bu kadar erken?
Да́на: Потому́ что днём на доро́ге мно́го маши́н. И е́сли мы прие́дем ра́но, там бу́дет ме́ньше люде́й.
Çünkü gündüz yolda çok araba oluyor. Bir de erken varırsak orada daha az insan olur.
Бура́к: Поня́тно. А что взять с собо́й? Я пе́рвый раз е́ду в го́ры зимо́й.
Anladım. Yanıma ne alayım? Kışın dağa ilk kez gidiyorum.
Да́на: Тёплую ку́ртку, ша́пку и перча́тки. Там о́чень хо́лодно, осо́бенно когда́ ду́ет ве́тер.
Kalın bir mont, bere ve eldiven. Orası çok soğuk, özellikle rüzgâr estiğinde.
Бура́к: У меня́ нет перча́ток, поэ́тому за́втра я их куплю́.
Eldivenim yok, bu yüzden yarın alırım.
Да́на: Не покупа́й! Е́сли хо́чешь, я возьму́ для тебя́ перча́тки бра́та.
Alma! İstersen senin için abimin eldivenlerini alırım.
Бура́к: Спаси́бо, ты настоя́щий друг! Я напишу́ тебе́, когда́ поговорю́ с нача́льником.
Teşekkürler, sen gerçek bir dostsun! Müdürle konuşunca sana yazarım.
Бура́к: Да́на, хоро́шие но́вости! В суббо́ту я свобо́ден, поэ́тому е́ду с ва́ми!
Dana, iyi haber! Cumartesi boşum, bu yüzden sizinle geliyorum!
Да́на: Ура́! Тогда́ до суббо́ты. Е́сли бу́дут вопро́сы, пиши́!
Yaşasın! O zaman cumartesiye kadar. Sorun olursa yaz!
Бура́к: Обяза́тельно. Пока́!
Mutlaka. Görüşürüz!
Dilbilgisi
Потому́ что: çünkü
Türkçede sebebi çoğu zaman fiile ek getirerek söyleriz: “İş olacağı için bilmiyorum.” Rusçada ek yoktur; sebep, başına потому́ что gelen ayrı bir cümleyle verilir. Bu, Türkçedeki “çünkü” sözcüğünün tam karşılığıdır.
- Я не зна́ю, потому́ что у нас бу́дет рабо́та. — Bilmiyorum, çünkü iş olacak. (İş olacağı için bilmiyorum.)
- Она́ не пришла́, потому́ что заболе́ла. — Gelmedi, çünkü hastalandı.
Soru sözcüğü почему́? (neden?) sorusunun cevabı da потому́ что ile başlar. Konuşmada cevap tek başına bu bağlaçla başlayabilir.
- — Почему́ так ра́но? — Потому́ что днём мно́го маши́н. — — Neden bu kadar erken? — Çünkü gündüz çok araba oluyor.
💡 Okunuşa dikkat: потому́ что iki sözcük gibi yazılır ama tek bir vurguyla, akıcı biçimde söylenir: “pa-ta-MU-şta”. что burada da “şto” değil, vurgusuz “şta” olur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “çünkü”yü yalnızca что ile çevirmek: Я не иду́, что я бо́лен yanlıştır. Doğrusu: Я не иду́, потому́ что я бо́лен. Bağlacın iki parçası da gereklidir.
Поэ́тому: bu yüzden
поэ́тому sonucu bildirir: önce sebep söylenir, sonra “bu yüzden” denir. Türkçedeki “bu yüzden, o yüzden, bu nedenle”nin karşılığıdır. потому́ что ile aynı olayı ters yönden anlatır.
| Rusça | Sıra | Türkçe |
|---|---|---|
| Я свобо́ден, поэ́тому е́ду с ва́ми. | sebep → sonuç | Boşum, bu yüzden sizinle geliyorum. |
| Я е́ду с ва́ми, потому́ что я свобо́ден. | sonuç ← sebep | Sizinle geliyorum, çünkü boşum. |
| У меня́ нет перча́ток, поэ́тому я их куплю́. | sebep → sonuç | Eldivenim yok, bu yüzden alacağım. |
| Я куплю́ перча́тки, потому́ что у меня́ их нет. | sonuç ← sebep | Eldiven alacağım, çünkü yok. |
💡 Kolay bir hile: поэ́тому = по + э́тому, yani kelimesi kelimesine “buna göre, bundan dolayı”. Önce “bu”nun ne olduğunu söylemelisiniz; bu yüzden поэ́тому cümlenin ikinci yarısında durur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: ses benzerliği yüzünden поэ́тому, потому́ ve почему́ sözlerini karıştırmak. Ezber cümlesi: Почему́? — neden? Потому́ что — çünkü. Поэ́тому — bu yüzden. Ayrıca поэ́тому что diye bir bağlaç yoktur.
Е́сли: eğer … -se
Türkçede koşulu fiile -se / -sa ekleyerek kurarız: “Çalışmazsam gelirim.” Rusçada koşul cümlesinin başına е́сли (eğer) gelir; fiil ek almaz. Koşul cümlesi ana cümleden virgülle ayrılır ve önde ya da arkada durabilir.
- Е́сли хо́чешь, я возьму́ перча́тки бра́та. — İstersen abimin eldivenlerini alırım.
- Е́сли бу́дут вопро́сы, пиши́! — Sorun olursa yaz!
- Я пое́ду, е́сли не бу́ду рабо́тать. — Çalışmazsam giderim.
Çok önemli: koşul gelecekle ilgiliyse Rusçada iki cümlede de gelecek zaman kullanılır. Türkçede “gelirsen” deriz ve gelecek eki koşul cümlesinde görünmez; Rusça ise mantığı izler: gelme olayı da gelecekte olacağı için gelecek zamandadır.
| Rusça | Koşul cümlesi | Türkçe |
|---|---|---|
| Е́сли ты придёшь, мы пойдём в кино́. | gelecek (придёшь) | Gelirsen sinemaya gideriz. |
| Е́сли пого́да бу́дет хоро́шая, мы пое́дем в го́ры. | gelecek (бу́дет) | Hava iyi olursa dağa gideriz. |
| Е́сли мы прие́дем ра́но, там бу́дет ме́ньше люде́й. | gelecek (прие́дем) | Erken varırsak orada daha az insan olur. |
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe “hava iyi ise” yapısından dolayı gelecekten söz ederken şimdiki zaman kullanmak: Е́сли за́втра пого́да хоро́шая, мы пое́дем diye kurulan cümle kulağa yanlış gelir. Doğrusu: Е́сли за́втра пого́да бу́дет хоро́шая, мы пое́дем.
Когда́: … -ınca, … -dığında
когда́ sözcüğünü A1'den soru olarak biliyorsunuz: Когда́ ты придёшь? (Ne zaman geleceksin?). Aynı sözcük bağlaç olarak da kullanılır ve Türkçedeki -ınca, -dığında, -dığı zaman eklerinin karşılığıdır.
- Я напишу́ тебе́, когда́ поговорю́ с нача́льником. — Müdürle konuşunca sana yazarım.
- Там хо́лодно, когда́ ду́ет ве́тер. — Rüzgâr estiğinde orası soğuk olur.
- Когда́ я жил в Анкаре́, я ча́сто ходи́л в теа́тр. — Ankara'da yaşadığımda sık sık tiyatroya giderdim.
е́сли gibi когда́ da gelecekten söz ederken iki cümlede de gelecek zaman ister. Bir eylem bittikten sonra öteki başlıyorsa genellikle tamamlanmış görünüş seçilir: когда́ поговорю́ — konuşmayı bitirince.
💡 е́сли mi, когда́ mı? Olacağından emin değilseniz е́сли: Е́сли я бу́ду свобо́ден… (boş olursam…). Olacağı kesinse когда́: Когда́ я прие́ду домо́й… (eve varınca…). Türkçede de “gelirsen” ile “gelince” arasında aynı fark vardır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: когда́ cümlesinde gelecek yerine şimdiki zaman kullanmak. Когда́ я приезжа́ю, я позвоню́ yanlıştır; doğrusu: Когда́ я прие́ду, я позвоню́ (Varınca ararım).
Bağlaç başta, virgül önde
Türkçede bağlama işini çoğu zaman fiilin sonundaki ek yapar: gel-ince, gel-irse, gel-diği için. Rusçada bu iş cümlenin başındaki bağlaçla yapılır ve fiil olduğu gibi kalır. Kısacası Türkçede “sonda ek”, Rusçada “başta sözcük” vardır.
| Rusça bağlaç | Türkçe karşılığı | Rusça örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| потому́ что | -dığı için, çünkü | …, потому́ что уста́л. | yorulduğu için |
| поэ́тому | bu yüzden | …, поэ́тому я до́ма. | bu yüzden evdeyim |
| е́сли | -se / -sa | Е́сли придёшь, … | gelirsen |
| когда́ | -ınca, -dığında | Когда́ придёшь, … | gelince |
Bu bağlaçlardan önce virgül her zaman konur; bağlaçlı cümle öndeyse virgül onun sonuna gelir: Е́сли бу́дут вопро́сы, пиши́! — Пиши́, е́сли бу́дут вопро́сы!
💡 е́сли cümlesinden sonra ana cümle то (o zaman) ile de başlayabilir: Е́сли ты свобо́ден, то пое́дем с на́ми. Bu то Türkçedeki “o zaman”a benzer; konuşmada çoğu zaman düşer.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki sıraya uyup bağlacı cümlenin sonuna koymaya çalışmak ya da virgülü unutmak. Я до́ма уста́л потому́ что yanlıştır; doğrusu: Я до́ма, потому́ что уста́л.
Mesaj ve mektup kalıpları
Rusçada samimi mesajlar ve resmî mektuplar farklı kalıplarla başlar ve biter. Türkçedeki “Sevgili …”, “Sayın …”, “Saygılarımla” ayrımı Rusçada da vardır.
| Rusça | Nerede? | Türkçe |
|---|---|---|
| Приве́т! / Здра́вствуй! | arkadaşa, başlangıç | Selam! / Merhaba! |
| Дорого́й Ахме́т! / Дорога́я Да́на! | yakın birine mektup | Sevgili Ahmet! / Sevgili Dana! |
| Уважа́емый господи́н Петро́в! | resmî mektup | Sayın Bay Petrov! |
| Как дела́? Что но́вого? | mesajın başı | Nasılsın? Ne var ne yok? |
| Пиши́! / Отве́ть, когда́ смо́жешь. | kapanıştan önce | Yaz! / Fırsat bulunca cevap ver. |
| Обнима́ю! / Целу́ю! | samimi kapanış | Sarılıyorum! / Öpüyorum! |
| С уваже́нием, Мехме́т Йылма́з | resmî kapanış | Saygılarımla, Mehmet Yılmaz |
💡 Rusça mektupta hitaptan sonra genellikle ünlem işareti konur: Дорога́я Да́на! Türkçedeki gibi virgül de kullanılabilir, ama ünlem daha yaygındır. Resmî mektupta karşı tarafa her zaman Вы denir ve büyük harfle yazılır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: дорого́й sözünü resmî bir mektupta kullanmak. “Sevgili” yalnızca yakın kişilere yazılır; iş mektubunda Уважа́емый / Уважа́емая (Sayın) kullanılır.
Kelimeler
- потому́ что
pa-ta-MU şta
çünkü, … -dığı için - почему́?
pa-çi-MU
neden? niçin? - поэ́тому
pa-E-ta-mu
bu yüzden, bu nedenle - е́сли
YES-li
eğer, … -se / -sa - когда́
kag-DA
ne zaman?; … -ınca, … -dığında - сообще́ние
sa-ap-ŞÇE-ni-ye
mesaj - письмо́
pis'-MO
mektup - писа́ть / написа́ть
pi-SAT' / na-pi-SAT'
yazmak - отве́тить (кому́?)
at-VYE-tit'
cevap vermek - узна́ть
uz-NAT'
tanımak; öğrenmek - свобо́ден / свобо́дна
sva-BO-din / sva-BOD-na
boş, müsait (erkek / kadın) - мо́жет быть
MO-jıt bıt'
belki - обяза́тельно
a-bi-ZA-til'-na
mutlaka - жаль
JAL'
yazık, ne yazık ki - по́нятно
PO-nyat-na
anlaşıldı, anlıyorum - ла́дно
LAD-na
peki, tamam, neyse - выезжа́ть
vı-yi-JAT'
yola çıkmak (araçla) - ра́но
RA-na
erken - доро́га
da-RO-ga
yol; yolculuk - взять с собо́й
VZYAT' s sa-BOY
yanına almak - ку́ртка
KURT-ka
mont, ceket - ша́пка
ŞAP-ka
bere, şapka - перча́тки
pir-ÇAT-ki
eldiven(ler) - ве́тер
VYE-tir
rüzgâr - нача́льник
na-ÇAL'-nik
amir, şef - настоя́щий друг
nas-ta-YA-şçiy DRUK
gerçek dost - дорого́й / дорога́я
da-ra-GOY / da-ra-GA-ya
sevgili (mektupta hitap) - обнима́ю
ab-ni-MA-yu
sarılıyorum, kucaklıyorum (mektup sonu) - с уваже́нием
s u-va-JE-ni-yem
saygılarımla