📘 Kırgızca kursu: tüm üniteler
B1 · Ünite 1: Görüşüm (Менин оюмча)
Görüş bildirme: менимче, менин оюмча, -ган деп ойлойм
Metin: Шаарбы же айылбы?
Cumartesi akşamı Aygerim'in evinde çay içiliyor. Köyden gelen kardeşi Azamat; Mehmet ve Zeynep ile “Şehirde mi yaşamak iyi, köyde mi?” sorusunu tartışıyor. Metinde görüş bildirme ([[менимче]], [[менин оюмча]], [[… деп ойлойм]]) ile katılma ve itiraz kalıplarına dikkat edin.
Азамат: Мехмет, сен Бишкекте үч жылдан бери жашайсың. Айтчы, сенин оюңча, шаарда жашоо жакшыбы же айылдабы?
Mehmet, üç yıldır Bişkek'te yaşıyorsun. Söylesene, sence şehirde yaşamak mı iyi, köyde mi?
Мехмет: Кызыктуу суроо! Менимче, жаштар үчүн шаар жакшы. Бул жерде жумуш да, университеттер да көп.
İlginç bir soru! Bence gençler için şehir iyi. Burada hem iş hem de üniversite çok.
Айгерим: Мен сага кошулам. Шаарда мүмкүнчүлүк көп. Бирок кышында шаардын абасы абдан начар болот.
Sana katılıyorum. Şehirde fırsat çok. Ama kışın şehrin havası çok kötü oluyor.
Азамат: Мына ошондуктан мен айылга кайттым. Менин оюмча, айылдагы жашоо тынч жана ден соолукка пайдалуу.
İşte bu yüzden köye döndüm. Bana göre köydeki hayat sakin ve sağlığa yararlı.
Зейнеп: Азамат, сен айылда эмне иш кыласың?
Azamat, köyde ne iş yapıyorsun?
Азамат: Атамдын чарбасында иштейм, ошондой эле онлайн англис тилинен сабак берем. Азыр айылда да интернет бар.
Babamın çiftliğinde çalışıyorum, ayrıca çevrim içi İngilizce dersi veriyorum. Artık köyde de internet var.
Мехмет: Бул абдан кызык. Бирок мен айылда жашай албайм деп ойлойм. Мен кинону, концерттерди жана кафелерди жакшы көрөм.
Bu çok ilginç. Ama ben köyde yaşayamam diye düşünüyorum. Sinemayı, konserleri ve kafeleri severim.
Айгерим: Мен андай деп ойлобойм, Мехмет. Айылда да кызыктуу нерселер көп: тоолор, жылкылар, той-тамашалар…
Ben öyle düşünmüyorum, Mehmet. Köyde de ilginç şeyler çok: dağlar, atlar, şenlikler…
Зейнеп: Менимче, баары адамдын мүнөзүнө жараша. Кээ бир адамдар ызы-чууну жакшы көрөт, кээ бирлери тынчтыкты.
Bence her şey insanın karakterine bağlı. Bazı insanlar gürültüyü sever, bazıları sessizliği.
Азамат: Туура айтасың, Зейнеп. Бир жагынан, шаарда жашоо ыңгайлуу. Экинчи жагынан, шаардыктар дайыма шашып жүрүшөт.
Doğru söylüyorsun, Zeynep. Bir yandan, şehirde yaşamak rahat. Öte yandan, şehirliler hep acele ediyor.
Мехмет: Ырас. Бирок Бишкек анчалык чоң шаар эмес. Түркиядагы чоң шаарларга салыштырмалуу бул жерде жашоо тынчыраак.
Doğru. Ama Bişkek o kadar büyük bir şehir değil. Türkiye'deki büyük şehirlere kıyasla burada hayat daha sakin.
Айгерим: Мен сенин пикириңе толук кошулам. Бишкектен тоолор жакын: дем алыш күнү Ала-Арчага барып келсе болот.
Görüşüne tamamen katılıyorum. Bişkek'e dağlar yakın: hafta sonu Ala-Arça'ya gidip gelinebilir.
Зейнеп: Менин оюмча, Азамат туура чечим кабыл алган. Ал жакшы көргөн ишин кылып жатат жана үй-бүлөсүнө жакын.
Bence Azamat doğru bir karar vermiş. Sevdiği işi yapıyor ve ailesine yakın.
Азамат: Рахмат, Зейнеп! Айтмакчы, айылдын тамагы да башка. Апамдын каймагы, жаңы бышкан нан… Шаардан андай таппайсың.
Teşekkürler, Zeynep! Bu arada, köyün yemeği de başka. Annemin kaymağı, yeni pişmiş ekmek… Şehirde öylesini bulamazsın.
Мехмет: Бул жагынан сен туура айтасың, талашпайм!
Bu konuda haklısın, tartışmam!
Айгерим: Мен бир нерсени айткым келет: шаар да, айыл да ар кимге керек. Экөөнүн тең жакшы жактары бар.
Bir şey söylemek istiyorum: hem şehir hem köy herkese lazım. İkisinin de iyi yanları var.
Зейнеп: Албетте! Ошондуктан эң жакшы чечим — иш күндөрү шаарда, жайында айылда жашоо.
Elbette! Bu yüzden en iyi karar: iş günleri şehirde, yazın köyde yaşamak.
Азамат: Макулмун! Анда бул жайда баарыңарды айылга чакырам. Силер айылды жакшы көрүп каласыңар деп ишенем.
Katılıyorum! O zaman bu yaz hepinizi köye davet ediyorum. Köyü seveceğinizden eminim.
Мехмет: Сөзсүз барабыз! Менимче, бул эң жакшы сунуш.
Mutlaka geliriz! Bence bu en güzel öneri.
Dilbilgisi
Bence: [[менимче]] ve [[менин оюмча]]
Türkçede görüş bildirmenin en kısa yolu “bence”dir: ben + -ce. Kırgızcada tam karşılığı менимчеdir ve aynı ek, -ча / -че (Türkçe -ca/-ce) kullanılır. İkinci, çok yaygın yol ой (düşünce) sözüyle kurulur: менин оюмча, yani “benim düşünceme göre, fikrimce”. Bu kalıp bütün kişilerle çekimlenir.
| Kırgızca | Türkçe |
|---|---|
| менимче / менин оюмча | bence / fikrimce |
| сенин оюңча | sence |
| сиздин оюңузча | sizce (kibar) |
| анын оюнча | onun fikrince, ona göre |
| биздин оюбузча | bizce |
| алардын оюнча | onlara göre |
- Менимче, бул китеп абдан кызыктуу. — Bence bu kitap çok ilginç.
- Менин оюмча, Бишкекте жашоо ыңгайлуу. — Fikrimce Bişkek'te yaşamak rahat.
- Сиздин оюңузча, кайсы шаар кооз? — Sizce hangi şehir güzel?
- Анын оюнча, айылда жашоо тынч. — Ona göre köyde hayat sakin.
💡 Kalıp genellikle cümlenin başına gelir ve yazıda virgülle ayrılır: Менимче, …. Resmî konuşmada менин көз карашым боюнча (benim bakış açıma göre) de kullanılır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçeyi kelime kelime çevirmek. “Bence” için менче ✗ → менимче ✓; “bana göre” için мага көрө ✗ → менин оюмча ✓. Kırgızcada көрө başka bir yapıda kullanılır: -дан көрө (-mektense, A2-08).
[[… деп ойлойм]]: “… diye düşünüyorum”
Türkçede düşünceyi iki yolla aktarırız: “Geleceğini düşünüyorum” ya da “Gelir diye düşünüyorum”. Kırgızca ikinci yolu tercih eder: düşünce çekimli bir cümle olarak kalır, arkasına деп (diye, A2-11) ve ойлойм gelir. Türkçedeki “-dığını, -eceğini” gibi adlaştırma ekleriyle uğraşmanız gerekmez.
| Kırgızca | İçteki zaman | Türkçe |
|---|---|---|
| Ал келет деп ойлойм. | geniş / gelecek | Geleceğini düşünüyorum. |
| Ал келди деп ойлойм. | görülen geçmiş -ды | Geldiğini düşünüyorum. |
| Ал келген деп ойлойм. | -ган geçmişi | Sanırım gelmiş. |
| Ал келбейт деп ойлойм. | olumsuz | Gelmeyeceğini düşünüyorum. |
| Ал үйдө деп ойлойм. | isim cümlesi | Evde olduğunu düşünüyorum. |
-ган ile kurulan iç cümle, konuşanın olayı görmediğini, bir çıkarım yaptığını hissettirir: Ал үйгө кеткен деп ойлойм. “Sanırım eve gitmiş.” -ды ise daha kesin bir bilgiye dayanır.
| Kırgızca | Türkçe |
|---|---|
| мен ойлойм | düşünüyorum |
| сен ойлойсуң | düşünüyorsun |
| сиз ойлойсуз | düşünüyorsunuz |
| ал ойлойт | düşünüyor |
| биз ойлойбуз | düşünüyoruz |
| силер ойлойсуңар | düşünüyorsunuz (samimi) |
| алар ойлошот | düşünüyorlar |
💡 Olumsuzluk, Türkçede olduğu gibi iki yere konabilir: Ал келбейт деп ойлойм. (Gelmeyeceğini düşünüyorum.) / Ал келет деп ойлобойм. (Geleceğini sanmıyorum.) Kısa itiraz için: Мен андай деп ойлобойм. (Ben öyle düşünmüyorum.)
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-dığını düşünüyorum” yapısını kopyalamak ya da депi atlamak. Анын келгенин ойлойм ✗ (Kırgızcada “onun gelişini düşünüp duruyorum” gibi anlaşılır), Ал келет ойлойм ✗ → Ал келет деп ойлойм ✓.
Görüş sormak: [[Сен эмне деп ойлойсуң?]]
Birinin görüşünü sormak için ya деп ойло- kalıbını soru sözüyle kullanırız ya da оюңча, пикир gibi sözlerden yararlanırız. Cevapta da aynı kalıp tekrarlanır.
| Kırgızca | Türkçe |
|---|---|
| Сен эмне деп ойлойсуң? | Sen ne düşünüyorsun? (bu konuda) |
| Сиз эмне деп ойлойсуз? | Siz ne düşünüyorsunuz? |
| Сенин оюңча, …? | Sence …? |
| Сиздин пикириңиз кандай? | Görüşünüz nedir? |
| Бул жөнүндө эмне дейсиң? | Bu konuda ne dersin? |
| Ал келет деп ойлойсуңбу? | Sence gelir mi? (Geleceğini düşünüyor musun?) |
- Сенин оюңча, бул фильм кызыктуубу? — Sence bu film ilginç mi?
- Менимче, абдан кызыктуу. — Bence çok ilginç.
- Сиздин пикириңиз кандай, биз эртең барабызбы? — Ne dersiniz, yarın gidelim mi?
💡 пикир Türkçedeki “fikir” sözünün ta kendisidir, ama soru “ne” ile değil, кандай (nasıl) ile kurulur: Пикириңиз кандай? Türkçeye “Görüşünüz nedir?” diye çevrilir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “Ne düşünüyorsun?” sorusunu Эмне ойлоп жатасың? diye çevirmek. Bu soru “Şu an aklından ne geçiyor, neyi düşünüyorsun?” demektir. Bir konudaki görüşü sormak için Эмне деп ойлойсуң? ✓ kullanın.
Katılmak ve itiraz etmek
Tartışmada en çok kullanılan fiil кошул-dur (katılmak). Tıpkı Türkçedeki gibi yönelme hâli ister: “sana katılıyorum” → сага кошулам, “görüşünüze katılıyorum” → пикириңизге кошулам.
| Kırgızca | Türkçe | Anlam |
|---|---|---|
| Мен сага кошулам. | Sana katılıyorum. | katılma |
| Мен сиздин пикириңизге толук кошулам. | Görüşünüze tamamen katılıyorum. | katılma |
| Туура айтасың. / Ырас. | Haklısın. / Doğru. | katılma |
| Макулмун. | Katılıyorum, kabul. | katılma |
| Туура, бирок… | Doğru, ama… | yumuşak itiraz |
| Мен башкача ойлойм. | Ben farklı düşünüyorum. | itiraz |
| Мен андай деп ойлобойм. | Ben öyle düşünmüyorum. | itiraz |
| Мен сага кошула албайм. | Sana katılamam. | güçlü itiraz |
| Тескерисинче, … | Tam tersine, … | güçlü itiraz |
- Мен сага кошулам, шаарда мүмкүнчүлүк көп. — Sana katılıyorum, şehirde fırsat çok.
- Туура, бирок айылда да жумуш бар. — Doğru, ama köyde de iş var.
- Тескерисинче, кышында айыл абдан кооз. — Tam tersine, kışın köy çok güzel.
💡 Kırgız kültüründe büyüklere ya da tanımadığınız birine doğrudan “yanılıyorsunuz” demek kaba kaçar. İtirazı yumuşatın: Кечиресиз, мен башкача ойлойм. (Affedersiniz, ben farklı düşünüyorum.) ya da Туура, бирок…
⚠️ Türklerin tipik hatası: “katılmak” için катыш- kullanmak. катыш- bir etkinliğe katılmaktır: Мен конференцияга катыштым. (Konferansa katıldım.) Bir görüşe katılmak кошул- ile söylenir: Мен сага катышам ✗ → Мен сага кошулам ✓. Bir de yalancı dost: макул “mantıklı” değil, “tamam, kabul”dür.
Gerekçe göstermek: [[бир жагынан… экинчи жагынан]]
Görüşünüzü savunurken düşüncelerinizi sıralamak ve iki yanı karşılaştırmak için aşağıdaki bağlayıcıları kullanırız. анткени ve ошондуктанı A2-06'da öğrenmiştiniz.
| Kırgızca | Türkçe |
|---|---|
| биринчиден | birincisi, ilk olarak |
| экинчиден | ikincisi |
| бир жагынан …, экинчи жагынан … | bir yandan …, öte yandan … |
| мисалы | örneğin |
| анткени | çünkü |
| ошондуктан | bu yüzden |
| акырында | son olarak, sonunda |
| жалпысынан алганда | genel olarak bakıldığında |
- Менимче, шаарда жашоо жакшы. Биринчиден, жумуш көп. Экинчиден, университеттер жакын. — Bence şehirde yaşamak iyi. Birincisi, iş çok. İkincisi, üniversiteler yakın.
- Бир жагынан, айыл тынч. Экинчи жагынан, ал жерде жумуш аз. — Bir yandan köy sakin. Öte yandan orada iş az.
- Жалпысынан алганда, экөөнүн тең жакшы жактары бар. — Genel olarak bakıldığında ikisinin de iyi yanları var.
💡 биринчиден, экинчиден sıra sayısına çıkma hâli (-ден) eklenerek yapılır. Türkçedeki “birincisi” gibi düşünün, ama ek farklıdır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: “öte yandan” sözünü өтө жагынан ✗ diye çevirmek. Kırgızcada өтө “çok, pek” demektir (өтө кымбат = çok pahalı). Doğrusu экинчи жагынан ✓. Sıralarken de биринчиси ✗ değil биринчиден ✓ deyin.
Kesinlik derecesi: [[сөзсүз]], [[ишенем]], [[окшойт]]
Görüş bildirirken ne kadar emin olduğumuzu da göstermek isteriz. Kırgızcada kesinlikten tahmine doğru bir ölçek kurabilirsiniz:
| Kırgızca | Türkçe | Kesinlik |
|---|---|---|
| Ал сөзсүз келет. | Kesinlikle gelir. | çok yüksek |
| Ал келет деп ишенем. | Geleceğinden eminim. | yüksek |
| Ал келет деп ойлойм. | Geleceğini düşünüyorum. | orta |
| Менин билишимче, ал Бишкекте. | Bildiğim kadarıyla Bişkek'te. | orta |
| Ал чарчаган окшойт. | Yorulmuş gibi görünüyor. | tahmin |
| Чынында, мен так билбейм. | Aslında tam bilmiyorum. | düşük |
окшойт (benziyor) fiilin -ган ya da -ат biçiminden sonra gelerek bir izlenime dayalı tahmin bildirir: Жамгыр жаайт окшойт. (Yağmur yağacak gibi.) Resmî konuşmada … деп эсептейм (… kanaatindeyim) de sık duyulur.
- Силер айылды жакшы көрүп каласыңар деп ишенем. — Köyü seveceğinizden eminim.
- Менин билишимче, музей дүйшөмбү күнү жабык. — Bildiğim kadarıyla müze pazartesi kapalı.
- Азамат туура чечим кабыл алган деп эсептейм. — Azamat'ın doğru karar verdiği kanaatindeyim.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “eminim” sözünü Kırgızcaya taşımak: эминмин ✗. Kırgızcada ишенем ✓ ya da так билем ✓ (kesin biliyorum) denir. Bir de yalancı dost: сөзсүз “sözsüz, sessiz” değil, “mutlaka, kesinlikle”dir.
Kelimeler
- менимче
menimçe
bence - менин оюмча
menin oyumça
bana göre, fikrimce - ой
oy
düşünce, fikir - пикир
pikir
görüş, fikir - көз караш
köz karaş
bakış açısı, görüş - ойло-
oylo-
düşünmek - эсепте-
esepte-
hesaplamak; saymak, kanaatinde olmak - кошул-
koşul-
katılmak - макул
makul
tamam, peki, kabul - туура
tuura
doğru; haklı - ырас
ıras
doğru, gerçekten öyle - тескерисинче
teskerisinçe
tam tersine - албетте
albette
elbette, tabii ki - сөзсүз
sözsüz
mutlaka, kesinlikle - чынында
çınında
aslında, gerçekte - бир жагынан … экинчи жагынан
bir cagınan … ekinçi cagınan
bir yandan … öte yandan - мүмкүнчүлүк
mümkünçülük
imkân, fırsat - тынч
tınç
sakin, sessiz, huzurlu - ыңгайлуу
ıñgayluu
rahat, elverişli, kullanışlı - ызы-чуу
ızı-çuu
gürültü, patırtı - мүнөз
münöz
huy, karakter - -га жараша
-ga caraşa
-e göre, -e bağlı - чечим
çeçim
karar - салыштырмалуу
salıştırmaluu
kıyasla, oranla - айыл
ayıl
köy - чарба
çarba
çiftlik; ekonomi, işletme - пайдалуу
paydaluu
faydalı - шаш-
şaş-
acele etmek - талаш-
talaş-
tartışmak, çekişmek - сунуш
sunuş
öneri, teklif - айтмакчы
aytmakçı
bu arada, aklıma gelmişken - ишен-
işen-
inanmak, güvenmek; emin olmak