📘 Kırgızca kursu: tüm üniteler
B2 · Ünite 9: Türkiye ve Kırgızistan (Түркия жана Кыргызстан)
Kültürel karşılaştırma · görünüş ve zaman incelikleri
Metin: Эки мекендин ортосунда
Üniversite gazetesinde staj yapan Aygerim, sekiz yıldır Bişkek'te Türkçe öğretmeni olarak çalışan Mehmet Bey ile söyleşi yapıyor. Konuşmada iki kültürün benzerlikleri ve farkları anlatılıyor; geçmişi, şimdiyi ve planları anlatan fiil biçimlerine ([[келген элем]], [[кайрылып жүрөм]], [[бара элекмин]], [[үйрөнмөкчүмүн]]) dikkat edin.
Айгерим: Мехмет мырза, Бишкекке келгениңизге канча жыл болду?
Mehmet Bey, Bişkek'e geleli kaç yıl oldu?
Мехмет: Сегиз жыл болду. Адегенде бир жылга гана келген элем, бирок ушул жерде калып калдым.
Sekiz yıl oldu. İlk başta yalnızca bir yıllığına gelmiştim, ama burada kalakaldım.
Айгерим: Биринчи жолу келгенде сизди эмне таң калтырды?
İlk geldiğinizde sizi ne şaşırttı?
Мехмет: Тилдерибиз окшош экенин билчүмүн, бирок ушунчалык окшош деп ойлогон эмесмин. Базарда сатуучулар менин сөздөрүмдүн жарымын дароо түшүнүшчү.
Dillerimizin benzer olduğunu biliyordum, ama bu kadar benzer olduğunu düşünmemiştim. Pazarda satıcılar sözlerimin yarısını hemen anlarlardı.
Айгерим: Ал эми айырмачылыктар эмнеде?
Peki farklar nerede?
Мехмет: Мисалы, чай. Түркияда чайды кичинекей айнек стакандан ичебиз, ал эми Кыргызстанда кесеге куюп, көбүнчө сүт кошуп ичишет.
Mesela çay. Türkiye'de çayı küçük cam bardaktan içeriz, Kırgızistan'da ise kâseye döküp çoğunlukla süt katarak içerler.
Айгерим: Кесеге чайды толук куйбай, жарымына чейин гана куюшат. Мунун себебин билесизби?
Kâseye çayı doldurmazlar, yalnızca yarısına kadar koyarlar. Bunun sebebini biliyor musunuz?
Мехмет: Азыр билем: конок чайды ысык ичсин деп, аз-аздан куюшат. Толук кесе "ичип алып, кете бер" дегенди билдирет деп айтышат.
Şimdi biliyorum: misafir çayı sıcak içsin diye azar azar koyarlar. Dolu kâsenin “iç ve git” anlamına geldiği söylenir.
Айгерим: Кыргызстандагы жашоодо сизге эмне өзгөчө жагат?
Kırgızistan'daki hayatta özellikle neyi seviyorsunuz?
Мехмет: Улууларды сыйлоо. Түркиядагыдай эле, бул жакта да улууларга урмат көрсөтүшөт, бирок "эже", "байке", "агай" деген сөздөр ар бир кадамда угулат. Азыр мен да дүкөндөгү кассирге "эже" деп кайрылып жүрөм.
Büyüklere saygı. Türkiye'deki gibi burada da büyüklere saygı gösterilir, ama “abla”, “ağabey”, “hocam” sözleri her adımda duyulur. Artık ben de dükkândaki kasiyere “abla” diye hitap ediyorum.
Айгерим: Түрк жана кыргыз тойлорунун ортосунда айырма барбы?
Türk ve Kırgız düğünleri arasında fark var mı?
Мехмет: Бар, албетте. Түркиядан айырмаланып, кыргыз тойлорунда куттуктоо сөздөрү көп айтылат: ар бир конок микрофон алып, жаштарга каалоосун айтат. Түркияда тойлор бул жакка караганда кыскараак өтөт, бирок экөөндө тең бий жана музыка көп болот.
Var, elbette. Türkiye'den farklı olarak Kırgız düğünlerinde çok tebrik konuşması yapılır: her misafir mikrofonu alıp gençlere dileklerini söyler. Türkiye'de düğünler buraya göre daha kısa sürer, ama ikisinde de dans ve müzik bol olur.
Айгерим: Тамак жагынан эмнени сагынасыз?
Yemek konusunda neyi özlüyorsunuz?
Мехмет: Апамдын жасаган долмасын сагынам. Бирок бешбармакты да, боорсокту да жакшы көрүп калдым. Мантыны болсо эки элдин тең ашканасынан табасыз: түрк мантысы кичинекей, ал эми кыргыз мантысы чоң болот.
Annemin yaptığı dolmayı özlüyorum. Ama beşbarmağı da boorsoku da sevmeye başladım. Mantıyı ise iki halkın mutfağında da bulursunuz: Türk mantısı küçüktür, Kırgız mantısı ise büyük olur.
Айгерим: Кыргызстанга көнүү кыйын болдубу?
Kırgızistan'a alışmak zor oldu mu?
Мехмет: Кыш суук болгондуктан, биринчи жылы бир аз кыйналдым. Азыр болсо көнүп калдым. Тескерисинче, Стамбулга барганда, ал жактын ызы-чуусунан тез чарчайм.
Kış soğuk olduğu için ilk yıl biraz zorlandım. Şimdi ise alıştım. Tam tersine, İstanbul'a gittiğimde oranın gürültüsünden çabuk yoruluyorum.
Айгерим: Келечекке кандай пландарыңыз бар?
Gelecek için ne planlarınız var?
Мехмет: Жайында ата-энемди көрүп келейин деп жатам. Андан кийин кыргыз тилин мындан ары да үйрөнмөкчүмүн. Анан Ош шаарына али бара элекмин, күзүндө сөзсүз барам.
Yazın annemle babamı görüp gelmeyi düşünüyorum. Sonra Kırgızcayı öğrenmeye devam etmek niyetindeyim. Bir de Oş şehrine henüz gitmedim, sonbaharda mutlaka gideceğim.
Мехмет: Дагы бир ой бар: түрк жана кыргыз макалдарын салыштырган китеп жазмак болдум.
Bir fikrim daha var: Türk ve Kırgız atasözlerini karşılaştıran bir kitap yazmaya karar verdim.
Айгерим: Сонун! Акыркы суроо: эки өлкөнү бир сөз менен сүрөттөп бериңизчи.
Harika! Son soru: iki ülkeyi bir sözle anlatır mısınız?
Мехмет: Бир сөз менен айтсам — тууган. Бир үйдө чоңойгон бир туугандар сыяктуу: мүнөзү башка, бирок тамыры бир.
Tek sözle söylersem: akraba. Aynı evde büyümüş kardeşler gibi: huyları ayrı, ama kökleri bir.
Айгерим: Маек бергениңиз үчүн чоң рахмат! Сабагыңыз башталганы жатат окшойт, мен сизди мындан ары кармабайын.
Söyleşi verdiğiniz için çok teşekkürler! Galiba dersiniz başlamak üzere, sizi daha fazla tutmayayım.
Dilbilgisi
Karşılaştırma dili: benzerlik ve fark
İki kültürü anlatırken Kırgızca da Türkçe gibi hâl eklerine dayanan kalıplar kullanır. Bunların çoğu Türkçedeki karşılığıyla aynı hâli ister: -га окшош tıpkı “-e benzer” gibi yönelme hâliyle, -дан айырмаланып tıpkı “-den farklı olarak” gibi çıkma hâliyle kurulur.
| Kırgızca kalıp | Türkçe | Örnek |
|---|---|---|
| -га окшош | -e benzer | Кыргыз тили түрк тилине окшош. |
| -дан айырмаланып | -den farklı olarak | Түркиядан айырмаланып, бул жакта чайга сүт кошушат. |
| -га караганда | -e göre, -e kıyasla | Стамбулга караганда Бишкек тынчыраак. |
| -дагыдай эле | -deki gibi | Түркиядагыдай эле, бул жакта да конокту сыйлашат. |
| экөөндө тең | ikisinde de | Экөөндө тең үй-бүлө баалуу. |
| ал эми / болсо | ise | Түркияда стакандан, ал эми Кыргызстанда кеседен ичишет. |
| тескерисинче | tam tersine | Мен чарчаган жокмун, тескерисинче, эс алдым. |
-дагыдай yapısı Türkçedeki “-deki gibi” ile birebir örtüşür: bulunma -да + ilgi -гы + benzetme -дай. Ünlü uyumuna göre dört biçimi vardır: Түркиядагыдай, үйдөгүдөй, Бишкектегидей, Ошто → Оштогудай.
- Эки элдин салттары бири-бирине окшош. — İki halkın gelenekleri birbirine benzer.
- Бишкекте, Анкарадагыдай эле, кыш суук болот. — Bişkek'te de, Ankara'daki gibi, kış soğuk olur.
- Мен болсо деңизге караганда тоолорду жакшы көрөм. — Ben ise denize kıyasla dağları daha çok severim.
💡 Karşılaştırmada sıfat çoğu zaman -раак alır: тынч → тынчыраак, кыска → кыскараак. Ama -га караганда ile birlikte -раак şart değildir: Стамбулга караганда Бишкек тынч de doğrudur.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki “bana göre” (görüş) sözünü мага караганда ✗ diye çevirmek. -га караганда yalnızca karşılaştırma yapar (“bana kıyasla”). Görüş için менин оюмча / менимче ✓, birinin sözüne dayanmak için Айгеримдин айтымында ✓ (Aygerim'e göre) denir. Ayrıca Түркиядан башка “Türkiye'den farklı olarak” değil, “Türkiye hariç” demektir.
Şimdiki zamanın dört rengi: [[жатат]], [[отурат]], [[турат]], [[жүрөт]]
Türkçede şimdiki zaman tek ekle (-yor) kurulur. Kırgızcada ise -ып zarf-fiilinden sonra dört yardımcı fiilden biri gelir; seçim, eylemin nasıl sürdüğünü gösterir. Bu yardımcı fiiller aslında duruş bildirir: жат- yatmak, отур- oturmak, тур- durmak, жүр- yürümek, dolaşmak. Kırgızca böylece -yor'a küçük bir resim ekler.
| Kırgızca | Türkçe | Ne anlatır? |
|---|---|---|
| Ал азыр иштеп жатат. | Şu an çalışıyor. | Genel şimdiki zaman, şu anda süren eylem |
| Чоң ата гезит окуп отурат. | Dedem oturmuş gazete okuyor. | Oturarak, sakin sakin süren eylem |
| Айгерим аялдамада күтүп турат. | Aygerim durakta (ayakta) bekliyor. | Ayakta ya da bir yerde durup süren eylem |
| Мехмет Бишкекте иштеп жүрөт. | Mehmet (bir süredir) Bişkek'te çalışıyor. | Bir dönemdir süren, hayatın parçası olmuş eylem |
Çekimleri düzenlidir: отурам, отурасың, отурат, отурабыз, отурушат · турам, турасың, турат, турабыз, турушат · жүрөм, жүрөсүң, жүрөт, жүрөбүз, жүрүшөт.
Hareket fiillerinde (бар-, кел-) şimdiki zaman -а жатат ile kurulur ve konuşmada kaynaşır: бара жатат → баратат, келе жатат → келатат. Үйгө баратам. — Eve gidiyorum (yoldayım). Азыр келатам! — Geliyorum!
💡 жүр- ile kurulan biçim Türkçedeki “bu aralar …-yor, bir süredir …-yor” anlamını verir ve süre bildiren sözlerle çok sık gelir: Үч жылдан бери кыргызча үйрөнүп жүрөм. — Üç yıldır Kırgızca öğreniyorum. Metindeki "эже" деп кайрылып жүрөм da bunu anlatır: artık alışkanlık olmuş bir davranış.
⚠️ Türklerin tipik hatası: жүрөм sözünü Türkçedeki “yürüyorum” sanmak. Yardımcı fiil olarak иштеп жүрөм “yürüyerek çalışıyorum” değil, “(bu aralar) çalışıyorum” demektir. Aynı biçimde окуп отурат çoğu zaman yalnızca “okuyor (sakin sakin)” anlamındadır, kişinin gerçekten oturduğunu vurgulamaz. Bir de hareket fiillerinde “şu an yoldayım” anlamı için бара жатам / баратам ✓ biçimi en doğal olanıdır.
Geçmişin incelikleri: [[-ды]], [[-ган]], [[-ыптыр]], [[-ган эле]], [[-чу эле]]
Türkçede geçmiş için “-dı, -mış, -mıştı, -ardı” vardır. Kırgızcada bunların hepsinin karşılığı bulunur, ama dağılım biraz farklıdır: Türkçedeki -mış iki işi birden görür (“duydum ki gitmiş” ve “gitmişliğim var”); Kırgızca bu ikisini ayırır: duyulan, sonradan fark edilen olay -ыптыр, deneyim ve sonuç ise -ган ile anlatılır.
| Kırgızca | Türkçe | Ne zaman kullanılır? |
|---|---|---|
| Кечээ базарга бардым. | Dün pazara gittim. | Gördüğüm, bildiğim, belli zamanlı olay |
| Мен Ошко эки жолу барганмын. | Oş'a iki kez gittim (gitmişliğim var). | Deneyim, sonucu süren olay |
| Азамат Түркияга кетиптир. | Azamat Türkiye'ye gitmiş (yeni duydum). | Sonradan öğrenilen ya da şaşırtan olay |
| Сен чалганда мен чыгып кеткен элем. | Sen aradığında ben çıkmıştım. | Geçmişteki bir andan önce bitmiş olay |
| Бала кезимде айылга барчу элем. | Çocukken köye giderdim. | Geçmişteki alışkanlık |
Deneyim soran soru Kırgızcada çok yaygındır: Сен Нарында болгонсуңбу? — Hiç Narın'da bulundun mu? Olumlu cevap Ооба, болгонмун (konuşmada болгом), olumsuz cevap Жок, болгон эмесмин (hiç bulunmadım).
💡 Olumsuz geçmişte Kırgızcanın en doğal biçimi -ган жокtur: Мен кечээ барган жокмун. — Dün gitmedim. барбадым da doğrudur, ama konuşmada барган жокмун daha sık duyulur. барган эмесмин ise “hiç gitmedim, gitmiş değilim” anlamına yakındır.
- Мен бул китепти окугам, абдан кызыктуу. — Bu kitabı okudum (okumuşluğum var), çok ilginç.
- Кара, түнү кар жаап калыптыр! — Bak, gece kar yağmış!
- Уктап калыптырмын, кечиресиз! — Uyuyakalmışım, özür dilerim!
- Биз келгенде, концерт башталып калган эле. — Biz geldiğimizde konser başlamıştı.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki her “-mış”ı -ыптыр ile çevirmek. “Oş'a gitmiştim (oranın havasını bilirim)” cümlesi Ошко барыптырмын ✗ değildir; bu “meğer Oş'a gitmişim” gibi tuhaf bir anlam verir. Doğrusu Ошко барганмын ✓ ya da Ошко барган элем ✓. Birinci kişiyle -ыптыр yalnızca farkında olmadan yapılan işler için kullanılır: уктап калыптырмын (uyuyakalmışım).
Henüz ve artık: [[-а элек]], [[али]], [[эми]]
Türkçe “henüz gitmedim” derken olumsuz geçmiş kullanır. Kırgızca bunun için özel bir biçim kullanır: -а / -е / -й + элек + şahıs eki. Bu biçim, eylemin olmadığını ama beklendiğini gösterir; çoğu zaman али (henüz) ile gelir.
| Kırgızca | Türkçe |
|---|---|
| бара элекмин | henüz gitmedim |
| бара элексиң | henüz gitmedin |
| бара элексиз | henüz gitmediniz |
| бара элек | henüz gitmedi |
| бара элекпиз | henüz gitmedik |
| бара элексиңер | henüz gitmediniz (siz, samimi çoğul) |
- Мен Ош шаарына али бара элекмин. — Oş şehrine henüz gitmedim.
- Азамат али келе элекпи? — Azamat henüz gelmedi mi?
- Биз али тамак иче элекпиз. — Henüz yemek yemedik.
- Мурун кыргызча сүйлөй албачумун, эми эркин сүйлөйм. — Eskiden Kırgızca konuşamazdım, artık rahatça konuşuyorum.
💡 эми Türkçedeki “artık” ve “şimdi” anlamlarını birlikte taşır ve çoğu zaman мурун (eskiden) ile karşıtlık kurar: Мурун … эле, эми …. Metindeki Азыр болсо көнүп калдым de aynı karşıtlığı азыр болсо (şimdi ise) ile verir.
⚠️ Türklerin tipik hatası: элек sözünün iki ayrı görevini karıştırmak. бара элек “henüz gitmedi” demektir (önünde -а zarf-fiili), барган элек ise “gitmiştik” demektir (önünde -ган, элек = эле + 1. çoğul -к). Ayrıca “henüz gitmedim” için али барбадым anlaşılır, ama doğal Kırgızca али бара элекмин ✓ biçimidir.
Gelecek ve niyet: [[-а]], [[-макчы]], [[-мак болду]], [[-айын деп жатам]], [[-ганы жатат]]
Türkçede gelecek için “-ecek”, niyet için “-meyi düşünüyorum, -mek niyetindeyim, -mek üzereyim” gibi kalıplar vardır. Kırgızca bu inceliklerin her birini ayrı bir yapıyla verir:
| Kırgızca | Türkçe | Anlam |
|---|---|---|
| Эртең барам. | Yarın gideceğim / giderim. | Gelecek ve geniş zaman (A1) |
| Жайында Түркияга бармакчымын. | Yazın Türkiye'ye gitmek niyetindeyim. | Plan, niyet |
| Бишкекте калмак болдум. | Bişkek'te kalmaya karar verdim. | Verilmiş karar |
| Тил курсуна жазылайын деп жатам. | Dil kursuna yazılmayı düşünüyorum. | Aklından geçirme, tasarı |
| Поезд жөнөгөнү жатат. | Tren kalkmak üzere. | Hemen olacak olay |
-мак eki geniş ünlülüdür ve dört biçim alır: бармак, келмек, болмок, көрмөк; у'dan sonra yine а gelir: окумак. Arkasındaki -чы ise dar ünlülüdür: бармакчымын, келмекчимин, болмокчумун, көрмөкчүмүн, үйрөнмөкчүмүн.
- Кийинки жылы Ысык-Көлдүн жээгинде үй салмакчыбыз. — Gelecek yıl Issık-Göl kıyısında ev yaptırmayı planlıyoruz.
- Ал орус тилин да үйрөнмөк болду. — Rusçayı da öğrenmeye karar verdi.
- Ата-энемди көрүп келейин деп жатам. — Annemle babamı görüp gelmeyi düşünüyorum.
- Сабак башталганы жатат, тез кел! — Ders başlamak üzere, çabuk gel!
💡 -ганы жатат yapısında жатат yine yardımcı fiildir; Türkçedeki “yatıyor” ile ilgisi yoktur. Ek uyuma girer: чыкканы жатам (çıkmak üzereyim), келгени жатат (gelmek üzere), жөнөгөнү жатат (yola çıkmak üzere).
⚠️ Türklerin tipik hatası: Kırgızca -мак ekini Türkçedeki mastar “-mak/-mek” sanmak. Kırgızcada sözlük biçimi -уу ile yapılır (баруу, келүү); -мак ise niyet ve karar bildirir. “Gitmek istiyorum” için бармак каалайм ✗ değil, баргым келет ✓ ya da барууну каалайм ✓ deyin.
Süre: [[-ганыма … болду]], [[-гандан бери]], [[-дан бери]]
Türkçede “Bişkek'e geleli sekiz yıl oldu” ve “sekiz yıldır buradayım” diye süre bildiririz. Kırgızcada ilk kalıp sıfat-fiil -ган + iyelik + yönelme ile kurulur, ikincisi -дан бери ile:
| Kırgızca | Türkçe |
|---|---|
| Бишкекке келгениме сегиз жыл болду. | Bişkek'e geleli (ben) sekiz yıl oldu. |
| Келгениңе канча болду? | Geleli ne kadar oldu (sen)? |
| Келгениңизге канча жыл болду? | Geleli kaç yıl oldu (siz)? |
| Ал келгенине бир ай болду. | O geleli bir ay oldu. |
| Үйлөнгөнүбүзгө он жыл болду. | Evleneli on yıl oldu (biz). |
| Бишкекке келгенден бери… | Bişkek'e geldiğimden beri… |
| үч жылдан бери · көптөн бери | üç yıldır · uzun zamandır |
| Качантан бери? / Канчадан бери? | Ne zamandan beri? |
-дан бери ile kurulan cümlelerde fiil çoğu zaman şimdiki zamandadır, özellikle жүр- ile: Үч жылдан бери ушул жерде иштеп жүрөм. — Üç yıldır burada çalışıyorum. Türkçe ile mantık aynıdır: eylem geçmişte başlamış ve sürüyor.
- Кыргызча үйрөнгөнүңө канча убакыт болду? — Kırgızca öğrenmeye başlayalı ne kadar oldu?
- Таанышканыбызга беш жыл болду. — Tanışalı beş yıl oldu.
- Көптөн бери көрүшкөн жокпуз! — Uzun zamandır görüşmedik!
💡 Bu kalıpta iyelik eki şarttır ve kişiyi gösterir: келгениме (ben), келгениңе (sen), келгенине (o), келгенибизге (biz). Uyum her zaman sıfat-fiile göre yapılır: үйлөн- → үйлөнгөнүбүзгө, тааныш- → таанышканыбызга.
⚠️ Türklerin tipik hatası: Türkçedeki süre eki “-dır”ı Kırgızcaya taşımak: он жылдыр ✗ → он жылдан бери ✓. Bir de “-alı” kalıbında iyeliği unutmak: келгенге сегиз жыл болду ✗ → келгениме сегиз жыл болду ✓.
Kelimeler
- салт
salt
gelenek - үрп-адат
ürp-adat
örf ve âdet - меймандос
meymandos
konuksever - конок
konok
misafir - дасторкон
dastorkon
sofra - кесе
kese
kâse (çay içilen) - той
toy
düğün, şölen - улуу
uluu
yaşça büyük; ulu - кичүү
kiçüü
yaşça küçük - сыйлоо
sıyloo
saygı göstermek, değer vermek - урмат
urmat
saygı, hürmet - кайрылуу
kayrıluu
hitap etmek; başvurmak - окшош
okşoş
benzer - окшоштук
okşoştuk
benzerlik - айырмачылык
ayırmaçılık
farklılık, fark - айырмаланып
ayırmalanıp
farklı olarak - тескерисинче
teskerisinçe
tam tersine - экөө тең
eköö teñ
ikisi de - көнүү
könüü
alışmak - сагынуу
sagınuu
özlemek - таң калуу
tañ kaluu
şaşırmak - кыйналуу
kıynaluu
zorlanmak, sıkıntı çekmek - ызы-чуу
ızı-çuu
gürültü, patırtı - ашкана
aşkana
mutfak; yemekhane - мекен
meken
vatan, yurt - тууган
tuugan
akraba - тамыр
tamır
kök; damar - маек
maek
söyleşi, röportaj; sohbet - адегенде
adegende
başta, ilk başta - али
ali
henüz, hâlâ - эми
emi
artık; şimdi - мырза
mırza
bey (ad ya da soyaddan sonra)