📘 Kırgızca kursu: tüm üniteler
A2 · Ünite 4: Çocukluğum (Балалыгым)
Geçmişte alışkanlık -чу (баратчумун) · -ган (geçmiş zaman)
Metin: Айылдагы балалык
Mehmet, iş arkadaşı Azamat'ın evinde eski bir aile albümüne bakıyor. Azamat, Narın'daki köyde geçen çocukluğunu anlatıyor. Metinde geçmişteki alışkanlıkları anlatan [[-чу]] biçimlerine ([[барчубуз]], [[кайтарчумун]], [[иштечү]]) ve [[-ган]] geçmiş zamanına ([[чоңойгонмун]], [[болгон эмесмин]]) dikkat edin.
Мехмет: Азамат, бул сүрөттөгү бала ким? Сенсиңби?
Azamat, bu fotoğraftaki çocuk kim? Sen misin?
Азамат: Ооба, менмин. Ал кезде мен жети жашта элем.
Evet, benim. O zamanlar yedi yaşındaydım.
Мехмет: Сен кайда чоңойгонсуң?
Sen nerede büyüdün?
Азамат: Мен Нарындагы кичинекей айылда чоңойгонмун.
Ben Narın'daki küçük bir köyde büyüdüm.
Мехмет: Бала кезиңде эмне кылчусуң?
Çocukken ne yapardın?
Азамат: Жыл сайын жайында жайлоого барчубуз. Мен чоң атам менен кой кайтарчумун.
Her yıl yazın yaylaya giderdik. Ben dedemle koyun güderdim.
Мехмет: Кызык! Ат минчүсүңбү?
İlginç! Ata biner miydin?
Азамат: Албетте! Мен беш жашымда биринчи жолу атка мингенмин.
Elbette! Beş yaşımda ilk kez ata bindim.
Мехмет: Мен болсо шаарда чоңойгонмун. Мектепке автобус менен барчумун.
Ben ise şehirde büyüdüm. Okula otobüsle giderdim.
Азамат: Биздин айылда автобус жок болчу. Мектепке жөө барчубуз.
Bizim köyde otobüs yoktu. Okula yürüyerek giderdik.
Мехмет: Кышында да жөө барчусуңарбы?
Kışın da yürüyerek mi giderdiniz?
Азамат: Ооба. Кар көп болчу, бирок биз сабакты эч качан калтырбачубуз.
Evet. Kar çok olurdu, ama biz dersi asla kaçırmazdık.
Мехмет: Апаң ким болуп иштечү?
Annen ne iş yapardı?
Азамат: Апам мектепте мугалим болчу. Кечинде бизге жомок айтчу.
Annem okulda öğretmendi. Akşamları bize masal anlatırdı.
Мехмет: Айылды сагынасыңбы?
Köyü özlüyor musun?
Азамат: Абдан сагынам. Сен жайлоодо болгонсуңбу?
Çok özlüyorum. Sen hiç yaylada bulundun mu?
Мехмет: Жок, мен жайлоодо эч качан болгон эмесмин.
Hayır, ben hiç yaylada bulunmadım.
Азамат: Анда жайында чогуу барабыз!
O zaman yazın birlikte gideriz!
Dilbilgisi
Geçmişte alışkanlık: -чу / -чү (Türkçe -ardı / -erdi)
Türkçede geçmişte tekrar tekrar yapılan işleri geniş zamanın hikâyesiyle anlatırız: “Çocukken her yaz yaylaya giderdik.” Kırgızcada bunun için ayrı ve çok kullanışlı bir ek vardır: fiil köküne -чу / -чү eklenir, ardından şahıs eki gelir: бар-чу-мун = giderdim.
Bu ekin yalnızca iki biçimi vardır: kalın ünlülü köklerden sonra -чу, ince ünlülü köklerden sonra -чү. Ünsüz değişmez: ünlüyle de ünsüzle de biten köke doğrudan ч eklenir (оку-чу, иште-чү, жаз-чу, ич-чү).
| Kırgızca | бар- (gitmek) | кел- (gelmek) | Türkçe |
|---|---|---|---|
| мен | барчумун | келчүмүн | giderdim · gelirdim |
| сен | барчусуң | келчүсүң | giderdin · gelirdin |
| сиз | барчусуз | келчүсүз | giderdiniz · gelirdiniz (siz) |
| ал | барчу | келчү | giderdi · gelirdi |
| биз | барчубуз | келчүбүз | giderdik · gelirdik |
| силер | барчусуңар | келчүсүңөр | giderdiniz · gelirdiniz (siz, samimi) |
| алар | барчу | келчү | giderlerdi · gelirlerdi |
- Бала кезимде көп китеп окучумун. — Çocukken çok kitap okurdum.
- Биз жыл сайын жайлоого барчубуз. — Her yıl yaylaya giderdik.
- Чоң атам кечинде жомок айтчу. — Dedem akşamları masal anlatırdı.
- Сен футбол ойночусуңбу? — Futbol oynar mıydın?
💡 Şahıs ekleri tanıdıktır: ek-fiilin -мын, -сың, -сыз, -быз biçimleri -чу'dan sonra yuvarlak olur: -мун, -суң, -суз, -буз (-чү'den sonra -мүн, -сүң, -сүз, -бүз). Soru eki de aynı kurala uyar: барчусуңбу?, келчүсүңбү?
💡 Konuşma dilinde aynı anlamda барчу элем (giderdim) ya da барат элем gibi biçimler, kimi konuşurlarda баратчумун da duyulur. Bu ünitede yazı dilinin temel biçimi olan барчумун'u öğreniyoruz; ötekileri duyduğunuzda tanımanız yeterli.
⚠️ Türklerin tipik hatası: -чу ile ricayı yumuşatan -чы ekini karıştırmak (A1-19). барчы “hadi git, gitsene” demektir (emir); барчу ise “giderdi”. Ayrıca окучу (okurdu) ile окуучу (öğrenci) farklı sözlerdir: ikincisinde у uzundur.
Olumsuzu: -бачу / -бечү / -бочу / -бөчү (Türkçe -mazdı / -mezdi)
Olumsuz biçim için kök ile -чу arasına olumsuzluk eki -ба girer. Bu ek geniş ünlülüdür, bu yüzden dört biçimlidir (A1-04'teki dörtlü uyum): бар-ба-чу, кел-бе-чү, бол-бо-чу, көр-бө-чү. Sert ünsüzle biten köklerden sonra ek -па / -пе / -по / -пө olur: айт-па-чу, ич-пе-чү.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| барбачумун | barbaçumun | gitmezdim |
| келбечүсүң | kelbeçüsüñ | gelmezdin |
| болбочу | bolboçu | olmazdı |
| көрбөчүбүз | körböçübüz | görmezdik |
| айтпачу | aytpaçu | söylemezdi |
| калтырбачубуз | kaltırbaçubuz | kaçırmazdık |
- Мен эч качан сабакты калтырбачумун. — Ben dersi asla kaçırmazdım.
- Айылда телевизор көп көрбөчүбүз. — Köyde pek televizyon izlemezdik.
- Атам эч качан ачууланбачу. — Babam hiç sinirlenmezdi.
💡 Türkçeyle paralel düşünün: “git-me-z-di” ↔ бар-ба-чу. Olumsuzluk eki her iki dilde de kökten hemen sonra gelir. эч качан (hiçbir zaman) ile birlikte fiil, Türkçedeki gibi, olumsuzdur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe iki biçimli “-ma/-me” alışkanlığıyla yuvarlak köklerden sonra düz ek yazmak. болбачу ✗ → болбочу ✓; көрбечү ✗ → көрбөчү ✓. Bir de olumsuzluğu sona eklemek: барчу эмесмин konuşmada duyulabilir, ama “gitmezdim” için temel biçim барбачумун'dur.
Geçmişte durum: эле ve болчу
İsim ve sıfatlarla geçmişi anlatmak için iki yol vardır. Birincisi ek-fiilin geçmişi элеdir (Türkçe “idi”): элем (idim), элең (idin), элеңиз (idiniz), эле (idi), элек (idik), элеңер (idiniz). эле, Türkçedeki “idi” gibi ayrı yazılır ve uyuma girmez.
İkincisi бол- (olmak) fiilinin alışkanlık biçimi болчуdur: “olurdu, -dı (genellikle)”. Sürekli ya da tekrarlanan durumlar için çok kullanılır: Кышында кар көп болчу. (Kışın kar çok olurdu.) бар ve жок ile: бар болчу (vardı), жок болчу (yoktu).
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| Мен кичинекей элем. | Men kiçinekey elem. | Ben küçüktüm. |
| Ал кезде биз студент элек. | Al kezde biz student elek. | O zamanlar öğrenciydik. |
| Биздин үй чоң эле. | Bizdin üy çoñ ele. | Bizim ev büyüktü. |
| Айылда дүкөн жок болчу. | Ayılda dükön cok bolçu. | Köyde dükkân yoktu. |
| Апам мугалим болчу. | Apam mugalim bolçu. | Annem öğretmendi. |
- Ал кезде мен жети жашта элем. — O zamanlar yedi yaşındaydım.
- Жайында күн ысык болчу. — Yazın hava sıcak olurdu.
💡 Fark ince ama basit: эле o andaki durumu bildirir (“küçüktüm”); болчу süren, alışılmış durumu vurgular (“olurdu, hep öyleydi”). Çoğu cümlede ikisi de doğrudur: Апам мугалим эле. = Апам мугалим болчу.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki gibi “idi”yi isme bitiştirip uyumlu yazmak. кичинекейдим ✗, студенттик ✗ → кичинекей элем ✓, студент элек ✓. Kırgızcada эле her zaman ayrı yazılır. Ayrıca “yoktu” için жокту ✗ değil, жок эле ya da жок болчу ✓ denir.
-ган geçmiş zamanı ve şahıs ekleri
Kırgızcada -ды'nın yanında ikinci önemli geçmiş zaman eki -ганdır. Bu ek de A1-04'te öğrendiğiniz kurallarla on iki biçimlidir: ünlü ve ünsüz uyumu birlikte işler. Ünlü, sözün son ünlüsüne (dörtlü uyum); ünsüz, kökün son sesine bakar: sert ünsüzlerden (к, п, с, т, ч, ш) sonra к, ötekilerden sonra г.
| Son ünlü | Ünlü/yumuşak ünsüzden sonra | Sert ünsüzden sonra | Örnek |
|---|---|---|---|
| а, ы, у | -ган | -кан | барган, окуган · айткан, жаткан |
| е, и | -ген | -кен | келген, иштеген · ичкен, жеткен |
| о | -гон | -кон | болгон, ойногон · токтоткон |
| ө, ү | -гөн | -көн | көргөн, сүйлөгөн · түшкөн, көчкөн |
Şahıs ekleri ek-fiilin kendisidir ve -ган'ın ünlüsüne uyar:
| Kırgızca | бар- | бол- | көр- | Türkçe (бар-) |
|---|---|---|---|---|
| мен | барганмын | болгонмун | көргөнмүн | gittim, gitmişim |
| сен | баргансың | болгонсуң | көргөнсүң | gittin |
| сиз | баргансыз | болгонсуз | көргөнсүз | gittiniz |
| ал | барган | болгон | көргөн | gitti |
| биз | барганбыз | болгонбуз | көргөнбүз | gittik |
| силер | баргансыңар | болгонсуңар | көргөнсүңөр | gittiniz (samimi) |
- Мен Нарында чоңойгонмун. — Ben Narın'da büyüdüm.
- Сиз Ош шаарында болгонсузбу? — Hiç Oş şehrinde bulundunuz mu?
- Биз ал кинону көргөнбүз. — O filmi izledik (daha önce).
💡 Bu ek size yabancı değil: Türkçedeki sıfat-fiil “-an/-en” (gelen, giden) aynı kökten gelir; eski Türkçede biçimi “-gan” idi. Kırgızcada -ган hem geçmiş zaman eki hem de sıfat-fiildir (келген киши = gelmiş olan kişi); sıfat-fiil kullanımını A2-14'te göreceğiz.
⚠️ Türklerin tipik hatası: yuvarlak köklerden sonra düz ek yazmak. болган ✗ → болгон ✓; көрген ✗ → көргөн ✓; чоңойган ✗ → чоңойгон ✓. Sert ünsüzden sonra г yazmak da sık görülür: айтган ✗ → айткан ✓; ичген ✗ → ичкен ✓.
-ды mı, -ган mı?
İki ek de Türkçeye çoğu zaman “-dı” ile çevrilir, ama kullanımları farklıdır. -ды belli bir zamanda olmuş, yakın ya da tanık olunan olayı anlatır: Кечээ Ысык-Көлгө бардым. (Dün Issık-Göl'e gittim.) -ган ise genellikle deneyimi ya da uzak geçmişi bildirir: “hayatımda bir kez”, “daha önce”, “eskiden”. Türkçedeki “hiç … bulundun mu?”, “daha önce …-dım” sorularının karşılığıdır.
| Kırgızca | Türkçe | Anlam |
|---|---|---|
| Кечээ тоого чыктым. | Dün dağa çıktım. | belli bir olay (-ды) |
| Мен тоого чыкканмын. | Ben (daha önce) dağa çıktım. | deneyim (-ган) |
| Ысык-Көлдө болгонсуңбу? | Hiç Issık-Göl'de bulundun mu? | deneyim sorusu |
| Ооба, болгонмун. | Evet, bulundum. | deneyim (-ган) |
| Жок, болгон эмесмин. | Hayır, hiç bulunmadım. | olumsuz deneyim |
Olumsuz deneyim için en yaygın yapı -ган эмес-tir: барган эмесмин (hiç gitmedim), көргөн эмессиң (hiç görmedin). эмес'e ek-fiil eklenir: эмесмин, эмессиң, эмессиз, эмес, эмеспиз. барбаганмын biçimi de kullanılır; anlamca çok yakındır.
- Мен жайлоодо эч качан болгон эмесмин. — Ben hiç yaylada bulunmadım.
- Сен кымыз ичкенсиңби? — Hiç kımız içtin mi?
- Ооба, ичкенмин. Абдан даамдуу! — Evet, içtim. Çok lezzetli!
💡 Pratik bir ölçü: cümlede “dün, geçen hafta, saat beşte” gibi belli bir zaman varsa -ды; “hiç, daha önce, bir zamanlar, çocukken” gibi deneyim ya da uzak geçmiş varsa -ган seçin.
⚠️ Türklerin tipik hatası: -ган'ı Türkçedeki duyulan geçmiş “-mış” sanmak. барган “gitmiş (duydum ki)” demek değildir; konuşan kişi olayı bilir. Kırgızcada “-mış” anlamı -ыптыр ile verilir (A2-02): Ал келиптир. = O gelmiş (yeni öğrendim).
Çocukluk anılarında zaman sözleri
Anı anlatırken cümleye çoğu zaman bir zaman sözüyle başlanır. Bunların çoğu, iyelik ve bulunma ekleriyle Türkçedeki gibi kurulur: беш жашымда = beş yaşımda; бала кезимде = çocukluğumda, çocukken; кичинекей кезимде = küçükken.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| бала кезимде | bala kezimde | çocukken (ben) |
| бала кезиңде | bala keziñde | çocukken (sen) |
| беш жашымда | beş caşımda | beş yaşımda |
| ал кезде | al kezde | o zamanlar |
| мурун | murun | eskiden, önceden |
| жыл сайын | cıl sayın | her yıl |
| азыр болсо | azır bolso | şimdi ise |
- Бала кезимде чоң энем менен жашачумун. — Çocukken ninemle yaşardım.
- Мурун бул жерде бак бар болчу, азыр болсо үйлөр бар. — Eskiden burada bir bahçe vardı, şimdi ise evler var.
💡 кез Kırgızcada “zaman, çağ” anlamındadır; Türkçedeki “-dığı zaman” yapısını çoğu kez кезде karşılar. жаш da hem “yaş” hem “genç” demektir: жаш бала = küçük çocuk.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “çocukken” sözünü harfiyen çevirip бала экенде ✗ demek. Doğrusu бала кезимде ✓ (ya da кичинекей кезимде). Yaş söylerken de Türkçedeki “yaşındaydım” yapısını aynen kurmak yerine жети жашта элем ✓ ya da жети жашымда ✓ deyin.
Kelimeler
- балалык
balalık
çocukluk - бала кез
bala kez
çocukluk çağı - ал кезде
al kezde
o zamanlar, o sırada - кичинекей
kiçinekey
küçük, ufak - чоңой-
çoñoy-
büyümek (insan, çocuk) - айыл
ayıl
köy - жайлоо
cayloo
yayla (yaz otlağı) - чоң ата
çoñ ata
dede - чоң эне
çoñ ene
nine, büyükanne - кой кайтар-
koy kaytar-
koyun gütmek - ат мин-
at min-
ata binmek - жөө
cöö
yaya, yürüyerek - мектеп
mektep
okul - сабак
sabak
ders - калтыр-
kaltır-
bırakmak; kaçırmak (ders, otobüs) - жай
cay
yaz - кыш
kış
kış - кар
kar
kar - жыл сайын
cıl sayın
her yıl - эч качан
eç kaçan
hiçbir zaman, asla - биринчи жолу
birinçi colu
ilk kez - жаш
caş
yaş; genç - жомок
comok
masal - ойно-
oyno-
oynamak - сагын-
sagın-
özlemek - эсимде
esimde
aklımda, hatırlıyorum - мурун
murun
önce - азыр
azır
şimdi - кызык
kızık
ilginç; tuhaf - албетте
albette
elbette, tabii ki