📘 Kırgızca kursu: tüm üniteler
B2 · Ünite 2: Yardımcı fiiller (Көмөкчү этиштер)
-ып кал, -ып бер, -ып кой, -ып көр, -а бер: kılınış ve anlam incelikleri
Metin: Биринчи палоо
Yarın Türkiye'den Mehmet'e misafir gelecek. Mehmet onlara Kırgız usulü pilav ([[палоо]]) yapmak istiyor ve komşusu Gülnara Abla'dan yardım istiyor. Mutfakta geçen bu konuşmada yardımcı fiillere dikkat edin: [[жасап көргөнсүңбү]], [[үйрөтүп берейин]], [[унутуп калыпмын]], [[жаап коюп]], [[аралаштыра бер]], [[ыйлап жибергенмин]].
Мехмет: Гүлнара эже, кечиресиз, бир суроо берсем болобу? Эртең мага Түркиядан достор келет. Аларга кыргыз палоосун жасап бергим келет.
Gülnara Abla, affedersiniz, bir şey sorabilir miyim? Yarın bana Türkiye'den arkadaşlar gelecek. Onlara Kırgız pilavı yapmak istiyorum.
Гүлнара: Абдан жакшы! Сен мурун палоо жасап көргөнсүңбү?
Çok güzel! Sen daha önce hiç pilav yaptın mı?
Мехмет: Жок, эч качан жасап көргөн эмесмин. Бир жолу гана ресторанда жеп көргөнмүн.
Hayır, hiç yapmadım. Sadece bir kez restoranda yemiştim.
Гүлнара: Анда кел, мен сага үйрөтүп берейин. Эт, сабиз, күрүч, пияз сатып алдыңбы?
O hâlde gel, sana öğreteyim. Et, havuç, pirinç, soğan aldın mı?
Мехмет: Ооба, эртең менен базардан баарын алып койдум. Бирок... майды унутуп калыпмын!
Evet, sabah pazardan hepsini alıp koydum. Ama... yağı unutmuşum!
Гүлнара: Эч нерсе эмес, менде бар. Мына, ала бер.
Önemli değil, bende var. Al, çekinme.
Гүлнара: Адегенде пиязды туурап бер. Мен этти жууп коёюн.
Önce sen soğanı doğra. Ben de eti yıkayayım.
Мехмет: Ой, эже, пияздан көзүмдөн жаш агып кетти!
Ay abla, soğandan gözümden yaş akıp gitti!
Гүлнара: Ха-ха! Кам санаба, туурай бер. Мен да биринчи жолу ыйлап жибергенмин.
Ha ha! Merak etme, doğramaya devam et. Ben de ilk seferinde ağlayıvermiştim.
Мехмет: Эми эмне кылабыз? Казанга майды куюп коёюнбу?
Şimdi ne yapıyoruz? Kazana yağı koyayım mı?
Гүлнара: Ооба. Май жакшы ысыганча бир аз күтө тур. Анан этти салып, кызартып кууруп ал.
Evet. Yağ iyice ısınana kadar biraz bekle. Sonra eti koyup kızarana kadar kavur.
Мехмет: Аралаштырып жатам... Ой, эт казанга жабышып калды!
Karıştırıyorum... Eyvah, et kazana yapıştı!
Гүлнара: Коркпо, аралаштыра бер. От бир аз күчтүү экен, мен азайтып коёюн.
Korkma, karıştırmaya devam et. Ateş biraz güçlüymüş, ben kısayım.
Мехмет: Күрүчтү качан салабыз? Муну жазып алайынчы, болбосо унутуп калам.
Pirinci ne zaman koyuyoruz? Bunu not alayım, yoksa unuturum.
Гүлнара: Сабиз жумшарганда, күрүчтү үстүнө тегиз жайып, суу куябыз. Анан капкагын жаап коюп, жай отто кырк мүнөт бышырабыз.
Havuç yumuşayınca pirinci üstüne düzgünce yayıp su ekliyoruz. Sonra kapağını kapatıp kısık ateşte kırk dakika pişiriyoruz.
Гүлнара: Мына, палоо даяр болуп калды! Жеп көрчү, кандай экен?
İşte, pilav hazır oldu! Bir tat bakalım, nasıl olmuş?
Мехмет: Ой, эмне деген даамдуу! Эже, сиз мени куткарып калдыңыз. Эртең досторума сөзсүз айтып берем: бул палоону мага кыргыз эжем үйрөтүп берди деп!
Vay, ne kadar lezzetli! Abla, beni kurtardınız. Yarın arkadaşlarıma mutlaka anlatacağım: Bu pilavı bana Kırgız ablam öğretti diye!
Гүлнара: Аш болсун! Эгер дагы бир нерсе керек болсо, тартынбай эле сурай бер.
Afiyet olsun! Başka bir şeye ihtiyacın olursa hiç çekinmeden sor.
Мехмет: Рахмат, эже! Анда эртең сизди да досторум менен бирге конокко чакырып коёюн.
Teşekkürler abla! O zaman yarın sizi de arkadaşlarımla birlikte yemeğe davet edeyim.
Dilbilgisi
Yardımcı fiillerin mantığı: -ып + көмөкчү этиш
Kırgızcada çok sayıda fiil, kendi temel anlamını bir kenara bırakıp bir başka fiilin yardımcısı olur. Yapı hep aynıdır: ana fiil + zarf-fiil eki -ып (bazen -а) + yardımcı fiil. Ana fiil eylemin ne olduğunu, yardımcı fiil ise eylemin nasıl olduğunu söyler: istemeden mi, başkası için mi, deneme olarak mı, bitirip bırakarak mı?
| Kırgızca | Yardımcı fiilin asıl anlamı | Kattığı anlam | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|---|
| -ып кал | kalmak | istemsiz olay, durum değişimi | уктап калдым | uyuyakaldım |
| -ып бер | vermek | başkası için yapmak | жазып бердим | (onun için) yazdım |
| -ып ал | almak | kendisi için yapmak | жазып алдым | not aldım |
| -ып кой | koymak | bitirip bırakmak, önceden yapmak | даярдап койдум | hazırlayıp koydum |
| -ып көр | görmek | denemek; deneyim | жеп көр | bir tat bak |
| -а бер | vermek | devam etmek; izin, çekinmeme | сурай бер | sor, çekinme |
| -ып жибер / -ып кет | göndermek / gitmek | ani, kendiliğinden hareket | күлүп жиберди, агып кетти | gülüverdi, akıp gitti |
Türkçede de bu yapının izleri vardır, ama sayıca azdır: “yazıver”, “uyuyakal”, “bakakal”, “hazırlayıp koy”, “akıp git”. Kırgızcada ise bu yapılar gündelik konuşmanın her cümlesinde karşınıza çıkar; onları anlamadan Kırgızcanın inceliği yakalanamaz.
💡 Olumsuzluk ve zaman ekleri yardımcı fiile eklenir: жазып бербеди (onun için yazmadı), уктап калбадым (uyuyakalmadım), жеп көрөм (tadına bakacağım). Ana fiil -ып biçiminde sabit kalır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Yardımcı fiili gerçek anlamıyla okumak. Мен уктап калдым. “Uyuyup (orada) kaldım” değil, “Uyuyakaldım” demektir; gerçek “kalmak” için Мен үйдө калдым. (Evde kaldım) denir. Aynı şekilde жеп көр “yiyip gör” değil, “tadına bak” demektir.
-ып кал: istemsiz olay ve durum değişimi
-ып кал Kırgızcanın en sık kullanılan yardımcı fiilidir. Üç temel işlevi vardır: (1) kişinin istemeden, farkında olmadan yaşadığı olay (унутуп калдым, жабышып калды); (2) yeni bir duruma geçiş (даяр болуп калды, чарчап калдым, ооруп калды); (3) olumsuz biçimiyle -бай кал, koşullar yüzünden sonunda gerçekleşmeyen eylem (келбей калды, иштебей калды).
| Kırgızca | İşlev | Türkçe |
|---|---|---|
| Телевизор көрүп отуруп уктап калдым. | istemsiz | Televizyon izlerken uyuyakaldım. |
| Майды унутуп калыпмын! | istemsiz + fark etme | Yağı unutmuşum! |
| Эт казанга жабышып калды. | istemsiz | Et kazana yapıştı. |
| Палоо даяр болуп калды. | durum değişimi | Pilav hazır oldu. |
| Бүгүн абдан чарчап калдым. | durum değişimi | Bugün çok yoruldum. |
| Жамгырдан улам биз тоого барбай калдык. | sonunda olmayan | Yağmur yüzünden dağa gidemedik. |
| Телефонум иштебей калды. | sonunda olmayan | Telefonum çalışmaz oldu. |
- Сабакка кечигип калдым, кечиресиз. — Derse geç kaldım, affedersiniz.
- Балам кечээ ооруп калды. — Çocuğum dün hastalandı.
- Сиз мени куткарып калдыңыз! — Beni kurtardınız!
💡 -ып калыпмын / -ып калыптыр biçimi (A2'de öğrendiğiniz öğrenilen geçmiş), istemsiz olayın şimdi fark edildiğini gösterir: Ачкычты үйдө унутуп калыпмын! — Anahtarı evde unutmuşum! Türkçedeki “-mışım” ile tam olarak örtüşür.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “uyuyakaldım” biçimini aktarmak. Türkçede bu yapı “-a” zarf-fiiliyle kurulur, Kırgızcada -ып ile: уктай калдым ✗ → уктап калдым ✓; унута калдым ✗ → унутуп калдым ✓.
-ып бер ve -ып ал: kimin için?
Bu iki yardımcı fiil eylemin kimin yararına yapıldığını gösterir. -ып бер eylemin başkası için yapıldığını, -ып ал ise eylemin kişinin kendisi için yapıldığını anlatır. Türkçede bu fark çoğu zaman bağlamdan anlaşılır ya da “onun için”, “kendime” gibi sözlerle verilir.
| Kırgızca | Kimin için? | Türkçe |
|---|---|---|
| Мен балама велосипед сатып бердим. | başkası | Oğluma bisiklet aldım. |
| Мен өзүмө жаңы телефон сатып алдым. | kendisi | Kendime yeni telefon aldım. |
| Мен сага үйрөтүп берейин. | başkası | Sana öğreteyim. |
| Мен кыргыз тилин үйрөнүп алдым. | kendisi | Kırgızcayı öğrendim (artık benim). |
| Айтып бериңизчи. | başkası (bana) | Anlatır mısınız? |
| Муну жазып алайынчы. | kendisi | Bunu not alayım. |
- Мен сага кыргыз палоосун жасап берем. — Sana Kırgız pilavı yapacağım.
- Бул палоону мага кыргыз эжем үйрөтүп берди. — Bu pilavı bana Kırgız ablam öğretti.
- Анан этти кызартып кууруп ал. — Sonra eti kızarana kadar kavur.
💡 сатып алуу (satın almak) Türkçedeki “satın almak” ile aynı mantıkta kurulmuş, kalıplaşmış bir yapıdır. Başkası için alınca сатып бер denir: Апама гүл сатып бердим. — Anneme çiçek aldım.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: -ып берi Türkçedeki “-ıver” ile eş tutmak. Türkçede “yazıver” çabukluk ve kolaylık bildirir; Kırgızca жазып бер ise “benim için yaz” demektir. Kırgızcada “çabucak” anlamı için тез ya da бат sözü eklenir.
⚠️ Türklerin tipik hatası 2: başkası için yapılan işe -ып ал eklemek. Мен сага чай куюп алдым. ✗ (kendime koydum, sana!) → Мен сага чай куюп бердим. ✓
-ып кой: bitirip bırakmak ve önceden yapmak
кой (koymak) yardımcı fiil olunca eylemin tamamlandığını ve sonucunun kaldığını gösterir: iş bitmiş, hazır durmaktadır. Sık olarak bir işin önceden yapıldığını anlatır (алдын ала даярдап койдум). Emir kipinde ise “… yap da öyle kalsın” inceliği taşır: Эшикти жаап кой. Olumsuz -бай кой, kişinin kendi isteğiyle bir şeyi yapmaktan vazgeçtiğini bildirir.
| Kırgızca | İşlev | Türkçe |
|---|---|---|
| Базардан баарын алып койдум. | önceden yapılmış iş | Pazardan hepsini alıp koydum. |
| Конокторго чейин баарын даярдап койдум. | önceden yapılmış iş | Misafirlerden önce her şeyi hazırladım. |
| Капкагын жаап кой. | bitir, öyle kalsın | Kapağını kapat. |
| Мен этти жууп коёюн. | işi üstlenme | Ben eti yıkayayım. |
| Ал келбей койду. | isteyerek vazgeçme | Gelmekten vazgeçti. |
| Мен тамеки чекпей койдум. | isteyerek vazgeçme | Sigarayı bıraktım. |
- Казанга майды куюп коёюнбу? — Kazana yağı koyayım mı?
- Анда сизди да конокко чакырып коёюн. — O zaman sizi de davet edeyim.
- Айгүлгө эскертип коюңузчу. — Aygül'e haber verir misiniz (unutmasın)?
💡 -бай кал ile -бай кой arasındaki ince fark: Ал келбей калды. — Gelemedi (koşullar engel oldu). Ал келбей койду. — Gelmedi (kendisi gelmemeye karar verdi). Biri istemsiz, öteki isteyerek.
⚠️ Türklerin tipik hatası: кой fiilinin yazımı. Ünlü ile başlayan ek gelince й düşer ve yazım değişir: койюп ✗ → коюп ✓; койоюн ✗ → коёюн ✓; койуңуз ✗ → коюңуз ✓. Şimdiki/gelecek zamanda da коёт, коёбуз yazılır.
-ып көр: denemek ve deneyim
көр (görmek) yardımcı fiil olunca denemeyi anlatır: жеп көр (tadına bak), кийип көр (giyip dene), сурап көрөйүн (bir sorayım bakalım). -ып көргөн biçimi ise bir şeyi hayatında hiç yapıp yapmadığını sorar ya da söyler; Türkçedeki “Hiç … -dın mı?” sorusunun karşılığıdır.
| Kırgızca | İşlev | Türkçe |
|---|---|---|
| Жеп көрчү, кандай экен? | deneme (rica) | Bir tat bak, nasıl olmuş? |
| Бул көйнөктү кийип көрсөм болобу? | deneme (izin) | Bu elbiseyi deneyebilir miyim? |
| Мен дагы бир жолу сурап көрөйүн. | deneme | Bir kez daha sorayım bakalım. |
| Сен палоо жасап көргөнсүңбү? | deneyim sorusu | Hiç pilav yaptın mı? |
| Мен эч качан жасап көргөн эмесмин. | deneyim yok | Hiç yapmadım. |
| Бир жолу жеп көргөнмүн. | deneyim var | Bir kez yemiştim. |
- Бешбармак жеп көргөнсүзбү? — Hiç beşbarmak yediniz mi?
- Кымызды ичип көрүңүз! — Kımızın tadına bakın!
- Бир жолу жасап көрөлү. — Bir kez deneyelim.
💡 Türkçede aynı işlevi çoğu zaman “bak” görür: “Bir tat bak”, “Bir sor bakalım”, “Giy bakalım”. Kırgızca bu “bak”ı көр ile verir: жеп көр, сурап көр, кийип көр.
⚠️ Türklerin tipik hatası 1: Türkçedeki “bak”ı kelime kelime aktarmak: Жеп карачы. ✗ → Жеп көрчү. ✓ Türklerin tipik hatası 2: Türkçedeki tehdit kalıbı “Yap da gör!” ile karıştırmak. Kırgızca жасап көр tehdit değil, dostça bir öneridir: “Bir dene!”
-а бер ve -ып жибер / -ып кет: devam, izin ve ani hareket
-а бер, öteki yardımcı fiillerden farklı olarak -ып değil -а / -е / -й zarf-fiiliyle kurulur. Eylemin sürmesini (аралаштыра бер — karıştırmaya devam et) ya da karşıdakine izin ve rahatlık vermeyi (ала бер — al, çekinme; Кире бериңиз! — Buyurun, girin!) anlatır. -ып жибер ise duygusal ve ani, çoğu zaman kendiliğinden olan bir hareketi (күлүп жиберди, ыйлап жиберди), -ып кет uzaklaşmayı ya da birden gerçekleşmeyi (агып кетти, чыгып кетти) gösterir.
| Kırgızca | İşlev | Türkçe |
|---|---|---|
| Коркпо, аралаштыра бер. | devam | Korkma, karıştırmaya devam et. |
| Тартынбай эле сурай бер. | izin, rahatlık | Hiç çekinmeden sor. |
| Кире бериңиз! | izin (nezaket) | Buyurun, girin! |
| Ал тамашаны угуп, күлүп жиберди. | ani duygu | Şakayı duyunca gülüverdi. |
| Мен да ыйлап жибергенмин. | ani duygu | Ben de ağlayıvermiştim. |
| Көзүмдөн жаш агып кетти. | ani hareket | Gözümden yaş akıp gitti. |
- Мына, ала бер. — Al, çekinme.
- Сүйлөй бериңиз, мен угуп жатам. — Konuşmaya devam edin, dinliyorum.
- Ал эшикти ачып, чыгып кетти. — Kapıyı açıp çıkıp gitti.
💡 Türkçede -ып жиберin karşılığı “-ıver-” ve “koyuvermek, salıvermek”tir: “kahkahayı koyuverdi”. -ып кет ise Türkçedeki “-ıp gitmek” ile birebir aynıdır: “akıp gitti”, “çekip gitti”.
⚠️ Türklerin tipik hatası: -а бер ile -ып берi karıştırmak. Anlam tamamen değişir: сурай бер — “sor, çekinme / sormaya devam et”; сурап бер — “benim için sor”. жаза бер — yazmaya devam et; жазып бер — bana yaz.
Kelimeler
- көмөкчү этиш
kömökçü etiş
yardımcı fiil - уктап калуу
uktap kaluu
uyuyakalmak - унутуп калуу
unutup kaluu
unutuvermek, (farkında olmadan) unutmak - кечигип калуу
keçigip kaluu
geç kalmak, gecikmek - даяр болуп калуу
dayar bolup kaluu
hazır olmak (hazır hâle gelmek) - жабышып калуу
cabışıp kaluu
yapışıp kalmak - айтып берүү
aytıp berüü
(birine) anlatmak - үйрөтүп берүү
üyrötüp berüü
(birine) öğretmek, öğretivermek - жазып алуу
cazıp aluu
not almak, yazıp almak - сатып алуу
satıp aluu
satın almak - алып коюу
alıp koyuu
alıp koymak, (önceden) almış olmak - даярдап коюу
dayardap koyuu
önceden hazırlamak, hazırlayıp koymak - жаап коюу
caap koyuu
kapatmak (ve kapalı bırakmak) - жеп көрүү
cep körüü
tadına bakmak, yiyip denemek - кийип көрүү
kiyip körüü
(giysiyi) denemek - сурай берүү
suray berüü
sormaya devam etmek; çekinmeden sormak - ыйлап жиберүү
ıylap ciberüü
ağlayıvermek, birden ağlamaya başlamak - күлүп жиберүү
külüp ciberüü
gülüvermek, kahkahayı koyuvermek - агып кетүү
agıp ketüü
akıp gitmek - куткарып калуу
kutkarıp kaluu
kurtarmak (son anda) - палоо
paloo
pilav - казан
kazan
kazan - күрүч
küriç
pirinç - сабиз
sabiz
havuç - пияз
piyaz
soğan - туроо
turoo
doğramak - кууруу
kuuruu
kavurmak, kızartmak - бышыруу
bışıruu
pişirmek - капкак
kapkak
kapak - тартынуу
tartınuu
çekinmek, utanmak - болбосо
bolboso
yoksa, aksi hâlde - Аш болсун!
aş bolsun
Afiyet olsun!