Eski Mektup — Старое письмо
Уровень B1 (средний) · 43 предложений
В старом стамбульском доме мать и сын находят нераспечатанное письмо полувековой давности и решают найти его адресата.
Olga ile oğlu Mişa geçen ay Kuzguncuk'ta eski, ahşap bir eve taşındılar. Evin merdivenleri gıcırdıyordu, pencereleri ise doğrudan Boğaz'a bakıyordu. Olga bu evi ilk gördüğü anda ona âşık olmuştu.
Bir cumartesi günü Mişa, odasındaki eski dolabı duvardan uzaklaştırdı. Dolabın arkasında, duvarla zemin arasında tozlu bir zarf duruyordu. Zarfın üstünde eski bir pul ve güzel bir el yazısı vardı. Zarf “Nermin Hanım'a” yazılmıştı, tarih ise 1974 yılını gösteriyordu. En şaşırtıcı olanı, zarfın hiç açılmamış olmasıydı.
Olga başkasının mektubunu açmanın doğru olmadığını düşündü. Ama Mişa, sahibini bulmak için ne yazdığını bilmeleri gerektiğini söyledi. Sonunda zarfı dikkatle açtılar ve mektubu birlikte okudular. Mektubu yazan, Rıza adında genç bir adamdı. Rıza, Nermin'i çok sevdiğini ve onunla evlenmek istediğini yazıyordu. “Cevabın evetse, pazar günü saat beşte iskelede seni bekleyeceğim,” diye yazmıştı.
Olga mektubu okuduktan sonra uzun süre pencereden denize baktı. — Acaba Nermin o pazar iskeleye gitti mi? diye sordu Mişa. — Gidemedi bence, çünkü mektubu hiç almadı, dedi Olga. O gün ikisi mektubun sahibini bulmaya karar verdiler.
İlk olarak mahalledeki en eski bakkala gittiler. Bakkal Ömer Amca mektuptaki adları duyunca gözlüğünü çıkardı. — Nermin'i hatırlıyorum, sizin evde ailesiyle oturuyordu, dedi. — Ama yıllar önce taşındılar, nereye gittiklerini bilmiyorum. Sonra onlara mahalle muhtarına gitmelerini tavsiye etti.
Muhtar Bey eski kayıtlara baktıktan sonra bir telefon numarası buldu. Numara, Kadıköy'de oturan Nermin'in kızına aitti. Olga heyecanla aradı ve bulduğu mektubu anlattı. Kadın önce sessiz kaldı, sonra annesinin onları görmek istediğini söyledi.
Ertesi gün Olga ile Mişa vapurla Kadıköy'e geçtiler. Onları çiçeklerle dolu küçük bir balkonda yaşlı bir kadın karşıladı. Nermin Hanım mektubu titreyen elleriyle aldı ve sessizce okudu. Mektubu bitirince önce ağladı, sonra kahkahalarla gülmeye başladı. — Rıza, çabuk buraya gel! diye seslendi içeriye. Olga ile Mişa şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.
Balkona bastonuyla yaşlı, beyaz saçlı bir adam çıktı. Nermin Hanım, Rıza Bey'le elli yıldır evli olduklarını anlattı. O pazar iskeleye gelmeyince Rıza çok üzülmüş, ama vazgeçmemiş. Bir ay sonra cesaretini toplayıp doğrudan Nermin'in kapısını çalmış. Rıza Bey mektubu eline alıp uzun uzun baktı. — Elli yıldır o gün neden gelmediğini merak ediyordum, dedi gülümseyerek. — Demek ki beni reddetmemişsin, mektubum sana hiç ulaşmamış.
O akşam Olga ile Mişa vapurla eve dönerken konuşmadan denize baktılar. Eve varınca Mişa, dolabı yerine itmeden önce arkasına bir kez daha baktı. — Belki bu evde bulunmayı bekleyen başka hikâyeler de vardır, dedi gülerek.
Слова из рассказа
- ahşap
деревянный - gıcırdamak
скрипеть - dolap
шкаф - zarf
конверт - tozlu
пыльный - pul
почтовая марка - el yazısı
почерк - iskele
пристань, причал - bakkal
продуктовая лавка; лавочник - muhtar
мухтар (староста квартала) - tavsiye etmek
советовать, рекомендовать - kayıt
запись, учёт - ait olmak
принадлежать, относиться к - vapur
паром, пароход - karşılamak
соответствовать, передавать (значение) - kahkaha
громкий смех, хохот - baston
трость - vazgeçmek
отказываться, сдаваться - cesaret
смелость - merak etmek
интересоваться, хотеть знать; беспокоиться - reddetmek
отказывать, отвергать - ulaşmak
доходить, достигать