C1 · Ünite 10: C1 genel tekrar ve sınav (Повторение)
C1 seviyesinin tüm konuları
Metin: Цифрово́й тури́зм: о́пыт Кыргызста́на и Ту́рции
Mert, Bişkek'teki bir otelde satış müdürü olarak çalışıyor ve Moskova'da doktora yapmak için TRKİ-3 (ТРКИ-3, C1) sertifikasına hazırlanıyor. Sınavın okuma bölümünde tam da böyle metinler çıkıyor: bir bilimsel konferans üzerine yazılmış gazete haberi. Metinde C1'de öğrendiğiniz neredeyse her şey var: bilimsel üslubun isim zincirleri ve “olmak” fiilinin resmî karşılığı, gazete dilinin aktarma fiilleri, ortaç ve ulaç grupları, türemiş edatlar, karmaşık cümle noktalaması, paronimler ve tartışma kalıpları. Okurken bunları bulup işaretleyin.
Текст: В Бишке́ке заверши́лась междунаро́дная нау́чно-практи́ческая конфере́нция «Цифровы́е техноло́гии в тури́зме», в рабо́те кото́рой при́няли уча́стие бо́лее двухсо́т специали́стов.
Bişkek'te, çalışmalarına iki yüzü aşkın uzmanın katıldığı “Turizmde Dijital Teknolojiler” uluslararası bilimsel-uygulamalı konferansı sona erdi.
Текст: Конфере́нция была́ организо́вана в свя́зи с ро́стом интере́са к цифровы́м се́рвисам в сфе́ре гостеприи́мства.
Konferans, konaklama sektöründe dijital hizmetlere duyulan ilginin artması nedeniyle düzenlendi.
Текст: Открыва́я пле́нарное заседа́ние, ре́ктор университе́та подчеркну́л, что цифровиза́ция тури́зма явля́ется одни́м из приорите́тов разви́тия страны́.
Genel oturumu açan üniversite rektörü, turizmin dijitalleşmesinin ülkenin kalkınma önceliklerinden biri olduğunu vurguladı.
Текст: По его́ слова́м, за после́дние пять лет число́ тури́стов, брони́рующих гости́ницы онла́йн, вы́росло почти́ вдво́е.
Rektörün sözlerine göre son beş yılda otelleri çevrimiçi rezerve eden turistlerin sayısı neredeyse iki katına çıktı.
Текст: Осо́бый интере́с у́частников вы́звал докла́д ту́рецкого иссле́дователя Эми́ра Шахи́на.
Katılımcıların özel ilgisini Türk araştırmacı Emir Şahin'in bildirisi çekti.
Текст: Докла́дчик отме́тил, что, несмотря́ на бы́стрый рост онла́йн-прода́ж, ма́лые гости́ницы региона́ по-пре́жнему испы́тывают недоста́ток в квалифици́рованных ка́драх.
Konuşmacı, çevrimiçi satışların hızla artmasına rağmen bölgedeki küçük otellerin hâlâ nitelikli personel sıkıntısı çektiğini belirtti.
Текст: «Разви́тие техноло́гий опережа́ет подгото́вку специали́стов, спосо́бных и́ми управля́ть», — заяви́л он.
“Teknolojinin gelişimi, onu yönetebilecek uzmanların yetiştirilmesinden daha hızlı ilerliyor,” diye açıkladı.
Текст: В своём выступле́нии Шахи́н предста́вил результа́ты опро́са, проведённого среди́ владе́льцев гости́ниц Иссы́к-Ку́льской о́бласти.
Şahin konuşmasında Issık-Göl bölgesindeki otel sahipleri arasında yapılan bir anketin sonuçlarını sundu.
Текст: Как сле́дует из полу́ченных да́нных, треть опро́шенных не испо́льзует социа́льные се́ти для продвиже́ния свои́х услу́г.
Elde edilen verilerden anlaşıldığı üzere, ankete katılanların üçte biri hizmetlerini tanıtmak için sosyal ağları kullanmıyor.
Текст: Ины́ми слова́ми, речь идёт не о нехва́тке средств, а о недоста́точной информи́рованности.
Başka bir deyişle mesele para eksikliği değil, yetersiz bilgilenmedir.
Текст: Ряд у́частников вы́сказал сомне́ние в том, что ма́лый би́знес гото́в к подо́бным переме́нам.
Bazı katılımcılar, küçük işletmelerin bu tür değişimlere hazır olduğundan kuşku duyduklarını dile getirdi.
Текст: Отвеча́я на их вопро́сы, докла́дчик напо́мнил, что ещё де́сять лет наза́д онла́йн-брони́рование каза́лось ро́скошью.
Konuşmacı onların sorularını yanıtlarken, daha on yıl önce çevrimiçi rezervasyonun bir lüks gibi göründüğünü hatırlattı.
Текст: Всле́дствие высо́кой конкуре́нции оте́ли вы́нуждены иска́ть но́вые спо́собы привлече́ния клие́нтов.
Yüksek rekabet sonucunda oteller müşteri çekmenin yeni yollarını aramak zorunda.
Текст: По ме́ре распростране́ния моби́льных прило́жений э́та зада́ча, по мне́нию экспе́ртов, ста́нет ещё бо́лее а́ктуальной.
Uzmanlara göre mobil uygulamalar yaygınlaştıkça bu görev daha da önem kazanacak.
Текст: В тече́ние трёх дней у́частники обсужда́ли та́кже вопро́сы кибербезопа́сности, защи́ты персона́льных да́нных и эффекти́вного испо́льзования иску́сственного интелле́кта.
Katılımcılar üç gün boyunca siber güvenlik, kişisel verilerin korunması ve yapay zekânın etkili kullanımı konularını da ele aldı.
Текст: Представи́тель городско́й администра́ции сообщи́л, что ведо́мство гото́во предоста́вить гра́нты гости́ницам, внедря́ющим цифровы́е реше́ния.
Belediye temsilcisi, kurumun dijital çözümler uygulayan otellere hibe sağlamaya hazır olduğunu bildirdi.
Текст: Ввиду́ ограни́ченности бюдже́та гра́нты полу́чат пре́жде всего́ ма́лые гости́ницы.
Bütçenin sınırlı olması nedeniyle hibeleri öncelikle küçük oteller alacak.
Текст: По ито́гам конфере́нции была́ при́нята резолю́ция, в кото́рой отмеча́ется необходи́мость откры́тия но́вых образова́тельных програ́мм.
Konferansın sonunda yeni eğitim programları açılması gerektiğine dikkat çeken bir sonuç bildirgesi kabul edildi.
Текст: Сле́дующая встре́ча специали́стов запланиро́вана на весну́ бу́дущего го́да в Анкаре́.
Uzmanların bir sonraki buluşması gelecek yılın baharında Ankara'da yapılacak.
Dilbilgisi
Bilimsel ve resmî üslup
C1'in ilk ve sekizinci ünitelerinde Rusçanın “kitabi” yüzünü gördük. Bilimsel ve resmî metin fiil yerine isim kullanır, isimleri ilgi hâli zincirleriyle birbirine bağlar ve “olmak” fiilinin yerine явля́ться ya da представля́ть собо́й koyar. Türkçedeki “hizmet kalitesinin yükseltilmesi”, “… bir önceliktir”, “… arz ederim” gibi resmî yapıların karşılığıdır.
| Rusça | Yapı | Türkçe |
|---|---|---|
| Цифровиза́ция явля́ется приорите́том. | явля́ться + araç hâli | Dijitalleşme bir önceliktir. |
| Конфере́нция представля́ет собо́й площа́дку для диало́га. | представля́ть собо́й + belirtme hâli | Konferans bir diyalog platformudur. |
| повыше́ние ка́чества обслу́живания тури́стов | isim zinciri (ilgi hâli) | turistlere sunulan hizmetin kalitesinin yükseltilmesi |
| Прошу́ предоста́вить мне о́тпуск. | dilekçe kalıbı | Tarafıma izin verilmesini arz ederim. |
| Довожу́ до ва́шего све́дения, что … | resmî bildirim | … hususunu bilgilerinize sunarım. |
| В свя́зи с вышеизло́женным … | rapor, dilekçe | Yukarıda arz edilen nedenlerle … |
💡 İsim zincirinde yalnızca ilk isim cümledeki hâlini alır, geri kalanların hepsi ilgi hâlindedir: для повыше́ния ка́чества обслу́живания (hizmet kalitesinin yükseltilmesi için). Zincir dört-beş halkayı geçerse metin ağırlaşır; araya bir fiil koyarak bölün.
⚠️ Türklerin tipik hataları: (1) явля́ться sonrasında yalın hâl kullanmak: явля́ется ва́жный фа́ктор yanlış → doğrusu явля́ется ва́жным фа́ктором. (2) представля́ть собо́й sonrasında araç hâli kullanmak: представля́ет собо́й площа́дкой yanlış → представля́ет собо́й площа́дку. (3) явля́ться fiilini günlük konuşmaya taşımak: Э́то явля́ется мое́й жено́й gülünç olur → Э́то моя́ жена́.
Gazete dili ve dolaylı aktarım
Haber metni başkalarının sözlerini aktarır; bunun için “dedi” yerine anlamı daha ince fiiller kullanır. Fiil seçimi, sözün resmî açıklama mı, bilgi mi, vurgu mu olduğunu gösterir. Türk gazeteciliğindeki “açıkladı, bildirdi, belirtti, vurguladı, hatırlattı” dizisinin birebir karşılığıdır.
| Rusça | Türkçe | Örnek |
|---|---|---|
| заяви́ть | açıklamak, beyan etmek | Мини́стр заяви́л, что прое́кт бу́дет при́нят. |
| сообщи́ть (о чём?) | bildirmek | Представи́тель сообщи́л о гра́нтах. |
| отме́тить | belirtmek | Докла́дчик отме́тил, что спрос растёт. |
| подчеркну́ть | vurgulamak | Ре́ктор подчеркну́л ва́жность сотру́дничества. |
| напо́мнить | hatırlatmak | Он напо́мнил, что ра́ньше всё бы́ло ина́че. |
| вы́разить уве́ренность | inancını dile getirmek | Он вы́разил уве́ренность, что прое́кт бу́дет успе́шным. |
| по слова́м / по мне́нию / по да́нным (кого́? чего́?) | … sözlerine / görüşüne / verilerine göre | По слова́м ре́ктора, число́ тури́стов вы́росло. |
💡 Как сообща́ет …, по сообще́нию …, как сле́дует из … kalıpları kaynak gösterir ve virgülle ayrılır: Как сле́дует из полу́ченных да́нных, ….
⚠️ Türklerin tipik hataları: (1) Dolaylı anlatımda zamanı değiştirmek. Rusçada fiil, doğrudan sözdeki zamanını korur: «Я рабо́таю в Бишке́ке» → Он сказа́л, что рабо́тает в Бишке́ке (Bişkek'te çalıştığını söyledi). рабо́тал derseniz “eskiden çalışmıştı” anlamı çıkar. (2) Söz fazlalığı: По слова́м ре́ктора, он сказа́л, что … yanlış → По слова́м ре́ктора, … ya da Ре́ктор сказа́л, что ….
Ortaç ve ulaç gruplarını dönüştürme
Yazı dili ortaç ve ulaç gruplarını sever, konuşma dili ise кото́рый, когда́, так как, е́сли ile kurulan yan cümleleri. ТРКИ-3'te iki yönde dönüşüm sorulur. Türkçede “rezervasyon yapan turistler / rezervasyon yapınca” gibi yapılar zaten ekle kurulduğu için Türk öğrenciler ortaçları kolay anlar, ama hangi fiilden hangi ortacın yapılamayacağını sık karıştırır.
| Ortaç / ulaç grubu | Yan cümle | Türkçe |
|---|---|---|
| тури́сты, брони́рующие гости́ницы онла́йн | тури́сты, кото́рые брони́руют гости́ницы онла́йн | otelleri çevrimiçi ayırtan turistler |
| опро́с, проведённый среди́ владе́льцев | опро́с, кото́рый провели́ среди́ владе́льцев | sahipler arasında yapılan anket |
| гости́ницы, внедри́вшие цифровы́е реше́ния | гости́ницы, кото́рые внедри́ли цифровы́е реше́ния | dijital çözümler uygulamış oteller |
| Открыва́я заседа́ние, ре́ктор подчеркну́л … | Когда́ ре́ктор открыва́л заседа́ние, он подчеркну́л … | Oturumu açarken rektör … vurguladı. |
| Зако́нчив докла́д, он отве́тил на вопро́сы. | По́сле того́ как он зако́нчил докла́д, он отве́тил на вопро́сы. | Bildiriyi bitirince soruları yanıtladı. |
💡 Ortacın zamanı cümlenin zamanına göre değil, eylemin kendisine göre seçilir: тури́сты, брони́рующие гости́ницы geçmiş zamanlı bir cümlede de kalabilir, “o sırada ayırtan” anlamı verir.
⚠️ Türklerin tipik hataları: (1) СВ fiilden şimdiki zaman ortacı yapmak: “makaleyi okuyacak öğrenci” için *прочита́ющий diye bir biçim yoktur → студе́нт, кото́рый прочита́ет статью́. (2) Ulacı farklı bir özneyle kullanmak: Отвеча́я на вопро́сы, докла́дчику бы́ло тру́дно yanlış (ulacın öznesi yalın hâlde olmalı) → Отвеча́я на вопро́сы, докла́дчик волнова́лся.
Görünüşün ince yüzü: emir, olumsuzluk, mastar
C1'in dördüncü ünitesinde görünüşün en zor üç alanını gördük. Temel sorular şunlar: Emir somut bir sonuç mu istiyor, yoksa bir davet ya da genel kural mı? Olumsuzluk bir yasak mı, yoksa istenmeyen bir kazaya karşı uyarı mı? нельзя́ “yasak” mı demek, yoksa “imkânsız” mı?
| Rusça | Görünüş ve anlam | Türkçe |
|---|---|---|
| Закро́йте окно́, пожа́луйста. | СВ: somut, tek seferlik istek | Pencereyi kapatır mısınız lütfen. |
| Сади́тесь, пожа́луйста! | НСВ: davet, izin | Buyurun, oturun! |
| Не закрыва́йте окно́. | не + НСВ: yasak, rica | Pencereyi kapatmayın. |
| Не опозда́йте! | не + СВ: uyarı (istenmeyen olay) | Sakın geç kalmayın! |
| Здесь нельзя́ кури́ть. | нельзя́ + НСВ: yasak | Burada sigara içilmez. |
| Дверь нельзя́ откры́ть. | нельзя́ + СВ: imkânsız | Kapı açılamıyor. |
| Не на́до звони́ть. | не на́до + НСВ: gereksiz | Aramaya gerek yok. |
💡 Olumsuz emirde СВ yalnızca istemeden olabilecek eylemlerde kullanılır ve çoğu zaman смотри́ ile başlar: Смотри́, не упади́! (Dikkat et, düşme!), Не забу́дьте па́спорт! (Pasaportu unutmayın!).
⚠️ Türklerin tipik hataları: (1) Yasak anlamında olumsuz СВ emir kurmak: “Pencereyi kapatmayın” için Не закро́йте окно́ yanlış → Не закрыва́йте окно́. (2) не на́до sonrasında СВ kullanmak: Не на́до позвони́ть yanlış → Не на́до звони́ть. (3) нельзя́ sonrasındaki görünüşün anlamı değiştirdiğini unutmak: Здесь нельзя́ перейти́ у́лицу “burada karşıya geçmek imkânsız” demektir, “yasak” değil.
Türemiş edatlar ve karmaşık cümle
Türemiş edatlar (в свя́зи с, всле́дствие, ввиду́, в тече́ние, по ме́ре) resmî metnin vazgeçilmezidir. Her birinin istediği hâli ve yazımını ezberlemek gerekir, çünkü çoğu bir isimden ya da ulaçtan türemiştir ve onlarla karıştırılır. Türkçede bu işi “nedeniyle, sonucunda, boyunca, -dıkça” gibi son çekim edatları görür.
| Rusça | Hâl | Türkçe | Örnek |
|---|---|---|---|
| в свя́зи с | araç | … nedeniyle, … dolayısıyla | в свя́зи с ро́стом интере́са |
| всле́дствие | ilgi | … sonucunda | всле́дствие высо́кой конкуре́нции |
| ввиду́ | ilgi | … nedeniyle (önceden) | ввиду́ ограни́ченности бюдже́та |
| в тече́ние | ilgi | … boyunca | в тече́ние трёх дней |
| по ме́ре | ilgi | … -dıkça | по ме́ре распростране́ния прило́жений |
| несмотря́ на | belirtme | … -e rağmen | несмотря́ на бы́стрый рост |
| благодаря́ | yönelme | … sayesinde | благодаря́ гра́нтам |
Karmaşık cümlede iki bağlaç yan yana gelirse virgül, ikinci yan cümlenin sonunda то olup olmamasına bağlıdır:
- Он сказа́л, что, е́сли бу́дет вре́мя, он придёт. — Vakit olursa geleceğini söyledi. ([[то]] yok → iki bağlaç arasında virgül)
- Он сказа́л, что е́сли бу́дет вре́мя, то он придёт. — Vakit olursa geleceğini söyledi. ([[то]] var → virgül yok)
- Докла́дчик отме́тил, что, несмотря́ на рост прода́ж, пробле́мы оста́лись. — Konuşmacı satışlar artmasına rağmen sorunların sürdüğünü belirtti.
⚠️ Türklerin tipik hataları (çoğu Rus öğrencinin de yaptığı yazım hataları): (1) в тече́ние неде́ли (hafta boyunca) -е ile yazılır; в тече́нии реки́ ise “ırmağın akıntısında” demektir. (2) всле́дствие tek söz ve -е ile yazılır: всле́дствии ve в сле́дствие yanlış. (3) в свя́зи с sonrasında ilgi hâli kullanmak: в свя́зи с ро́ста yanlış → в свя́зи с ро́стом.
Paronimler ve tartışma kalıpları
Paronimler, sesçe birbirine çok yakın ama anlamca farklı sözlerdir. Türkçede de “muvaffak / muvaffakiyet”, “hayat / hayati” gibi karışıklıklar olur; Rusçada bunlar C1 sınavının en sevilen tuzaklarıdır. En sık karşılaşılanlar:
| Rusça | Anlam | Örnek |
|---|---|---|
| наде́ть (что? на себя́) | giymek | наде́ть пальто́ |
| оде́ть (кого́?) | (birini) giydirmek | оде́ть ребёнка |
| эффекти́вный | etkili, verimli | эффекти́вный ме́тод |
| эффе́ктный | göz alıcı, gösterişli | эффе́ктное пла́тье |
| предоста́вить | sağlamak, vermek | предоста́вить гра́нт |
| предста́вить | sunmak, tanıştırmak | предста́вить результа́ты |
| абоне́нт / абонеме́нт | abone (kişi) / abonman (belge) | абоне́нт се́ти · абонеме́нт в бассе́йн |
💡 Rusların kendi ezber cümlesi: Наде́ть оде́жду, оде́ть Наде́жду (Giysiyi giy, Nadejda'yı giydir). Giysi → наде́ть, insan → оде́ть.
C1'in dokuzuncu ünitesinde tartışmacı metnin iskeletini öğrendik: tez (На мой взгляд, …), kanıtlar (Во-пе́рвых, …), karşı görüş (Мне мо́гут возрази́ть, что …), çürütme (Э́то утвержде́ние не выде́рживает кри́тики) ve sonuç (Таки́м о́бразом, …). Haber metinlerinde bunların resmî kardeşleri görülür: Ины́ми слова́ми, …, Речь идёт не о …, а о …, Ряд у́частников вы́сказал сомне́ние в том, что ….
⚠️ Türklerin tipik hataları: (1) оде́ть пальто́ yanlış → наде́ть пальто́. (2) “Etkili yöntem” için эффе́ктный ме́тод yanlış → эффекти́вный ме́тод. (3) “Hibe sağlamak” için предста́вить гра́нт yanlış → предоста́вить гра́нт. (4) “… değil, … -dır” yapısında но kullanmak: не о деньга́х, но об информа́ции yanlış → не о деньга́х, а об информа́ции.
Türklerin en sık 10 hatası
C1 boyunca her ünitede “tipik hata” uyarıları gördünüz. Aşağıda en sık karşılaşılan on tanesi bir arada. ТРКИ-3 sınavından ve YDS'den önce bu tabloyu bir kez daha okuyun; yanlış sütunundaki cümleleri asla kurmayın.
| Doğru | Yanlış | Neden? |
|---|---|---|
| Цифровиза́ция явля́ется приорите́том. | Цифровиза́ция явля́ется приорите́т. | явля́ться + araç hâli. |
| Конфере́нция представля́ет собо́й площа́дку. | Конфере́нция представля́ет собо́й площа́дкой. | представля́ть собо́й + belirtme hâli. |
| Он сказа́л, что рабо́тает в Бишке́ке. | Он сказа́л, что рабо́тал в Бишке́ке. (“çalıştığını” anlamında) | Dolaylı anlatımda zaman korunur. |
| студе́нт, кото́рый прочита́ет статью́ | студе́нт, прочита́ющий статью́ (“okuyacak”) | СВ fiilden şimdiki ortaç yapılmaz. |
| Отвеча́я на вопро́сы, докла́дчик волнова́лся. | Отвеча́я на вопро́сы, докла́дчику бы́ло тру́дно. | Ulacın öznesi ana cümlenin yalın hâldeki öznesidir. |
| Не закрыва́йте окно́. | Не закро́йте окно́. (yasak anlamında) | Yasak → не + НСВ. |
| в тече́ние неде́ли | в тече́нии неде́ли | Zaman edatı -е ile yazılır. |
| всле́дствие конкуре́нции | в сле́дствие конкуре́нции | Tek söz, -е ile. |
| наде́ть пальто́ | оде́ть пальто́ | Giysi → наде́ть; insan → оде́ть. |
| Речь идёт не о деньга́х, а об информа́ции. | Речь идёт не о деньга́х, но об информа́ции. | Reddedip yerine koyma → а. |
⚠️ 3. satırdaki Он сказа́л, что рабо́тал в Бишке́ке cümlesi kendi başına yanlış değildir: “Bişkek'te çalışmış olduğunu söyledi” demektir. Hata, onu “şu anda çalıştığını söyledi” anlamında kullanmaktır.
Kelimeler
- заверши́ться (заверша́ться)
za-vir-ŞIT'-sa (za-vir-ŞA-tsa)
sona ermek, tamamlanmak - нау́чно-практи́ческая конфере́нция
na-UÇ-na-prak-Tİ-çis-ka-ya kan-fi-REN-tsı-ya
bilimsel-uygulamalı konferans - приня́ть уча́стие (в чём?)
pri-NYAT' u-ÇAS-ti-ye
katılmak - в связи́ с (чем?)
f svya-Zİ s
… nedeniyle, … ile bağlantılı olarak - гостеприи́мство
gas-ti-pri-İM-stva
konukseverlik; konaklama sektörü - плена́рное заседа́ние
pli-NAR-na-ye za-si-DA-ni-ye
genel oturum - подчеркну́ть (подчёркивать)
pat-çirk-NUT' (pat-ÇYOR-ki-vat')
vurgulamak, altını çizmek - явля́ться (чем?)
yiv-LYAT'-sa
olmak (resmî, tanım bildirir) - по слова́м (кого́?)
pa sla-VAM
…in sözlerine göre - брони́ровать (заброни́ровать)
bra-Nİ-ra-vat' (zab-ra-Nİ-ra-vat')
rezervasyon yapmak, ayırtmak - вы́звать (вызыва́ть) интере́с
VIZ-vat' (vı-zı-VAT') in-ti-RES
ilgi uyandırmak - отме́тить (отмеча́ть)
at-MYE-tit' (at-mi-ÇAT')
belirtmek, kaydetmek - по-пре́жнему
pa-PREJ-ni-mu
hâlâ, eskisi gibi - испы́тывать недоста́ток (в чём?)
is-PI-tı-vat' ni-da-STA-tak
… sıkıntısı çekmek - квалифици́рованный
kva-li-fi-TSI-ra-van-nıy
nitelikli, kalifiye - заяви́ть (заявля́ть)
za-yi-VİT' (za-yiv-LYAT')
açıklamak, beyan etmek - опережа́ть (опереди́ть)
a-pi-ri-JAT' (a-pi-ri-DİT')
geride bırakmak, -den önde gitmek - как сле́дует из (чего́?)
kak SLYE-du-it is
… anlaşıldığı üzere - ины́ми слова́ми
i-NI-mi sla-VA-mi
başka bir deyişle - речь идёт о (чём?)
RYEÇ i-DYOT a
söz konusu olan …, mesele … - вы́сказать сомне́ние
VIS-ka-zat' sam-NYE-ni-ye
kuşkusunu dile getirmek - всле́дствие (чего́?)
FSLYETS-tvi-ye
… sonucunda, … yüzünden (resmî) - вы́нужден (-а, -ы)
VI-nuj-din
zorunda, mecbur - по ме́ре (чего́?)
pa MYE-ri
…dıkça, … ölçüsünde - в тече́ние (чего́?)
f ti-ÇYE-ni-ye
… içinde, … boyunca - ввиду́ (чего́?)
vvi-DU
… göz önünde bulundurularak, … nedeniyle (resmî) - эффекти́вный
e-fik-TİV-nıy
etkili, verimli - предоста́вить (предоставля́ть)
pri-da-STA-vit' (pri-da-stav-LYAT')
sağlamak, vermek, tahsis etmek - внедря́ть (внедри́ть)
vnid-RYAT' (vnid-RİT')
uygulamaya koymak, hayata geçirmek - ведо́мство
vi-DOMST-va
(devlet) kurum, daire - резолю́ция
ri-za-LYU-tsı-ya
karar, sonuç bildirgesi - необходи́мость
ni-ap-ha-Dİ-mast'
zorunluluk, gereklilik