B1 · Ünite 3: İş hayatı (Работа)
Görünüş: ileri kullanım
Metin: Пе́рвый ме́сяц на но́вой рабо́те
Murat, Almatı'da bir Türk turizm acentesinin şubesini yönetiyor. Bir ay önce işe başlayan Kazak çalışanı Dina ile haftalık toplantı yapıyorlar. Metinde aynı fiilin tamamlanmış ve tamamlanmamış biçimlerinin hangi durumda seçildiğine dikkat edin: [[приходи'л]] ile [[ушёл]], [[не на'до иска'ть]], [[за два дня]], [[не опа'здывайте]]…
Мура́т: До́брое у́тро, Ди́на! Проходи́те, сади́тесь. Как прошёл ваш пе́рвый ме́сяц у нас?
Günaydın Dina! Buyurun, oturun. Bizdeki ilk ayınız nasıl geçti?
Ди́на: Спаси́бо, хорошо́. Снача́ла бы́ло тру́дно, но за ме́сяц я мно́гому научи́лась.
Teşekkürler, iyi. Başta zordu ama bir ayda çok şey öğrendim.
Мура́т: Я ви́жу. Вы уже́ подгото́вили отчёт для Анкары́?
Görüyorum. Ankara için raporu hazırladınız mı?
Ди́на: Да, я гото́вила его́ всю неде́лю и вчера́ наконе́ц зако́нчила. Я уже́ отпра́вила его́ по электро́нной по́чте.
Evet, bütün hafta onu hazırladım ve dün nihayet bitirdim. E-postayla gönderdim bile.
Мура́т: Отли́чно. Кста́ти, вчера́ ве́чером кто́-нибудь приходи́л в о́фис?
Harika. Bu arada, dün akşam ofise biri gelmiş miydi?
Ди́на: Приходи́л курье́р из ба́нка. Он принёс докуме́нты и сра́зу ушёл.
Bankadan bir kurye gelmişti. Belgeleri getirdi ve hemen gitti.
Мура́т: А где они́? Я не ви́дел их на столе́.
Peki nerede onlar? Masada görmedim.
Ди́на: Я положи́ла их в ваш шкаф. Их нельзя́ бы́ло оставля́ть на столе́: там ли́чные да́нные клие́нтов.
Dolabınıza koydum. Masada bırakılmamalıydı: içinde müşterilerin kişisel verileri var.
Мура́т: Пра́вильно сде́лали. Тепе́рь о гла́вном: в суббо́ту к нам приезжа́ет гру́ппа тури́стов из Изми́ра.
Doğru yapmışsınız. Şimdi asıl konuya gelelim: cumartesi İzmir'den bir turist grubu geliyor.
Ди́на: Ско́лько челове́к? Я могу́ сейча́с же нача́ть иска́ть гости́ницу.
Kaç kişi? Hemen şimdi otel aramaya başlayabilirim.
Мура́т: Два́дцать челове́к. Гости́ницу иска́ть не на́до, я уже́ заброни́ровал. А вот трансфе́р из аэропо́рта на́до заказа́ть сего́дня.
Yirmi kişi. Otel aramanıza gerek yok, ben ayırttım. Ama havalimanından transferi bugün ayarlamak lazım.
Ди́на: Хорошо́, я сра́зу позвоню́ в тра́нспортную компа́нию. А экску́рсии?
Tamam, hemen ulaşım şirketini arayacağım. Ya geziler?
Мура́т: Програ́мму экску́рсий я бу́ду писа́ть за́втра, а вы, пожа́луйста, прове́рьте це́ны в музе́ях.
Gezi programını yarın yazacağım; siz de lütfen müzelerdeki fiyatları kontrol edin.
Ди́на: Обяза́тельно. Ско́лько у меня́ вре́мени?
Mutlaka. Ne kadar vaktim var?
Мура́т: Не торопи́тесь. Е́сли сде́лаете за два дня, бу́дет прекра́сно.
Acele etmeyin. İki günde yaparsanız harika olur.
Ди́на: Ду́маю, я сде́лаю за оди́н день. Я ведь три го́да рабо́тала ги́дом и хорошо́ зна́ю э́ти музе́и.
Sanırım bir günde yaparım. Ne de olsa üç yıl rehberlik yaptım ve bu müzeleri iyi tanıyorum.
Мура́т: Поэ́тому я вас и взял на рабо́ту! То́лько, пожа́луйста, не опа́здывайте в суббо́ту: самолёт прилета́ет в семь утра́.
Sizi işe de bu yüzden aldım zaten! Yalnız lütfen cumartesi geç kalmayın: uçak sabah yedide iniyor.
Ди́на: Не волну́йтесь, я не опозда́ю. Я всегда́ прихожу́ во́время.
Merak etmeyin, geç kalmam. Her zaman zamanında gelirim.
Dilbilgisi
Olgu bildiren tamamlanmamış görünüş
A2'de öğrendik: НСВ süreç ve tekrar, СВ tek seferlik sonuç bildirir. B1'de buna önemli bir kural ekliyoruz: Bir eylemin yapılıp yapılmadığını, yani yalnızca olguyu soruyor ya da bildiriyorsak, eylem bitmiş olsa bile НСВ kullanılır. Burada önemli olan sonuç değil, “böyle bir şey oldu mu?” sorusudur.
- Вы чита́ли э́ту кни́гу? — Да, чита́л. — Bu kitabı okudunuz mu? — Evet, okudum.
- Вы когда́-нибудь рабо́тали в тури́зме? — Hiç turizmde çalıştınız mı?
- Я уже́ смотре́л э́тот фильм. — Bu filmi zaten izledim (izlemiştim).
Karşılaştırın: olgu sorusunda НСВ, beklenen bir sonucun sorulduğu durumda СВ:
| Rusça | Görünüş | Ne soruluyor? |
|---|---|---|
| Вы чита́ли отчёт? | НСВ | Okuma olayı oldu mu? (genel olgu) |
| Вы прочита́ли отчёт? | СВ | Okuyup bitirdiniz mi? (iş bitti mi?) |
| Ты когда́-нибудь гото́вил плов? | НСВ | Hiç pilav yaptın mı? (deneyim) |
| Ты пригото́вил плов? | СВ | Pilavı yaptın mı? (yemek hazır mı?) |
💡 Türkçede iki soru da aynıdır: “Raporu okudunuz mu?” Rusçada seçim, sorunun amacına bağlıdır. Patronunuz “iş bitti mi, hazır mı?” diye soruyorsa Вы прочита́ли?, “bu metni hiç gördünüz mü?” diye soruyorsa Вы чита́ли? der.
⚠️ Türklerin tipik hatası: deneyim sorarken (“Hiç … yaptınız mı?”) СВ kullanmak. Вы когда́-нибудь съе́здили в Москву́? doğal değildir; deneyim soruluyorsa НСВ gerekir: Вы когда́-нибудь е́здили в Москву́? ya da Вы бы́ли в Москве́?
İptal edilmiş sonuç: приходи́л mı, пришёл mı?
Bazı НСВ fiiller geçmiş zamanda “yapıldı ve geri alındı” anlamı verir: biri geldi ve gitti, pencere açıldı ve kapandı, bir şey alındı ve geri verildi. СВ ise sonucun hâlâ sürdüğünü gösterir.
| Rusça | Türkçe | Şu anki durum |
|---|---|---|
| Ко мне приходи́л курье́р. | Kurye gelmişti. | Artık burada değil. |
| Ко мне пришёл курье́р. | Kurye geldi. | Şu an burada. |
| Кто открыва́л окно́? | Pencereyi kim açtı? | Pencere şimdi kapalı. |
| Кто откры́л окно́? | Pencereyi kim açtı? | Pencere hâlâ açık. |
| Я брал твой зонт. | Şemsiyeni almıştım. | Geri getirdim. |
| Я взял твой зонт. | Şemsiyeni aldım. | Şemsiye bende. |
| Ле́том к нам приезжа́л брат. | Yazın ağabeyim gelmişti. | Geri döndü. |
Bu anlamı veren başlıca fiil çiftleri: приходи́ть / прийти́, приезжа́ть / прие́хать, брать / взять, открыва́ть / откры́ть, включа́ть / включи́ть, поднима́ться / подня́ться, дава́ть / дать.
💡 Türkçede bu fark çoğu zaman “-mişti” ekiyle verilir: “Kurye gelmişti (gitti)”. Rusçada приходи́л bu “gelip gitti” anlamını tek başına taşır; ayrıca açıklamaya gerek yoktur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: dönülmüş bir yolculuk için СВ kullanmak. Tatilden döndükten sonra Ле́том я пое́хал в Анта́лью derseniz, “yazın Antalya'ya yola çıktım (hâlâ oradayım)” gibi anlaşılır. Doğrusu: Ле́том я е́здил в Анта́лью ya da Ле́том я был в Анта́лье.
Süre ve sonuç: два часа́ / за два часа́
Bir eylemin ne kadar sürdüğünü söylerken edatsız süre + НСВ, eylemin ne kadar sürede tamamlandığını söylerken за + belirtme hâli + СВ kullanılır. Türkçedeki “iki saat yazdım” ile “iki saatte yazdım” farkının aynısıdır.
| Rusça | Yapı | Türkçe |
|---|---|---|
| Я писа́л отчёт два часа́. | НСВ + süre | Raporu iki saat yazdım. |
| Я написа́л отчёт за два часа́. | СВ + за | Raporu iki saatte yazdım. |
| Она́ гото́вила обе́д всё у́тро. | НСВ + süre | Bütün sabah yemek yaptı. |
| Она́ пригото́вила обе́д за час. | СВ + за | Yemeği bir saatte hazırladı. |
начина́ть / нача́ть, конча́ть / зако́нчить, продолжа́ть, переста́ть gibi başlama ve bitirme fiillerinden sonra mastar her zaman НСВ olur, çünkü başlayan ya da biten şey bir süreçtir.
- Мы начина́ем рабо́тать в де́вять. — Dokuzda çalışmaya başlıyoruz.
- Ди́на зако́нчила писа́ть отчёт. — Dina raporu yazmayı bitirdi.
- Он переста́л кури́ть. — Sigarayı bıraktı.
⚠️ Türklerin tipik hatası: нача́ть'tan sonra СВ mastar kullanmak. Я на́чал написа́ть письмо́ yanlış, doğrusu Я на́чал писа́ть письмо́. Aynı şekilde Я написа́л письмо́ два часа́ de yanlıştır: edatsız süre ifadesi НСВ ister.
Olumsuzlukta görünüş: не на́до, нельзя́
Olumlu cümlede на́до (gerekir) iki görünüşle de kullanılabilir. Ama olumsuz не на́до, не ну́жно, не сто́ит (gerek yok, değmez) ile mastar neredeyse her zaman НСВ olur.
- На́до заказа́ть трансфе́р. — Не на́до зака́зывать, я уже́ заказа́л. — Transfer ayarlamak lazım. — Ayarlamana gerek yok, ben ayarladım.
- Не сто́ит покупа́ть э́ту кни́гу. — Bu kitabı almaya değmez.
нельзя́ ile görünüş seçimi anlamı değiştirir: НСВ → yasak (yapmamalısın), СВ → imkânsızlık (yapılamıyor).
| Rusça | Anlam | Türkçe |
|---|---|---|
| Здесь нельзя́ фотографи́ровать. | yasak (НСВ) | Burada fotoğraf çekmek yasak. |
| Здесь нельзя́ сфотографи́ровать: сли́шком те́мно. | imkânsız (СВ) | Burada fotoğraf çekilemez: çok karanlık. |
| Э́ту дверь нельзя́ открыва́ть. | yasak (НСВ) | Bu kapı açılmamalı. |
| Э́ту дверь нельзя́ откры́ть. | imkânsız (СВ) | Bu kapı açılamıyor. |
Olumsuz geçmişte hiç gerçekleşmemiş eylem için de НСВ kullanılır: Я не брал ва́шу па́пку (Dosyanızı hiç almadım). Olumsuz СВ ise beklenen bir sonucun gerçekleşmediğini gösterir: Клие́нт не позвони́л (Müşteri — beklediğimiz hâlde — aramadı).
⚠️ Türklerin tipik hatası: “gerek yok” derken СВ kullanmak: Не на́до позвони́ть yanlış, Не на́до звони́ть doğru. Ayrıca нельзя́ откры́ть ile нельзя́ открыва́ть farkını karıştırmak ciddi yanlış anlamalara yol açar: birincisi “açılmıyor”, ikincisi “açmak yasak”.
Emir kipinde görünüş
Olumlu emirde belirli, tek seferlik bir istek için СВ kullanılır: Прове́рьте, пожа́луйста, це́ны. НСВ emir ise şu durumlarda tercih edilir: 1) davet ve nezaket kalıpları (Проходи́те, сади́тесь!); 2) “haydi, başlayın” anlamında (Пиши́те!, Расска́зывайте!); 3) tekrarlanan eylemler (Звони́те мне ка́ждый ве́чер).
| Rusça | Görünüş | Durum | Türkçe |
|---|---|---|---|
| Закро́йте дверь, пожа́луйста. | СВ | tek, belirli istek | Kapıyı kapatır mısınız lütfen. |
| Проходи́те, сади́тесь! | НСВ | davet, nezaket | Buyurun, oturun! |
| Ну, расска́зывайте! | НСВ | başlamaya teşvik | Eee, anlatın bakalım! |
| Не опа́здывайте! | НСВ | olumsuz emir (yapmayın) | Geç kalmayın! |
| Не опозда́йте! | СВ | uyarı (aman, olmasın) | Aman geç kalmayın! |
Olumsuz emirde kural basittir: normalde НСВ (Не звони́те ему́ — Onu aramayın). СВ olumsuz emir yalnızca istemeden olabilecek bir şeye karşı uyarıdır: Не забу́дьте па́спорт! (Pasaportu unutmayın!), Не упади́! (Düşme!).
💡 Ev sahibi Rusların Проходи́те!, Сади́тесь!, Угоща́йтесь! demesi nezakettir. Bunları СВ ile (Пройди́те!, Ся́дьте!) söylemek bir emir gibi, hatta kaba duyulabilir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: sıradan bir olumsuz emirde СВ kullanmak: Не позвони́те ему́ yerine Не звони́те ему́ denmelidir.
Gelecek zaman ve eylem dizileri
Gelecekte de seçim aynı mantıkla yapılır: бу́ду писа́ть süreci ya da genel planı (За́втра я бу́ду писа́ть програ́мму — yarın programla uğraşacağım), напишу́ sonucu (За́втра я напишу́ програ́мму — yarın programı yazıp bitireceğim) bildirir.
Birden çok eylem anlatırken: ardışık eylemler СВ + СВ, eşzamanlı eylemler НСВ + НСВ, arka plandaki süreç ve onu kesen olay НСВ + СВ olur.
| Rusça | Yapı | Türkçe |
|---|---|---|
| Курье́р пришёл, о́тдал докуме́нты и ушёл. | СВ + СВ + СВ (sıra) | Kurye geldi, belgeleri verdi ve gitti. |
| Пока́ я писа́ла отчёт, Мура́т звони́л клие́нтам. | НСВ + НСВ (aynı anda) | Ben rapor yazarken Murat müşterileri arıyordu. |
| Когда́ я писа́ла отчёт, позвони́л клие́нт. | НСВ + СВ (süreç + olay) | Rapor yazarken bir müşteri aradı. |
| Когда́ я напишу́ отчёт, я отпра́влю его́ вам. | СВ + СВ (gelecek) | Raporu yazınca size göndereceğim. |
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-ince” yapısını НСВ ile çevirmek. “Raporu yazınca göndereceğim” → Когда́ я бу́ду писа́ть отчёт, я отпра́влю его́ yanlış anlam verir (“yazarken göndereceğim”). Doğrusu: Когда́ я напишу́ отчёт, я отпра́влю его́.
💡 Kısa özet: süreç, tekrar, olgu, iptal edilmiş sonuç, yasak, nezaket, “gerek yok” → НСВ; sonuç, tek sefer, sıra, imkânsızlık, за + süre, uyarı → СВ.
Kelimeler
- отчёт
at-ÇYOT
rapor - подгото́вить (гото́вить)
pad-ga-TO-vit' (ga-TO-vit')
hazırlamak - зако́нчить (зака́нчивать)
za-KON-çit' (za-KAN-çi-vat')
bitirmek - научи́ться (чему́?)
na-u-ÇİT'-sa
öğrenmek (bir beceriyi) - по электро́нной по́чте
pa e-lik-TRON-nay POÇ-ti
e-postayla - кста́ти
KSTA-ti
bu arada, aklıma gelmişken - о́фис
O-fis
ofis - курье́р
kur'-YER
kurye - принести́ (приноси́ть)
pri-nis-Tİ (pri-na-SİT')
getirmek (elde taşıyarak) - положи́ть (класть)
pa-la-JIT' (KLAST')
koymak (yatırarak) - шкаф
ŞKAF
dolap - ли́чные да́нные
LİÇ-nı-ye DAN-nı-ye
kişisel veriler - клие́нт
kli-YENT
müşteri - пра́вильно
PRA-vil'-na
doğru, doğru biçimde - тепе́рь о гла́вном
ti-PYER' a GLAV-nam
şimdi asıl konuya gelelim - приезжа́ть (прие́хать)
pri-iz-JAT' (pri-YE-hat')
gelmek (araçla) - гости́ница
gas-Tİ-ni-tsa
otel - заброни́ровать (брони́ровать)
zab-ra-Nİ-ra-vat'
rezervasyon yapmak, ayırtmak - трансфе́р
trans-FER
transfer (havalimanı–otel) - заказа́ть (зака́зывать)
za-ka-ZAT' (za-KA-zı-vat')
sipariş etmek, ayarlamak - тра́нспортная компа́ния
TRANS-part-na-ya kam-PA-ni-ya
ulaşım şirketi - экску́рсия
eks-KUR-si-ya
gezi, tur - прове́рить (проверя́ть)
pra-VYE-rit' (pra-vi-RYAT')
kontrol etmek - торопи́ться
ta-ra-PİT'-sa
acele etmek - взять на рабо́ту
VZYAT' na ra-BO-tu
işe almak - опа́здывать (опозда́ть)
a-PAZ-dı-vat' (a-paz-DAT')
gecikmek, geç kalmak - во́время
VO-vri-mya
zamanında - прилета́ть (прилете́ть)
pri-li-TAT' (pri-li-TYET')
(uçakla) gelmek, inmek