📘 Kırgızca kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 11: Pazarda (Базарда)
Belirtme hâli -ны/-ни/-ну/-нү · belirli nesne
Metin: Ош базарында
Mehmet cumartesi sabahı Bişkek'in en büyük pazarlarından Oş Pazarı'na gidiyor. Meyve satan Gülnara abladan elma ve kavun alıyor, biraz da pazarlık ediyor. Metinde belirtme hâli ekine dikkat edin: [[коонду]], [[ошону]], [[акчаны]]; ve ekin **gelmediği** yerlere: [[эки кило алма]].
Гүлнара: Келиңиз, келиңиз! Эмне аласыз?
Buyurun, buyurun! Ne alırsınız?
Мехмет: Саламатсызбы! Бул алмалар кайдан?
Merhaba! Bu elmalar nereden?
Гүлнара: Ысык-Көлдөн. Абдан таттуу, татып көрүңүз!
Issık-Göl'den. Çok tatlı, tadına bakın!
Мехмет: Чын эле таттуу экен! Бир килосу канча турат?
Gerçekten tatlıymış! Kilosu kaç para?
Гүлнара: Бир килосу жүз сом.
Kilosu yüz som.
Мехмет: Мага эки кило алма бериңизчи.
Bana iki kilo elma verir misiniz.
Гүлнара: Мына, алыңыз. Дагы эмне керек?
İşte, buyurun. Başka ne lazım?
Мехмет: Тигил коонду көрсөтүңүзчү.
Şu kavunu gösterir misiniz.
Гүлнара: Мынабы? Бул коон абдан бышкан, ширелүү.
Bu mu? Bu kavun çok olgun, sulu.
Мехмет: Ооба, ошону алам. Канча турат?
Evet, onu alıyorum. Kaç para?
Гүлнара: Үч жүз сом.
Üç yüz som.
Мехмет: Кымбат экен! Бир аз арзандатып бериңизчи.
Pahalıymış! Biraz indirim yapar mısınız?
Гүлнара: Макул, сизге эки жүз элүү сом. Акчаны мага бериңиз.
Peki, size iki yüz elli som. Parayı bana verin.
Мехмет: Мына. Чоң рахмат!
Buyurun. Çok teşekkürler!
Гүлнара: Рахмат! Дагы келиңиз!
Teşekkürler! Yine bekleriz!
Dilbilgisi
Belirtme hâli: [[-ны]], [[-ды]], [[-ты]]
Türkçedeki belirtme hâli (elmayı, kavunu, eti) Kırgızcada da vardır ve aynı işi görür: belirli nesneyi gösterir. Ancak biçimi farklıdır: Türkçe ek bir ünlüdür (-ı, -i, -u, -ü), Kırgızca ek ise ünsüzle başlar.
| Söz sonu | Ek | Örnek | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|---|
| ünlü | -ны / -ни / -ну / -нү | алманы | almanı | elmayı |
| ünlü | -ны / -ни / -ну / -нү | сууну | suunu | suyu |
| ünlü | -ны / -ни / -ну / -нү | кофени | kofeni | kahveyi |
| ötümlü ünsüz (л, м, н, ң, р, й, з…) | -ды / -ди / -ду / -дү | коонду | koondu | kavunu |
| ötümlü ünsüz (л, м, н, ң, р, й, з…) | -ды / -ди / -ду / -дү | жүзүмдү | cüzümdü | üzümü |
| ötümlü ünsüz (л, м, н, ң, р, й, з…) | -ды / -ди / -ду / -дү | чайды | çaydı | çayı |
| sert ünsüz (к, п, с, т, ч, ш…) | -ты / -ти / -ту / -тү | этти | etti | eti |
| sert ünsüz (к, п, с, т, ч, ш…) | -ты / -ти / -ту / -тү | өрүктү | örüktü | kayısıyı |
| sert ünsüz (к, п, с, т, ч, ш…) | -ты / -ти / -ту / -тү | китепти | kitepti | kitabı |
Ünlü uyumu a1-04'teki dar ünlü kuralıyla aynıdır: а, ы → ы · о, у → у · е, и → и · ө, ү → ү. Yani Türkçedeki dörtlü uyumla birebir örtüşür: “kavunu” ↔ коонду, “üzümü” ↔ жүзүмдү, “eti” ↔ этти.
💡 Ünlüyle biten sözlerde Türkçe “y” kaynaştırması yerine Kırgızcada н gelir: elmayı ↔ алманы, suyu ↔ сууну. Ek ünsüzle başladığı için kök yumuşamaz: Türkçe “kitap → kitabı”, Kırgızca китеп → китепти; “ağaç → ağacı”, Kırgızca жыгач → жыгачты.
- Мен бул алманы алам. — Bu elmayı alıyorum.
- Коонду көрсөтүңүзчү. — Kavunu gösterir misiniz.
- Этти ким алат? — Eti kim alacak?
- Мен Бишкекти жакшы көрөм. — Bişkek'i severim.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki gibi ünlü ek kullanmak ya da kökü yumuşatmak. алмайы ✗ → алманы ✓ · китеби ✗ → китепти ✓ · эти ✗ → этти ✓ (эти “onun eti” demektir: уй эти = dana eti). En sinsi tuzak: алмады “elmayı” değil, “almadı” demektir (ал- + -ма + -ды)! Elmayı = алманы ✓
Belirli ve belirsiz nesne: [[алма алам]] / [[алманы алам]]
Bu konuda Kırgızca ile Türkçe tamamen aynı mantıkla çalışır. Herhangi bir elma, genel olarak elma söz konusuysa nesne yalın kalır; belli bir elma (bu elma, o elma, söz edilen elma) söz konusuysa belirtme eki alır.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe | Nesne |
|---|---|---|---|
| Мен алма алам. | men alma alam | Elma alıyorum. | belirsiz |
| Мен бул алманы алам. | men bul almanı alam | Bu elmayı alıyorum. | belirli |
| Ал эт сатат. | al et satat | O et satıyor. | belirsiz |
| Ал этти сатты. | al etti sattı | O, eti sattı. | belirli |
| Эки кило картошка бериңиз. | eki kilo kartoşka beriñiz | İki kilo patates verin. | belirsiz |
| Картошканы бул жакка коюңуз. | kartoşkanı bul cakka koyuñuz | Patatesleri buraya koyun. | belirli |
💡 Pratik kural: Türkçede “-ı” kullanıyorsanız Kırgızcada da belirtme eki kullanın; Türkçede ek yoksa Kırgızcada da yoktur. “Kavun aldım” ↔ коон алдым, “Kavunu aldım” ↔ коонду алдым. бул, тигил, ошол işaret sözleri ve özel adlar nesneyi belirli yaptığı için ek ister: тигил коонду, Айгеримди.
- Мен жүзүм жакшы көрөм. — Üzüm severim. (genel olarak)
- Бул жүзүмдү кайдан алдыңыз? — Bu üzümü nereden aldınız?
- Айгеримди базарда көрдүм. — Aygerim'i pazarda gördüm.
⚠️ Türklerin tipik hatası: sayı ya da miktarla birlikte gelen belirsiz nesneye ek koymak. Эки кило алманы бериңиз ✗ → Эки кило алма бериңиз ✓ (Türkçede de “iki kilo elmayı verin” demeyiz). Sayıdan sonra isim tekildir: эки кило алмалар ✗
Zamirler ve işaret sözleri: [[мени]], [[аны]], [[муну]]
Kişi zamirleri Türkçedekine çok benzer: beni ↔ мени, seni ↔ сени, onu ↔ аны. İşaret sözlerinde ise Türkçedeki gibi kök biraz değişir: бул (bu) → муну (bunu), тигил (şu) → тигини (şunu), ошол (o, şu bahsedilen) → ошону (onu).
| Yalın | Belirtme | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|
| мен | мени | meni | beni |
| сен | сени | seni | seni |
| сиз | сизди | sizdi | sizi |
| ал | аны | anı | onu |
| биз | бизди | bizdi | bizi |
| алар | аларды | alardı | onları |
| бул | муну | munu | bunu |
| тигил | тигини | tigini | şunu |
| ошол | ошону | oşonu | onu (o bahsedileni) |
| эмне? | эмнени? | emneni | neyi? |
| ким? | кимди? | kimdi | kimi? |
- Муну канчага сатасыз? — Bunu kaça satıyorsunuz?
- Ошону алам. — Onu alıyorum.
- Эмнени издеп жатасыз? — Neyi arıyorsunuz?
- Сени базарда күтөм. — Seni pazarda beklerim.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “bunu” için Türkçe kökü koruyup булну ✗ ya da буну ✗ demek. Doğrusu муну ✓; benzer şekilde “bunda” мында, “buradan” мындан olur. Bir de “sizi” için сизи ✗: doğrusu сизди ✓ (ünsüzden sonra д).
İyelikli isimlerde belirtme: [[китебимди]], [[атасын]]
İyelik ekinden sonra da belirtme eki gelir. Birinci ve ikinci şahısta ek, iyelik ünsüzüne göre -ды olur: китеб-им-ди (kitab-ım-ı), ата-м-ды (baba-m-ı), дос-уң-ду (arkadaş-ın-ı). Üçüncü şahısta ise Türkçedeki gibi kısa bir -н gelir: “kitabını” ↔ китебин, “babasını” ↔ атасын.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| китебимди | kitebimdi | kitabımı |
| атамды | atamdı | babamı |
| акчамды | akçamdı | paramı |
| досуңду | dosuñdu | arkadaşını (senin) |
| китебин | kitebin | kitabını (onun) |
| атасын | atasın | babasını |
💡 İyelik eki ünlüyle başladığı için burada kök yumuşar: китеп → китебим (a1-17'de кулак → кулагым). Belirtme eki ise yumuşatmaz: китепти. Kısaca: iyelik varsa yumuşar, yalnızca belirtme varsa yumuşamaz.
- Акчамды үйдө унуттум. — Paramı evde unuttum.
- Ал атасын күтүп жатат. — O, babasını bekliyor.
- Досуңду чакыр! — Arkadaşını çağır!
⚠️ Türklerin tipik hatası: üçüncü şahısta ünlüyle biten Türkçe biçimi taklit etmek. атасыны ✗ китебини ✗ → атасын ✓ китебин ✓ Kırgızcada üçüncü şahıs iyelikten sonra belirtme eki yalnızca -нdir.
Pazarda: fiyat sormak ve pazarlık etmek
Kırgızistan'da pazar, gündelik hayatın kalbidir: Bişkek'te Ош базары, Дордой, Аламүдүн базары gibi pazarlarda meyve, sebze, et, giysi, her şey bulunur. Pazarda sıcak bir selam ve biraz pazarlık olağandır; satıcılar müşteriyi Келиңиз! (Buyurun, gelin!) diye çağırır.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| Канча турат? | kança turat | Kaç para? |
| Бир килосу канча? | bir kilosu kança | Kilosu kaç? |
| Бул канчадан? | bul kançadan | Bu kaçtan? (tanesi / kilosu) |
| Мага эки кило … бериңизчи. | maga eki kilo … beriñizçi | Bana iki kilo … verir misiniz. |
| Кымбат экен! | kımbat eken | Pahalıymış! |
| Арзандатып бериңизчи. | arzandatıp beriñizçi | Biraz indirim yapar mısınız? |
| Татып көрсөм болобу? | tatıp körsöm bolobu | Tadına bakabilir miyim? |
| Майда акча барбы? | mayda akça barbı | Bozuk para var mı? |
💡 экен Türkçedeki “-mış / imiş” gibi yeni fark edilen bir durumu anlatır: Таттуу экен! (Tatlıymış!), Кымбат экен! (Pahalıymış!). Pazarda bunu kullanmak çok doğal duyulur.
- — Помидор канча турат? — Бир килосу сексен сом. — — Domates kaç para? — Kilosu seksen som.
- Мага бир кило сабиз жана эки кило картошка бериңизчи. — Bana bir kilo havuç ve iki kilo patates verir misiniz.
- Бул өрүк Баткенден, абдан таттуу. — Bu kayısı Batken'den, çok tatlı.
⚠️ Türklerin tipik hatası: fiyat sorarken Türkçeden çeviri yapmak. Канча пара? ✗ (пара Kırgızcada “para” demek değildir) → Канча турат? ✓ ya da Канча? ✓ Para birimi сом, küçük birimi тыйынdır. Bir de өрүкü “erik” sanmak: Kırgızcada өрүк = kayısı.
Kelimeler
- базар
bazar
pazar yeri, çarşı - сатуучу
satuuçu
satıcı - сатып ал-
satıp al-
satın almak - сат-
sat-
satmak - акча
akça
para - майда акча
mayda akça
bozuk para, bozukluk - Канча турат?
kança turat
Kaç para? Ne kadar? - кило
kilo
kilo - кымбат
kımbat
pahalı - арзан
arzan
ucuz - арзандат-
arzandat-
fiyatı düşürmek, indirim yapmak - таттуу
tattuu
tatlı - бышкан
bışkan
olgun, pişmiş - ширелүү
şirelüü
sulu, özlü (meyve) - татып көр-
tatıp kör-
tadına bakmak - жемиш
cemiş
meyve - жашылча
caşılça
sebze - алма
alma
elma - алмурут
almurut
armut - өрүк
örük
kayısı - жүзүм
cüzüm
üzüm - коон
koon
kavun - дарбыз
darbız
karpuz - картошка
kartoşka
patates - сабиз
sabiz
havuç - пияз
piyaz
soğan - помидор
pomidor
domates - бадыраң
badırañ
salatalık - эт
et
et - жумуртка
cumurtka
yumurta - бериңизчи
beriñizçi
verir misiniz, verin lütfen