C1 · Ünite 4: Görünüşün ince yüzü (Тонкости вида)
Emir, olumsuzluk ve mastarda görünüş seçimi
Metin: Па́мятка для уча́стников го́рного похо́да
Kerem Öztürk, Karakol'da yabancı turistlere dağ turları düzenleyen bir Türk rehber. Ala-Köl gölüne yapılacak iki günlük yürüyüşten önce katılımcılara resmî bir bilgi notu (памятка) dağıtıyor. Bu tür metinler Rusçada görünüş seçiminin en açık görüldüğü yerlerdir: genel kurallar ve yasaklar [[НСВ]] ile ([[не покупа'йте]], [[не отходи'те]]), somut tek seferlik istekler [[СВ]] ile ([[возьми'те]], [[сообщи'те]]), istem dışı tehlikelere karşı uyarılar ise [[не]] + [[СВ]] ile ([[не простуди'тесь]], [[не поскользни'тесь]]) verilir. [[нельзя']] sözünden sonraki görünüşe de dikkat edin.
Текст: Уважа́емые уча́стники похо́да! Пе́ред вы́ходом на маршру́т внима́тельно прочита́йте э́ту па́мятку и сохрани́те её до конца́ пое́здки.
Sayın yürüyüş katılımcıları! Rotaya çıkmadan önce bu bilgi notunu dikkatle okuyun ve gezinin sonuna kadar saklayın.
Текст: Маршру́т к о́зеру Ала́-Кёль прохо́дит на высоте́ свы́ше трёх ты́сяч ме́тров, поэ́тому к нему́ необходи́мо подгото́виться зара́нее.
Ala-Köl gölüne giden rota üç bin metrenin üzerinde bir yükseklikten geçiyor, bu nedenle ona önceden hazırlanmak gerekiyor.
Текст: За неде́лю до похо́да начина́йте гуля́ть пешко́м не ме́нее ча́са в день и постепе́нно увели́чивайте нагру́зку.
Yürüyüşten bir hafta önce her gün en az bir saat yürümeye başlayın ve yükü yavaş yavaş artırın.
Текст: Не покупа́йте но́вую о́бувь накану́не вы́хода: разноси́ть её за оди́н ве́чер невозмо́жно.
Yola çıkmadan bir gün önce yeni ayakkabı almayın: onu bir akşamda ayağınıza alıştırmak imkânsızdır.
Текст: Обяза́тельно возьми́те с собо́й тёплую ку́ртку, головно́й убо́р и солнцезащи́тные очки́: пого́да в гора́х меня́ется за счи́танные мину́ты.
Yanınıza mutlaka kalın bir mont, bir başlık ve güneş gözlüğü alın: dağlarda hava birkaç dakika içinde değişir.
Текст: Не забу́дьте заряди́ть телефо́н и сообщи́ть родны́м, когда́ вы плани́руете верну́ться.
Telefonunuzu şarj etmeyi ve yakınlarınıza ne zaman dönmeyi planladığınızı bildirmeyi unutmayın.
Текст: На маршру́те не отходи́те от гру́ппы и не обгоня́йте ги́да: идти́ сле́дует в одно́м те́мпе.
Rotada gruptan ayrılmayın ve rehberi geçmeyin: aynı tempoda yürümek gerekir.
Текст: Е́сли вы почу́вствовали головну́ю боль, тошноту́ и́ли сла́бость, не скрыва́йте э́того и сра́зу сообщи́те ги́ду.
Baş ağrısı, mide bulantısı ya da halsizlik hissederseniz bunu saklamayın ve hemen rehbere bildirin.
Текст: Не пыта́йтесь продолжа́ть подъём любо́й цено́й: го́рная боле́знь опа́сна для жи́зни.
Tırmanışa ne pahasına olursa olsun devam etmeye çalışmayın: yükseklik hastalığı hayati tehlike taşır.
Текст: Смотри́те не простуди́тесь: но́чью у о́зера температу́ра опуска́ется ни́же нуля́.
Aman üşütmeyin: gece gölün yanında sıcaklık sıfırın altına düşer.
Текст: Осторо́жно, не поскользни́тесь на мо́крых камня́х у водопа́да!
Dikkat, şelalenin yanındaki ıslak taşlarda kaymayın!
Текст: Пить во́ду из ручьёв нельзя́: она́ мо́жет быть загрязнена́. Пе́йте то́лько кипячёную и́ли бутилиро́ванную во́ду.
Derelerden su içmek yasaktır: su kirli olabilir. Yalnızca kaynatılmış ya da şişe suyu için.
Текст: На не́которых уча́стках тропы́ в ию́не ещё лежи́т снег, и пройти́ их без тре́кинговых пало́к нельзя́.
Patikanın bazı bölümlerinde haziranda hâlâ kar var ve buralardan yürüyüş batonu olmadan geçmek imkânsız.
Текст: На террито́рии национа́льного па́рка запреща́ется разводи́ть костры́, руби́ть дере́вья и оставля́ть му́сор.
Milli park alanında ateş yakmak, ağaç kesmek ve çöp bırakmak yasaktır.
Текст: Не сто́ит брать с собо́й ли́шние ве́щи: ка́ждый килогра́мм на высоте́ ощуща́ется вдвойне́.
Yanınıza fazla eşya almaya değmez: yükseklikte her kilogram iki kat ağır gelir.
Текст: Не корми́те живо́тных и не подходи́те бли́зко к я́кам и лошадя́м ме́стных пастухо́в.
Hayvanları beslemeyin ve yerel çobanların yaklarına ve atlarına fazla yaklaşmayın.
Текст: Фотографи́ровать мо́жно везде́, одна́ко пре́жде чем снима́ть ме́стных жи́телей, спроси́те у них разреше́ния.
Her yerde fotoğraf çekebilirsiniz, ancak yerel halkı çekmeden önce onlardan izin isteyin.
Текст: Е́сли вы отста́ли от гру́ппы, не спуска́йтесь вниз в одино́чку: остава́йтесь на ме́сте и жди́те, пока́ вас не найду́т.
Gruptan geri kalırsanız tek başınıza aşağı inmeyin: olduğunuz yerde kalın ve sizi bulana kadar bekleyin.
Текст: Про́сим не опа́здывать к сбо́ру: авто́бус отправля́ется стро́го в шесть утра́ и никого́ не ждёт.
Buluşmaya geç kalmamanızı rica ediyoruz: otobüs tam sabah altıda kalkar ve kimseyi beklemez.
Текст: Жела́ем вам незабыва́емого похо́да! Береги́те себя́ и приро́ду Кыргызста́на.
Size unutulmaz bir yürüyüş dileriz! Kendinize ve Kırgızistan'ın doğasına iyi bakın.
Текст: Ваш гид Кере́м Озтю́рк, Карако́л.
Rehberiniz Kerem Öztürk, Karakol.
Dilbilgisi
Olumlu emirde görünüş: somut rica mı, davet mi?
B1 ve B2'de emir kipinin kuralını öğrendik: somut, tek seferlik bir istek СВ ile, tekrarlanan bir eylem НСВ ile verilir. C1'de bu kuralın ince yüzüne bakıyoruz. Rusça konuşan biri için emirdeki görünüş yalnızca bir dilbilgisi seçimi değildir: tonu da belirler. Aynı fiil СВ ile sade bir istek, НСВ ile ise sıcak bir davet, izin ya da “hadi, başlayın” anlamı taşıyabilir.
| Rusça | Görünüş ve işlev | Türkçe |
|---|---|---|
| Закро́йте, пожа́луйста, окно́. | СВ — somut, tek seferlik rica | Pencereyi kapatır mısınız, lütfen. |
| Проходи́те, сади́тесь, раздева́йтесь. | НСВ — davet, nezaket (misafir karşılama) | Buyurun girin, oturun, montunuzu çıkarın. |
| — Мо́жно взять? — Бери́те, коне́чно. | НСВ — izin verme | — Alabilir miyim? — Alın tabii. |
| Расскажи́те о себе́. → Ну, расска́зывайте! | СВ istek → НСВ: “hadi, başlayın” | Kendinizden söz edin. → Hadi, anlatın! |
| Принима́йте лека́рство три ра́за в день. | НСВ — düzenli, tekrarlanan eylem | İlacı günde üç kez alın. |
| Говори́те ме́дленнее, пожа́луйста. | НСВ — eylemin biçimine dikkat | Lütfen daha yavaş konuşun. |
Metindeki örneklere bakın: Возьми́те с собо́й тёплую ку́ртку somut, tek seferlik bir talimat olduğu için СВ́dir. Начина́йте гуля́ть пешко́м… и постепе́нно увели́чивайте нагру́зку ise bir hafta boyunca her gün yapılacak düzenli bir eylemi anlattığı için НСВ́dir.
- Сади́тесь, пожа́луйста, чу́вствуйте себя́ как до́ма. — Oturun lütfen, kendinizi evinizde hissedin.
- Запо́лните, пожа́луйста, э́ту анке́ту. — Lütfen bu formu doldurun.
- Не стесня́йтесь, задава́йте вопро́сы! — Çekinmeyin, sorularınızı sorun!
- Звони́те в любо́е вре́мя. — İstediğiniz zaman arayın.
💡 Türkçede nezaketi “buyurun”, “-ır mısınız”, “lütfen” gibi sözler taşır. Rusçada ise nezaketin önemli bir kısmını görünüş taşır. Kapıda misafire Проходи́те! (НСВ) demek sıcak bir “Buyurun!”dur; Пройди́те! (СВ) ise resmî bir yönlendirmedir: Пройди́те в кабине́т но́мер пять (5 numaralı odaya geçin).
⚠️ Türklerin tipik hatası: misafiri karşılarken СВ kullanmak. Войди́те! Сними́те ку́ртку! Ся́дьте! dizisi Rusça kulağa bir komutan ya da polis emri gibi gelir. Doğal ve sıcak olanı Проходи́те, раздева́йтесь, сади́тесь! Ancak kapı çalındığında içeriden seslenilen Войди́те! (Girin!) kalıplaşmış ve tamamen normaldir.
Olumsuz emirde görünüş: yasak mı, uyarı mı?
Olumsuz emirde kural daha keskindir. Bilinçli bir eylemi yasaklıyor ya da birine bir şeyi yapmamasını öğütlüyorsak не + НСВ kullanırız: Не открыва́йте окно́!, Не корми́те живо́тных. Bu, olumsuz emrin “varsayılan” biçimidir.
не + СВ ise neredeyse yalnızca bir uyarı için kullanılır: konuşan, karşısındakinin istemeden, dikkatsizlik sonucu başına gelebilecek bir şeyden korkar. Bu tür uyarılar çoğu zaman смотри́(те), осторо́жно ya da то́лько sözleriyle başlar. Türkçedeki “Aman…, sakın…” tonuna karşılık gelir.
| Rusça | Anlam | Türkçe |
|---|---|---|
| Не открыва́йте окно́. | не + НСВ: yasak / öğüt | Pencereyi açmayın. |
| Не покупа́йте но́вую о́бувь накану́не похо́да. | не + НСВ: öğüt | Yürüyüşten önceki gün yeni ayakkabı almayın. |
| Смотри́те не упади́те! | не + СВ: istem dışı tehlike | Aman düşmeyin! |
| Осторо́жно, не обожги́тесь! | не + СВ: uyarı | Dikkat, yanmayın (eliniz yanmasın)! |
| То́лько не потеря́йте биле́т! | не + СВ: uyarı | Aman bileti kaybetmeyin! |
| Не забу́дьте па́спорт! | не + СВ: kalıplaşmış hatırlatma | Pasaportunuzu unutmayın! |
Neden Не забу́дьте! СВ? Çünkü unutmak da istem dışı bir şeydir; kimse bilerek unutmaz. Buna karşılık Не забыва́йте… (НСВ) genel, sürekli bir hatırlatma için kullanılır: Не забыва́йте, что вы в гостя́х. (Misafir olduğunuzu unutmayın.)
- Не корми́те живо́тных. — Hayvanları beslemeyin.
- Смотри́те не простуди́тесь! — Aman üşütmeyin!
- Осторо́жно, не поскользни́тесь! — Dikkat, kaymayın!
- Не разбе́й ча́шку, она́ ба́бушкина! — Fincanı kırma sakın, o babaannemin!
💡 Pratik bir test: Türkçe cümlenin başına “Aman…” koyabiliyorsanız ve eylem istem dışı ise (упа́сть, опозда́ть, потеря́ть, простуди́ться, урони́ть, забы́ть) → не + СВ. Bilinçli bir eylemse (открыва́ть, кури́ть, покупа́ть, звони́ть) → не + НСВ.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçede “kapatmayın” tek biçim olduğu için СВ fiili olumsuzlaştırmak. Не закро́йте дверь! yanlış (kapıyı istemeden kapatmak diye bir şey yok); doğrusu Не закрыва́йте дверь! Aynı şekilde Не скажи́те ему́! yanlış → Не говори́те ему́! (Ona söylemeyin!).
Mastar ve olumsuzluk: yasak mı, imkânsız mı?
Mastarlı yapılarda görünüş seçimi anlamı kökten değiştirebilir. En önemli örnek нельзя́ sözüdür: нельзя́ + НСВ = yasak (izin yok), нельзя́ + СВ = imkânsız (yapılamaz). Türkçede ikisi de çoğu zaman “-amaz, olmaz” diye çevrilir; bu yüzden Türkler bu farkı kolayca kaçırır.
| Rusça | Anlam | Türkçe |
|---|---|---|
| Здесь нельзя́ переходи́ть у́лицу. | нельзя́ + НСВ: yasak | Burada karşıya geçmek yasak. |
| Здесь нельзя́ перейти́ у́лицу. | нельзя́ + СВ: imkânsız | Burada karşıya geçilemez (trafik, çit…). |
| Пить во́ду из ручьёв нельзя́. | yasak / tavsiye edilmez | Derelerden su içmek yasak. |
| Пройти́ э́тот уча́сток без пало́к нельзя́. | imkânsız | Bu bölümden batonsuz geçilemez. |
| Э́то окно́ нельзя́ откры́ть. | imkânsız (sıkışmış) | Bu pencere açılmıyor. |
| Э́то окно́ нельзя́ открыва́ть. | yasak (klima çalışıyor) | Bu pencereyi açmak yasak. |
Gereksizlik ve tavsiye etmeme bildiren yapılardan sonra ise neredeyse her zaman НСВ gelir: не на́до, не ну́жно, не сто́ит, не сле́дует, не обяза́тельно, не сове́тую, не сто́ило. Olumlu biçimde СВ olan fiil, olumsuzlukla НСВ́ye döner:
- На́до позвони́ть ему́. — Не на́до ему́ звони́ть. — Onu aramak lazım. — Onu aramaya gerek yok.
- Сто́ит посмотре́ть э́тот фильм. — Не сто́ит смотре́ть э́тот фильм. — Bu filmi izlemeye değer. — Bu filmi izlemeye değmez.
- Вам не сле́дует брать с собо́й ли́шние ве́щи. — Yanınıza fazla eşya almamalısınız.
- Без ви́зы туда́ не попа́сть. — Vizesiz oraya girilemez.
💡 Son örnekteki gibi не + СВ mastar (yüklemsiz) imkânsızlık bildirir ve konuşma dilinde çok yaygındır: Его́ не догна́ть (Ona yetişilmez), Отсю́да не уви́деть о́зеро (Buradan göl görünmez). Benzer biçimde невозмо́жно sözü de doğal olarak СВ ile gelir: разноси́ть о́бувь за оди́н ве́чер невозмо́жно.
⚠️ Türklerin tipik hatası: olumlu cümledeki СВ́yi olumsuzlukta korumak. Не на́до купи́ть хлеб yanlış; doğrusu Не на́до покупа́ть хлеб (Ekmek almaya gerek yok). Bir başka hata: “Burada sigara içilmez” derken Здесь нельзя́ закури́ть demek; yasak için doğrusu Здесь нельзя́ кури́ть.
Hangi fiilden sonra hangi görünüş?
Bazı fiiller arkalarındaki mastarın görünüşünü kendileri belirler; burada seçim özgürlüğü yoktur. Bir sürecin başlangıcını, devamını, sonunu ya da alışkanlığı bildiren fiillerden sonra yalnızca НСВ gelir; çünkü süreç ancak НСВ ile anlatılabilir. Buna karşılık bir sonuca ulaşmayı bildiren успе́ть, уда́ться, суме́ть gibi fiiller çoğunlukla СВ ister.
| Fiil | Mastar | Örnek / Türkçe |
|---|---|---|
| начина́ть / нача́ть | yalnız НСВ | Он на́чал писа́ть рома́н. — Roman yazmaya başladı. |
| продолжа́ть | yalnız НСВ | Продолжа́йте рабо́тать. — Çalışmaya devam edin. |
| конча́ть / ко́нчить, зака́нчивать / зако́нчить | yalnız НСВ | Я зако́нчил переводи́ть. — Çevirmeyi bitirdim. |
| перестава́ть / переста́ть, броса́ть / бро́сить | yalnız НСВ | Он бро́сил кури́ть. — Sigarayı bıraktı. |
| привыка́ть / привы́кнуть, устава́ть / уста́ть | yalnız НСВ | Я привы́к вста́вать ра́но. — Erken kalkmaya alıştım. |
| надоеда́ть / надое́сть | yalnız НСВ | Мне надое́ло ждать. — Beklemekten bıktım. |
| успева́ть / успе́ть | çoğunlukla СВ | Мы успе́ли купи́ть биле́ты. — Biletleri almaya yetiştik. |
| удава́ться / уда́ться | çoğunlukla СВ | Мне удало́сь дозвони́ться. — Telefonla ulaşmayı başardım. |
- Она́ ко́нчила проверя́ть контро́льные то́лько к полу́ночи. — Sınav kâğıtlarını okumayı ancak gece yarısına doğru bitirdi.
- Не пыта́йтесь продолжа́ть подъём любо́й цено́й. — Tırmanışa ne pahasına olursa olsun devam etmeye çalışmayın.
- Я не успе́л позвони́ть роди́телям. — Anne babamı aramaya yetişemedim.
💡 Türkçede “yazmaya başladı”, “yazmayı bitirdi” derken fiilin biçimi değişmez. Rusçada ise başlamak/bitirmek fiilleri kendileri СВ olsa bile (нача́ть, зако́нчить) arkalarındaki mastar hep НСВ́dir. Bitirilen şey bir süreçtir; süreç de НСВ ile anlatılır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “Kitabı okumayı bitirdim” cümlesinde iki kez “tamamlanmış” anlam kurmak. Я ко́нчил прочита́ть кни́гу yanlış; doğrusu Я ко́нчил чита́ть кни́гу ya da kısaca Я прочита́л кни́гу. Aynı şekilde Он на́чал сде́лать yanlış → Он на́чал де́лать.
Geçmiş zamanda olumsuzluk: olgu mu, beklenen sonuç mu?
Geçmiş zamanda olumsuzlukta da iki görünüşün anlamı farklıdır. не + НСВ eylemin hiç gerçekleşmediğini bildirir: konuşan yalnızca olguyu reddeder. не + СВ ise beklenen, planlanan ya da vaat edilen bir sonucun gerçekleşmediğini anlatır: eylem bekleniyordu ama olmadı ya da yarım kaldı.
| Rusça | Anlam | Türkçe |
|---|---|---|
| Я не чита́л э́ту кни́гу. | НСВ: hiç okumadım | Bu kitabı okumadım (hiç okumuş değilim). |
| Я не прочита́л кни́гу к семина́ру. | СВ: beklenen sonuç yok | Kitabı seminere kadar okuyup bitiremedim. |
| — Ты звони́л ма́ме? — Нет, не звони́л. | НСВ: olgu sorusu ve reddi | — Anneni aradın mı? — Hayır, aramadım. |
| Обеща́л, но так и не позвони́л. | СВ: vaat edilen gerçekleşmedi | Söz verdi ama bir türlü aramadı. |
| Я ничего́ не покупа́л. | НСВ: hiç alışveriş yapmadım | Hiçbir şey almadım. |
| Я не купи́л хлеб — магази́н был закры́т. | СВ: planlanan alım olmadı | Ekmeği alamadım, dükkân kapalıydı. |
- Вы не ви́дели здесь мою́ соба́ку? — Burada köpeğimi görmediniz mi? (olgu sorusu)
- Мы так и не встре́тились: он перепу́тал день. — Bir türlü buluşamadık: günü karıştırmış.
- Почему́ вы не сообщи́ли ги́ду, что вам пло́хо? — Kendinizi kötü hissettiğinizi neden rehbere bildirmediniz?
💡 так и не + СВ kalıbı Türkçedeki “bir türlü …-amadı” yapısının birebir karşılığıdır ve hep СВ ile kurulur: Он так и не по́нял (Bir türlü anlamadı), Авто́бус так и не пришёл (Otobüs bir türlü gelmedi).
⚠️ Türklerin tipik hatası: “Bu filmi izledin mi? — Hayır, izlemedim.” sorusunda СВ kullanmak. — Ты посмотре́л э́тот фильм? — Нет, не посмотре́л. dilbilgisi açısından mümkün ama “izlemen gerekiyordu, izlemedin mi?” anlamı katar. Yalnızca deneyim/olgu soruluyorsa doğal olanı НСВ́dir: — Ты смотре́л э́тот фильм? — Нет, не смотре́л.
Resmî metinde mastarlı emir ve kaygı kalıpları
Resmî duyurularda, levhalarda ve talimatlarda emir çoğu zaman mastarla verilir. Bu yapı kişisizdir ve kategoriktir: kimseye doğrudan seslenmez, bir kuralı ilan eder. Yasaklar ve genel kurallar НСВ mastarla yazılır. Türkçede bunun karşılığı “Sigara içilmez”, “Yaslanmayınız” gibi edilgen ya da resmî biçimlerdir.
| Rusça | Nerede? | Türkçe |
|---|---|---|
| Не кури́ть! | levha | Sigara içilmez! |
| Не прислоня́ться. | metro kapısı | Yaslanmayınız. |
| Соблюда́ть тишину́! | kütüphane, hastane | Sessiz olunuz! |
| Посторо́нним вход воспрещён. | kapı | Görevli olmayanların girmesi yasaktır. |
| Запреща́ется разводи́ть костры́. | milli park | Ateş yakmak yasaktır. |
| Про́сим не опа́здывать. | davet, bilgi notu | Geç kalmamanızı rica ederiz. |
СВ mastar ise başka iki yerde öne çıkar. Birincisi, yön ve çözüm soran sorularda: Как пройти́ к вокза́лу? (İstasyona nasıl gidilir?), Что мне сде́лать? (Ne yapayım?). İkincisi, istem dışı bir şeyden korkmayı bildiren не + СВ + бы ya da как бы не + СВ kalıplarında: Не опозда́ть бы! (Aman geç kalmayalım!), Как бы не забы́ть па́спорт! (Pasaportu unutmasam bari!).
- Как пройти́ к о́зеру? — Göle nasıl gidilir?
- Не откры́ть ли окно́? Здесь о́чень ду́шно. — Pencereyi açsak mı? Burası çok havasız.
- Как бы не простуди́ться в гора́х! — Aman dağlarda üşütmeyelim!
- Уча́стникам похо́да име́ть при себе́ па́спорт. — Yürüyüş katılımcılarının yanlarında pasaport bulundurmaları gerekir.
💡 Bilgi notlarında (памятка) iki üslup yan yana kullanılır: doğrudan hitap eden emir kipi (Возьми́те…, Не отходи́те…) ve kişisiz mastar (Пить во́ду из ручьёв нельзя́, Про́сим не опа́здывать). Emir kipi daha sıcak ve kişisel, mastar daha resmî ve kesindir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: resmî bir yasak levhası yazarken СВ mastar kullanmak. Не закури́ть! ya da Не прислони́ться! yanlış; yasaklar her zaman НСВ ile: Не кури́ть!, Не прислоня́ться! СВ́li Не опозда́ть бы! bir yasak değil, bir kaygı ifadesidir.
Kelimeler
- па́мятка
PA-myat-ka
bilgi notu, kısa talimat broşürü - накану́не (чего́?)
na-ka-NU-ni
(bir şeyin) arifesinde, bir gün önce - разна́шивать (разноси́ть) о́бувь
raz-NA-şı-vat' (raz-na-SİT') O-buf'
ayakkabıyı giyerek ayağa alıştırmak - головно́й убо́р
ga-lav-NOY u-BOR
başlık, şapka (resmî) - солнцезащи́тные очки́
son-tsı-za-ŞÇİT-nı-ye aç-Kİ
güneş gözlüğü - за счи́танные мину́ты
za ŞÇİ-tan-nı-ye mi-NU-tı
birkaç dakika içinde, göz açıp kapayıncaya kadar - отходи́ть (отойти́) от кого́-чего́?
at-ha-DİT' (a-tay-Tİ)
(birinden, bir yerden) uzaklaşmak, ayrılmak - обгоня́ть (обогна́ть)
ab-ga-NYAT' (a-bag-NAT')
geçmek, sollamak, önüne geçmek - тошнота́
taş-na-TA
mide bulantısı - сла́бость
SLA-bast'
halsizlik, güçsüzlük - скрыва́ть (скрыть)
skrı-VAT' (SKRIT')
gizlemek, saklamak - подъём
pad-YOM
tırmanış, yokuş; kalkış - любо́й цено́й
lyu-BOY tsı-NOY
ne pahasına olursa olsun - го́рная боле́знь
GOR-na-ya ba-LYEZN'
yükseklik (dağ) hastalığı - простужа́ться (простуди́ться)
pras-tu-JAT'-sa (pras-tu-DİT'-sa)
üşütmek, soğuk almak - поскользну́ться
pas-kal'z-NUT'-sa
kaymak (ayağı kaymak) - руче́й
ru-ÇEY
dere, çay - кипячёный
ki-pi-ÇYO-nıy
kaynatılmış (su) - уча́сток
u-ÇAS-tak
bölüm, kesim, parsel - запреща́ться
za-pri-ŞÇAT'-sa
yasaklanmak, yasak olmak - разводи́ть (развести́) костёр
raz-va-DİT' (raz-vis-Tİ) kas-TYOR
ateş yakmak (kamp ateşi) - вдвойне́
vdvay-NYE
iki kat, iki misli - пасту́х
pas-TUH
çoban - разреше́ние
raz-ri-ŞE-ni-ye
izin - отстава́ть (отста́ть) от кого́?
at-sta-VAT' (at-STAT')
geri kalmak - в одино́чку
v a-di-NOÇ-ku
tek başına - сбор
ZBOR
toplanma, buluşma (grubun) - постепе́нно
pas-ti-PYEN-na
yavaş yavaş, giderek - ощуща́ться
a-şçu-ŞÇAT'-sa
hissedilmek - ни́же нуля́
Nİ-jı nu-LYA
sıfırın altında