C1 · Ünite 3: Ortaç ve ulaç grupları (Причастные и деепричастные обороты)
Yazıda ortaç/ulaç grubunu cümleye dönüştürme ve tersi
Metin: Таш-Раба́т: карава́н-сара́й, пережи́вший века́
Bir popüler bilim dergisinden, Kırgızistan'ın Narın bölgesindeki Taş Rabat kervansarayı üzerine bir yazı. Yazıda geçen Kırgız-Türk kazı ekibi ve başkanı Prof. Selçuk Aydın kurgusaldır. Metin yazı diline özgü ortaç gruplarıyla ([[располо'женный в Нары'нской о'бласти]], [[иду'щих из Кашга'ра]]) ve ulaç gruplarıyla ([[опира'ясь на да'нные раско'пок]], [[замени'в дре'вние ка'мни]]) doludur. Her grubu okurken onu zihninizde bir [[кото'рый]], [[когда']] ya da [[е'сли]] cümlesine çevirmeyi deneyin.
Текст: Таш-Раба́т, располо́женный в Нары́нской о́бласти на высоте́ о́коло трёх с полови́ной ты́сяч ме́тров, явля́ется одни́м из са́мых зага́дочных па́мятников Кыргызста́на.
Narın bölgesinde yaklaşık üç bin beş yüz metre yükseklikte bulunan Taş Rabat, Kırgızistan'ın en gizemli anıtlarından biridir.
Текст: Ка́менное зда́ние, спря́танное в у́зком уще́лье, на протяже́нии мно́гих веко́в служи́ло прию́том для карава́нов, иду́щих из Кашга́ра в Семире́чье.
Dar bir vadiye gizlenmiş taş yapı, yüzyıllar boyunca Kaşgar'dan Yedisu'ya giden kervanlara barınak olmuştur.
Текст: Путеше́ственники, преодоле́вшие перева́л Торуга́рт, находи́ли здесь тепло́, пи́щу и защи́ту от разбо́йников.
Torugart geçidini aşan yolcular burada sıcaklık, yiyecek ve eşkıyalara karşı korunak bulurdu.
Текст: О вре́мени постро́йки карава́н-сара́я учёные спо́рят до сих пор.
Bilim insanları kervansarayın yapım tarihini hâlâ tartışıyor.
Текст: Одни́ иссле́дователи, опира́ясь на да́нные раско́пок, отно́сят его́ к пятна́дцатому ве́ку.
Bazı araştırmacılar kazı verilerine dayanarak onu on beşinci yüzyıla tarihlendiriyor.
Текст: Други́е, не отрица́я э́той да́ты, предполага́ют, что ра́ньше на ме́сте зда́ния существова́л христиа́нский монасты́рь.
Ötekiler bu tarihi reddetmeden, yapının yerinde daha önce bir Hristiyan manastırı bulunduğunu varsayıyor.
Текст: Зда́ние, сло́женное из ме́стного ка́мня, насчи́тывает бо́лее тридцати́ помеще́ний, располо́женных вокру́г центра́льного за́ла с ку́полом.
Yerel taştan örülmüş yapıda, kubbeli bir orta salonun çevresine dizilmiş otuzdan fazla oda vardır.
Текст: Ле́том э́того го́да здесь рабо́тала совме́стная экспеди́ция кыргы́зских и туре́цких археоло́гов, возглавля́емая профе́ссором Сельчу́ком Айды́ном.
Bu yaz burada, Prof. Selçuk Aydın başkanlığında Kırgız ve Türk arkeologlardan oluşan ortak bir kazı ekibi çalıştı.
Текст: «Изуча́я кла́дку стен, мы обнару́жили следы́ как ми́нимум трёх перестро́ек», — рассказа́л учёный.
“Duvar örgüsünü incelerken en az üç yeniden yapımın izlerini bulduk” diye anlattı bilim insanı.
Текст: По его́ слова́м, фрагме́нты кера́мики, на́йденные в ни́жнем сло́е, мо́гут оказа́ться значи́тельно древне́е, чем счита́лось ра́нее.
Onun sözlerine göre alt katmanda bulunan seramik parçaları, daha önce sanıldığından çok daha eski çıkabilir.
Текст: Рабо́тая в усло́виях высокого́рья, экспеди́ция могла́ вести́ раско́пки лишь три ме́сяца в году́.
Yüksek dağ koşullarında çalışan ekip, kazıyı yılda yalnızca üç ay sürdürebiliyordu.
Текст: Уже́ в сентябре́ доро́гу, веду́щую к па́мятнику, засыпа́ет снег.
Daha eylülde anıta giden yolu kar kapatıyor.
Текст: Па́мятник, пострада́вший от землетрясе́ний и вре́мени, ну́ждается в бе́режной реставра́ции.
Depremlerden ve zamandan zarar görmüş anıtın özenli bir restorasyona ihtiyacı var.
Текст: Специали́сты, обсужда́я бу́дущее Таш-Раба́та, предупрежда́ют: замени́в дре́вние ка́мни но́выми, мо́жно навсегда́ потеря́ть подли́нность па́мятника.
Taş Rabat'ın geleceğini tartışan uzmanlar uyarıyor: eski taşları yenileriyle değiştirirseniz anıtın özgünlüğünü sonsuza dek yitirebilirsiniz.
Текст: Поэ́тому учёные предлага́ют ограни́читься консерва́цией, сохрани́в па́мятник в том ви́де, в како́м он дошёл до нас.
Bu yüzden bilim insanları, anıtı bize ulaştığı biçimde koruyarak yalnızca konservasyonla yetinmeyi öneriyor.
Текст: Ме́стные жи́тели, давно́ рабо́тающие ги́дами и сдаю́щие тури́стам ю́рты, наде́ются, что но́вые откры́тия привлеку́т в доли́ну ещё бо́льше госте́й.
Uzun zamandır rehberlik yapan ve turistlere yurt kiralayan yöre halkı, yeni keşiflerin vadiye daha da çok konuk çekeceğini umuyor.
Текст: Ведь, побыва́в здесь одна́жды, невозмо́жно забы́ть тишину́ э́того уще́лья, наруша́емую лишь шу́мом го́рной реки́.
Ne de olsa burayı bir kez gördükten sonra, yalnızca dağ ırmağının sesiyle bozulan bu vadinin sessizliğini unutmak imkânsız.
Dilbilgisi
Ortaç grubunu кото́рый cümlesine dönüştürmek
B2'de dört ortaç türünü ve yapılışlarını öğrendik. C1'de amaç, yazı dilinin bu yoğun yapılarını hızla çözmek ve gerektiğinde yeniden kurmaktır. Her ortaç grubu, anlamca bir кото́рый cümlesine eşittir. Dönüşümde кото́рый cinsiyet ve sayıyı nitelediği isimden, hâli ise yan cümledeki görevinden alır.
| Ortaç grubu | кото́рый cümlesi | Türkçe |
|---|---|---|
| карава́ны, иду́щие из Кашга́ра | карава́ны, кото́рые иду́т из Кашга́ра | Kaşgar'dan gelen kervanlar |
| путеше́ственники, преодоле́вшие перева́л | путеше́ственники, кото́рые преодоле́ли перева́л | geçidi aşan yolcular |
| экспеди́ция, возглавля́емая профе́ссором | экспеди́ция, кото́рую возглавля́ет профе́ссор | profesörün başında olduğu ekip |
| фрагме́нты, на́йденные в ни́жнем сло́е | фрагме́нты, кото́рые нашли́ в ни́жнем сло́е | alt katmanda bulunan parçalar |
Etken ortaçlarda dönüşüm basittir: ortaç → кото́рый (yalın hâl) + çekimli fiil. Edilgen ortaçlarda ise iki yol vardır: (1) yapıyı etkene çevirmek ve кото́рый'yı belirtme hâline koymak: экспеди́ция, кото́рую возглавля́ет профе́ссор; (2) edilgenliği korumak: фрагме́нты, кото́рые бы́ли на́йдены. Edilgen ortaçtaki araç hâlindeki eden (профе́ссором) etken cümlede özne olur (профе́ссор).
- Зда́ние, спря́танное в уще́лье → зда́ние, кото́рое спря́тано в уще́лье — vadiye gizlenmiş yapı
- тишина́, наруша́емая шу́мом реки́ → тишина́, кото́рую наруша́ет шум реки́ — ırmağın sesiyle bozulan sessizlik
- жи́тели, сдаю́щие тури́стам ю́рты → жи́тели, кото́рые сдаю́т тури́стам ю́рты — turistlere yurt kiralayan yöre halkı
💡 Ters yönde, yani кото́рый cümlesinden ortaç grubuna geçerken bir koşul vardır: кото́рый yalın hâlde (etken ortaç) ya da belirtme hâlinde (edilgen ortaç) olmalıdır. дом, в кото́ром мы жи́ли ya da учёный, с кото́рым мы говори́ли gibi edatlı cümleler ortaca dönüştürülemez.
⚠️ Türklerin tipik hatası: dönüşümde кото́рый'nın hâlini isimden almak. экспеди́ция, возглавля́емая профе́ссором → экспеди́ция, кото́рая возглавля́ет профе́ссор yanlış (bu “profesörü yöneten ekip” demektir!). Ekip yan cümlede nesnedir, yani belirtme hâli: кото́рую возглавля́ет профе́ссор. Türkçedeki “-en/-dığı” ayrımı Rusçada кото́рый'nın hâliyle yapılır.
Dönüşümde zaman ve görünüş
Türkçe “-en” ortacı zamansızdır: “geçidi aşan yolcular” geçmişi de anlatabilir, şimdiyi de. Rusça ortaç ise zamanı açıkça gösterir. Bu yüzden metindeki zamanı doğru okumak gerekir: şimdiki zaman ortacı (-щий, -емый) ana fiille eşzamanlı bir eylemi, geçmiş zaman ortacı (-вший, -нный) ise önceki ya da tamamlanmış bir eylemi bildirir.
| Ortaç | Ana fiil geçmişte | кото́рый cümlesi |
|---|---|---|
| карава́ны, иду́щие из Кашга́ра | служи́л прию́том | кото́рые шли из Кашга́ра |
| путеше́ственники, преодоле́вшие перева́л | находи́ли тепло́ | кото́рые преодоле́ли перева́л |
| па́мятник, пострада́вший от землетрясе́ний | ну́ждается (şimdi) | кото́рый пострада́л от землетрясе́ний |
Görünüş de korunur: -вший ortacı hem НСВ hem СВ fiilden yapılır ve görünüşünü кото́рый cümlesine aynen taşır: рабо́тавший → кото́рый рабо́тал, рассказа́вший → кото́рый рассказа́л. Edilgen geçmiş ortaç (-нный, -тый) ise neredeyse yalnızca СВ fiilden yapılır: на́йденный, постро́енный, откры́тый.
- Иссле́дователь, рабо́тавший здесь в 1970-х, оста́вил подро́бные запи́си. — 1970'lerde burada çalışmış olan araştırmacı ayrıntılı notlar bırakmış.
- Зда́ние, постро́енное в пятна́дцатом ве́ке, сохрани́лось почти́ по́лностью. — On beşinci yüzyılda yapılmış yapı neredeyse tamamen korunmuş.
💡 Gelecek zaman ortacı yoktur. Экспеди́ция, кото́рая прие́дет в ию́ле (Temmuzda gelecek ekip) cümlesi ortaca çevrilemez; прие́дущая gibi bir biçim Rusçada yoktur. Gelecek için her zaman кото́рый kullanılır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe “-en”i her zaman şimdiki zaman ortacıyla çevirmek. “Geçidi aşan yolcular burada barınak bulurdu” → путеше́ственники, преодолева́ющие перева́л anlamca kusurludur: yolcular barınağı geçidi aştıktan sonra bulur, bu yüzden СВ geçmiş ortaç gerekir: преодоле́вшие перева́л.
Ortaç grubunun yeri, uyumu ve virgül
Türkçede ortaç her zaman ismin önünde durur: “dar vadiye gizlenmiş taş yapı”. Rusçada iki yer mümkündür. İsmin önünde (спря́танное в уще́лье зда́ние) grup virgül almaz; isimden sonra (зда́ние, спря́танное в уще́лье,) iki yandan virgülle ayrılır. Uzun gruplar için doğal yer isimden sonrasıdır; isim önündeki uzun grup metni ağırlaştırır.
| Rusça | Yer | Virgül |
|---|---|---|
| спря́танное в уще́лье зда́ние | isimden önce | yok |
| зда́ние, спря́танное в уще́лье, … | isimden sonra | iki yanda |
| на́йденные фрагме́нты | tek ortaç, önde | yok |
| фрагме́нты, на́йденные археоло́гами, … | isimden sonra | iki yanda |
Ortaç, nitelediği isimle cinsiyet, sayı ve hâlde uyuşur. Uzun cümlelerde hangi isme bağlandığına dikkat edin: помеще́ний, располо́женных вокру́г за́ла — ortaç помеще́ний (çoğul, ilgi hâli) ile uyuşur. Uyum, hangi ismin nitelendiğini gösteren tek işarettir.
- Мы говори́ли с руководи́телем экспеди́ции, прие́хавшим из Анкары́. — Ankara'dan gelen kazı başkanıyla konuştuk (gelen: başkan).
- Мы говори́ли с руководи́телем экспеди́ции, прие́хавшей из Анкары́. — Ankara'dan gelen kazı ekibinin başkanıyla konuştuk (gelen: ekip).
💡 İsim önündeki grupta ortaç çoğu zaman ismin hemen önüne, tümleçleri ise ortacın önüne gelir: в уще́лье спря́танное зда́ние değil, спря́танное в уще́лье зда́ние daha doğaldır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe alışkanlıkla uzun grubu ismin önüne yığmak: в Нары́нской о́бласти на высоте́ трёх ты́сяч ме́тров располо́женный Таш-Раба́т. Dilbilgisi bakımından olanaklı, ama Rusça okur için çok ağırdır. Doğal sıra: Таш-Раба́т, располо́женный в Нары́нской о́бласти…. İkinci hata: isimden sonraki grubun kapanış virgülünü unutmak.
Ulaç grubunu yan cümleye dönüştürmek
Ulaç grubu Türkçedeki “-arak, -ken, -ınca, -ıp, -madan” zarf-fiillerine yakındır ve anlamca bir zarf yan cümlesine eşittir. Bağlama göre bu yan cümle zaman, sebep, koşul ya da taviz bildirir. Dönüşümde ulacın görünüşü yol gösterir: НСВ ulaç (изуча́я) ana eylemle eşzamanlıdır → когда́… + НСВ; СВ ulaç (замени́в) ana eylemden öncedir → по́сле того́ как / когда́… + СВ ya da е́сли….
| Ulaç grubu | Anlam | Yan cümle |
|---|---|---|
| Изуча́я кла́дку стен, мы… | zaman (eşzamanlı) | Когда́ мы изуча́ли кла́дку стен, мы… |
| Рабо́тая в высокого́рье, экспеди́ция… | sebep | Так как экспеди́ция рабо́тала в высокого́рье, она́… |
| Замени́в ка́мни, мо́жно потеря́ть… | koşul | Е́сли замени́ть ка́мни, мо́жно потеря́ть… |
| Не отрица́я э́той да́ты, други́е… | taviz | Хотя́ други́е не отрица́ют э́той да́ты, они́… |
| Побыва́в здесь, невозмо́жно забы́ть… | zaman (önce) | Е́сли побыва́ешь здесь, невозмо́жно забы́ть… |
Yan cümleye çevirirken ulacın zamansız biçimine, ana fiilin zamanı verilir: Изуча́я кла́дку, мы обнару́жили… (geçmiş) → Когда́ мы изуча́ли кла́дку…; Изуча́я кла́дку, мы обнару́жим… (gelecek) → Когда́ мы бу́дем изуча́ть кла́дку…. Yan cümleye özne de eklenir; çünkü ulaç grubunda özne yoktur, ana cümleden alınır.
- Опира́ясь на да́нные раско́пок, иссле́дователи отно́сят его́ к XV ве́ку. → Иссле́дователи отно́сят его́ к XV ве́ку, так как опира́ются на да́нные раско́пок. — Kazı verilerine dayanarak (dayandıkları için) araştırmacılar onu XV. yüzyıla tarihlendiriyor.
- Когда́ мы верну́лись в ла́герь, мы на́чали обраба́тывать на́ходки. → Верну́вшись в ла́герь, мы на́чали обраба́тывать на́ходки. — Kampa dönünce buluntuları işlemeye başladık.
- Хотя́ учёные зна́ли о ри́ске, они́ продо́лжили раско́пки. → Зна́я о ри́ске, учёные всё же продо́лжили раско́пки. — Riski bildikleri hâlde bilim insanları kazıyı sürdürdü.
💡 Ulaç grubunun anlamı her zaman açık değildir; Рабо́тая в высокого́рье… hem “çalışırken” (zaman) hem “çalıştığı için” (sebep) diye okunabilir. Yan cümleye çevirirken bağlamın en mantıklı okumasını seçin. Taviz anlamında ulaçtan sonra çoğu zaman всё же, всё-таки gelir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: СВ ulacı “-arak” sanıp eşzamanlı eylem için kullanmak: Прочита́в газе́ту, он пил чай “gazeteyi okuyarak çay içiyordu” değil, “gazeteyi okuduktan sonra çay içiyordu” demektir. Eşzamanlılık için НСВ ulaç gerekir: Чита́я газе́ту, он пил чай.
“Aynı özne” kuralı: ulaç nerede kullanılmaz?
Rus dilbilgisinin en katı kurallarından biri: ulaç eylemini yapan, ana cümlenin öznesiyle aynı kişi olmalıdır. Türkçede bu kural yoktur: “Ben gelince o gitti” cümlesinde “-ince” ile iki ayrı özne rahatça birleşir. Rusçada ise özneler farklıysa ulaç kullanılamaz; yan cümle gerekir: Когда́ я пришёл, он ушёл.
| Yanlış | Neden | Doğru |
|---|---|---|
| Подъезжа́я к ла́герю, начался́ дождь. | özne yağmur; yaklaşan biz | Когда́ мы подъезжа́ли к ла́герю, начался́ дождь. |
| Рабо́тая в го́рах, мне ста́ло хо́лодно. | kişisiz yapı, yönelme hâli | Когда́ я рабо́тал в го́рах, мне ста́ло хо́лодно. |
| Изуча́я сте́ны, бы́ли на́йдены следы́. | edilgen yapı, özne izler | Изуча́я сте́ны, мы нашли́ следы́. |
| Верну́вшись домо́й, меня́ ждало́ письмо́. | özne mektup | Когда́ я верну́лся домо́й, меня́ ждало́ письмо́. |
Ulacın kullanılabildiği iki önemli istisna vardır: (1) mastarlı yapılar: мо́жно, ну́жно, невозмо́жно, сле́дует + mastar; burada ulacın öznesi mastarın örtük öznesidir: Замени́в ка́мни, мо́жно потеря́ть подли́нность. (2) Emir kipi: Побыва́в в Кыргызста́не, обяза́тельно съе́здите на Иссы́к-Ку́ль.
- Побыва́в здесь одна́жды, невозмо́жно забы́ть тишину́ уще́лья. — Burayı bir kez gördükten sonra vadinin sessizliğini unutmak imkânsız.
- Плани́руя пое́здку, учи́тывайте пого́ду. — Gezi planlarken havayı hesaba katın.
💡 Çehov'un “Şikâyet Defteri” öyküsündeki ünlü yanlış cümle (kısaltılmış biçimiyle) kuralı akılda tutmanın en iyi yoludur: Подъезжа́я к ста́нции и гля́дя на приро́ду в окно́, у меня́ слете́ла шля́па (“İstasyona yaklaşırken ve pencereden doğaya bakarken şapkam uçtu”). Şapka istasyona yaklaşmaz! Rus okullarında bu cümle, kuralın simgesi olarak öğretilir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-ince, -ken” özgürlüğünü Rusçaya taşımak. “Kazıya başlayınca ilk buluntular çıktı” → Нача́в раско́пки, появи́лись пе́рвые на́ходки yanlış (buluntular kazıya başlamadı!). Doğrusu: Когда́ мы на́чали раско́пки, появи́лись пе́рвые на́ходки ya da öznesi uygun bir ulaç cümlesi: Нача́в раско́пки, мы сра́зу нашли́ пе́рвые предме́ты.
Üslup seçimi: grup mu, yan cümle mi, isim mi?
Aynı düşünceyi Rusçada üç farklı üslupta söyleyebilirsiniz: ortaç/ulaç grubu (yazı dili, bilimsel ve resmî metin), yan cümle (nötr; hem yazıda hem konuşmada) ve isimleşmiş yapı (resmî ve bürokratik dil). Usta bir yazar bunları dönüşümlü kullanarak metnin temposunu ayarlar. Gündelik konuşmada ise ortaç ve ulaç grupları çok azdır; onların yerini yan cümleler alır.
| Grup | Yan cümle | İsimleşmiş yapı |
|---|---|---|
| Зако́нчив раско́пки, экспеди́ция уе́хала. | По́сле того́ как экспеди́ция зако́нчила раско́пки, она́ уе́хала. | По́сле заверше́ния раско́пок экспеди́ция уе́хала. |
| Рабо́тая в высокого́рье, учёные… | Так как учёные рабо́тают в высокого́рье, они́… | Из-за́ рабо́ты в высокого́рье учёные… |
| па́мятник, пострада́вший от землетрясе́ний | па́мятник, кото́рый пострада́л от землетрясе́ний | па́мятник, пострада́вший в результа́те землетрясе́ний |
İyi üslubun iki tehlikesi vardır. Birincisi, art arda çok sayıda ortaç ve ulaç grubu: cümle anlaşılmaz hâle gelir. İkincisi, кото́рый zinciri: экспеди́ция, кото́рая нашла́ фрагме́нты, кото́рые лежа́ли в сло́е, кото́рый… Bu durumda halkalardan birini ortaç grubuna çevirin: экспеди́ция, кото́рая нашла́ фрагме́нты, лежа́вшие в ни́жнем сло́е.
- Экспеди́ция, рабо́тавшая в уще́лье, нашла́ кера́мику, кото́рая мо́жет оказа́ться о́чень дре́вней. — Vadide çalışan ekip, çok eski çıkabilecek seramikler buldu.
- Верну́вшись в Бишке́к, учёные предста́вили отчёт, подгото́вленный на осно́ве на́йденных материа́лов. — Bişkek'e dönen bilim insanları, bulunan malzemelere dayanarak hazırlanmış bir rapor sundu.
💡 Bir kural: aynı cümlede bir ortaç grubu ile bir кото́рый cümlesini dönüşümlü kullanmak, iki ortaç grubunu ya da iki кото́рый cümlesini art arda kullanmaktan daha iyi okunur. Türkçede de iki uzun “-dığı” tamlamasını üst üste koymak cümleyi ağırlaştırır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: konuşmada yazı dilinin gruplarını kullanmak. Bir arkadaşınıza Прие́хав домо́й, я, уста́вший по́сле рабо́ты, лёг спать demek, kulağa resmî rapor gibi gelir. Konuşmada: Я пришёл домо́й уста́лый и сра́зу лёг спать. Ters yönde de dikkat: makalede yalnızca кото́рый ve когда́ cümleleri kullanmak metni acemice gösterir.
Kelimeler
- располо́женный (где?)
ras-pa-LO-jın-nıy
bulunan, yer alan - зага́дочный
za-GA-daç-nıy
gizemli - па́мятник
PA-mit-nik
anıt, (tarihî) eser - уще́лье
u-ŞÇEL'-ye
dar vadi, boğaz - на протяже́нии (чего́?)
na pra-ti-JE-ni-i
… boyunca - прию́т
pri-YUT
barınak, sığınak - карава́н-сара́й
ka-ra-VAN-sa-RAY
kervansaray - преодоле́ть (преодолева́ть)
pri-a-da-LYET' (pri-a-da-li-VAT')
aşmak, üstesinden gelmek - перева́л
pi-ri-VAL
(dağ) geçidi - разбо́йник
raz-BOY-nik
eşkıya, haydut - раско́пки
ras-KOP-ki
kazı (arkeolojik) - опира́ться (опере́ться) на что?
a-pi-RAT'-sa (a-pi-RYET'-sa)
…e dayanmak - относи́ть (отнести́) к чему́?
at-na-SİT' (at-nis-Tİ)
…e tarihlendirmek, …e dahil etmek - отрица́ть
at-ri-TSAT'
reddetmek, inkâr etmek - насчи́тывать
na-ŞÇİ-tı-vat'
(sayıca) …i bulunmak, …e ulaşmak - помеще́ние
pa-mi-ŞÇE-ni-ye
oda, mekân, bölüm - ку́пол
KU-pal
kubbe - возглавля́ть (возгла́вить)
vaz-glav-LYAT' (vaz-GLA-vit')
başında olmak, yönetmek - кла́дка
KLAT-ka
(taş, tuğla) örgü - обнару́жить (обнару́живать)
ab-na-RU-jıt' (ab-na-RU-jı-vat')
bulmak, ortaya çıkarmak - перестро́йка
pi-ri-STROY-ka
yeniden yapım, tadilat - дре́вний
DRYEV-niy
eski, kadim - высокого́рье
vı-sa-ka-GOR'-ye
yüksek dağlık bölge - ну́ждаться (в чём?)
NUJ-dat'-sa
…e ihtiyaç duymak - бе́режный
BYE-rij-nıy
özenli, dikkatli - реставра́ция
ris-tav-RA-tsı-ya
restorasyon - подли́нность
pad-LİN-nast'
özgünlük, sahicilik - ограни́читься (ограни́чиваться) чем?
ag-ra-Nİ-çit'-sa (ag-ra-Nİ-çi-vat'-sa)
…ile yetinmek - сохраня́ть (сохрани́ть)
sa-hra-NYAT' (sa-hra-NİT')
korumak, saklamak - побыва́ть (где?)
pa-bı-VAT'
bulunmak, gidip görmek - наруша́ть (нару́шить)
na-ru-ŞAT' (na-RU-şıt')
bozmak, ihlal etmek - землетрясе́ние
zim-li-tri-SYE-ni-ye
deprem