📚 Все рассказы на турецком

Otopark Meselesi — Вопрос о парковке

Уровень B1 (средний) · 48 предложений

Русская женщина впервые попадает на собрание жильцов турецкого дома, где старый спор о парковке грозит перерасти в настоящую ссору.

Marina, İzmir'deki apartmana taşındıktan sonra ilk kez bir apartman toplantısına katılıyordu. Toplantı, yönetici Gülten Hanım'ın salonunda akşam sekizde yapılacaktı. Kocası Serkan gülerek onu uyarmıştı: “Çay iç, kek ye, ama sakın fikir söyleme.” Marina bu sözü şaka sandı ve sekizi beş geçe kapıyı çaldı.

Salonda on iki daireden en az on beş kişi vardı. Sehpanın üstünde çay bardakları, poğaçalar ve Gülten Hanım'ın meşhur havuçlu keki duruyordu. Önce aidatlar konuşuldu, sonra asansörün bakımı için para toplandı. Her şey sakin görünüyordu, ama gündemin son maddesi otoparktı.

Apartmanın arka bahçesinde yalnızca sekiz araçlık yer vardı. Oysa apartmanda on bir araba vardı ve her akşam aynı kavga yaşanıyordu. Üçüncü kattaki genç çift Kaan ile Selin söz alarak ayağa kalktı. — Biz her gece saat birde işten dönüyoruz ve hiç yer bulamıyoruz, dedi Kaan. — Bahçenin en iyi yerinde ise iki yıldır hiç kıpırdamayan bir araba duruyor! Herkes, pencerenin yanında oturan yaşlı Necati Bey'e döndü. Necati Bey'in yüzü kızardı ve sesi titredi. — O yer kırk yıldır benim, bu apartmanı ben yaptırdım! diye bağırdı. Bir anda herkes aynı anda konuşmaya başladı. Biri tapuyu, biri yönetim planını, biri de yıllar önce alınan bir kararı hatırlattı. Gülten Hanım çaydanlığı masaya bırakıp derin bir nefes aldı.

Marina sessizce dinlerken bir şey fark etti. Necati Bey bağırırken eli sürekli cebindeki anahtarlığa gidiyordu. Anahtarlıkta küçük, eski bir fotoğraf vardı: genç bir kadın ve beyaz bir araba. Marina, Serkan'ın uyarısını unutarak elini kaldırdı. — Özür dilerim, ben buraya yeni geldim, Türkçem de pek iyi değil, dedi. Salon birden sessizleşti, çünkü kimse yabancı komşunun konuşacağını beklemiyordu. — Necati Bey, o araba sizin için çok önemli, değil mi? diye sordu yavaşça.

Yaşlı adam uzun süre cevap vermedi. Sonra arabanın, rahmetli eşi Nermin Hanım'la birlikte aldıkları ilk araba olduğunu anlattı. Gözleri iyi görmediği için iki yıldır direksiyona oturamıyordu. Ama arabayı satmak, ona Nermin Hanım'ı bir kez daha kaybetmek gibi geliyordu. Selin'in gözleri doldu, Kaan da başını önüne eğdi.

Marina, Moskova'daki çocukluğunu ve büyükannesinin avludaki bankını anlattı. — Orada da herkesin kendi yeri vardı, ama bankı paylaşmayı öğrenmiştik, dedi. Sonra bir kâğıda bahçenin küçük bir planını çizdi. Necati Bey'in arabası, bahçenin köşesindeki asmanın altına taşınacaktı. Böylece en geniş yer, gece geç dönen Kaan ile Selin'e kalacaktı. Kaan hemen bir öneri daha ekledi. — Necati Bey, perşembe günleri sizi pazara biz götürelim, hem de sizin arabanızla! Necati Bey önce şaşırdı, sonra uzun zamandır ilk kez gülümsedi. Karar oybirliğiyle alındı ve Gülten Hanım kararı deftere yazdı.

Eve dönünce Marina, olanları Serkan'a heyecanla anlattı. Serkan şaşkınlıkla başını salladı: “Sen bu apartmanın kırk yıllık sorununu bir akşamda çözdün.” Ertesi perşembe, beyaz araba iki yıl sonra ilk kez bahçeden çıktı. Direksiyonda Kaan, yanında Necati Bey, arka koltukta da boş pazar fileleri vardı.

Bir ay sonra yeni toplantının duyurusu asansörün duvarına asıldı. Gündemde tek bir madde vardı: “Çatı tamiri: kim ne kadar ödeyecek?” O akşam Marina'nın kapısını Necati Bey çaldı, elinde bir tabak kurabiye vardı. — Marina Hanım, toplantıya mutlaka gelin, çatı işi sizsiz çözülmez! dedi.

Слова из рассказа

🎧 Читать с аудио и переводом каждого предложения

🕊️ Учите турецкий бесплатно с Dilmaçım →