📘 Kırgızca kursu: tüm üniteler
A2 · Ünite 14: İnsanlar (Адамдар)
Sıfat-fiil -ган (барган киши) · dış görünüş ve karakter
Metin: Тойдогу адамдар
Zeynep, Kırgız arkadaşı Aygerim'in kuzeninin düğününde (той). Kimseyi tanımıyor; Aygerim ona konukları tek tek anlatıyor. Metinde [[-ган]] ile kurulan tanımlara ([[көз айнек тагынган жигит]], [[жанында отурган киши]]) ve dış görünüş/karakter sözlerine dikkat edin.
Зейнеп: Айгерим, бул тойдо адам абдан көп экен! Мен эч кимди тааныбайм.
Aygerim, bu düğünde çok insan varmış! Kimseyi tanımıyorum.
Айгерим: Кам санаба, мен сага баарын айтып берем. Тигил көз айнек тагынган узун бойлуу жигитти көрүп жатасыңбы?
Merak etme, sana herkesi anlatırım. Şu gözlük takan uzun boylu genci görüyor musun?
Зейнеп: Көк көйнөк кийген жигитпи?
Mavi gömlek giyen genç mi?
Айгерим: Ооба, ал — Нурлан, менин агам. Ал Германияда окуган, азыр банкта иштейт.
Evet, o Nurlan, ağabeyim. Almanya'da okudu, şimdi bankada çalışıyor.
Зейнеп: Ал кандай адам?
Nasıl biridir?
Айгерим: Абдан акылдуу жана сабырдуу. Бир аз уялчаак, бирок абдан боорукер.
Çok akıllı ve sabırlıdır. Biraz utangaç ama çok iyi kalplidir.
Зейнеп: Ал эми тигил жылмайып турган кыз ким? Чачы узун, сары.
Peki şu gülümseyen kız kim? Saçları uzun, sarı.
Айгерим: Ал — Асель, менин курбум. Биз мектепте бирге окуганбыз. Ал абдан шайыр жана тамашакөй.
O Asel, kız arkadaşım. Okulda birlikte okuduk. Çok neşeli ve şakacıdır.
Зейнеп: Анын жанында отурган киши ким? Сакалы бар, бою пакана.
Onun yanında oturan adam kim? Sakallı, kısa boylu.
Айгерим: Ал — Асельдин атасы, Бакыт байке. Ал белгилүү комузчу. Бүгүн тойдо комуз чертет.
O, Asel'in babası Bakıt Bey. Tanınmış bir komuz çalgıcısıdır. Bugün düğünde komuz çalacak.
Зейнеп: Кызык! Тойго Түркиядан келген меймандар да барбы?
İlginç! Düğüne Türkiye'den gelen misafirler de var mı?
Айгерим: Бар. Терезенин жанында турган аялды көрүп жатасыңбы? Ал Стамбулдан келген.
Var. Pencerenin yanında duran kadını görüyor musun? O İstanbul'dan geldi.
Зейнеп: Ой, мен аны тааныйм! Ал мен иштеген мектепте сабак берет.
Aa, ben onu tanıyorum! Benim çalıştığım okulda ders veriyor.
Айгерим: Чын элеби? Дүйнө кичинекей экен!
Gerçekten mi? Dünya küçükmüş!
Зейнеп: Жүрү, барып учурашалы. Мен ага сен жөнүндө айтып берем.
Gel, gidip selamlaşalım. Ona senden bahsederim.
Айгерим: Жакшы, жүрү!
Tamam, gel!
Dilbilgisi
Sıfat-fiil [[-ган]]: yapılışı
Türkçede “gelen misafir, oturan adam” derken fiilden sıfat yapan -an/-en ekini kullanırız. Kırgızcada bu görevi -ган üstlenir: келген мейман, отурган киши. Türkçede ek iki biçimlidir; Kırgızcada ise dörtlü uyum ve ilk ünsüzün değişmesiyle sekiz biçimi vardır.
| Son ses | а, ы, у | е, и | о | ө, ү |
|---|---|---|---|---|
| ünlü ve ötümlü ünsüz | барган, окуган | келген, иштеген | болгон, ойногон | көргөн, сүйлөгөн |
| sert ünsüz (к, п, с, т, ч, ш) | айткан, тапкан | кеткен, ичкен | соккон | түшкөн, бүткөн |
Tıpkı geçmiş zaman eki -ды / -ты gibi: ünlüden ve ötümlü ünsüzden sonra г, sert ünsüzden sonra к gelir. Olumsuzu, olumsuzluk ekinden sonra kurulur: бар-ба-ган (gitmeyen), кел-бе-ген (gelmeyen), айт-па-ган (söylemeyen), көр-бө-гөн (görmeyen).
- келген меймандар — gelen misafirler
- айткан сөз — söylenen söz
- ойногон балдар — oynayan çocuklar
- келбеген студенттер — gelmeyen öğrenciler
💡 Ekin ünlüsünü seçmek için kökün son ünlüsüne, ünsüzünü seçmek için son sesine bakın. Bu, A1'de öğrendiğiniz çoğul eki ve -дан / -тан ile aynı mantıktır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: yuvarlak ünlülü köklerde eki düz bırakmak. болган ✗ көрген ✗ сүйлөген ✗ → болгон ✓ көргөн ✓ сүйлөгөн ✓ Ayrıca sert ünsüzden sonra г yazmak da yanlıştır: айтган ✗ → айткан ✓.
Kişiyi yaptığı işle tanımlamak: [[терезенин жанында турган аял]]
-ган eki tıpkı Türkçedeki -an/-en gibi kişiyi ya da şeyi yaptığı işle tanımlar. Sıfat-fiil ismin önüne gelir; kendi tümleçleri de ondan önce sıralanır, sıra Türkçeyle aynıdır.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| Түркиядан келген мейман | Türkiyadan kelgen meyman | Türkiye'den gelen misafir |
| Бишкекте жашаган түрктөр | Bişkekte caşagan türktör | Bişkek'te yaşayan Türkler |
| көз айнек тагынган жигит | köz aynek tagıngan cigit | gözlük takan genç |
| терезенин жанында турган аял | terezenin canında turgan ayal | pencerenin yanında duran kadın |
| комуз чертип жаткан киши | komuz çertip catkan kişi | (şu an) komuz çalan adam |
-ган çoğu zaman hem geçmişi hem süregelen durumu anlatır: келген мейман hem “gelen” hem “gelmiş olan” misafirdir; Бишкекте жашаган “Bişkek'te yaşayan”dır. Tam o anda süren bir işi vurgulamak için -ып жаткан kullanılır: китеп окуп жаткан кыз (şu an kitap okuyan kız).
- Анын жанында отурган киши ким? — Onun yanında oturan adam kim?
- Жылмайып турган кыз — Асель. — Gülümseyen kız Asel.
- Тойго келбеген адамдар да бар. — Düğüne gelmeyen insanlar da var.
- Бакчада ойноп жаткан балдар биздин коңшулар. — Bahçede oynayan çocuklar bizim komşular.
💡 -ган sözü isim gibi de kullanılabilir: Келгендер отурушту. Gelenler oturdu. Türkçedeki “gelenler” ile birebir aynı.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki -an ekini olduğu gibi aktarmak. келен мейман ✗ отуран киши ✗ → келген мейман ✓ отурган киши ✓ Kırgızca sıfat-fiil her zaman г / к ile başlar.
“Okuduğum kitap”: [[мен окуган китеп]]
Türkçede nesneyi ya da yeri tanımlarken başka bir ek kullanırız: “okuduğum kitap, çalıştığım okul”. Burada iyelik eki fiile gelir. Kırgızcada iş çok daha basittir: aynı -ган eki kullanılır ve işi yapan kişi, yalın zamir ya da isim olarak önüne konur.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| мен окуган китеп | men okugan kitep | okuduğum kitap |
| сен айткан сөз | sen aytkan söz | söylediğin söz |
| биз жашаган үй | biz caşagan üy | yaşadığımız ev |
| мен иштеген мектеп | men iştegen mektep | çalıştığım okul |
| Мехмет иштеген компания | Mehmet iştegen kompaniya | Mehmet'in çalıştığı şirket |
- Ал мен иштеген мектепте сабак берет. — Benim çalıştığım okulda ders veriyor.
- Сен берген китепти окудум. — Verdiğin kitabı okudum.
- Биз кечээ көргөн кино абдан кызык болду. — Dün izlediğimiz film çok ilginçti.
- Айгерим даярдаган тамак абдан даамдуу. — Aygerim'in hazırladığı yemek çok lezzetli.
💡 Kırgızcada “giden adam” ile “gittiğim yer” aynı ekle kurulur: барган киши / мен барган жер. Fark yalnızca önde işi yapan kişinin bulunup bulunmamasıdır. Türkçedeki -an / -dığı ayrımını düşünmenize gerek yok.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-dığım” yapısını taklit edip fiile iyelik eki eklemek. окуганым китеп ✗ иштегеним мектеп ✗ → мен окуган китеп ✓ мен иштеген мектеп ✓ Kişi zamiri önde ve yalın kalır.
Dış görünüş: [[бою узун]], [[көк көздүү]], [[сакалы бар]]
Dış görünüşü anlatmanın üç yolu vardır ve hepsi Türkçede de bulunur: (1) iyelikli isim + sıfat (Чачы узун. Saçı uzun.), (2) -луу ekiyle sıfat (узун бойлуу жигит uzun boylu genç), (3) бар / жок (Сакалы бар. Sakalı var.).
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| Бою узун. / Узун бойлуу. | Boyu uzun. / Uzun boyluu. | Boyu uzun. / Uzun boylu. |
| Бою пакана. / Бою кыска. | Boyu pakana. / Boyu kıska. | Kısa boylu. |
| Чачы кара, буйра. | Çaçı kara, buyra. | Saçı siyah, kıvırcık. |
| Көзү көк. / Көк көздүү. | Közü kök. / Kök közdüü. | Gözü mavi. / Mavi gözlü. |
| Сакалы бар. / Сакалдуу. | Sakalı bar. / Sakalduu. | Sakalı var. / Sakallı. |
| Ал арык. / Ал толук. | Al arık. / Al toluk. | O zayıf. / O dolgun. |
| Ал жаш. / Ал улгайган. | Al caş. / Al ulgaygan. | O genç. / O yaşlı. |
Giysi ve takılar için -ган sıfat-fiili çok kullanılır: кара шым кийген (siyah pantolon giymiş), көз айнек тагынган (gözlük takmış), калпак кийген (kalpak giymiş).
- Нурлан узун бойлуу, көз айнек тагынган жигит. — Nurlan uzun boylu, gözlüklü bir genç.
- Асельдин чачы узун, көзү кара. — Asel'in saçı uzun, gözü siyah.
- Ак калпак кийген киши — Бакыт байке. — Ak kalpak giyen adam Bakıt Bey.
💡 көк Kırgızcada hem “mavi” hem “yeşil” anlamına gelebilir (gök, çimen). Göz ve gökyüzü için “mavi”dir: көк асман, көк көз. “Yeşil” için açıkça жашыл da denir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: -луу ekinde uyumu ve ünsüzü unutmak. көзлү ✗ чачлы ✗ сакаллы ✗ → көздүү ✓ чачтуу ✓ сакалдуу ✓ Ünsüzden sonra ek -дуу / -туу olur ve uzun ünlüyle biter.
Karakter: [[Ал кандай адам?]]
Bir kişinin nasıl biri olduğunu sormak için Ал кандай адам? (O nasıl biri?) ya da Мүнөзү кандай? (Huyu nasıl?) denir. Karakter sıfatlarının çoğu -луу, -сыз, -чыл gibi eklerle yapılır; bu ekleri tanırsanız yeni sözleri tahmin edebilirsiniz.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe | Zıttı |
|---|---|---|---|
| акылдуу | akılduu | akıllı | акылсыз (akılsız) |
| сабырдуу | sabırduu | sabırlı | сабырсыз (sabırsız) |
| эмгекчил | emgekçil | çalışkan | жалкоо (tembel) |
| шайыр | şayır | neşeli | кайгылуу (hüzünlü) |
| сылык | sılık | kibar | орой (kaba) |
| чынчыл | çınçıl | dürüst | калпычы (yalancı) |
| уялчаак | uyalçaak | utangaç | ачык-айрым (açık, samimi) |
- Ал кандай адам? — Абдан боорукер жана сылык. — O nasıl biri? — Çok iyi kalpli ve kibar.
- Менин агам эмгекчил, бирок бир аз уялчаак. — Ağabeyim çalışkan ama biraz utangaç.
- Асель шайыр, тамашакөй кыз. — Asel neşeli, şakacı bir kız.
💡 Kırgızcada “çok” anlamında абдан ve аябай kullanılır; “biraz” için бир аз: абдан акылдуу, бир аз уялчаак. Birini överken мээримдүү (sevecen) ve боорукер (iyi kalpli) sözleri çok sıcak duyulur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: yalancı dostlara aldanmak. шайыр “şair” değil “neşeli”dir; адам “erkek” değil “insan”dır; арык “zayıf” demektir. Ал шайыр адам = O neşeli biridir (şair biri değil!).
Yüklemde [[-ган]]: [[Ал Германияда окуган.]]
-ган cümle sonunda yüklem olarak da kullanılır ve geçmişte olmuş, sonucu bugüne uzanan ya da hayat deneyimi olarak anlatılan bir işi bildirir. Türkçede bu anlamı çoğu zaman “-dı” ya da “-mış” ile veririz. Kişi için ek-fiil eklenir.
| Kırgızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| мен окуганмын | men okuganmın | okudum, okumuşluğum var |
| сен окугансың | sen okugansıñ | okudun |
| сиз окугансыз | siz okugansız | okudunuz |
| ал окуган | al okugan | okudu, okumuş |
| биз окуганбыз | biz okuganbız | okuduk |
| мен барган эмесмин | men bargan emesmin | hiç gitmedim, gitmişliğim yok |
- Биз мектепте бирге окуганбыз. — Okulda birlikte okuduk.
- Ал Стамбулдан келген. — O İstanbul'dan geldi (gelmiş).
- Мен Нарында болгон эмесмин. — Narın'da hiç bulunmadım.
💡 Deneyim sorarken bu yapı çok kullanılır: Сиз Ысык-Көлдө болгонсузбу? Issık-Göl'de bulundunuz mu (hiç)? — Ооба, болгонмун. / Жок, болгон эмесмин.
⚠️ Türklerin tipik hatası: olumsuzu Türkçedeki gibi fiile eklemek. “Hiç görmedim” anlamında көрбөгөнмүн de duyulur, ama A2'de en güvenli ve doğal biçim көргөн эмесмин ✓'dir. Türkçe “görmemişim” gibi көрбөмүшмүн ✗ diye bir biçim yoktur.
Kelimeler
- адам
adam
insan, kişi - киши
kişi
kişi; adam, erkek - аял
ayal
kadın; eş (karı) - той
toy
düğün, şölen - мейман
meyman
misafir, konuk - курбу
kurbu
(bir kızın) kız arkadaşı, akranı - бой
boy
boy - пакана
pakana
kısa boylu, bodur - арык
arık
zayıf, ince - толук
toluk
dolgun, kilolu (kibar) - чач
çaç
saç - сакал
sakal
sakal - көз айнек
köz aynek
gözlük - тагын-
tagın-
takmak (gözlük, takı, rozet) - кий-
kiy-
giymek - көйнөк
köynök
gömlek; elbise - жылмай-
cılmay-
gülümsemek - мүнөз
münöz
huy, karakter - акылдуу
akılduu
akıllı - сабырдуу
sabırduu
sabırlı - боорукер
booruker
iyi kalpli, şefkatli - шайыр
şayır
neşeli, şen - тамашакөй
tamaşaköy
şakacı, espirili - уялчаак
uyalçaak
utangaç - эмгекчил
emgekçil
çalışkan - жалкоо
calkoo
tembel - чынчыл
çınçıl
dürüst - сылык
sılık
kibar, nazik - белгилүү
belgilüü
tanınmış, ünlü; belli - тааныштыр-
taanıştır-
tanıştırmak - жөнүндө
cönündö
hakkında