📘 Kırgızca kursu: tüm üniteler
A1 · Ünite 17: Sağlık (Ден соолук)
…-ым ооруйт · керек (lazım, gerek) · дарыгерде
Metin: Дарыгерде
Murat, Bişkek'te üniversitede okuyan bir Türk öğrenci. İki gündür hasta; bugün mahalledeki polikliniğe, aile doktoruna gitti. Metinde [[башым ооруйт]], [[тамагым ооруйт]] yapılarına ve [[керек]] sözüne dikkat edin.
Дарыгер: Саламатсызбы! Кириңиз, отуруңуз. Эмне болду?
Merhaba! Buyurun girin, oturun. Ne oldu?
Мурат: Саламатсызбы, дарыгер! Мен ооруп жатам. Башым катуу ооруйт.
Merhaba doktor bey! Hastayım. Başım çok ağrıyor.
Дарыгер: Качантан бери ооруйт?
Ne zamandan beri ağrıyor?
Мурат: Эки күндөн бери. Тамагым да ооруйт.
İki günden beri. Boğazım da ağrıyor.
Дарыгер: Температураңыз барбы?
Ateşiniz var mı?
Мурат: Ооба. Кечээ кечинде температурам отуз сегиз болду.
Evet. Dün akşam ateşim otuz sekiz oldu.
Дарыгер: Жөтөлүңүз барбы?
Öksürüğünüz var mı?
Мурат: Жок, жөтөл жок. Бирок аябай чарчадым.
Hayır, öksürük yok. Ama çok yoruldum.
Дарыгер: Бул жөн эле тумоо. Сизге үч күн эс алуу керек.
Bu sadece bir nezle. Üç gün dinlenmeniz gerek.
Мурат: Мага антибиотик керекпи?
Bana antibiyotik gerekli mi?
Дарыгер: Жок, антибиотиктин кереги жок. Бирок дары керек. Мына, рецепт.
Hayır, antibiyotiğe gerek yok. Ama ilaç lazım. İşte reçete.
Дарыгер: Дарыны дарыканадан аласыз. Күнүнө эки жолу, тамактан кийин ичесиз.
İlacı eczaneden alırsınız. Günde iki kez, yemekten sonra içersiniz.
Мурат: Түшүндүм. Чоң рахмат, дарыгер!
Anladım. Çok teşekkürler doktor bey!
Дарыгер: Эч нерсе эмес. Тез айыгып кетиңиз!
Bir şey değil. Geçmiş olsun, çabuk iyileşin!
Dilbilgisi
“Başım ağrıyor”: [[башым ооруйт]]
Türkçede ağrıyı “başım ağrıyor” diye söyleriz: ağrıyan organ iyelik eki alır ve cümlenin öznesi olur. Kırgızcada yapı tamamen aynıdır: башым ооруйт. Fiil her zaman 3. kişidir (ооруйт), çünkü ağrıyan şey “ben” değil, başımdır.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| Башым ооруйт. | başım ooruyt | Başım ağrıyor. |
| Тишим ооруйт. | tişim ooruyt | Dişim ağrıyor. |
| Белим ооруйт. | belim ooruyt | Belim ağrıyor. |
| Көзүм ооруйт. | közüm ooruyt | Gözüm ağrıyor. |
| Колум ооруйт. | kolum ooruyt | Elim / kolum ağrıyor. |
| Бутум ооруйт. | butum ooruyt | Ayağım / bacağım ağrıyor. |
| Ичим ооруйт. | içim ooruyt | Karnım ağrıyor. |
- Сенин башың ооруйбу? — Başın ağrıyor mu?
- Анын тиши ооруйт. — Onun dişi ağrıyor.
- Азыр белим оорубайт. — Şimdi belim ağrımıyor.
- Кайсы жериңиз ооруйт? — Neresi(niz) ağrıyor?
💡 Kırgızca оору- Türkçe “ağrı-” ile akrabadır: ğ düşmüş, yerine uzun оо gelmiştir (Türkçe “dağ” → тоо, “ağız” → ооз gibi). Ağrının şimdi sürdüğünü vurgulamak için башым ооруп жатат da denir, ama en yaygın biçim ооруйтtur. Genel olarak “hastayım” demek için Мен ооруп жатам ya da Мен оорулуумун kullanılır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: fiili kişiye göre çekmek. Мен башым ооруйм. ✗ → Менин башым ооруйт. ✓ (ya da kısaca Башым ооруйт.) Ağrıyan baştır, bu yüzden fiil ооруйт olarak kalır; kişi yalnızca iyelik ekinde görünür: башым, башың, башыңыз.
Ünsüz yumuşaması: [[кулак]] → [[кулагым]]
Türkçede “kulak → kulağım”, “yürek → yüreğim” deriz: sondaki k, ünlüyle başlayan ek gelince yumuşar. Kırgızcada da aynı kural vardır, yalnız yazımda “ğ” yerine г kullanılır. Kırgızca г ünlüler arasında Türkçe “ğ”den daha belirgin söylenir.
| Kırgızca | İyelikli biçim | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|
| кулак | кулагым | kulagım | kulağım |
| курсак | курсагым | kursagım | karnım (midem) |
| тамак | тамагым | tamagım | boğazım |
| жүрөк | жүрөгүм | cürögüm | kalbim |
| бөйрөк | бөйрөгүм | böyrögüm | böbreğim |
- Кулагым ооруйт. — Kulağım ağrıyor.
- Курсагым ооруйт. — Karnım (midem) ağrıyor.
- Тамагым ооруйт. — Boğazım ağrıyor.
💡 тамак Kırgızcada iki anlamlıdır: “boğaz” ve “yemek”. Тамагым ооруйт “boğazım ağrıyor”, тамак ичтим “yemek yedim” demektir. Anlamı bağlamdan anlarsınız.
⚠️ Türklerin tipik hatası: k'yi korumak ya da Türkçe gibi “ğ” düşünüp yanlış harf yazmak. кулакым ✗ курсакым ✗ → кулагым ✓ курсагым ✓. Unutmayın: Türkçede “ğ” gördüğünüz yerde Kırgızcada çoğu zaman г vardır.
[[керек]]: gerek, lazım
Kırgızca керек, Türkçe “gerek” sözünün ta kendisidir. Yapı da aynıdır: ihtiyacı olan kişi yönelme hâlinde durur. Türkçede “Bana ilaç gerek” dediğimiz gibi Kırgızcada Мага дары керек denir.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| мага | maga | bana |
| сага | saga | sana |
| сизге | sizge | size |
| ага | aga | ona |
| бизге | bizge | bize |
| силерге | silerge | size (çoğul, samimi) |
| аларга | alarga | onlara |
- Мага дары керек. — Bana ilaç lazım.
- Муратка эс алуу керек. — Murat'ın dinlenmesi gerek.
- Сизге эмне керек? — Size ne lazım? / Ne istiyorsunuz?
- Мага антибиотик керек эмес. — Bana antibiyotik gerekmiyor.
- Антибиотиктин кереги жок. — Antibiyotiğe gerek yok.
💡 Olumsuz için iki yol var: керек эмес (gerekli değil) ve кереги жок (gereği yok) — ikincisi Türkçe “gereği yok” ile birebir aynıdır. Soru eki кden sonra sertleşir: керекпи? (gerekli mi?). Fiille kullanım (эс алуу керек — dinlenmek gerek) şimdilik kalıp olarak yeterli; ayrıntısını A2'de göreceğiz.
⚠️ Türklerin tipik hatası: ihtiyacı olan kişiyi yalın hâlde söylemek. Мен дары керек. ✗ → Мага дары керек. ✓ Bir de мага yerine Türkçe gibi мене ✗ ya da маңа ✗ yazmak: Kırgızcada “bana” = мага, “sana” = сага.
Doktorda: soru ve cevaplar, [[-дан бери]]
Doktorun soracağı soruları önceden bilmek çok işe yarar. Süreyi söylemek için Türkçedeki “-den beri”nin aynısı kullanılır: -дан бери (ünlü uyumuyla -ден, -дон, -дөн, -тан… бери).
| Doktor sorar | Siz cevaplarsınız | Türkçe |
|---|---|---|
| Эмне болду? | Мен ооруп жатам. | Ne oldu? — Hastayım. |
| Кайсы жериңиз ооруйт? | Тамагым ооруйт. | Neresi ağrıyor? — Boğazım ağrıyor. |
| Качантан бери? | Эки күндөн бери. | Ne zamandan beri? — İki günden beri. |
| Температураңыз барбы? | Ооба, бар. / Жок. | Ateşiniz var mı? — Evet, var. / Yok. |
| Жөтөлүңүз барбы? | Жок, жөтөл жок. | Öksürüğünüz var mı? — Hayır, öksürük yok. |
- Кечээден бери башым ооруйт. — Dünden beri başım ağrıyor.
- Бир жумадан бери жөтөлүм бар. — Bir haftadan beri öksürüğüm var.
- Үч күндөн бери температурам бар. — Üç günden beri ateşim var.
💡 бар / жок (5. ünite) sağlıkta da çok kullanılır: Температурам бар (ateşim var), Жөтөлүм жок (öksürüğüm yok). Türkçedeki “ateşim var” ile aynı yapı.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “iki gündür” yapısını aktarmak. эки күндүр ✗ → эки күндөн бери ✓ Kırgızcada süre -дан бери ile söylenir. Ünlü uyumunu da unutmayın: күндөн ✓ (күнден ✗), жумадан ✓.
İlaç ve geçmiş olsun dilekleri
Kırgızcada da Türkçedeki gibi ilaç içilir: дары ичүү (ilaç içmek). Doktor dozu genellikle şöyle söyler: күнүнө эки жолу (günde iki kez), тамактан кийин (yemekten sonra), тамактан мурун (yemekten önce).
- Күнүнө үч жолу ичесиз. — Günde üç kez içersiniz.
- Дарыны тамактан мурун ичесиз. — İlacı yemekten önce içersiniz.
- Дарыны дарыканадан аласыз. — İlacı eczaneden alırsınız.
| Kırgızca | Okunuş | Ne zaman? |
|---|---|---|
| Тез айыгып кетиңиз! | tez ayıgıp ketiñiz | Hasta birine: Çabuk iyileşin, geçmiş olsun! |
| Тез айыгып кет! | tez ayıgıp ket | Samimi: Çabuk iyileş! |
| Ден соолугуңуз чың болсун! | den sooluguñuz çıñ bolsun | Sağlığınız yerinde olsun! (dilek, kutlama) |
| Ооруба! | ooruba | Samimi: Hasta olma! (biri aksırdığında da) |
💡 Bu dilekler kalıp olarak ezberlenir; içlerindeki emir kipini 19. ünitede öğreneceğiz. чың “sağlam, dinç” demektir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “Geçmiş olsun”u kelimesi kelimesine Kırgızcaya çevirmeye çalışmak. Kırgızcada bu durumda Тез айыгып кетиңиз! denir. Bir de дары sözünü Türkçe “darı” (tahıl) sanmak: Kırgızcada дары her zaman “ilaç”tır, дарыкана da “eczane”.
Kelimeler
- ден соолук
den sooluk
sağlık - дарыгер
darıger
doktor, hekim - оорукана
oorukana
hastane - дары
darı
ilaç - рецепт
retsept
reçete - баш
baş
baş - тиш
tiş
diş - тамак
tamak
yemek (isim) - курсак
kursak
karın, mide - ич
iç
karın (iç) - кулак
kulak
kulak - көз
köz
göz - кол
kol
el; kol - бут
but
ayak; bacak - бел
bel
bel - жүрөк
cürök
kalp, yürek - оору
ooru
ağrı; hastalık - ооруйт
ooruyt
ağrıyor; acıyor - оорулуу
ooruluu
hasta - температура
temperatura
ateş (vücut sıcaklığı) - тумоо
tumoo
nezle, soğuk algınlığı - жөтөл
cötöl
öksürük - керек
kerek
lazım, gerek - эс алуу
es aluu
dinlenmek - айыгуу
ayıguu
iyileşmek - чарчоо
çarçoo
yorulmak - катуу
katuu
sert; şiddetli; yüksek sesle - качантан бери?
kaçantan beri?
ne zamandan beri? - күнүнө
kününö
günde (her gün) - Эмне болду?
Emne boldu?
Ne oldu?