Kapadokya'da Bir Gün — Один день в Каппадокии
Уровень B1 (средний) · 43 предложений
Молодожёны приезжают в Каппадокию ради полёта на воздушном шаре, но утро начинается совсем не так, как они планировали.
Lena ile Deniz evlendikten sonra ilk tatillerini Kapadokya'da geçirmeye karar verdiler. Lena yıllardır balon turlarının fotoğraflarına bakıyor ve o günü hayal ediyordu. Biletleri iki ay önceden almışlar, otellerini de çoktan ayırtmışlardı.
Tur sabah beşte başlayacaktı, bu yüzden erkenden yattılar. Ama sabah dörtte Deniz'in telefonuna kısa bir mesaj geldi. “Rüzgâr nedeniyle bugünkü bütün uçuşlar iptal edilmiştir.” Lena mesajı okuyunca yatağa oturdu ve bir süre hiç konuşmadı. — Bu kadar beklediğim gün böyle mi bitecek? dedi üzgün bir sesle. Deniz ona sarıldı ve kahvaltıdan sonra yürüyüşe çıkmayı önerdi.
Otelden çıktıktan sonra vadiden geçen dar bir yola saptılar. Rüzgâr gerçekten çok sertti ve gökyüzünde hiç balon yoktu. Bir saat yürüdükten sonra taş evleri olan küçük bir köye vardılar. Köyün girişinde yaşlı bir kadın kocaman bir kazanın başında duruyordu. Kazanın altında ateş yanıyor, içinden tatlı bir koku geliyordu. — Hoş geldiniz çocuklar, üşüdünüz mü? diye sordu kadın.
Kadının adı Fatma'ydı ve kazanda üzüm pekmezi kaynatıyordu. Deniz, balon turunun iptal edildiğini ve Lena'nın çok üzüldüğünü anlattı. Fatma Teyze gülerek elindeki büyük kaşığı Lena'ya uzattı. — Balon yarın da uçar kızım, ama pekmez beklemez, dedi. Lena pekmezin nasıl yapıldığını ilk kez görüyordu ve hemen kaşığı aldı.
O gün akşama kadar köyde kaldılar. Kazanı karıştırdılar, komşu kadınlarla birlikte bahçede yufka açtılar. Fatma Teyze'nin kocası Hasan Amca, onlara kayaya oyulmuş eski bir kilise gösterdi. Bu kiliseyi hiçbir turist rehberinde görmemişlerdi. Öğle yemeğinde bahçede yetişen sebzelerle yapılmış yemekler yediler. Lena, annesinin Rusya'da yaptığı reçeli anlattı ve tarifini Fatma Teyze'ye yazdı. Akşamüstü pekmez hazır olunca hepsi sıcak ekmeği pekmeze batırıp tadına baktılar.
Hava kararırken avluya genç bir adam girdi. Üstünde Lena'nın bir yerden tanıdığı mavi bir ceket vardı. Aynı ceketi balon şirketinin broşüründeki pilotların üstünde görmüştü. — Bu benim torunum Murat, dedi Fatma Teyze gururla. — Kendisi balon pilotu, bu sabahki uçuşları da o iptal etti. Lena ile Deniz önce birbirlerine baktılar, sonra gülmeye başladılar. Murat, sert rüzgârda uçmanın ne kadar tehlikeli olduğunu sabırla anlattı. Sonra yarın sabah için hava tahmininin çok iyi olduğunu söyledi. — Yarın sizi kendi balonuma alacağım, ama bir şartla, dedi. — Babaannemin pekmezinden bana da bir kavanoz getirmeniz gerekiyor!
Ertesi sabah gökyüzü sakin ve açıktı. Balon yavaşça yükselince Lena aşağıdaki vadilere ve taş evlere baktı. Küçük köyün üstünden geçerken bir evin damında birini gördü. Fatma Teyze elindeki beyaz yazmayla onlara el sallıyordu. Lena, Deniz'in elini tuttu ve gülümseyerek konuştu. — İptal edilen uçuş, bu tatilin en güzel hediyesiymiş.
Слова из рассказа
- balon
воздушный шар - iptal etmek
отменять - rüzgâr
ветер - vadi
долина - kazan
котёл - kaynatmak
варить, кипятить - pekmez
пекмез (густой виноградный сироп) - uzatmak
протягивать - karıştırmak
путать, перепутать; мешать (ложкой) - yufka açmak
раскатывать тонкое тесто (юфку) - kaya
скала - oymak
высекать, вырезать - reçel
варенье - tarif
рецепт - batırmak
макать - avlu
двор - torun
внук, внучка - şart
условие - hava tahmini
прогноз погоды - dam
крыша - yazma
головной платок - el sallamak
махать рукой