B1 · Ünite 6: Medya (СМИ)
Dolaylı anlatım · чтобы
Metin: В реда́кции
Zeynep, Bişkek'te gazetecilik okuyan Türk bir öğrenci ve bir haber sitesinde staj yapıyor. Belediyenin basın toplantısından yeni döndü; editör İrina Petrovna ona neler olduğunu soruyor. Konuşmada başkasının sözleri sürekli aktarılıyor: [[сказа'л, что…]], [[спроси'л, когда'…]], [[проси'л, что'бы…]]. Fiillerin zamanına dikkat edin: Rusçada aktarılan sözün zamanı değişmez.
Реда́ктор: Зейне́п, вы бы́ли на пресс-конфере́нции? Что сказа́л мэр?
Zeynep, basın toplantısına gittiniz mi? Belediye başkanı ne dedi?
Зейне́п: Он сказа́л, что в го́роде откро́ют три но́вые шко́лы.
Şehirde üç yeni okul açılacağını söyledi.
Реда́ктор: А журнали́сты задава́ли вопро́сы?
Peki gazeteciler soru sordu mu?
Зейне́п: Да. Оди́н журнали́ст спроси́л, когда́ начнётся строи́тельство.
Evet. Bir gazeteci inşaatın ne zaman başlayacağını sordu.
Зейне́п: Мэр отве́тил, что рабо́ты начну́тся весно́й.
Başkan çalışmaların ilkbaharda başlayacağını söyledi.
Реда́ктор: А вы спроси́ли, ско́лько э́то бу́дет сто́ить?
Peki bunun ne kadara mal olacağını sordunuz mu?
Зейне́п: Спроси́ла. Он сказа́л, что то́чную су́мму назову́т по́зже.
Sordum. Kesin tutarın daha sonra açıklanacağını söyledi.
Реда́ктор: Хорошо́. Я хочу́, что́бы вы написа́ли об э́том коро́ткую статью́.
Güzel. Bununla ilgili kısa bir yazı yazmanızı istiyorum.
Зейне́п: Обяза́тельно. А когда́ на́до сдать текст?
Elbette. Metni ne zaman teslim etmem gerekiyor?
Реда́ктор: Сего́дня до пяти́. Гла́вный реда́ктор проси́л, что́бы но́вость появи́лась на са́йте уже́ ве́чером.
Bugün saat beşe kadar. Genel yayın yönetmeni haberin daha bu akşam sitede yayımlanmasını istedi.
Зейне́п: Поня́тно. А мо́жно испо́льзовать фотогра́фии с пресс-конфере́нции?
Anlaşıldı. Basın toplantısının fotoğraflarını kullanabilir miyim?
Реда́ктор: Мо́жно, но снача́ла спроси́те фото́графа, мо́жно ли поста́вить его́ и́мя под сни́мком.
Kullanabilirsiniz, ama önce fotoğrafçıya adını fotoğrafın altına yazıp yazamayacağınızı sorun.
Зейне́п: Хорошо́. Кста́ти, пресс-секрета́рь попроси́л, что́бы мы присла́ли ему́ ссы́лку на статью́.
Tamam. Bu arada basın sözcüsü yazının bağlantısını kendisine göndermemizi rica etti.
Реда́ктор: Отли́чно. И ещё: прове́рьте ка́ждую ци́фру, что́бы в те́ксте не оказа́лось оши́бок.
Çok iyi. Bir de: metinde hata çıkmasın diye her rakamı kontrol edin.
Зейне́п: Коне́чно. Мой преподава́тель в Ста́мбуле всегда́ говори́л, что журнали́ст до́лжен проверя́ть всё.
Tabii. İstanbul'daki hocam gazetecinin her şeyi kontrol etmesi gerektiğini hep söylerdi.
Реда́ктор: Пра́вильно. Сейча́с мно́гие чита́ют но́вости то́лько в соцсетя́х, а там мно́го фе́йков.
Doğru. Şimdi pek çok kişi haberleri yalnızca sosyal medyada okuyor, orada da bir sürü sahte haber var.
Зейне́п: Да! Вчера́ брат спроси́л меня́, пра́вда ли, что в Бишке́ке закро́ют все ры́нки. Э́то был фейк.
Evet! Dün kardeşim Bişkek'te bütün pazarların kapatılacağının doğru olup olmadığını sordu. Sahte haberdi.
Реда́ктор: Вот поэ́тому ва́жно, что́бы лю́ди чита́ли настоя́щие СМИ. Иди́те пиши́те, Зейне́п!
İşte bu yüzden insanların gerçek medyayı okuması önemli. Hadi gidin yazın, Zeynep!
Dilbilgisi
Dolaylı anlatım: что ile aktarılan sözler
A2'de Он сказа́л, что… yapısıyla tanıştınız. Bu ünitede kuralları tamamlıyoruz. Başkasının sözü что ile bağlanan bir yan cümle olarak aktarılır. Türkçede söz isim-fiile dönüşür: “gazetede çalıştığını söyledi”. Rusça ise Türkçedeki “dedi ki, …” yapısına benzer: cümle bütün kalır, yalnızca şahıs ve zamirler konuşanın bakış açısına göre değişir.
En önemli kural: aktarılan cümlenin zamanı değişmez. Söz şimdiki zamandaysa şimdiki, gelecekteyse gelecek zamanda kalır. Türkçede de durum aynıdır: “Geleceğim” → “geleceğini söyledi”.
| Doğrudan | Dolaylı | Türkçe |
|---|---|---|
| «Я рабо́таю в газе́те». | Он сказа́л, что рабо́тает в газе́те. | Gazetede çalıştığını söyledi. |
| «Мы откро́ем шко́лы». | Мэр сказа́л, что они́ откро́ют шко́лы. | Başkan okulları açacaklarını söyledi. |
| «Я была́ в Москве́». | Она́ сказа́ла, что была́ в Москве́. | Moskova'da bulunduğunu söyledi. |
| «Ты прав». | Он сказа́л мне, что я прав. | Bana haklı olduğumu söyledi. |
💡 Söz aktaran fiiller: сказа́ть, сообщи́ть, отве́тить, объяви́ть, написа́ть, рассказа́ть, переда́ть. Haber dilinde iki kalıp çok sıktır: Как сообща́ет пресс-слу́жба, … (basın servisinin bildirdiğine göre…) ve По слова́м мэ́ра, … (Başkanın sözlerine göre…).
⚠️ Türklerin tipik hatası (özellikle İngilizce bilenler): İngilizcedeki gibi zamanı kaydırmak. «Я живу́ в Бишке́ке» → Он сказа́л, что живёт в Бишке́ке; *что жил* yanlış olur, çünkü “eskiden yaşadığını” anlamı çıkar. İkinci hata: Türkçedeki tek sözcüklü “-dığını” yüzünden что'yu atlamak: *Он сказал, работает в газете*. что atlanmaz ve önüne virgül konur.
- Зейне́п сказа́ла, что напи́шет статью́ сего́дня. — Zeynep yazıyı bugün yazacağını söyledi.
- По слова́м мэ́ра, рабо́ты начну́тся весно́й. — Başkanın sözlerine göre çalışmalar ilkbaharda başlayacak.
Dolaylı soru: ли ile evet / hayır soruları
“Evet” ya da “hayır” ile cevaplanan bir soru aktarılırken ли kullanılır. Yapı: soru fiili + virgül + sorunun odağındaki söz (çoğu zaman fiil) + ли + cümlenin geri kalanı. Türkçede bu “gelip gelmeyeceğini sordu”, “doğru olup olmadığını sordu” yapısıdır.
| Doğrudan | Dolaylı | Türkçe |
|---|---|---|
| «Ты придёшь?» | Он спроси́л, приду́ ли я. | Gelip gelmeyeceğimi sordu. |
| «Э́то пра́вда?» | Брат спроси́л, пра́вда ли э́то. | Kardeşim bunun doğru olup olmadığını sordu. |
| «Вы зна́ете Ахме́та?» | Она́ спроси́ла, зна́ю ли я Ахме́та. | Ahmet'i tanıyıp tanımadığımı sordu. |
| «Мо́жно поста́вить и́мя?» | Спроси́те, мо́жно ли поста́вить и́мя. | Adı yazıp yazamayacağımızı sorun. |
💡 ли'den önce gelen söz sorunun odağıdır; odağı değiştirerek anlamı inceltebilirsiniz: Он спроси́л, бу́дет ли пресс-конфере́нция за́втра (yarın basın toplantısı olacak mı?) — Он спроси́л, за́втра ли бу́дет пресс-конфере́нция (basın toplantısı yarın mı, başka bir gün mü?). Aynı yapı не зна́ю, не по́мню, интере́сно ile de kullanılır: Не зна́ю, пра́вда ли э́то.
⚠️ Türklerin tipik hatası: İngilizcedeki “if” gibi е́сли kullanmak: *Он спросил, если я приду* yanlıştır! е́сли yalnızca şart bildirir (“eğer”). Doğrusu: Он спроси́л, приду́ ли я. İkinci hata: ли'yi yan cümlenin başına koymak (*спросил, ли я приду*); ли her zaman odaktaki sözden sonra gelir.
- Реда́ктор спроси́ла, гото́ва ли статья́. — Editör yazının hazır olup olmadığını sordu.
- Я не зна́ю, смо́жет ли он прие́хать. — Gelip gelemeyeceğini bilmiyorum.
Soru sözcüklü dolaylı soru
Soruda bir soru sözcüğü varsa (где, когда́, почему́, ско́лько, кто, что, как, заче́м), bu sözcük olduğu gibi kalır ve yan cümleyi kendisi bağlar; что ya da ли eklenmez. Zaman yine değişmez, yalnızca şahıs değişir.
| Doğrudan | Dolaylı | Türkçe |
|---|---|---|
| «Где ты живёшь?» | Он спроси́л, где я живу́. | Nerede oturduğumu sordu. |
| «Когда́ начнётся строи́тельство?» | Журнали́ст спроси́л, когда́ начнётся строи́тельство. | Gazeteci inşaatın ne zaman başlayacağını sordu. |
| «Ско́лько э́то сто́ит?» | Мы спроси́ли, ско́лько э́то сто́ит. | Bunun ne kadar tuttuğunu sorduk. |
| «Почему́ ты опозда́л?» | Реда́ктор спроси́л, почему́ я опозда́л. | Editör neden geç kaldığımı sordu. |
💡 Burada Rusça Türkçeden kolaydır: Türkçede soru cümlesi isim-fiile dönüşür (“nerede oturduğumu”), Rusçada ise cümle olduğu gibi kalır: где я живу́. Kimin sorulduğu belirtilecekse: спроси́ть меня́ ya da спроси́ть у меня́ (ikisi de doğru).
⚠️ Türklerin tipik hatası: soru sözcüğünün önüne что koymak: *Он спросил, что где я живу* yanlıştır. Bir de спроси́ть ile попроси́ть'ı karıştırmak: спроси́ть = sormak (bilgi istemek), попроси́ть = rica etmek (bir şeyin yapılmasını istemek). Он попроси́л, где я живу́ diye bir cümle olmaz.
- Скажи́те, пожа́луйста, как пройти́ к реда́кции? — Lütfen söyler misiniz, yazı işlerine nasıl gidilir?
- Зри́тели спра́шивают, почему́ переда́чу перенесли́. — İzleyiciler programın neden ertelendiğini soruyor.
Dolaylı emir ve rica: что́бы + geçmiş biçim
Bir emir ya da rica aktarılırken что́бы + fiilin geçmiş zaman biçimi kullanılır. Buradaki geçmiş biçim zaman bildirmez; şart kipindeki бы ile aynı istek anlamını taşır (что́бы = что + бы). Bu yüzden emir dün de verilse yarın için de olsa fiil hep geçmiş biçimdedir. Türkçede “aramasını söyledi”, “gelsin dedi”.
| Doğrudan | Dolaylı | Türkçe |
|---|---|---|
| «Позвони́те мне!» | Он попроси́л, что́бы я позвони́л ему́. | Kendisini aramamı rica etti. |
| «Пришли́те ссы́лку!» | Он попроси́л, что́бы мы присла́ли ссы́лку. | Bağlantıyı göndermemizi istedi. |
| «Не опа́здывай!» | Ма́ма сказа́ла, что́бы я не опа́здывал. | Annem geç kalmamamı söyledi. |
| «Пусть Зейне́п напи́шет статью́». | Реда́ктор сказа́л, что́бы Зейне́п написа́ла статью́. | Editör yazıyı Zeynep'in yazmasını söyledi. |
💡 проси́ть / попроси́ть ve сове́товать / посове́товать ile mastar da kullanılabilir: Он попроси́л меня́ позвони́ть = Он попроси́л, что́бы я позвони́л. Ama сказа́ть ile bir emir aktarılırken что́бы zorunludur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: что́бы'dan sonra şimdiki ya da gelecek zaman kullanmak: *Он сказал, чтобы я позвоню* yanlıştır. Fiil her zaman geçmiş biçimdedir ve özneye uyar: что́бы я позвони́л (erkek), что́бы я позвони́ла (kadın). İkinci hata что ile что́бы'yı karıştırmak: Он сказа́л, что я позвони́л = aradığımı söyledi (bilgi); Он сказа́л, что́бы я позвони́л = aramamı söyledi (emir).
- Пресс-секрета́рь попроси́л, что́бы мы присла́ли ему́ ссы́лку. — Basın sözcüsü bağlantıyı kendisine göndermemizi rica etti.
- Переда́йте Ахме́ту, что́бы он позвони́л в реда́кцию. — Ahmet'e yazı işlerini aramasını söyleyin.
хоте́ть, что́бы: başkasından bir şey istemek
Bir şeyi kendimiz yapmak istiyorsak mastar kullanırız: Я хочу́ написа́ть статью́. Başkasının yapmasını istiyorsak хоте́ть, что́бы + geçmiş biçim gerekir: Я хочу́, что́бы вы написа́ли статью́ — yazıyı yazmanızı istiyorum. Aynı kural ну́жно, что́бы, на́до, что́бы, ва́жно, что́бы, мечта́ть, что́бы için de geçerlidir.
| Rusça | Özne | Türkçe |
|---|---|---|
| Я хочу́ пое́хать в Ош. | aynı kişi | Oş'a gitmek istiyorum. |
| Я хочу́, что́бы ты пое́хал в Ош. | başka kişi | Oş'a gitmeni istiyorum. |
| Реда́ктор хо́чет, что́бы но́вость была́ на са́йте. | başka özne | Editör haberin sitede olmasını istiyor. |
| Ва́жно, что́бы лю́ди зна́ли пра́вду. | başka özne | İnsanların gerçeği bilmesi önemli. |
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “gitmeni istiyorum” yapısını sözcük sözcük çevirmek: *Я хочу ты поехал* ya da *Я хочу, что ты поедешь*. İki ayrı özne varsa что́бы + geçmiş biçim şarttır: Я хочу́, что́бы ты пое́хал. Tersi de hatadır: özne aynıysa что́бы kullanılmaz (*Я хочу, чтобы я поехал* yanlış).
- Роди́тели хотя́т, что́бы я рабо́тал на телеви́дении. — Annemle babam televizyonda çalışmamı istiyor.
- Ну́жно, что́бы все прове́рили свои́ те́ксты. — Herkesin kendi metnini kontrol etmesi gerekiyor.
Amaç bildiren что́бы: “-mak için”, “-sın diye”
что́бы amaç da bildirir. Ana cümleyle yan cümlenin öznesi aynıysa что́бы + mastar, farklıysa что́бы + geçmiş biçim gelir. Türkçede birincisi “-mak için”, ikincisi “-sın diye / -ması için” ile karşılanır.
| Rusça | Özne | Türkçe |
|---|---|---|
| Я включи́л телеви́зор, что́бы посмотре́ть но́вости. | aynı | Haberleri izlemek için televizyonu açtım. |
| Я включи́л телеви́зор, что́бы де́ти посмотре́ли мультфи́льм. | farklı | Çocuklar çizgi film izlesin diye televizyonu açtım. |
| Прове́рьте текст, что́бы не ошиби́ться. | aynı | Hata yapmamak için metni kontrol edin. |
| Учи́тель говори́т ме́дленно, что́бы мы всё по́няли. | farklı | Öğretmen her şeyi anlayalım diye yavaş konuşuyor. |
💡 Hareket fiillerinden sonra amaç için что́бы çoğu zaman düşer: Я пришёл (что́бы) взять интервью́. Özet: что bilgi aktarır (“-dığını”), что́бы ise istek, emir ya da amaç bildirir (“-masını”, “-mak için”).
⚠️ Türklerin tipik hatası: “-mak için”i для + mastar ile çevirmek: *для смотреть новости* yanlıştır. для yalnızca isimle kullanılır: для рабо́ты (iş için), для статьи́ (yazı için). Fiille her zaman что́бы: что́бы рабо́тать.
- Зейне́п позвони́ла фото́графу, что́бы спроси́ть разреше́ния. — Zeynep izin istemek için fotoğrafçıyı aradı.
- Мы пи́шем про́сто, что́бы чита́тели нас понима́ли. — Okurlar bizi anlasın diye sade yazıyoruz.
Kelimeler
- СМИ
SMİ
medya, kitle iletişim araçları - но́вость
NO-vast'
haber - статья́
stat'-YA
makale, yazı - газе́та
ga-ZYE-ta
gazete - журнали́ст
jur-na-LİST
gazeteci - реда́ктор
ri-DAK-tar
editör - реда́кция
ri-DAK-tsı-ya
yazı işleri, editörlük - пресс-конфере́нция
pres-kan-fi-RYEN-tsı-ya
basın toplantısı - интервью́
in-tır-VYU
röportaj - сни́мок
SNİ-mak
fotoğraf, kare - ссы́лка
SIL-ka
bağlantı, link - сайт
SAYT
internet sitesi - соцсе́ти
sats-SYE-ti
sosyal medya - фейк
FEYK
sahte haber - телеви́дение
ti-li-Vİ-di-ni-ye
televizyon (yayıncılık) - зри́тель
ZRİ-til'
izleyici - чита́тель
çi-TA-til'
okur - сообща́ть / сообщи́ть
sa-ab-ŞÇAT' / sa-ab-ŞÇİT'
bildirmek, haber vermek - спра́шивать / спроси́ть
SPRA-şı-vat' / spra-SİT'
sormak - отвеча́ть / отве́тить
at-vi-ÇAT' / at-VYE-tit'
cevap vermek - проси́ть / попроси́ть
pra-SİT' / pa-pra-SİT'
rica etmek, istemek - объявля́ть / объяви́ть
ab-yiv-LYAT' / ab-yi-VİT'
duyurmak, ilan etmek - передава́ть / переда́ть
pi-ri-da-VAT' / pi-ri-DAT'
iletmek, aktarmak; yayınlamak - проверя́ть / прове́рить
pra-vi-RYAT' / pra-VYE-rit'
kontrol etmek, doğrulamak - что́бы
ŞTO-bı
… -mesini (rica/emir aktarırken) - ли
li
mı, mi (soru edatı) - по́зже
PO-jı
daha sonra - ва́жно
VAJ-na
önemli