📘 Kırgızca kursu: tüm üniteler

B1 · Ünite 3: Zarf-fiiller (Чакчылдар)

-ганда, -гандан кийин, -гыча, -бай туруп

Metin: Бишкектеги беш жылым

Aygerim, üniversite gazetesi için Bişkek'te beş yıldır çalışan Mehmet'le bir söyleşi yapıyor. Mehmet Kırgızistan'a gelişini ve Kırgızcayı nasıl öğrendiğini anlatıyor. Metinde zarf-fiillere dikkat edin: [[-ганда]], [[-гандан кийин]], [[-гандан бери]], [[-гыча]], [[-ганга чейин]], [[-бай туруп]].

Айгерим: Мехмет, биздин университеттин гезити үчүн сизден интервью алгым келет. Макулсузбу?
Mehmet, üniversitemizin gazetesi için sizinle bir söyleşi yapmak istiyorum. Kabul eder misiniz?

Мехмет: Албетте, макулмун. Сураңыз!
Elbette, kabul. Sorun!

Айгерим: Сиз Кыргызстанга качан келгенсиз?
Kırgızistan'a ne zaman geldiniz?

Мехмет: Мен Бишкекке беш жыл мурун, университетти бүтүргөндөн кийин келгенмин.
Bişkek'e beş yıl önce, üniversiteyi bitirdikten sonra geldim.

Айгерим: Биринчи келгениңизде эмнени сездиңиз?
İlk geldiğinizde ne hissettiniz?

Мехмет: Учактан түшкөндө, алгач тоолорду көрдүм. Шаардын түштүгүндө кар баскан бийик тоолор турат экен! Ошондо эле бул жерди жакшы көрүп калдым.
Uçaktan inince ilk önce dağları gördüm. Şehrin güneyinde karla kaplı yüksek dağlar varmış! Daha o an burayı sevdim.

Айгерим: Кыргызча качан үйрөнө баштадыңыз?
Kırgızca öğrenmeye ne zaman başladınız?

Мехмет: Жумушка киргенден кийин эле баштадым. Адегенде оңой болот деп ойлогонмун, анткени түркчө менен окшош. Бирок көп сөздөр башкача экен.
İşe girdikten hemen sonra başladım. Başta kolay olacağını düşünmüştüm, çünkü Türkçeye benziyor. Ama birçok sözcük farklıymış.

Айгерим: Кандай кыйынчылыктар болду?
Ne gibi zorluklar oldu?

Мехмет: Мисалы, базарга барганымда сатуучулар тез сүйлөсө, эч нерсе түшүнбөчүмүн. Үйгө келгенден кийин сөздүктөн сөздөрдү издечүмүн.
Örneğin pazara gittiğimde satıcılar hızlı konuşursa hiçbir şey anlamazdım. Eve geldikten sonra sözcükleri sözlükte arardım.

Айгерим: Коңшуларыңыз жардам беришкенби?
Komşularınız yardım etti mi?

Мехмет: Абдан! Коңшу апа мени көргөндө дайыма кыргызча сүйлөчү. Мен түшүнгүчө, ал жай кайталап берчү.
Çok! Komşu teyze beni görünce hep Kırgızca konuşurdu. Ben anlayana kadar yavaş yavaş tekrarlardı.

Айгерим: Эсиңизде калган кызык окуя барбы?
Aklınızda kalan ilginç bir olay var mı?

Мехмет: Бар! Бир жолу мен тамак жасап жатканда, коңшу апа эшикти какты да: "Балам, тамагың күйүп жатат!" — деди. Ошол күнү "күйүү" деген сөздү үйрөндүм.
Var! Bir keresinde ben yemek yaparken komşu teyze kapıyı çaldı ve “Oğlum, yemeğin yanıyor!” dedi. O gün “yanmak” sözcüğünü öğrendim.

Айгерим: Ха-ха! Азыр кыргызча эркин сүйлөйсүз. Буга канча убакыт керек болду?
Ha ha! Şimdi Kırgızcayı akıcı konuşuyorsunuz. Bunun için ne kadar zaman gerekti?

Мехмет: Эркин сүйлөй алганга чейин дээрлик эки жыл өттү. Бирок мен дагы эле үйрөнүп жатам.
Akıcı konuşabilene kadar neredeyse iki yıl geçti. Ama hâlâ öğreniyorum.

Айгерим: Кыргызстанда жашагандан бери сизде эмне өзгөрдү?
Kırgızistan'da yaşadığınızdan beri sizde ne değişti?

Мехмет: Көп нерсе өзгөрдү. Мурда мен ойлонбой туруп чечим кабыл алчумун. Азыр шашпайм. Тоолор адамды сабырдуу кылат окшойт!
Çok şey değişti. Eskiden düşünmeden karar verirdim. Şimdi acele etmiyorum. Dağlar insanı sabırlı yapıyor galiba!

Айгерим: Келечекте кайда жашагыңыз келет?
Gelecekte nerede yaşamak istiyorsunuz?

Мехмет: Азырынча ушул жерде калам. Келишимим бүткүчө иштейм, андан кийин көрөбүз.
Şimdilik burada kalıyorum. Sözleşmem bitene kadar çalışacağım, sonrasına bakarız.

Айгерим: Кыргызча үйрөнүп жаткан түрктөргө эмне кеңеш бересиз?
Kırgızca öğrenen Türklere ne tavsiye edersiniz?

Мехмет: Катадан коркпогула! Сүйлөбөй туруп, тил үйрөнүү мүмкүн эмес. Ар бир сөздү түшүнгүчө күтпөй, сүйлөй бергиле.
Hata yapmaktan korkmayın! Konuşmadan dil öğrenmek mümkün değil. Her sözcüğü anlayana kadar beklemeyin, konuşmaya devam edin.

Айгерим: Рахмат, Мехмет! Сизге ийгилик каалайм.
Teşekkürler, Mehmet! Size başarılar dilerim.

Dilbilgisi

[[-ганда]]: “-dığında, -ınca”

Türkçede “Bişkek'e geldiğimde kıştı” ya da “gelince” deriz. Kırgızcada bunun karşılığı sıfat-fiil -ган + bulunma hâli -даdır: кел-ген-де. Yapı Türkçedeki “gel-diğ-im-de” ile aynı mantıktadır: sıfat-fiil + bulunma eki.

Kök-гандаTürkçe
бар-баргандаgidince, gittiğinde
кел-келгендеgelince, geldiğinde
бол-болгондоolunca, olduğunda
көр-көргөндөgörünce, gördüğünde
айт-айткандаsöyleyince
кет-кеткендеgidince (ayrılınca)
оку-окугандаokuyunca

Kişiyi göstermenin iki yolu vardır; ikisi de doğrudur. Ya özne yalın olarak önde durur (мен келгенде) ya da iyelik eki -ган ile -да arasına girer (келгенимде), tıpkı Türkçedeki “geldiğ-im-de” gibi.

Özne öndeİyelikliTürkçe
мен келгендекелгенимдеgeldiğimde
сен келгендекелгениңдеgeldiğinde (sen)
сиз келгендекелгениңиздеgeldiğinizde
ал келгендекелгениндеgeldiğinde (o)
биз келгендекелгенибиздеgeldiğimizde

💡 Son örnekte olduğu gibi -ганда “her … -dığında” anlamında tekrarlanan durumları da anlatır. Türkçedeki “-dığında” ile birebir aynı esneklik.

⚠️ Türklerin tipik hatası: ekin bütün parçalarını uyuma sokmayı unutmak. болганда ✗ → болгондо ✓; көргөнде ✗ → көргөндө ✓. Yuvarlak ünlülü kökte hem -гон / -гөн hem de -до / -дө yuvarlak olur. Türkçedeki “-ınca”yı kopyalayıp келинче ✗ demeyin; doğrusu келгенде ✓.

[[-гандан кийин]] ve [[-гандан бери]]

Burada Türkçe size doğrudan yol gösterir. “Gel-dik-ten sonra” yapısında sıfat-fiil + çıkma hâli + edat vardır; Kırgızcada da aynısı: кел-ген-ден кийин. кийин “sonra” demektir. “-dığından beri” yapısındaki “beri” ise Kırgızcada da бериdir.

KırgızcaTürkçe
иштен келгенден кийинişten geldikten sonra
университетти бүтүргөндөн кийинüniversiteyi bitirdikten sonra
тамак жегенден кийинyemek yedikten sonra
Бишкекке келгенден бериBişkek'e geldiğimden beri
биз таанышкандан бериtanıştığımızdan beri
ал кеткенден бериo gittiğinden beri

💡 Kişi yine iki yolla gösterilir: мен келгенден кийин ya da келгенимден кийин. İsimlerle de aynı edatlar kullanılır: сабактан кийин (dersten sonra), жайдан бери (yazdan beri), андан кийин (ondan sonra).

⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “sonra”yı aktarmak ya da benzer sözle karıştırmak. келгенден сонра ✗ → келгенден кийин ✓. кийин (sonra) ile кийим (giysi) farklı sözlerdir. Uyuma da dikkat: болгондон кийин ✓, көргөндөн бери ✓.

Sınıra kadar: [[-ганга чейин]] ve [[-ар алдында]]

чейин “-e kadar” demektir ve Türkçedeki “kadar” gibi yönelme hâli ister: кечке чейин (akşama kadar). Fiille: sıfat-fiil + yönelme + чейин: кел-ген-ге чейин = “gelene kadar”. Bağlama göre “-meden önce” anlamı da taşır: Сабак башталганга чейин кофе ичели. (Ders başlamadan önce kahve içelim.)

KırgızcaTürkçe
сабак башталганга чейинders başlayana kadar / başlamadan önce
мен келгенге чейинben gelene kadar
эркин сүйлөй алганга чейинakıcı konuşabilene kadar
эки жыл өткөнгө чейинiki yıl geçene kadar
жатар алдындаyatmadan (hemen) önce
кетер алдындаayrılmadan (hemen) önce

-ар алдында, B1-02'de gördüğünüz kalıplaşmış -ар sıfat-fiiliyle kurulur ve “tam … -meden önce” anlamı verir: Жатар алдында китеп окуйм. (Yatmadan önce kitap okurum.) алдында sözcüğü A1-16'daki “önünde” ilgecidir.

⚠️ Türklerin tipik hatası: чейин ile çıkma hâlini kullanmak. келгенден чейин ✗ → келгенге чейин ✓. Türkçede de “gelene kadar” deriz: чейин hep yönelme hâli ister. кийин ise çıkma hâli ister: келгенден кийин.

[[-гыча]]: “-ene kadar” ve “-eceğine”

Daha kısa ve konuşmada çok yaygın bir yol, fiil köküne doğrudan -гыча eklemektir: кел-гиче = gelene kadar. Ek dörtlü uyuma uyar (-гыча / -гиче / -гуча / -гүчө) ve sert ünsüzden sonra к ile başlar.

Kök-гычаTürkçe
бар-баргычаgidene kadar
кел-келгичеgelene kadar
бол-болгучаolana kadar
түшүн-түшүнгүчөanlayana kadar
айт-айткычаsöyleyene kadar
бүт-бүткүчөbitene kadar
оку-окугучаokuyana kadar

Özne yalın kalır: Сен келгиче мен тамак даярдайм. (Sen gelene kadar ben yemek hazırlarım.) -гычаnın ikinci bir anlamı da vardır: “-eceğine, -mektense”. Үйдө отургуча, сейилдеп келели. (Evde oturacağımıza gezip gelelim.)

💡 -гыча ile -ганга чейин çoğu zaman yer değiştirebilir: мен келгиче = мен келгенге чейин. Konuşmada келгенче biçimi de sık duyulur.

⚠️ Türklerin tipik hatası: uyumu ve ünsüzü yanlış seçmek. болгыча ✗ → болгуча ✓; түшүнгиче ✗ → түшүнгүчө ✓; айтгыча ✗ → айткыча ✓. Özneyi ilgi hâline koymak da yanlıştır: сенин келгиче ✗ → сен келгиче ✓.

[[-бай туруп]]: “-meden, -meksizin”

A2-07'de olumsuz zarf-fiil -байı öğrendiniz: айтпай кетти (söylemeden gitti). Arkasına туруп eklenince anlam güçlenir: “bir işi önce yapmadan, yapmaksızın”. Türkçedeki “-meden” ile aynıdır. -бай dörtlü uyuma uyar ve sert ünsüzden sonra п ile başlar.

KırgızcaTürkçe
ойлонбой турупdüşünmeden
тамак ичпей турупyemek yemeden
сүйлөбөй турупkonuşmadan
уруксат сурабай турупizin istemeden
сен келбей турупsen gelmeden (önce)

💡 Bu yapıda туруп “kalkıp” anlamını yitirmiştir; yalnızca vurgu verir. -бай tek başına da “-meden” anlamındadır (ойлонбой чечим кабыл алба), ama -бай туруп “önce şunu yapmadan olmaz” vurgusunu güçlendirir.

⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-madan”ı kopyalamak ya da uyumu bozmak. ойлонмодон ✗ → ойлонбой туруп ✓; сүйлөбай ✗ → сүйлөбөй ✓; ичбей ✗ → ичпей ✓ (sert ч'den sonra п).

Aynı anda: [[-ып жатканда]] ve [[кезде]]

Türkçedeki “-ken” ekinin Kırgızcada tek bir karşılığı yoktur. Fiillerde, süren bir işin sırasında olan şeyi anlatmak için -ып жатканда kullanılır (A1-08'deki -ып жатат + -ганда). İsimlerle ise кез (zaman, dönem) sözü iyelik ve bulunma ekiyle gelir.

KırgızcaTürkçe
тамак жасап жаткандаyemek yaparken
жолдо бараткандаyolda giderken
телефон менен сүйлөшүп жаткандаtelefonla konuşurken
бала кезимдеçocukken
студент кезимдеöğrenciyken
мен келген кездеgeldiğim sırada

💡 баратканда, konuşmada kaynaşmış бара жатканда biçimidir. Hareket fiilleriyle (бар-, кел-) bu kısa biçimler çok yaygındır: келатканда (gelirken).

⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-ken”i Kırgızcada aramak. экен Kırgızcada “-mış, imiş” demektir (Кооз экен! Güzelmiş!). “Öğrenciyken” için студент экенде ✗ → студент кезимде ✓; “yaparken” için жасаркен ✗ → жасап жатканда ✓.

Kelimeler

✍️ Alıştırmaları çöz ve testi geç

🕊️ Dilmaçım ile ücretsiz Kırgızca öğren →