📘 Kırgızca kursu: tüm üniteler
C2 · Ünite 4: Kelime türetme (Сөз жасоо)
Verimli yapım ekleri
Metin: Бир уңгудан ондогон сөз
Bişkek'te dilbilimi alanında yüksek lisans yapan Elif, tezi için Kırgızcadaki yeni sözler üzerine çalışıyor. Bu amaçla Kırgız dili profesörü Gülnara Hanım ile bir söyleşi yapıyor. Söyleşide Kırgızca dilbilgisi terimlerine ([[уңгу]], [[мүчө]], [[татаал сөз]]) ve sözlerin hangi eklerle türetildiğine dikkat edin.
Элиф: Гүлнара эже, бүгүн мен сизден кыргыз тилиндеги жаңы сөздөр жөнүндө сурагым келет.
Gülnara Hanım, bugün size Kırgızcadaki yeni sözler hakkında sorular sormak istiyorum.
Гүлнара: Сураңыз, кызым. Бул менин эң сүйүктүү темам.
Sorun kızım. Bu benim en sevdiğim konu.
Элиф: Акыркы жылдары "колдонмо", "сырсөз", "санарип" деген сөздөр көп угулат. Алар кантип жаралды?
Son yıllarda [[колдонмо]] (uygulama), [[сырсөз]] (şifre), [[санарип]] (dijital) gibi sözler çok duyuluyor. Bunlar nasıl ortaya çıktı?
Гүлнара: Алардын баары тилдин өз мүмкүнчүлүгү менен жасалган. Мисалы, "колдонмо" — "колдон-" этишине "-мо" мүчөсү уланган сөз.
Hepsi dilin kendi olanaklarıyla yapıldı. Örneğin [[колдонмо]], [[колдон-]] (kullanmak) fiiline [[-мо]] ekinin getirilmesiyle oluşmuş bir söz.
Гүлнара: Мурун бул сөз көбүнчө окуу куралын же колдонуу эрежелерин түшүндүргөн китепчени билдирчү. Азыр болсо телефондогу программаны да билдирет.
Eskiden bu söz çoğunlukla ders kitabını ya da kullanım kurallarını açıklayan kitapçığı bildirirdi. Şimdi ise telefondaki programı da bildiriyor.
Элиф: Түрк тилинде да ушундай: бул сөздүн түркчө варианты да "колдонуу" маанисиндеги этиштен жасалган. Эки тил бир жол менен баратат экен.
Türkçede de böyle olmuş: [[колдонмо]]nun Türkçe karşılığı olan “uygulama” da “uygulamak” fiilinden türetilmiş. İki dil aynı yoldan gidiyormuş.
Гүлнара: Туура байкадыңыз. Түрк тилдеринин сөз жасоо системасы бири-бирине абдан окшош: уңгуга адегенде сөз жасоочу мүчө уланат, андан кийин сөз өзгөртүүчү мүчөлөр келет.
Doğru fark ettiniz. Türk dillerinin söz yapma sistemi birbirine çok benzer: köke önce yapım eki eklenir, ondan sonra çekim ekleri gelir.
Элиф: "Сырсөз" деген сөз кызык экен. Бул эки сөздөн турат го?
[[сырсөз]] sözü ilginçmiş. Bu iki sözden oluşuyor galiba?
Гүлнара: Ооба, "сыр" жана "сөз". Бул — татаал сөз. Ал эми "санарип" "сан" жана "арип" деген сөздөрдөн жасалган.
Evet, [[сыр]] ve [[сөз]]. Bu bir birleşik söz. [[санарип]] ise [[сан]] (sayı) ve [[арип]] (harf) sözlerinden yapılmış.
Элиф: "Арип" — бул түркчөдөгү "харф" сөзү го?
[[арип]] — bu Türkçedeki “harf” sözü galiba?
Гүлнара: Дал ошол. Эки тилге тең араб тилинен келген.
Tam olarak o. İki dile de Arapçadan geçmiş.
Элиф: Мен дагы бир нерсени байкадым: кыргызчадагы "-чы" мүчөсү түркчөдөгү окшош мүчө сыяктуу иштейт. Балыкчы, ырчы, темирчи…
Bir şey daha fark ettim: Kırgızcadaki [[-чы]] eki Türkçedeki benzer ek (-cı) gibi çalışıyor. Balıkçı, şarkıcı, demirci…
Гүлнара: Ооба, бирок кесип аттарын жасоодо башка мүчөлөр да бар. Мисалы, "-кер": ишкер, кызматкер, соодагер. Бул мүчө үндүүлөрдүн шайкештигине баш ийбейт.
Evet, ama meslek adları yapılırken başka ekler de var. Örneğin [[-кер]]: [[ишкер]] (girişimci), [[кызматкер]] (çalışan), [[соодагер]] (tüccar). Bu ek ünlü uyumuna uymaz.
Гүлнара: Мындан тышкары, этиштен "-уучу" аркылуу ишти аткарган адамды билдирген сөздөр жасалат: окуучу, жазуучу, айдоочу, колдонуучу.
Bunun dışında fiilden [[-уучу]] ekiyle işi yapan kişiyi bildiren sözler yapılır: [[окуучу]] (öğrenci), [[жазуучу]] (yazar), [[айдоочу]] (sürücü), [[колдонуучу]] (kullanıcı).
Элиф: Ал эми буюмдарчы?
Peki ya eşyalar?
Гүлнара: Буюмдарды көбүнчө "-гыч" мүчөсү менен атайбыз: ачкыч, муздаткыч, чаң соргуч. Ар бири эмне иш аткарарын өзү айтып турат.
Eşyaları çoğunlukla [[-гыч]] ekiyle adlandırırız: [[ачкыч]] (anahtar), [[муздаткыч]] (buzdolabı), [[чаң соргуч]] (elektrikli süpürge). Her biri ne iş yaptığını kendisi söylüyor.
Элиф: Акыркы суроо: "санариптештирүү" деген узун сөздү кантип талдайбыз?
Son soru: [[санариптештирүү]] (dijitalleştirme) gibi uzun bir sözü nasıl çözümleriz?
Гүлнара: Абдан жөнөкөй: санарип + теш + тир + үү. Адегенде зат атоочтон этиш жасалат, анан ага себеп мамиле уланат, акырында кыймыл атооч пайда болот.
Çok basit: [[санарип]] + [[теш]] + [[тир]] + [[үү]]. Önce isimden fiil yapılır, sonra ona ettirgen çatı eki gelir, en sonunda da fiil ismi oluşur.
Элиф: Демек, бир уңгудан ондогон сөз жасоого болот экен.
Demek ki bir kökten onlarca söz yapılabiliyormuş.
Гүлнара: Ооба. Тилдин байлыгы мына ушунда. Бирок жаңы сөз жасаганда эң башкысы — ал элдин кулагына жагымдуу угулушу керек.
Evet. Dilin zenginliği işte burada. Ama yeni söz yaparken en önemlisi, sözün halkın kulağına hoş gelmesidir.
Элиф: Чоң рахмат, эже! Бул маек менин диссертациям үчүн абдан пайдалуу болот.
Çok teşekkürler hocam! Bu söyleşi tezim için çok yararlı olacak.
Dilbilgisi
Kök, yapım eki ve çekim eki: iki dilde aynı mimari
Kırgızca da Türkçe gibi sondan eklemeli bir dildir. Bir söz, anlamın çekirdeğini taşıyan kök (уңгу) ile ona art arda eklenen eklerden (мүчө) oluşur. Ekler iki gruba ayrılır: yeni bir söz yapan yapım ekleri (сөз жасоочу мүчөлөр) ve sözü cümleye bağlayan çekim ekleri (сөз өзгөртүүчү мүчөлөр). Sıra iki dilde de aynıdır: önce yapım, sonra çekim.
| Kırgızca | Kök + yapım ekleri | Çekim ekleri | Türkçe |
|---|---|---|---|
| ишкерлерибизге | иш + кер | -лер + -ибиз + -ге | girişimcilerimize |
| жоопкерчилигибиз | жооп + кер + чилик | -ибиз | sorumluluğumuz |
| окуучуларыбыз | оку + уу + чу | -лар + -ыбыз | öğrencilerimiz |
| тазалап жатам | таза + ла | -п жат- + -ам | temizliyorum |
| санариптештирүүдө | санарип + теш + тир + үү | -дө | dijitalleştirmede |
Türkçeyi ana dili olarak konuşan biri için bu sistem son derece tanıdıktır: “balık-çı-lar-ımız-dan” ile балык-чы-лар-ыбыз-дан aynı mantıkla kurulur. Asıl fark, eklerin ünlü uyumu ve ünsüz başlangıçlarıdır: Kırgızcada çoğu ekin dört ya da daha fazla biçimi vardır (-лык / -лик / -лук / -лүк / -дык / -тык…).
- Уңгуга адегенде сөз жасоочу мүчө уланат. — Köke önce yapım eki eklenir.
- Бул сөздүн уңгусу — "иш". — Bu sözün kökü “iş”.
💡 Uzun bir Kırgızca sözle karşılaştığınızda Türkçede yaptığınızı yapın: sondan başlayarak çekim eklerini atın, kalan gövdedeki yapım eklerini tek tek ayırın. Kök çoğu zaman Türkçede de vardır: жооп (cevap), иш (iş). Bazen anlam kaymıştır: таза Türkçe “taze” ile akrabadır ama Kırgızcada “temiz” demektir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: ekleri ünlü uyumuna göre değil, Türkçedeki biçimiyle yazmak. достлук ✗ → достук ✓ (yuvarlak оdan sonra -тук); жоопкерлик ✗ → жоопкерчилик ✓ (“sorumluluk” için yerleşik biçim). Bir ekin Türkçede tek biçimi olması, Kırgızcada da tek biçimi olduğu anlamına gelmez.
İsimden isim: [[-чы]], [[-лык]], [[-кер / -гер]], [[-кана]], [[-ча]]
İsimden yeni isim türeten ekler, Kırgızcanın en verimli eklerindendir. Bunların çoğu Türkçede de vardır ve neredeyse aynı işlevi görür; ikisi ise (-кер / -гер, -кана) Farsçadan geçmiştir ve ünlü uyumuna girmez.
| Kırgızca ek | İşlevi | Örnekler | Türkçe |
|---|---|---|---|
| -чы / -чи / -чу / -чү | meslek, uğraş | балыкчы, темирчи, футболчу, сүрөтчү | -cı (balıkçı, demirci) |
| -лык / -дык / -тык (12 biçim) | soyut kavram; süre; -lık | достук, жакшылык, эркиндик, айлык, жылдык | -lık (dostluk, aylık) |
| -кер / -гер | meslek, sahiplik | ишкер, кызматкер, дарыгер, соодагер, сүрөткер | -kâr / -ger (sanatkâr) |
| -кана | yer, mekân | ашкана, китепкана, оорукана, дарыкана, мейманкана | -hane (kütüphane, eczane) |
| -ча / -че / -чо / -чө | dil, tarz; küçültme | кыргызча, түркчө, китепче, үйчө | -ca / -ce; -cık |
-лык ekinin anlam alanı Türkçedeki “-lık” ile çok benzerdir: soyut kavram (достук — dostluk, тынчтык — barış, huzur), süre (айлык — aylık, maaş; жылдык — yıllık) ve “bir şeye ait olan” (шаардык — şehirli, kentsel). Yer için ise Kırgızca çoğunlukla -канаyı kullanır.
- Атам темирчи болчу, мен болсо ишкермин. — Babam demirciydi, bense girişimciyim.
- Кызматкерлердин айлыгы жогорулады. — Çalışanların maaşı arttı.
- Шаардык китепкана жаңы имаратка көчтү. — Şehir kütüphanesi yeni binaya taşındı.
- Достук — эң чоң байлык. — Dostluk en büyük zenginliktir.
💡 -кер / -гер ekinin seçimi ünlüye değil, son sese bağlıdır: ünlüden sonra -гер (дары-гер, соода-гер), ünsüzden sonra -кер (иш-кер, кызмат-кер, сүрөт-кер). Kökte kalın ünlü olsa bile ek hep incedir: кызматкер ✓, кызматкар ✗. Aynı durum -кана için de geçerlidir: китепкана, оорукана (ek hep kalındır).
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe “-lık” ile yer adı yapmak. “Kitaplık, kütüphane” → китептик ✗ → китепкана ✓; “eczane” → дарылык ✗ → дарыкана ✓. Bir diğer tuzak: ашкана “aşhane, lokanta” değil, öncelikle mutfak ve yemekhane demektir.
İsimden sıfat: [[-луу / -сыз]], [[-кы]], [[-чыл]], [[-дай]]
A1'de öğrendiğimiz -луу / -сыз (Türkçe -lı / -sız) çiftinin yanında, zaman ve yer bildiren -кы / -гы (Türkçe -ki), eğilim ve tutum bildiren -чыл (Türkçe -cıl) ve benzerlik bildiren -дай (Türkçe “gibi”, -ce) da çok verimlidir.
| Kırgızca | Kök | Ek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| кечээки, бүгүнкү, эртеңки | кечээ, бүгүн, эртең | -кы / -кү / -ки | dünkü, bugünkü, yarınki |
| азыркы, мурунку, кийинки | азыр, мурун, кийин | -кы / -ку / -ки | şimdiki, önceki, sonraki |
| жайкы, кышкы, жазгы, күзгү | жай, кыш, жаз, күз | -кы / -гы / -гү | yaz-, kış-, bahar-, güz- (yazın, kışın olan) |
| эмгекчил, жаңычыл | эмгек, жаңы | -чил / -чыл | çalışkan, yenilikçi |
| билимдүү, акылдуу, бактылуу | билим, акыл, бакыт | -дүү / -дуу / -луу | bilgili, akıllı, mutlu |
| тоодой, баладай | тоо, бала | -дой / -дай | dağ gibi, çocuk gibi |
- Бүгүнкү жыйында кийинки жылдын планы талкууланды. — Bugünkü toplantıda gelecek yılın planı tartışıldı.
- Азыркы жаштар абдан жаңычыл. — Günümüz gençleri çok yenilikçi.
- Кышкы каникулда тоого барабыз. — Kış tatilinde dağa gideceğiz.
- Ал эмгекчил жана билимдүү кызматкер. — O, çalışkan ve bilgili bir çalışan.
💡 -кы eki, Türkçedeki “-ki”nin tam karşılığıdır, ama ünlü uyumuna girer ve ünsüzü sese göre değişir: жай-кы, күз-гү, бүгүн-кү, мурун-ку. Türkçede “-ki” uyuma girmez (bugünkü hariç); Kırgızcada her zaman girer.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe “-ki”yi değiştirmeden yazmak. бүгүнки ✗ → бүгүнкү ✓; мурунки ✗ → мурунку ✓; былтырки ✗ → былтыркы ✓. İkinci tuzak: бактылуу “bahtlı, şanslı” değil, öncelikle mutlu demektir: Мен бактылуумун. — Mutluyum.
Fiilden isim ve sıfat: [[-уучу]], [[-ым]], [[-ма]], [[-гыч]], [[-чаак]]
Fiilden türeyen sözler, yeni kavramlara ad vermenin en güçlü yoludur. Bugünkü teknoloji sözlerinin çoğu bu eklerle yapılmıştır: колдонуучу (kullanıcı), колдонмо (uygulama), өчүргүч (silgi).
| Kırgızca ek | Anlamı | Örnekler | Türkçe karşılık |
|---|---|---|---|
| -уучу (-уу + -чу) | işi yapan kişi | окуучу, жазуучу, сатуучу, айдоочу, көрүүчү, колдонуучу | -ıcı (okuyucu, satıcı, izleyici) |
| -ым / -м | işin sonucu, nesnesi | билим, кийим, бөлүм, чечим, сүйлөм, өлчөм | -ım (bilim, giyim, bölüm) |
| -ма / -мо / -ме / -мө | işin ürünü | котормо, жазма, тапшырма, чыгарма, колдонмо | -ma (yazma, çıkarma) |
| -гыч / -кыч (8 biçim) | araç; yatkın kişi | ачкыч, муздаткыч, өчүргүч, чаң соргуч, тапкыч | -gıç / -ıcı (açacak, kurutucu) |
| -чаак / -чээк / -чоок / -чөөк | eğilim, huy | унутчаак, уялчаак, тартынчаак | -kan / -gaç (unutkan, utangaç) |
-уучу aslında iki ekin birleşimidir: fiil ismi -уу (b1-05) + meslek eki -чу. Bu yüzden ünlüyle biten fiillerde fiil isminin uzun ünlüsü korunur: айда- → айдоо → айдоочу; сүйлө- → сүйлөө → сүйлөөчү; көр- → көрүү → көрүүчү.
- Колдонмонун колдонуучулары бир миллиондон ашты. — Uygulamanın kullanıcıları bir milyonu aştı.
- Жыйында маанилүү чечим кабыл алынды. — Toplantıda önemli bir karar alındı.
- Ачкычымды кайра үйдө калтырдым, абдан унутчаак болуп калдым. — Anahtarımı yine evde unuttum, çok unutkan oldum.
- Айдоочу жолдо токтоду. — Sürücü yolda durdu.
💡 Türkçeyle eşleşen çiftler ezberi kolaylaştırır: билим ↔ bilim/bilgi, кийим ↔ giyim, бөлүм ↔ bölüm, өлчөм ↔ ölçü, жазуучу ↔ yazıcı (Kırgızcada “yazar”), сатуучу ↔ satıcı.
⚠️ Türklerin tipik hatası: biçimce benzeyen sözü Türkçe anlamıyla kullanmak. чечим “seçim” değil, karardır (seçim = шайлоо); жазуучу “yazıcı, printer” değil, yazardır (printer = принтер); окуучу “okuyucu” değil, öğrencidir (okuyucu = окурман).
İsim ve sıfattan fiil: [[-ла]], [[-ар / -ай]], [[-лаш]] + [[-тыр]]
Yeni bir eylemi adlandırmanın yolu çoğunlukla bir isme ya da sıfata fiil yapım eki eklemektir. Kırgızcada üç ek öne çıkar: “yapmak, etmek” anlamı veren -ла, “o niteliği kazanmak” anlamı veren -ар / -ай ve “birbirine / o duruma gelmek” anlamı veren -лаш. Bunların üstüne ettirgen -тыр ve fiil ismi -уу eklenerek modern terimler doğar.
| Kırgızca | Kök | Ek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| иште-, ойло-, тазала-, жаңыла-, баала- | иш, ой, таза, жаңы, баа | -ла / -ле / -ло / -да / -та | işle-, düşün-, temizle-, yenile-, değerlendir- |
| агар-, карар-, кызар-, көгөр- | ак, кара, кызыл, көк | -ар / -өр | ağar-, karar-, kızar-, gökler-/morar- |
| азай-, көбөй-, күчөй-, саргай- | аз, көп, күч, сары | -ай / -өй / -гай | azal-, çoğal-, güçlen-, sarar- |
| жакындаш-, санариптеш- | жакын, санарип | -даш / -теш | yakınlaş-, dijitalleş- |
| санариптештир-, заманбапташтыр- | санарип, заманбап | -теш + -тир / -таш + -тыр | dijitalleştir-, modernleştir- |
- Колдонмону жаңылап алыңыз. — Uygulamayı güncelleyin.
- Шаарда машиналар көбөйүп, аба булганды. — Şehirde arabalar çoğaldı, hava kirlendi.
- Мамлекеттик кызматтарды санариптештирүү уланууда. — Kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesi sürüyor.
- Кечинде тоолор карарып, асман кызарды. — Akşam dağlar karardı, gökyüzü kızardı.
💡 Renk fiilleri iki dilde neredeyse birebir aynıdır: агар- ↔ ağar-, карар- ↔ karar-, кызар- ↔ kızar-, саргай- ↔ sarar-. Таң агарды — “Tan ağardı”: Türkçedeki deyim Kırgızcada da yaşıyor.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “-leş-tir-” ekini uyumsuz yazmak ya da Türkçe ekle kurmak. санариплештирүү ✗ → санариптештирүү ✓ (ünsüzden sonra -теш); заманбаплаштыруу ✗ → заманбапташтыруу ✓. Bir de “güçlenmek” için күчлен- ✗ değil, күчөй- ✓ denir.
Birleşik sözler, ikilemeler ve yeni terimler
Ek getirmenin yanında Kırgızca, iki sözü birleştirerek de yeni söz yapar. Birleşik sözler (татаал сөздөр) çoğunlukla ayrı yazılır (темир жол, жер титирөө), yeni terimlerin bir kısmı ise bitişik yazılır (сырсөз, санарип). İkilemeler (кош сөздөр) iki yakın anlamlı sözü kısa çizgiyle birleştirerek genel bir kavram yaratır.
| Kırgızca | Yapı | Türkçe |
|---|---|---|
| темир жол | темир + жол | demiryolu |
| кол жазма | кол + жазма | el yazması |
| жер титирөө | жер + титирөө | deprem (yer titremesi) |
| көз караш | көз + караш | bakış açısı, görüş |
| үй-бүлө | үй + бүлө | aile |
| ата-эне | ата + эне | anne baba, ebeveyn |
| кийим-кече | кийим + кече | giyim kuşam |
| идиш-аяк | идиш + аяк | kap kacak |
| сырсөз | сыр + сөз | şifre |
| санарип | сан + арип | dijital; rakam |
Yeni terim yapımında Kırgızca iki yol izler: Rusça (uluslararası) terimi olduğu gibi almak (интернет, компьютер, программа) ya da Kırgızca kök ve eklerle karşılık yaratmak (колдонмо, колдонуучу, сырсөз, жүктөп алуу — indirmek). Gündelik konuşmada ikisi bir arada yaşar; resmî metinlerde Kırgızca karşılıkların kullanımı giderek artıyor.
- Сырсөзүңүздү эч кимге айтпаңыз. — Şifrenizi kimseye söylemeyin.
- Колдонмону телефонуңузга жүктөп алыңыз. — Uygulamayı telefonunuza indirin.
- Ата-энелер жыйынга чакырылды. — Veliler toplantıya çağrıldı.
💡 İkilemelerin çoğu Türkçede de ikileme olarak yaşar: кийим-кече ↔ giyim kuşam, идиш-аяк ↔ kap kacak, ата-эне ↔ ana baba, дос-тамыр ↔ eş dost. Bu paralellik, Kırgızca ikilemeleri ezberlemeden anlamanızı sağlar.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçe terimi Kırgızcalaştırmaya çalışmak. “Uygulama” → уйгулама ✗ → колдонмо ✓; “şifre” → шифре ✗ → сырсөз ✓; “deprem” → депрем ✗ → жер титирөө ✓. Yazımda da dikkat: үй бүлө ✗ → үй-бүлө ✓ (ikileme çizgiyle), сыр сөз ✗ → сырсөз ✓ (terim bitişik).
Kelimeler
- сөз жасоо
söz casoo
söz yapımı, türetme - уңгу
uñgu
kök (sözün kökü) - мүчө
müçö
ek (dilbilgisi terimi) - сөз жасоочу мүчө
söz casooçu müçö
yapım eki - сөз өзгөртүүчү мүчө
söz özgörtüüçü müçö
çekim eki - татаал сөз
tataal söz
birleşik söz - кош сөз
koş söz
ikileme, çift söz - колдонмо
koldonmo
uygulama (telefon/bilgisayar) - колдонуучу
koldonuuçu
kullanıcı - сырсөз
sırsöz
şifre, parola - санарип
sanarip
dijital; rakam - санариптештирүү
sanaripteştirüü
dijitalleştirme - жаңыла-
cañıla-
yenilemek, güncellemek - ишкер
işker
çalışkan, becerikli; girişimci - кызматкер
kızmatker
çalışan, personel, memur - соодагер
soodager
tüccar - жоопкерчилик
coopkerçilik
sorumluluk - чечим
çeçim
karar - сүйлөм
süylöm
cümle - муздаткыч
muzdatkıç
buzdolabı - ачкыч
açkıç
anahtar - унутчаак
unutçaak
unutkan - эмгекчил
emgekçil
çalışkan - жаңычыл
cañıçıl
yenilikçi - азыркы
azırkı
şimdiki, günümüzdeki - көбөй-
köböy-
çoğalmak, artmak - кызар-
kızar-
kızarmak - жаштар
caştar
gençler - маек
maek
söyleşi, röportaj; sohbet - жара-
cara-
yaratılmak, ortaya çıkmak (yeni söz, fikir)