C2 · Ünite 1: Üslup katmanları (Стилистика)
Kitabi, nötr ve konuşma dili eş anlamlıları
Metin: Конь, ло́шадь и кля́ча
Yirmi yıldır Bişkek'te yaşayan ve Rus edebiyatını Türkçeye çeviren Zeynep Arslan, bir edebiyat dergisi için Rusça kısa bir deneme (эссе') yazdı. Konusu, her çevirmenin kâbusu ve tutkusu: aynı şeyi anlatan, ama başka başka “katlarda” oturan sözler. Denemenin kendisi de üslup bakımından zengin: kitabi sözlerin, gündelik ve avamca sözlerin, ironinin nasıl yan yana durduğuna dikkat edin.
Текст: Когда́-то, в нача́ле мое́й перево́дческой жи́зни, я была́ уве́рена, что у ка́ждого ру́сского сло́ва есть оди́н-еди́нственный туре́цкий двойни́к.
Bir zamanlar, çevirmenlik hayatımın başında, her Rusça sözün Türkçede tek bir ikizi olduğundan emindim.
Текст: Ру́сский язы́к дово́льно ско́ро разуве́рил меня́ в э́том.
Rus dili beni bu inançtan oldukça çabuk vazgeçirdi.
Текст: Оказа́лось, что одно́ и то же живо́тное мо́жет быть конём, ло́шадью и́ли кля́чей — и э́то во́все не одно́ и то же.
Meğer aynı hayvan hem küheylan, hem at, hem de yaşlı bir beygir olabilirmiş — ve bunlar hiç de aynı şey değilmiş.
Текст: Конь ска́чет в были́нах и стиха́х; на коне́ въезжа́ет в го́род царе́вич.
Küheylan destanlarda ve şiirlerde dörtnala koşar; masal şehzadesi şehre küheylan sırtında girer.
Текст: Ло́шадь пасётся на лугу́, её запряга́ют в теле́гу и продаю́т на база́ре.
At çayırda otlar, onu arabaya koşar, pazarda satarlar.
Текст: А кля́ча — э́то та же ло́шадь, но ста́рая, то́щая и никому́ не ну́жная, и в са́мом сло́ве слы́шится пренебреже́ние.
Kır beygir ise yine attır, ama yaşlı, sıska ve kimsenin işine yaramayan; sözün kendisinde bile bir küçümseme duyulur.
Текст: Словари́ называ́ют э́то стилисти́ческой окра́ской, а я про себя́ называ́ю вну́тренним го́лосом сло́ва.
Sözlükler buna üslup rengi der, ben ise içimden sözün iç sesi diyorum.
Текст: Ру́сская ле́ксика устро́ена как многоэта́жный дом.
Rus söz varlığı çok katlı bir ev gibi kuruludur.
Текст: На ве́рхних этажа́х живу́т слова́ высо́кие и поэти́ческие: о́чи, уста́, чело́, отчи́зна.
Üst katlarda yüce ve şiirsel sözler oturur: “dîde”, “leb”, “cebin”, “yurt”.
Текст: Этажо́м ни́же обита́ют кни́жные: пребыва́ть, облача́ться, кончи́на, супру́га.
Bir kat aşağıda kitabi sözler ikamet eder: “bulunmak”, “kuşanmak”, “vefat”, “zevce”.
Текст: Посереди́не, на са́мом оживлённом этаже́, — нейтра́льные слова́, кото́рыми мы по́льзуемся, не заду́мываясь.
Ortada, en kalabalık katta, hiç düşünmeden kullandığımız nötr sözler vardır.
Текст: А в подва́ле шумя́т разгово́рные и просторе́чные: дры́хнуть, напя́ливать, гляде́лки, ба́бки.
Bodrumda ise gündelik ve avamca sözler gürültü eder: “uyuklamak”, “üstüne geçirmek”, “gözler (avamca)”, “mangır”.
Текст: Лифт ме́жду этажа́ми, увы́, есть не у ка́ждого иностра́нца.
Katlar arasındaki asansör ne yazık ki her yabancıda yoktur.
Текст: Одна́жды я перевела́ на ру́сский ре́плику туре́цкого крестья́нина, и он у меня́ «облачи́лся в пиджа́к и проследова́л в чайхану́».
Bir keresinde Türk bir köylünün repliğini Rusçaya çevirdim ve benim çevirimde adam “ceketini kuşandı ve çayhaneye teşrif etti”.
Текст: Реда́ктор смея́лась до слёз: дереве́нский стари́к заговори́л у меня́ языко́м пре́сс-рели́за.
Editör gözlerinden yaş gelene dek güldü: köylü ihtiyar benim kalemimde basın bülteni diliyle konuşmaya başlamıştı.
Текст: Ина́че говоря́, ошиби́ться мо́жно, да́же употреби́в абсолю́тно ве́рное по смы́слу сло́во.
Başka bir deyişle, anlamca tamamen doğru bir söz kullanarak da yanılabilirsiniz.
Текст: Пра́вильность ещё не гаранти́рует уме́стности.
Doğruluk, yerindeliği henüz güvence altına almaz.
Текст: С года́ми я научи́лась слы́шать, как звучи́т фра́за в це́лом, — не выбива́ется ли из хо́ра како́е-нибудь сло́во-вы́скочка.
Yıllar içinde cümlenin bütün olarak nasıl tınladığını duymayı öğrendim: korodan ayrı düşen, sırıtan bir türedi söz var mı yok mu.
Текст: Впро́чем, сме́шивать сти́ли то́же мо́жно, е́сли де́лать э́то созна́тельно.
Bununla birlikte üslupları karıştırmak da mümkündür, yeter ki bilinçli yapılsın.
Текст: Когда́ расска́зчик торже́ственно сообща́ет, что его́ геро́й «изво́лил почива́ть до полу́дня», мы смеёмся и́менно потому́, что высо́кое сло́во попа́ло в ни́зкий конте́кст.
Anlatıcı, kahramanının “öğlene dek istirahat buyurduğunu” tantanayla bildirdiğinde tam da yüksek bir söz alçak bir bağlama düştüğü için güleriz.
Текст: Так что мастерство́ перево́дчика — не в бога́тстве словаря́, а в слу́хе.
Demek ki çevirmenin ustalığı söz dağarcığının zenginliğinde değil, kulağındadır.
Текст: Да и не то́лько перево́дчика: ка́ждый, кто хо́чет говори́ть по-ру́сски свобо́дно, ра́но и́ли по́здно до́лжен освои́ть все этажи́ э́того до́ма.
Yalnız çevirmeninki de değil: Rusçayı rahatça konuşmak isteyen herkes er geç bu evin bütün katlarını tanımak zorundadır.
Dilbilgisi
Üslup katmanları ve sözlük işaretleri
C1'de (приступи́ть / нача́ть / взя́ться) üç katmanı tanıdık: kitabi, nötr, gündelik. C2'de harita genişliyor. Rus dilbilimi söz varlığını nötr bir çekirdeğin çevresinde, yukarıya ve aşağıya doğru dizilen katmanlar olarak görür. Yukarıda yüksek ve kitabi sözler, aşağıda gündelik, avamca ve argo sözler vardır. Denemedeki “çok katlı ev” benzetmesi tam olarak budur.
| Katman | Sözlük işareti | Örnekler | Türkçede benzeri |
|---|---|---|---|
| высо́кий, поэти́ческий | высок., поэт. | о́чи, чело́, отчи́зна, дерза́ть | dîde, leb, cebin, vatan |
| кни́жный | книжн. | пребыва́ть, облача́ться, кончи́на, и́бо | ikamet etmek, vefat, zira |
| нейтра́льный | (işaretsiz) | жить, глаза́, спать, де́ньги | yaşamak, göz, uyumak, para |
| разгово́рный | разг. | напя́ливать, моби́льник, газиро́вка | üstüne geçirmek, cep, gazoz |
| просторе́чный, жарго́нный | прост., жарг. | дры́хнуть, гляде́лки, ба́бки | uyuklamak, avamca göz, mangır |
Sözlükler (ör. Ojegov sözlüğü) bu katmanların yanında sözün duygu rengini de işaretler: “ирон.” (ironik), “шутл.” (şakacı), “неодобр.” (onaylamayan), “пренебр.” (küçümseyici), “ласк.” (sevgi bildiren), “устар.” (eskimiş). Birincisi sözün nerede kullanıldığını, ikincisi konuşanın ne hissettiğini gösterir. Bir sözde ikisi bir arada bulunabilir: кля́ча hem gündelik, hem küçümseyicidir.
- Он сконча́лся по́сле продолжи́тельной боле́зни. — Uzun süren bir hastalığın ardından vefat etti. (kitabi, resmî ilan)
- Он у́мер в про́шлом году́. — Geçen yıl öldü. (nötr)
- Дед помёр ещё про́шлой зимо́й. — Dedem daha geçen kış göçüp gitti. (avamca)
💡 Türkçe de aynı merdiveni bilir: “vefat etti — öldü — nalları dikti”. Türkçede bu katmanlar büyük ölçüde Arapça-Farsça ile öz Türkçe arasındaki farktan doğar; Rusçada ise Kilise Slavcası kökenli kitabi sözlerle halk Rusçası arasındaki farktan. Mantık aynıdır: kulağınız Türkçede bu farkı nasıl duyuyorsa, Rusçada da öyle duymaya çalışın.
⚠️ Türklerin tipik hatası: sözlükteki ilk karşılığı katmanına bakmadan almak. “Eşim de geliyor” cümlesini arkadaş sofrasında Моя́ супру́га то́же придёт diye söylemek resmî tutanak gibi duyulur; doğal olanı Жена́ то́же придёт. Tersine, resmî bir davetiyede с жено́й yerine с супру́гой yazılır.
Eş anlamlılar dizisi ve nötr çekirdek
Aynı kavramı anlatan sözler bir eş anlamlılar dizisi (синоними́ческий ряд) oluşturur. Dizinin merkezinde üslupça renksiz, her yerde kullanılabilen bir söz durur: доминанта (çekirdek söz). Öteki sözler ondan ya üslupla (лик — yüksek), ya duyguyla (физионо́мия — ironik), ya da anlam inceliğiyle (сконча́ться — yalnızca insan için) ayrılır.
| Çekirdek (nötr) | Yüksek / kitabi | Gündelik / avamca | Türkçe merdiven |
|---|---|---|---|
| лицо́ | лик (высок.) | физионо́мия (ирон.), ро́жа (груб.) | çehre — yüz — surat |
| глаза́ | о́чи (поэт.) | гляде́лки, зе́нки (прост.) | dîde — göz — avamca göz |
| спать | почива́ть (устар., ирон.) | дры́хнуть (прост.) | istirahat buyurmak — uyumak — uyuklamak |
| умере́ть | сконча́ться (книжн.), почи́ть (высок.) | помере́ть (прост.) | vefat etmek — ölmek — göçüp gitmek |
| де́ньги | сре́дства (книжн.) | ба́бки (жарг.) | mali kaynak — para — mangır |
| идти́ | ше́ствовать (книжн., ирон.) | топа́ть (разг.) | teşrif etmek — yürümek — paldır küldür yürümek |
Çekirdek söz her zaman güvenlidir; renkli sözler ise ancak yerinde kullanıldığında güç katar. Bu yüzden C2 düzeyinde ölçüt “hangi söz doğru?” değil, “bu metinde, bu muhataba hangisi yerinde?” sorusudur. Aşağıdaki üç cümle aynı olayı anlatır, ama üç ayrı dünyadan gelir:
- Ба́рин изво́лил почива́ть. — Beyefendi istirahat buyuruyorlardı. (yüksek, bugün ironik)
- Сосе́д спал до обе́да. — Komşu öğlene kadar uyudu. (nötr)
- Сосе́д дры́хнул до обе́да. — Komşu öğlene kadar uyuklayıp durdu. (avamca, onaylamayan)
💡 Emin değilseniz çekirdek sözü seçin. Renksiz söz hiçbir zaman gülünç olmaz; yanlış katmandan seçilmiş renkli söz ise hemen göze batar. Renkli sözü, ancak hem anlamını hem de duygu yükünü bildiğinizde kullanın.
⚠️ Türklerin tipik hatası: физионо́мия sözünü Türkçedeki bilimsel “fizyonomi” sanmak. Rusçada bu söz gündelik konuşmada ironik ya da küçümseyicidir: Что у тебя́ за физионо́мия? “Ne bu suratın?” demektir. Bir kadına У вас прия́тная физионо́мия demek iltifat değil, yarı şakadır; У вас прия́тное лицо́ deyin.
Üslup rengi taşıyan ekler ve kısaltma sözler
Rusçada üslup yalnızca kökte değil, ekte de yaşar. Soyut isim yapan -ость, “-ние”, -ство ekleri ve Kilise Slavcası kökenli воз-, низ-, пре- ön ekleri sözü kitabi katmana çeker: возгласи́ть, низвести́, преиспо́лненный. Büyütme ve küçültme ekleri ise sözü gündelik katmana indirir: доми́ще (koca ev), ручи́ща (kocaman el), бедола́га (zavallıcık).
Gündelik Rusçanın en verimli yolu kısaltma sözlerdir (univerbasyon): iki sözlük bir terim tek söze iner ve çoğunlukla -к(а) ya da -ник eki alır. Bu sözler konuşmada tamamen olağandır, ama resmî yazıda kullanılmaz.
| Gündelik | Tam (nötr, resmî) | Türkçe |
|---|---|---|
| маршру́тка | маршру́тное такси́ | dolmuş, minibüs |
| электри́чка | электри́ческий по́езд | banliyö treni |
| зачётка | зачётная кни́жка | öğrenci not karnesi |
| сгущёнка | сгущённое молоко́ | şekerli koyu süt |
| чита́лка | чита́льный зал | okuma salonu |
| газиро́вка | газиро́ванная вода́ | gazoz, gazlı su |
| моби́льник | моби́льный телефо́н | cep telefonu |
- Я уже́ в маршру́тке, бу́ду че́рез полчаса́. — Dolmuştayım, yarım saate oradayım. (konuşma)
- Прое́зд в маршру́тном такси́ опла́чивается при вхо́де. — Dolmuş ücreti binerken ödenir. (resmî duyuru)
- Не забу́дь зачётку, сего́дня экза́мен! — Not karneni unutma, bugün sınav var!
💡 Türkçede de benzer kısaltmalar var: “cep telefonu → cep”, “dolmuş taksi → dolmuş”, “otobüs durağı → durak”. Fark şu: Türkçede bunlar çoğu zaman yazıya da girer; Rusçada маршру́тка bir dilekçede, raporda, haberde sırıtır.
⚠️ Türklerin tipik hatası iki yönlüdür: (1) Resmî bir yazıda kısaltma söz kullanmak: Прошу́ вы́дать мне но́вую зачётку yerine dilekçede Прошу́ вы́дать дублика́т зачётной кни́жки yazılır. (2) Tersine, arkadaşla konuşurken ders kitabındaki tam biçimi kullanmak: Я е́ду на маршру́тном такси́ kulağa duyuru gibi gelir; doğal olanı Я на маршру́тке.
Dilbilgisinde üslup: biçim ve bağlaç değişkeleri
Üslup katmanları sözlükte bitmez, dilbilgisine de uzanır. Birçok hâl ekinin ve bağlacın kitabi, nötr ve gündelik değişkeleri vardır. Bunların hepsi doğrudur; fark, hangi metinde durduklarıdır.
| Kitabi / nötr | Gündelik | Türkçe | Not |
|---|---|---|---|
| в о́тпуске | в отпуску́ | izinde | [[-у́]] bulunma eki gündelik |
| ча́шка ча́я | ча́шка ча́ю | bir fincan çay | [[-у/-ю]] kısmi ilgi hâli gündelik |
| мно́го люде́й | мно́го наро́ду | çok insan | kalabalık için gündelik |
| догово́ры | договора́ | sözleşmeler | [[-а́]] çoğul gündelik, dilekçede yanlış sayılır |
| ко́фе (он) | ко́фе (оно́) | kahve | orta cins sözlüklerde “gündelik” işaretli |
| Kitabi | Nötr | Gündelik | Türkçe |
|---|---|---|---|
| и́бо | потому́ что, так как | потому́ как | zira — çünkü |
| да́бы | что́бы | чтоб | -sın diye |
| лишь | то́лько | — | yalnızca |
| в слу́чае е́сли | е́сли | раз, коль | eğer, madem |
| одна́ко | но | да то́лько | ama |
- Иссле́дование необходи́мо продо́лжить, и́бо вы́борка была́ невелика́. — Araştırmanın sürdürülmesi gerekir, zira örneklem küçüktü. (kitabi)
- Раз уж пришёл, сади́сь пить чай. — Madem geldin, otur çay iç. (gündelik)
- Ле́том я был в отпуску́ и вы́пил мо́ре ча́ю. — Yazın izindeydim, deniz kadar çay içtim. (gündelik)
💡 Kural basit: yazıda ve resmî konuşmada sol sütun, mutfakta ve dostlar arasında sağ sütun. Orta sütun her yerde geçer. Türkçede “zira”, “binaenaleyh” ile “çünkü”, “o yüzden” arasındaki fark da aynıdır.
⚠️ Türklerin tipik hatası: kitaptan öğrenilen и́бо ve да́бы bağlaçlarını gündelik konuşmaya taşımak: Я не приду́, и́бо я уста́л arkadaşınıza vaaz verir gibi gelir; doğal olanı Я не приду́, я уста́л ya da …потому́ что уста́л. Tersine, tez metninde ча́шка ча́ю, в отпуску́, договора́ gibi gündelik biçimler kullanılmaz.
Kançılarya dili (канцеляри́т)
Korney Çukovski, 1962'de yayımlanan «Живо́й как жизнь» kitabında, resmî yazışma kalıplarının günlük konuşmaya ve edebiyata sızmasını bir hastalığa benzetti ve ona канцеляри́т adını verdi (tıptaki -ит ekiyle: бронхи́т, гастри́т). Belirtileri: fiil yerine isim, gereksiz edat grupları, edilgen yapılar, boş kalıplar. C1'de resmî üslubu öğrendik; C2'de onu yerinde durdurmayı öğreniyoruz.
| Kançılarya | Canlı Rusça | Türkçe |
|---|---|---|
| осуществля́ть приём пи́щи | есть, обе́дать | yemek yemek |
| на сего́дняшний день | сейча́с, сего́дня | bugün itibarıyla → şimdi |
| в це́лях улучше́ния | что́бы улу́чшить | iyileştirilmesi amacıyla → iyileştirmek için |
| име́ет ме́сто | быва́ет, есть, случа́ется | söz konusudur → oluyor |
| произвести́ опла́ту | заплати́ть | ödeme yapmak → ödemek |
| в ча́сти (чего́?) | о, что каса́ется | … hususunda → … konusunda |
- В на́шей семье́ на сего́дняшний день име́ет ме́сто недоста́ток де́нежных средств. — Ailemizde bugün itibarıyla nakdî kaynak yetersizliği söz konusudur. (gülünç)
- У нас сейча́с ту́го с деньга́ми. — Şu sıra paramız dar. (doğal)
- Мы обе́дали в ча́йной, а пото́м гуля́ли по бе́регу. — Çayevinde yemek yedik, sonra kıyıda gezdik.
Kançılarya dilinin kendi yeri vardır: yönetmelik, sözleşme, tutanak. Orada произвести́ опла́ту tamamen doğrudur. Hastalık, bu dilin mektuba, öyküye, sohbete taşınmasıdır. Zeynep'in köylüsü de bu hastalığa yakalanmıştı: облачи́лся в пиджа́к и проследова́л в чайхану́.
💡 Türkçe de bu hastalığı iyi tanır: “bilgilerinize arz ederim”, “gereğinin yapılması hususunda”, “ödeme işlemi gerçekleştirilmiştir”. Rusça bir metni gözden geçirirken kendinize sorun: “Bu ismi bir fiille söyleyebilir miyim?” Cevap evetse, çoğu zaman fiil daha iyidir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Rusçayı daha çok resmî belge ve haberden öğrenen (Kırgızistan'da iş hayatında sık görülür) konuşmacılar, ağır kalıpları dostça yazışmaya taşır. Bir arkadaşa Прошу́ произвести́ опла́ту за у́жин yazmak gülünçtür; Скинь, пожа́луйста, де́ньги за у́жин ya da Переведи́ мне за у́жин deyin.
Üslupların bilinçli karışımı: ironi
Üslup karışması her zaman hata değildir. Yazar yüksek bir sözü bilerek gündelik, sıradan bir duruma koyarsa ironi doğar: söz, anlattığı şeyden “büyük” düşer ve okur bu boşluğa güler. Rus edebiyatı bu aracı çok sever; gazete köşe yazıları, fıkralar ve gündelik takılmalar da öyle.
- Сын изво́лил просну́ться то́лько к обе́ду. — Oğlan ancak öğle yemeğine doğru uyanmayı lütfetti.
- Кот возлежа́л на дива́не, как ри́мский импера́тор. — Kedi divanda Roma imparatoru gibi uzanıyordu.
- Благове́рная ше́ствовала по ры́нку с тремя́ су́мками. — Sayın hanımım üç çantayla pazarda boy gösteriyordu.
Ters yön de vardır: yüksek bir konu bilerek gündelik sözlerle anlatılır ve konu “yere indirilir” (parodi). Edebiyatta karakterin konuşması da böyle kurulur: yazar kahramanını дры́хнуть, ба́бки dedirterek ya da и́бо, изво́лить dedirterek bize onun kim olduğunu tek cümlede anlatır. Buna konuşma yoluyla nitelendirme (речева́я характери́стика) denir.
| Yüksek söz | Gündelik bağlamda etkisi | Türkçe benzeri |
|---|---|---|
| изво́лить | tembelliği, kibri alaya alır | “lütfettiler” |
| ше́ствовать | yavaş, kendini beğenmiş yürüyüş | “teşrif ettiler” |
| возлежа́ть | tembel tembel uzanmak | “kurulmuş yatıyor” |
| облача́ться | sıradan giysiye tören havası | “kuşandı” |
| трапе́за | basit bir yemeğe ziyafet havası | “ziyafet çektik” |
💡 Türkçede de birebir aynısı var: “Beyefendi nihayet uyanmayı lütfettiler”, “Hanımefendi teşrif ettiler”. Rusçada da bu sözlerin çoğul ya da şahıs uyumu bozulmaz, ironi tamamen sözün katmanından gelir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: ironik sözü saygı ifadesi sanmak. Patronunuza Вы изво́лили опозда́ть ya da Когда́ вы изво́лите почива́ть? demek kibarlık değil, açık bir alaydır ve hakaret gibi algılanır. Bugünkü Rusçada saygı bu sözlerle değil, Вы hitabı ve nötr sözlerle gösterilir: Когда́ вам удо́бно?
Kelimeler
- стилисти́ческая окра́ска
sti-li-STİ-çis-ka-ya ak-RAS-ka
üslup rengi - уме́стность
u-MYEST-nast'
yerindelik, bağlama uygunluk - ле́ксика
LYEK-si-ka
söz varlığı - синоними́ческий ряд
si-na-ni-Mİ-çis-kiy RYAT
eş anlamlılar dizisi - кни́жный
KNİJ-nıy
kitabi - просторе́чный
pras-ta-RYEÇ-nıy
avamca, halk ağzına özgü (yazın dışı) - сни́женный
SNİ-jın-nıy
(üslupça) düşük, alçaltılmış - разуве́рить (кого́? в чём?)
ra-zu-VYE-rit'
birini bir inançtan vazgeçirmek - отчи́зна
at-ÇİZ-na
yurt, ana vatan (yüksek üslup) - чело́
çi-LO
alın (şiirsel, eskil) - обита́ть
a-bi-TAT'
ikamet etmek, yaşamak (kitabi) - пребыва́ть
pri-bı-VAT'
bulunmak, kalmak (kitabi, resmî) - облача́ться (облачи́ться) во что?
ab-la-ÇAT'-sa (ab-la-ÇİT'-sa)
kuşanmak, giyinmek (kitabi; çoğu zaman ironik) - кончи́на
kan-Çİ-na
vefat (yüksek üslup) - супру́га
su-PRU-ga
eş, zevce (resmî) - почива́ть
pa-çi-VAT'
istirahat buyurmak, uyumak (eskil; bugün ironik) - дры́хнуть
DRIH-nut'
deliksiz uyumak, uyuklamak (avamca) - напя́ливать (напя́лить)
na-PYA-li-vat' (na-PYA-lit')
üstüne (özensizce, zorla) geçirmek (gündelik) - ба́бки
BAP-ki
mangır, para (argo) - кля́ча
KLYA-ça
yaşlı sıska at, kır beygir (küçümseyici) - пренебреже́ние
pri-ni-bri-JE-ni-ye
küçümseme, hor görme - изво́лить (что сде́лать?)
iz-VO-lit'
buyurmak, lütfetmek (eskil; bugün ironik) - проследова́ть (куда́?)
pra-sli-da-VAT'
(bir yere) geçmek, gitmek (resmî) - выбива́ться (из чего́?)
vı-bi-VAT'-sa
uymamak, sırıtmak, ayrı düşmek - сме́шение сти́лей
SMYE-şe-ni-ye STİ-ley
üslup karışması - канцеляри́т
kan-tsı-lya-RİT
kançılarya dili, bürokratik dil hastalığı - торже́ственный
tar-JEST-vin-nıy
törensel, tantanalı, ağırbaşlı - созна́тельно
saz-NA-til'-na
bilinçli olarak, bile bile - вы́скочка
VI-skaç-ka
türedi, sonradan görme (mecazen: sırıtan söz) - изы́сканный
i-ZIS-kan-nıy
seçkin, zarif, incelikli