İngilizce "scatter" ne demek, nasıl okunur?
scatter
🇹🇷 dağılmak, saçılmak
Örnek:
The shop was sold, and the clocks scattered like starlings at the clap of a hand, to collectors, to cousins, to strangers who would never know which of them ran slow.
Dükkân satıldı; saatler bir el çırpışında havalanan sığırcıklar gibi dağıldı: koleksiyonculara, kuzenlere, hangisinin geri kaldığını asla bilmeyecek yabancılara.